Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  
Ulak Posta: soruhunturk [[@]] gmail [.]com

HT MAĞAZA

Gönderen Konu: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ  (Okunma sayısı 60361 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dr.Bilge

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 27
GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« : 06 Haziran 2007, 15:27:49 »

Konuya başlamadan önce, GENETİK (kalıtım) bilimi ile ilgili temelin kavranabilmesi adına...:




GENETİK YAPI VE GÜNÜMÜZ TÜRK TOPLUMUNUN GEN PORTRESİ:

Kalıtım (Genetik) nedir?     :
Canlıların nesilden nesile aktarılan özelliklerini (kalıtımsal özellikler=genetik özellikler) inceleyen bilimdalıdır.

Kalıtımsal Özellik nedir?     :
Canlı türünün normal şartlar altında bir sonraki nesile aktardığı soyut ve somut yaşamsal karakterlerdir.
Bir canlının anatomik,fizyolojik ve psişik yapısı içerisindeki özelliklerden sadece bir kısmı genetik (nesilden nesile aktarılabilir) özelliktir.
Canlının çevre etkisi ile değişikliğe uğrayan özellikleri “genetik şifresine kodlanmadığı sürece” kalıtsal değildir.

Örneğin-I: Az güneş gören kuzey ülkelerinden gelerek Arabistan bölgesine yerleşen bir çift düşünelim (karı-koca) Bir süre sonra beyaz olan cilt renkleri,güneş gören kısımlarda esmerleşecektir. Ama doğan çocukları, ebeveynler ne kadar esmerleşirse esmerleşsin beyaz tenli olacaktır.
Örnek-II: Bir gurup kertenkelenin kuyruklarını keselim. Ve her doğan yeni nesilin de kuyruklarını keselim. Bu işlemi nesiller boyu devam ettirdiğimiz halde yeni doğan nesiller hep kuyruklu olacaktır.
Örnek-III : Parlak ışığa maruz kalma halinde insan gözlerini kısarak bakar. Dünya coğrafyasında parlak ışığın etkisinde olan iki bölge vardır. Arktic alan ve Ekvator kuşağı. Her iki bölge de de insanlar gündüz gözlerini kısarak etrafa bakmak zorundadır. Ama her iki bölgede göz şekli birbirinden farklı pek çok ırk yaşar. Demek ki çevre şartları ile değişen dış görünüm “genetik şifrede değişiklik” yapmadıkları sürece kalıtımsal özellik haline gelmez.

Genetik Şifre de değişiklik nasıl olur?
Genetik şifrede değişiklik yaptığı tespit edilen etmenler:

1-Radyoaktivite,
2-Ultraviole
2-Kimyasal maddeler,
3-Çok yüksek ısı veya düşük ısılar. (ani ısı değişiklikleri daha ön planda)
4-İnsan eli ile (idiopatik),
5-Virüs enfeksiyonları.

Genetik şifrede değişiklik yapan etmenlerin meydana getirdiği farklılaşmaya “mutasyon” denir.
Mutasyon sonucu çoğunlukla doğa ve yaşam ile bağdaşmayan karakterler ortaya çıkar.Nadiren meydana gelen , doğa ile uyumlu mutasyonlar ise olumsuz mutasyonların aksine, ölümle değil, doğal üstünlük ile sonuçlanır. Ve tamamı genetik şifre ile nesilden nesile aktarılabilir karakterlerdir.. Ancak ne var ki, ileride değineceğimiz gibi resesif (çekinik) özelliktedirler.

Genetik şifrede bulunmayan bilgi, kalıtsal (nesilden nesil’e aktarılabilir.) değildir.
Nesiller boyu saçlarınızı sarıya boyatarak sarı saç için gereken “gen”e sahip olamazsınız,
Nesiller boyu cildinize ağda yaparak vucut tüyü az bir “gen” e sahip olamazsınız,
Nesiller boyu güneşte yanarak, esmer ten için gereken “gen” oluşmaz,
Nesiller boyu gözlerinizi kısarak bakmanız, çekik göz şekli “gen”i taşımanıza katkı sağlamaz.


Genetik olarak aktarılabilen karakterler nelerdir?:

Tüm fiziki görünüm: Boy,yağ oranı,vücut tipi,kemik yapısı,vücut parçalarının birbirine oranı, kıl,deri,göz, mukoza (ince deri) rengi, burun,dudak,göz şekli, vücut kılı tipi,oranı, ter kokusu, tırnak yapısı vs,vs…
İç Organlar: İç organların büyüklüğü, tipi,çalışma şekilleri,kemik dokusu,kıkırdak yapısı tipi ve oranları,kan gurupları,doku gurupları,gen kodları, beş duyu hassasiyeti vs vs ….
Psişik yapı: Alışkanlıklar,akıl hastalıkları,sosyal davranışlar, şuç’a yatkınlık, hoşlanılan aktiviteler, korkular, öngörü yeteneği,telepati,telekinezi vs vs…
Sosyal aktivite, dünya görüşü, planlama yeteneği vs vs…

Yukarıda saydığım aktarılabilen karakterler, çevre şartları ile birey bazında değişime uğrayabilir. Ama nesiller bazında sabit kalır. (Güneşte esmerleşen beyaz tenli bir insanın, bu özelliği, bir sonraki nesile aktaramayacağı gibi…, Bütün ömrü kilise de geçmiş, genetik bir katilin, bu karakterinin oğlunda gün ışığına çıkması gibi…,)

GEN,GENOTİP,FENOTİP,DNA, NEDİR?
..............
DAHA ANLAŞILABİLİR OLMASI ADINA; GENETİK ÇALIŞMA DİSİPLİNİNİ, BASİT BİR ÖRNEKLEME (BENZETME) İLE ANLATMAYA ÇALIŞACAĞIM:

Bu örneklemede:
İnsan bedenini bir bina “yapı” ‘ya benzeteceğim,
Anne rahmi’ni (uterus) inşaatın şantiye alanı olarak tasvir edeceğim,
Yaratıcı güç’ü (İnşaat Firması Sahibi-Patron)
İnsanın sperm ve yumurtanın birleşmesinden sonraki gelişimini sağlayan dinamiklerin tümünü (Müteahhit Firma ve Ekibi) olarak ele alacağım.

Bu hali ile İnsan’ın oluşumu ile bir yapı-bina’nın oluşumu arasında paralellik kurarak GENETİK biliminin işleyişini anlatmaya çalışacağım:

Anne ve baba, İnşaat Firmasının (Yaratıcı) daha önce tamamladığı binalardır.
Bu eski binaların her birinin arşiv bölümünde birbirinden ayrı, her biri 23 klasör (kromozom) dolusu inşaat emirlerinden (Gen) oluşan iki proje bulunur.
Yeni binanın (çocuğun) inşası için, iki ayrı eski binanın (anne ve baba) projelerinden birer tanesine ihtiyaç vardır.
Öncelikle, Anne binanın sahip olduğu iki projeden bir tanesi ve Baba binanın sahip olduğu iki projeden bir tanesi alınarak kopyaları çıkartılır.
Yani, yeni binanın inşaatı başlamadan önce, İnşaat Firması (Yaratıcı Güç) bir tanesi anne binadan, diğeri baba binadan gelmek üzere, iki ayrı proje elde eder ve bu projeleri “Müteahhit Firma”ya iletir.
Artık iş , yani binanın inşası ve tamamlanması müteahhit firma ve ekibine kalmıştır.
Müteahhit Firma ve Ekibi (Mühendisler,Usta başları,kalfalar,ameleler vs) İnşaat makineleri ve inşaat malzemelerini projeye uygun olarak kullanmak kaydı ile binayı tamamlamak üzere işe koyulurlar.

Müteahhit firma ve Ekibi’nin elinde bildiğiniz gibi iki ayrı proje vardır.
Bunlardan birisi anne binadan kopyalanmış,diğeri baba firmadan kopyalanmıştır.
İşte bu iki projede A’dan,Z’ye binanın tüm teknik,fizik,karakteristik vs, özellikleri, şifreli emirler (direktif,talimat,order) halinde belirtilmiştir.

Biz bu şifreli emirlerin her birisine GEN diyoruz.
Örneğin: Bina yerden ısıtmalı olacak talimatı bir GEN dir.
Binanın dış cephe boyası pembe olacak talimatı ayrı bir GEN dir.
Bazı GEN ler birden çok talimat içerebilir. Mesela: “Çocuk odalarının tabanı ceviz ağacından, koyu vernikli ve kare desenli olacak”. Şeklinde,
Veya tek bir özellik için birden çok talimat (GEN) gerekebilir.

Bu talimatlar (GENLER) 5 harfin çeşitli kombinasyonlarından oluşan kelimeler ile yazılır. Ama her bir kelimede en fazla 4 harf kullanılır.
Bu harfler A, G, S, T, ve U ‘dur.( U ‘nun özel durumu ve ayrıntılı şifreleme ve kodlamaya girmeyeceğim)

Bir talimat (GEN) yazarak örnekleyelim: AAGA-SAAT-SGGG-TTAA-ATAT,
Bu talimatın ne demek istediğini anlayabildiniz mi?
Biz anlamadık.(İnsan genom projesi bitti ve artık anlayabiliyorlar) Ama Müteahhit Firma ve Ekibi bu şifreyi bildiği için anladı. Belki de bu talimat (GEN) “bina altı katlı olacak” bilgisini içeriyordu…Kim bilir?

Teknik bir ayrıntı olarak belirteyim. Bu talimatların (GENLER) ‘in yazılı olduğu evraklar (DNA ZİNCİRİ) önce dosyalanır ve bu dosyalar 23 ayrı Klasör (Kromozom) içinde tasnif edilir.

Müteahhit Firma Klasörleri tek,tek açar, içindeki dosyaları çıkarır, her bir dosyanın içindeki evraklarda yazılı olan talimatları deşifre eder ve Ekibine hiyerarşik bir düzen içerisinde, emir-komuta zinciri ile iletir. (Mühendis=>Usta başı=>Amele gibi…), Bu işi yaparken bir yandanda her bir evrakdan birer kopya daha çıkarır. Yeni kopyalar tekrar dosyalanır, klasörlenir ve yeni binanın arşiv departmanında dosyalanmak üzere saklanır.

Müteahhit Firma Klasörleri tek,tek açar, içindeki dosyaları çıkarır, her bir dosyanın içindeki evraklarda yazılı olan talimatları deşifre eder ve Ekibine hiyerarşik bir düzen içerisinde, emir-komuta zinciri ile iletir. (Mühendis=>Usta başı=>Amele gibi…), Bu işi yaparken bir yandanda her bir evrakdan birer kopya daha çıkarır. Yeni kopyalar tekrar dosyalanır, klasörlenir ve yeni binanın arşiv departmanında dosyalanmak üzere saklanır.



Bu kopyaları çıkartılmış ve arşivlenmiş projelerin ikisine birden ÖZGÜN ARŞİV (GENOTİP) denir.
Binayı hiç görmemiş olsa bile, bir mühendis bu, Özgün Arşiv (GENOTİP)’e bakarak binanın nasıl görünmesi gerektiğini,neye benzemesi gerektiğini,ana ve baba binalardan ne gibi özellikler aldığını ve bir sonraki binanın yapımı için ne gibi bir projeye sahip olduğunu kesinlikle bilir.


Yeni Tanımlamaları Derlemekte yarar var:

GEN: İnşaatın tüm özellikleri hakkında yazılmış şifreli talimatlar.
DNA ZİNCİRİ (veya sarmal’ı): Genlerin üzerine yazılı olduğu evrak (dosya kağıdı)
KROMOZOM: Evrakların tasniflendiği büyük klasörler.
GENOTİP: Binanın tüm özelliklerinin ,ana ve baba binadan gelen projelerin bulunduğu özgün arşiv.

Tüm yukarıda anlatılanlar anlaşıldı ise ve üç boyutlu olarak gözümüzün önünde canlandırmaya başlayabildik ise, şimdi inşaatın nasıl yapıldığını ve inşaatın sırlarını anlatmaya çalışalım:

İNŞAAT ve SIRLARI:

Müteahhit firmanın elinde iki farklı kaynaktan gelen (anne bina ve baba bina) iki proje olduğunu daha önce söylemiştik.
Bu iki ayrı proje de, aynı iş (karakter) için, birer adet talimat (GEN) vardır.
Örneğin: Bina statik hesaplama talimatı iki tanedir (biri anneden, biri babadan), Dış cephe rengi talimatı (biri anneden, biri babadan) iki tanedir.
Müteahhit Firma binanın herhangibir özelliği için, o özellik ile ilgili iki talimatı inceler ve değerlendirir.
Müteahhit Firma Değerlendirme sonucunda bu iki talimattan sadece bir tanesini uygular. Diğerini yok sayar. Yok sayılan talimatın gereği, binanın görünür ve ölçülebilir özelliklerine yansımaz. O talimat sadece binanın arşivinde varlığını devam ettirir.

Eğer, binanın herhangi bir özelliği için gelen her iki talimat, aynı şeyi emrediyorsa (yani birbirinin aynısı ise), sorun yoktur. Bu durumda talimatlarda ne emrediliyorsa, özellik o şekilde inşa edilir.

Ama, iki farklı emir varsa!.Örneğin talimatlardan biri “dış cephe siyah olacak” , diğeri “dış cephe beyaz olacak” diyor ise; Bu durumda müteahhit, bu talimatları değerlendirerek sadece bir tanesini tercih edecek ve o talimatın gereğini yerine getirecektir.
İşte Müteahhit’in tercih ettiği bu talimatlara BASKIN GEN diyoruz., göz ardı edilen ve uygulanmayan, ama arşivde varlığına devam eden talimatlara ise ÇEKİNİK GEN adı veriyoruz.

Binanın özellikleri belirlenirken çekinik bir talimatın uygulanabilmesinin tek şartı: O özellik ile ilgili iki talimatın da çekinik olması gereğidir. Yani, hem ana binadan, hem baba binadan o özellik için gelen talimatların ikisinin birden çekinik olması şartı vardır.

Neden bazı talimatlar baskındır?
Neden bazı talimatların uygulanması için tartışmasız her iki emrinde aynı doğrultuda olması,yani bir kesinlik,yani tercihe bırakmayacak şekilde netlik olması gerekir.Ve hatta talimatın ikilenmesi gerekir?
Müteahhit seçimini neye göre yapar?
Talimatları baskın ve çekinik olarak değerlendirirken Tercih kriterleri nelerdir?

İşte yukarıdaki soruların cevabı İNŞAATIN SIRRI’dır. Ve bu sır artık günümüzde çözülmüştür.

devam edecek...
Kayıtlı

Kök-Börü

  • Ziyaretçi
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #1 : 06 Haziran 2007, 15:46:52 »

HunTürk Türk Otağına hoşgeldiniz.

Şayet tıp doktoru iseniz ihtisasınız ne üzerinedir?


Esenlikler
Kayıtlı

Dr.Bilge

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 27
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #2 : 06 Haziran 2007, 15:57:21 »

Hoşbulduk Sn Kök-Börü

Beyin Omurilik ve Sinir cerrahisi.
Kayıtlı

Kök-Börü

  • Ziyaretçi
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #3 : 06 Haziran 2007, 16:02:42 »

Çok teşekkür ederim ...Otağımıza tekrar hoşgeldiniz..Sizi gerçek hayatta da aramızda görmek isteriz
Kayıtlı

Kurt-Kanı

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 325
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #4 : 06 Haziran 2007, 16:05:55 »

Sayın Dr.Bilge ;
Otağımıza hoş geldiniz.
Esenlikler dilerim...
TTK.
Kayıtlı

ÖZLEM

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 11
  • TARİH TÜRKLERLE BAŞLAR.
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #5 : 06 Haziran 2007, 16:34:46 »

     

        Dr.Bilge ; anlatımınız mükemmeldi.Emeğinize sağlık..Ama ben yine de  en azından ailenizde bir inşaatçı olduğunu düşünüyorum.Ne dersiniz?..Esenlikler..
Kayıtlı

balabanoğlu

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 30
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #6 : 06 Haziran 2007, 18:10:06 »

Dr.Bilge kandaşım, hoşgeldiniz. Esen kalın...
Kayıtlı
KILICINIZ KESKİN OLSUN...

Dr.Bilge

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 27
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #7 : 07 Haziran 2007, 00:45:28 »

İşte yukarıdaki soruların cevabı İNŞAATIN SIRRI’dır. Ve bu sır artık günümüzde çözülmüştür.



İnşaat Firmasının (Yaratıcı güç) birisi ana binanın arşivinden, diğeri baba binanın arşivinden gelen iki projenin önüne konduğu Müteahhit’in bu iki proje içerisindeki inşaat talimatlarını (GENLERİ) değerlendirerek işe koyulduğunu ayrıntıları ile belirtmiştik.

Müteaahit firmanın inşaatın herhangi bir özelliği için iki talimat aldığını ve bu iki talimatın birbiri ile farklı direktifler içermesi halinde içlerinden sadece birisini seçerek, seçilen talimatı uyguladığını da…,

İşte Müteahhit Firmanın bu değerlendirmesi sonucunda ortaya çıkan yeni binanın bütün fiziksel özelliklerine (görünüm,renk,şekil,boyut,desen vs), tüm ölçülebilir ve tanımlanabilir teknik özelliklerine (ısıtma sistemi,yalıtım,elektrik düzeni vs,) , ayrıca yeni binanın görünür stili,hangi amaca hizmet ettiği, yetenekleri gibi diğer tüm özelliklerine FENOTİP denir.

FENOTİP, GENOTİP’in inşaatta uygulanan kısmıdır. Uygulanan tarafıdır.Bu özelliği ile “buzdağının görünen kısmı”, “dev bir alt yapının yer üstündeki parçası”, “bir ressamın tüm yetenek,duygu ve deneyimlerinin tamamını tanımlamakta yetersiz tek bir eseri”, “ayrıntılı bir tasarımın seçilmiş parçalarından oluşmuş bir yapıt” olarak da tanımlanabilir.

FENOTİP bu binanın (insan)  fiziksel ve sosyal dış görünümüdür. Bu dış görünümün oluşması için değerlendirilen iki proje toplamının (GENOTİP) sadece bir kısmının şekillendirilmiş,inşa edilmiş kısmıdır.



Daha önce sorduğumuz soruları yenileyelim:

Neden bazı talimatlar  baskındır? (BASKIN GENLER=DOMİNANT GENLER)
Neden bazı talimatların uygulanması için tartışmasız her iki emrinde aynı doğrultuda olması, yani bir kesinlik, yani tercihe bırakmayacak şekilde netlik olması gerekir.Ve hatta talimatın ikilenmesi gerekir? (ÇEKİNİK GENLER=RESESİF GENLER)
Müteahhit seçimini neye göre yapar?(
Talimatları baskın ve çekinik olarak değerlendirirken müteahhitin tercih kriterleri nelerdir?

Soruların cevapları aslında oldukça basit ve düz mantık ile çözülebilecek niteliktedir.

Siz kendinizi herhangi bir inşaat için direktif almış (proje ve talimatları) Müteahhit firma’nın yerine koyun,

Önünüze gelen iki proje var,
Ve size “inşaatın her bir özelliği için, her iki projedeki talimatları değerlendir ve hangisi işine geliyor ise o şekilde yap” doğrultusunda yetki verilmiş olsun.

Ne yaparsınız?

Anlaşılması kolay, uygulanması kolay, en az ve en ucuz malzeme gerektiren direktifi mi uygularsınız?
Yoksa, anlaşılması zor ve teferruatlı, uygulaması zor ve ihtisas isteyen, oldukça zengin ve pahalı malzeme gerektiren direktifi mi uygularsınız?

Tercih elbette ilk satırda tarif edilen direktif lehine olacaktır. İşte biz buna BASKINLIK (Dominansi) diyoruz….

Anlaşıldığının aksine baskınlık nitelikte değil, niceliktedir. Daha ucuz,daha kolay,daha sıradan,daha bol bulunur malzeme ile vs…,

Örnek:
Müteahhit Firmanın önünde “dış cephe boyası” özelliği ile ilgili iki talimat (Gen) var,
Talimatlardan birisi “Dış cepheyi siyah kireç badana ile boya” diyor. Diğer talimat ise “Dış cephe silikon bazlı, ışığın şiddetine göre açıklaşıp,koyulaşabilen nano teknolojili,silikon bazlı pembe renkte olacak” diyor.
Hangisini tercih edecektir?
Aklı başında bir Müteaahit ilk direktifi uygular. İşte buna BASKINLIK, uygulanan talimata da BASKIN GEN adı verilir. Doğada müteahhitler ortalamayı hesaplar, muhafazakar ve tutumludur.

ÇEKİNİK GENLER, yani teferruatlı, karmaşık,uygulanması zor talimatlar, aslında inşaat sektöründe DEVRİM niteliğinde fikirlerden doğmuştur. Ya tesadüfen, ya da deneme-yanılma yöntemi ile bulunmuş keşif ve icatlar gibidirler.

ÇEKİNİK GENLER’in oluşumunun temeli aslında bir hatadır. “normalden sapma =MUTASYON” dur.

Nasıl mı?
Konumuzun başlangıcında ana bina ve baba bina dan gelen projelerin birer kopyasının oluşturulduğundan bahsetmiştik.  Hatırladınız mı?
İşte bu kopyalama sırasında bazen hatalar (MUTASYONLAR) oluşur. (Evrakların üzerine çay dökülür, kopyalayan eleman yanlış okur, esas evrağın bir kısmı kaybolur, bazı aklı evvel kopyalayıcı kendi kafasına göre yorum yapar vs…)
Neticede, yeni oluşan kopyalar “aslından farklılaşmış talimatlar”(MUTANT GENLER) içerir. İşte bu farklılaşmış talimatlar doğrultusunda yapılan binaların neredeyse tamamı çöker…(diğer talimatlar ve çevre ile uyumsuzluk nedeni ile). Veya, ortaya o kadar çirkin ve kullanışsız bir bina çıkar ki! İnşaat Firması bu yeni binanın projelerini kullanmaktan artık, imtina eder.(sakınır). Her iki halde de, farklılaşmış talimatlardan oluşmuş binalardan örnek proje çıkarılamaz ve bu binalar projeleri ile birlikte yok olurlar…
Ancak, çok nadiren farklılaşmış talimat işe yarar bir değişikliğe sebep olur. Ve bu yeni - farklı değişiklik,  binaya bir üstünlük sağlar (Bu işin ortası yoktur. Farklı talimat ya binanın çökmesine veya normalden daha mükemmel olmasına, üstün olmasına sebep olur.) Farklılaşmış talimat ile ayakta kalmayı başaran binalar, diğer normallerinden daha dayanıklı, veya daha estetik, veya daha fonksiyonel, veya hepsi şeklinde olurlar. Ve bünyelerinde (arşivlerinde) bu yeni ve üstün talimatları bir sonraki binada uygulanmak üzere muhafaza ederler.

Örnek:
-Talimat konusu:  Binanın pencereleri.
-Talimat: “Binanın tüm cephelerinde ikişer pencere ve pencereler camlı olsun”
-Talimatın olumsuz yönde yanlış kopyalanması: Binanın tüm cephelerinde ikişer pencere ve pencereler camSIZ olsun” Camsız penceresi olan bir bina sağlıklı olabilir mi? Bu hatalı kopyalama bu binayı kullanışsız yapar. Ve bu binanın arşivi bir daha İnşaat Firması tarafından kullanılmaz.
-Talimatın olumlu yönde yanlış kopyalanması: “Binanın tüm cephelerinde ikişer pencere ve pencereler İKİŞER camlı olsun” Neticede pencereler çift camlı olacağı için ısı yalıtımı daha mükemmel ve üstün bir bina meydana gelir. 
Özellikle rutubetli ve soğuk iklimli coğrafyalarda, İnşaat Firması, bu binanın “farklılaşmış projesi” ni destekleyecek ve kullanmak isteyecektir. Bu binalar, diğerlerine göre daha uzun süre ayakta kalabildikleri için de, yeni bina projelerine daha yüksek oranda katkı sağlayacaklardır. Bu, çevre şartlarının “farklılaşmış bir talimat” a sağladıkları avantajdır. (ÇEVRENİN SEÇİMİ, DOĞAL SELEKSİYON)

Ama dikkat ettiyseniz, yeni ve üstün  talimat (GEN) olan “her pencereye iki cam” direktifi, pahalı ve tek cama göre uygulanması daha teferruatlı bir iştir, yani ÇEKİNİK GEN dir.

Günümüzde, Genetik bilimi adına yapılan araştırmalar Çekinik Genlerin (Resesif Gen) çoğunlukla evrimleşmiş ve üstün olduklarını ortaya koymuştur. 
Çekinik Genleri üstün yapan özellik; bulundukları organizmayı türdeşlerine göre, değişen çevre şartlarına daha çok uyum sağlayabilir (adaptasyon kabiliyeti)  ve aynı oranda doğa ile daha fazla ve daha verimli ilişki içerisine girebilir kılmalarıdır.

Özetle:
Baskın genler, “nitelik” olarak avantajlı özellikleri nedeni ile önceliğe sahiptir,
Çekinik genler ise, baskın genler ile kıyasla “nicelik” olarak üstündür ve ancak, hem anne, hem babadan gelmeleri halinde uygulanabilir ve görünebilir olabilmektedirler.
Çekinik genler gerek uyum yetenekleri ve gerekse doğa ile verimli ilişkileri nedeni ile üstün kabul edilirler.
YAZARIN ARA NOT’U: Bir genin üstünlüğüne doğa karar verir, üstün genler doğa tarafından kollanır, sayı ve oranları her geçen zaman içerisinde artar, bir süre sonra onlardan daha üstünü ve bir süre sonra daha da üstün olanlarının ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Ama unutmamak gerekir ki bir “ tür” içerisinde meydana gelen bu yarış ve değişim, tek başına, türlerin bir diğerine değişimi (evrimleşmesi) için imkansızdır. Yani, DARWİNİZM olarak bilinen teori bu açıdan eksiktir (Hoş! tamam olsa, teori olmaz, kanun olurdu, değil mi?)

Darwin, teorisini oluşturan “doğal seleksiyon” fikrinde kısmen haklıydı. Ancak sebep ve sonuçlarını gereğinden çok abartarak bilimsellikten uzaklaştı. Bu gün Darwinizm’e sıkı sıkıya sarılan ve onu tabu haline getiren çevrelerin düştüğü çıkmazın sebebi de bu abartıdır.
(Bu görüşüm başka bir tartışma konusu olduğu için kısa kesiyorum. Genetik konusunda bilgi veren herkesin “Darwinci” olduğu önyargısını kırmak amacı ile bu notu koyma ihtiyacı hissettim. Yoksa, atalarımın “yaradılış ve türeyiş” ile ilgili gerekli bilimsel bilgiyi bana aktarmış olduklarını kabul ederim hep.)


AYNI SOYDAN GELDİĞİMİZ HALDE NEDEN FARKLI FARKLIYIZ?
GENOTİP VE FENOTİP ÖRNEKLERİ…,
TÜRKLERİN GENOTİPİ NASILDIR?

Devam edeceğim….,
Kayıtlı

Kök-Börü

  • Ziyaretçi
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #8 : 07 Haziran 2007, 11:36:04 »

Dr.Bilge Kandaş,

İletilerinizi zevk ile izliyoruz..Ve devamını bekliyoruz


Saygılar..

Esen Kalın.
Kayıtlı

BOZKURT TAYFUN

  • Ziyaretçi
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #9 : 07 Haziran 2007, 12:21:47 »

Öncelikle aramıza hoşgeldiniz.

Yazılarınızı bir solukta okudum.Çok güzel örnekler vererek güzel bir anlatım yapmışsınız.En kısa sürede de devamını okumayı diliyorum

Esen kalın....
Kayıtlı
 

Önemli!, Otağımız arşiv olarak yayındadır. Aktif olarak hizmet vermemektedir. Yazılan yazıların sorumluluğu yazı sahibine aittir.

HunTürk Türk Otağı açılış tarihi Mayıs 2005. Irkçılar Irkçı Gökbörü Türkçüler Türkçü Turancı.
Ulak bilgimiz soruhunturk { @ } gmail [.] com adresinden ulaşabilirsiniz. Yazılım: SMF olup tarafımızca modifikasyonlar yapılmıştır.
Ağımız özgür yazılım olan Mozilla Firefox tarayıcı özellikleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Sorunsuz gezinim için Firefox'u tercih ediniz. Yüksek Çözünürlükte(+1024) en iyi performansı verecektir.

Bu sayfa 0.092 saniyede 26 sorgu ile oluşturulmuştur, son güncelleme 160117, GökAlp