Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  
Ulak Posta: soruhunturk [[@]] gmail [.]com



Gönderen Konu: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ  (Okunma sayısı 56989 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

KERTENKELE

  • Bozguncu,sanal kahraman ve ajitasyoncu
  • Yasakli
  • Yeni Üye
  • *
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 7
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #20 : 27 Haziran 2007, 12:13:52 »

  BİZ TÜRKLERİN ANATOMİK YAPISI ve DIŞ GÖRÜNÜŞSEL ÖZELLİKLERİ İLE İLGİLİ SİZİNKİLERLE  ÖRTÜŞENLERLE BİRLİKTE  ,DAHA DEĞİŞİK OLAN TARİHİ BAŞKA KAYNAKLARDA  VAR......  DÜŞÜNCELERİNİZİ / YAZDIKLARINIZI KABUL ETTİRMEYE YÖNELİK BİR AMACINIZ VARSA... BİZLERİNDE BİR TAKIM FİKİRLERE SAHİP OLDUĞUMUZU BİLMENİZİ İSTERİM.

  BİZLERDE BU KONULARDA ARAŞTIRMA YAPMAYA, TARİHİ DOĞRULUKLARI BİLİMSEL ÇEVRELERDE ONAY(*) GÖRDÜĞÜ SÖYLENEN !!!  KİTAPLARI OKUMAYA ÇALIŞMAKTA ve TÜM BU SÖYLENENLERİN-YAZILANLARIN- VARSAYIMLARIN TAMAMIMI BİLMEDEN /OKUMADAN DEĞERLENDİRME YAPMANIN EKSİK OLACAĞI KANISINDAYIZ...

    SİZİN YAZDIKLARINIZIN ÇOĞUNLUĞUNU FİKREN KABUL ETMEME RAĞMEN SÖZ KONUSU BU OLAYA KENDİ AÇINIZDAN ONAY GÖREN ŞEKLİ İLE  YAYMAYA-PAYLAŞMAYA ÇALIŞMANIZ... BENCE  BİRAZ DOĞRULUKTAN UZAKLAŞMAK GİBİ BİR DURUM.

   SİZİ DAHA ÖNCE BİR TOPLANTIDA KATILIMCI OLARAK DİNLEDİM ŞU ÇAPAK KONUSU İLE İLGİLİ KONUŞMANIZ GENEL OLARAK DOĞRU ve GÜZEL BİR ÇIKIŞ OLSADA  ÇAPAK OLARAK; ŞU '' KÖK '' KELİMESİ İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİNİZ BANA YANLIŞ GİBİ GELDİ HEPİMİZ AKAN BİR TARİHİN İÇİNDE YAŞIYORUZ. TARİHİMİZLE İLGİLİ ÇOK SIK OLMASA YENİ KEŞİFLER BULUNTULAR ORTAYA ÇIKMAKTA - ÇIKABİLMEKTE ve ELDE OLAN BİLGİLERLE KARŞILAŞTIRILABİLMEKTE  OLDUĞUNU UNUTMAYALIM.... ZAMAN İÇERİSİNDE '' KÖK '' KELİMESİNİN ANLAMI İLE İLGİLİ YANILGIYA DÜŞTÜĞÜNÜZÜ GÖRECEĞİMİZDEN EMİNİM.....

    BU YAZILARIMI OKUYAN ANDALAR... SİZE yada FİKİRLERİNİZE KARŞI OLDUĞUMU DÜŞÜNMESİN  ÇOK DEĞERLİ YAZILARINIZI HER ZAMAN GÖRÜYORUZ.. FAKAT DİĞER VARSAYIMLARIDA GÖZARDI ETMEMEK DAHA ÖNEMLİSİ HEPSİNİ BİLMEK GEREKİR....


                                                                                                                                                        ÇALIŞMALARINIZDA  BAŞARILAR  DİLERİM.....
Kayıtlı
ÖK GİKİT YASPURGU İÇOK GÜRİÇ SÜ GİKİT YATPUDİR GOİÇ GİKİT YATSORG.

Dr.Bilge

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 27
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #21 : 28 Haziran 2007, 11:31:35 »

Sn KERTENKELE,
"KÖK" kelimesi ile ilgili çalışmamın özeti "Türk Etimolojisi" başlığı altında. Görüşlerinizi o konu altında bilmek isterim.

Türk Genetiği ile ilgili çalışmalarımın sonuçlarını, özet içerisinde ve sıkılmadan okunabilir, olarak sunduğum yukarıdaki yazılarım ile ilgili katkı ve görüşlerinizi bekliyorum.
Kayıtlı

Kök-Börü

  • Ziyaretçi
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #22 : 28 Haziran 2007, 12:04:28 »

Sn KERTENKELE rumuzlu üyemiz,

Sayın Dr. Bilge,şahsen tanıdığımız;fikirlerini Huntürkte herkes gibi üyelerle paylaşan bir akademisyendir.

Şahsen bize aktardıklarının yayma değilde paylaşma amaçlı olduğunu düşünüyorum.Hal böyleyken aktarımlarını isteyen kabul eder istemeyen ise etmez.Çalışıp üretmeye saygılıyız.

Esen Kalın 
Kayıtlı

Savaşankurt

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 23
    • İntikam Yemini
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #23 : 28 Haziran 2007, 18:55:35 »

Saygıdeğer Dr. Bilge andam, öncelikle esenlikler dilerim. Türk genetiğiyle ilgili rastladığım makaleleri dikkatle okuyan biri olarak, öncelikle  bizlerle paylaştığınız bilgiler için teşekkür ederim. Türk milleti, baskın genler taşıyan çin, arap ve fars ırkları arasındaki bir coğrafyada, sürekli göçlerin ve savaşların yaşandığı yüzyıllarda her şeye karşın ırki özelliklerini büyük oranda korumayı başarmıştır. Sizinde bahsettiğiniz üzere, Türk ırkının genetik özelliklerini çeşitli nedenlerle göz ardı edip, bunun yerine bir sinema jönü kadar kusursuz bir fiziki fotoğraf koymaya çalışmış sözde tarihçi, genetikçi ve bilimadamları olmuştur. Bunun sebeplerine, insanlara özellikle medya yoluyla kanıksattırılan "yakışıklı ve kusursuz bir fizik" takıntısına uzun uzun girmeye gerek yok. Tespitleriniz doğru ve hemen hemen eksiksiz. Batıya doğru yürüdükçe özellikle araplar, farslar ve kısmen de rumlarla melezleşen bir fotoğraf sunan genlerin büyük nüfus oranlarına ulaşmasına karşın, Türk ırkı has genetiğini korumayı başarmıştır.

Gençlik çağlarımda aklıma düşmesiyle birlikte ve birazda fiziki özelliklerimin neye delalet olduğunu merak ettiğim için araştırmaya başladığımda, zaman zaman küçük farklılıklar, nüanslar eklense de, genel hatlarıyla gerçek Türk ırkının temel fizik özelliklerinin sizinde kelimesi kelimesine bahsettiğiniz gibi olduğunu gördüm. Bir akademisyen andamız olarak sizin bu yazınıza rastlama, benim için yine ayrı bir mutluluk oldu. Çünkü yukarıda sıraladığınız maddelerin hepsinin (sadece "Türk vucut yapısında gövdenin üst kısmı alt kısmı ile orantısız olarak iri ve güçlüdür" kısmında %50 oranında bir benzeşmeme var) fiziki özelliklerimde noktası noktasına bulunması, beni yine mutlu kıldı ve daha önce ulaştığım bilgilerin doğruluğunu teyit etti.

Çalışmalarınızda size başarılar diliyor ve tanışma temennilerimi iletiyorum.

Tüm Türkçülere saygılarımla...
Kayıtlı
Türk'e tuzak kuran kendi mezarına toprak taşır.

http://intikamyemini.blogcu.com

Dr.Bilge

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 27
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #24 : 29 Haziran 2007, 02:23:49 »

Sn HunTürk ailesi,

Özet olarak ve makale niteliğinde iletmeye çalıştığım araştırma sonuçlarıma gösterdiğiniz ilgiye tek, tek teşekkür etme fırsatım olmadı. Bu eksiğimi mazur görün.

Özellikle Genetik ve Türk genetiği ile ilgili makalelerimi, bu güne kadar kamuya açık hiçbir alanda (Türkçü Siteler Hariç) yayınlamadığımı bilmenizi isterim.

Çalışmalarım binlerce sayfa dolusu . Çizimler ve fotoğraf albümüm de öyle. Ve muhafaza edebilirsem en geniş bilgi birikimim hafızamda. Ve sizlerle paylaşmaktan gurur duyuyorum.

Genetik ve Türk genetiği ile ilgili bilgilerimi sizlerle paylaşmak istememdeki amacım, giderek büyüyen Türkçülük ideolojimizde bize mihmandar olabilmesidir.

Türkiye, Türklük tarihinde 80 yıllık yaşamı ile henüz Türk Devletleri içerisinde emekleme döneminde sayılır. Bu kadar genç olmasına rağmen, Türk dünyasının hali hazırda en kuvvetli ve kalabalık devletidir. Bu özelliği nedeni ile Türk düşmanlarının adeta üzerine çullandığı bir ülkedir. Onlar bizimle uğraşırken, diğer Türk devletleri içerisinden çıkacak bir lider , gelecekteki hayallerimizi süsleyen büyük Türk Devletinin kurucusu ve hatta TURAN idealimizin “axis mundi” si olabilir.

Bu süreç içerisinde, bize düşen görev, mücadele azmimizi kaybetmeden savaşmak ve bir o kadar da ırkımızı tanımlayabilmektir.

Size benzeyenlerden korkmayınız.
Onlar sizden ve sizin kanınızdandır.
Siyasal görüşleri ne olursa olsun, sizinle aynı ortak noktada göz yaşı döker ve aynı ortak nokta da sevinirler. Yeter ki siz onların ayırdına varabilin. Türbanlı olabilirler, saçları uzun, küpeli olabilirler, kızıl komunist fikirlere sahip olabilirler, ülkücü olabilirler, cahil olabilirler…Ama onları diğerlerinden ayıran ve bize yaklaştıran ortak değerlerimiz vardır.Bayrağa sarılı her şehidimiz için gözyaşı dökerler.
Onları öncelikle fiziki görünümleri ile diğerlerinden ayırın.Sosyal ve siyasal yelpazedeki yerleri sizin için belirleyici olmasın.
Deneyimsiz bir Türkçü için İlhan Mansız’ı, Azra Akın’ı,Kubilay Türkyılmaz’ı teşhis etmek çok kolay.Ahmet Türk, Leyla Zana, Yılmaz Erdoğan, İbrahim Tatlıses’i de kolayca ayırt edebilirsiniz. Onlar günümüz  Türk ve kürt fenotipi’nin standart örnekleridir. Ama zor olan Devlet Bahçeli, Deniz Baykal, Mehmet Ağar, Necdet Sezer’in ayırdına varabilmektir.
Yapacağımız en büyük hata “Türk ama Kötü” yargısıdır. Türk asla kötü olamaz. Hata içerisinde olabilir. Bilgisiz ve bilinçsiz olabilir, ama mutlaka aslına döner. Bizim çabamız onlar içindir. Kim üzerinde emek sarfetmeğe değer? Kim özde art niyetlidir? Bunu fark etmemiz lazım.
Bakın size bir örnek vereyim.
Komunist Rusyanın iki lideri : Lenin ve Stalin.
Resimlerini yan yana koyun ve uzun uzun inceleyin.
İkisinden birisi Türk, diğeri değildir.
Ve her ikisinin Türklük açışından biyografilerini inceleyin.
Ne demek istediğimi bu uç örnekte bile bulacaksınız.
Günümüzde Türkçü sitelerde sıkça karşımıza çıkan sayfalar var.
“Bilmemkimler Türk değil mi?”
Veya “bilmemkimler Türktür!” şeklinde.
Türkçü için bir insanın Türk olup olmadığının ayırdı ismi değildir. (Adı Abrahamdır ama Türk’tür, Adı Tolga’dır ama ibranidir.) Dini ve mezhebi değildir. (Alevilik öz be öz Türklüktür. Türklerin İslam’a başkaldırısıdır, ama aleviler içinde az da olsa kürt,zaza ve fars vardır.) Vatandaşlığı değildir. (Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır ama değildir., Macardır ama en az senin kadar Türktür) Soyu,sopu aşireti değildir. (Avşarlar Türk boyudur ama en yoğun Kürtle karışmış boylardandır. Çerkezler Türk değildir, ama en fazla Türkleşmiş azınlıktır)
Özetle; Türkçü için Türk tanımı bireysel olmalıdır. Türkçü bunun ayırdına varabilecek bilgi ve donanıma sahip olmalıdır.
Türk’ü ayırt edebildikten sonra Türkçü’nün temel eğitimi bitmiştir.
Çünkü; Bir Türkçü için ancak bir Türk, ideolojisinin hemen yeşereceği verimli bir topraktır.

Türk olmayanlarla uğraşmayın, tartışmayın, vakit harcamayın. Türk olmayanlara sizin gibi düşünmedikleri için şaşırmayın. Ve mutlaka düşmanlık bekleyin.
Saygılarımla.


Kayıtlı

Ziya Gökalp

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 135
  • TANRI TÜRK'Ü KORUSUN!
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #25 : 29 Haziran 2007, 04:35:20 »

Sayın Dr. Bilge ; çalışmalarınızı ve fikirlerinizi bizlerle paylaştığınız için öncelikle sağ olun.

Ancak son iletinizde ; Avşarlar Türk boyudur ama en yoğun Kürtle karışmış boylardandır.İfadesini kullanmışsınız.Burada bir bilgi yanlışı vardır.Afşar Boyu tarih boyunca ırki ve kültürel manada TÜRKLÜĞÜNÜ en çok korumuş boylardan bir tanesidir.
Kayıtlı

Ziya Gökalp

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 135
  • TANRI TÜRK'Ü KORUSUN!
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #26 : 29 Haziran 2007, 04:45:44 »

Avşarlar (Afşarlar)
On birinci yüzyıldan itibaren, mühim roller oynamak suretiyle, adlarını zamanımıza kadar yaşatmış Oğuz boyu. Bozokların Yıldızhanoğulları kolundandırlar.

Büyük Selçuklu Devleti'nin kuruluşundan önce, diğer Oğuz boyları ile beraber, Kıpçak çölünde yaşarlardı. 1135-1136 yıllarında, reisleri Arslanoğlu Yakub Bey kumandasında gelerek Huzistan'a yerleştiler. Yakub'dan sonra Afşarların başına Aydoğdu bin Küşdoğan geçti. Şumla lakabıyla anılan bu bey, Büyük Selçuklu Devleti'nin zayıflamasından faydalanarak, Huzistan'da Selçuklu hakimiyetine son verdi ise de, 1159'da Irak Selçukluları sultanı Melikşah gelerek tekrar Huzistan'a hakim oldu. Bu devrede, Şumla da Melikşah'ın hizmetine girdi. 1194 yılında, Abbasî halifesi En-Nasır li-Dinillah, veziri İbn-ül-Kassab kumandasında Huzistan bölgesine bir ordu gönderdi. İbn-ül-Kassab, Huzistan'ın başşehri Tuster'i ve birçok kaleleri zaptettikten sonra, Şumla'nın ailesini ve çocuklarını toplayıp Bağdat'a götürdü. Böylece Huzistan'daki, Avşar Şumla ve oğullarının hakimiyeti sona erip, ülke, halifenin topraklarına katıldı.

Diğer taraftan Malazgirt Savaşı'ndan sonra, Anadolu�ya Türkmenlerle beraber göç eden Afşarlar, Selçuklu Devletinin uç bölgelerine yerleştirilmişlerdi.

Nitekim, Anadoluda yerleşim yerleri arasında Avşar adı, Kayılardan sonra ikinci sırada gelmektedir. Bu yer adları, Avşarların, Türkiyenin fetih ve iskanında Kayı ve Kınıklar gibi birinci derecede rol oynadıklarını göstermektedir. Yine kaynaklara göre, Karamanoğulları Beyliğini kuran ailenin, Avşar boyuna mensup olduğu belirtilmektedir. Osmanlı ve İran tarihinde önemli rol oynayan Avşarlar, Anadolu'ya on üçüncü yüzyılda göç edenlerdir. Bu ikinci göç hareketi sırasında Anadoluya gelen Avşarların bir bölümü, Akkoyunlular'ın İran'ı ele geçirmesi üzerine, Mansur Bey önderliğinde İran'a giderek Huzistana yerleşti. Anadoluda kalanlar ise; daha çok Malatya ve Doğu Anadoluda bulunuyorlardı. Bunlardan büyük bir bölümü, on altıncı yüzyıl başlarında İran'a göçerek Urmiye'den Herata kadar olan geniş bir bölgede yerleştiler ve Nadir Şah, 1736da, bunlardan Afşarlar hanedanını kurdu.

İran Afşarları; Mansur Bey Afşarları, İmanlu Afşarları, Alplu Afşarları, Usalu Afşarları, Eberlu Afşarları olmak üzere, başlıca beş büyük oba idi.

Safevî hükümdarı Birinci Şah İsmail, Afşarları sınır koruyucusu olarak Horasan�a yerleştirdi. Safevîler'in zayıfladığı bir dönemde, Afşarların lideri Nadir; Afşar, Celayir ve diğer Türkmenleri etrafında topladı ve İkinci Tahmaspın hizmetine girdi. İran topraklarından Afganları çıkarınca, nüfuzu arttı. Sonra İkinci Tahmasb�ı tahttan indirerek yerine Üçüncü Abbası şah yaptı. Kendisini de saltanat vekilliğine getirdi. 1736da da kendi şahlığını ilan etti. 1737de Hindistan seferine çıkarak Delhiye kadar ilerledi. Bir suikasttan sonra, idareyi sertleştiren Nadir Şah, Afşar ve Kaçar Beyleri tarafından öldürüldü. Horasanı yöneten torunu Şahruhun ölümünden sonra, İran Afşar yönetimi de sona erdi.

İran Afşarları, günümüzde, Urmiye gölünün kuzey batısında Hemedan, Kirmanşah, Nişabur, Kermanın güneyinde dağınık halde yaşamaktadırlar.

Afşarlar, halis Türk olup, İrandakiler hariç hepsi Sünnî ve Hanefîdirler.

Afşarlar, güler yüzlü, iyimser, hayat dolu, sakin ve terbiyeli insanlardır. Kadınları çok çalışkandır. Ünlü Afşar kilimleri, bu çalışkan kadınların el emeğidir.

Günümüzde yerleşik olmalarına rağmen, bir kısmı, âdetlerini devam ettirmektedirler. Bugün Kayserinin Pınarbaşı kazasının merkez nahiyesine bağlı bir kısım köyler ile, aynı kazanın Pazarören nahiyesi köylerinden pek çoğu, Sarız kazası ve Tomarzanın Toklar nahiyesi köylerinin yarısından fazlası, Avşarlara aittir. Ayrıca Adanaya bağlı mağara kazası köylerinden Ayvad ve Ağdaş alanı köyleri de, Avşarlar tarafından iskân edildiği gibi, Çukurovada mevcut bazı Avşar köylerinden başka Kastamonu, Bolu, Muğla, Isparta ve Antalya yörelerinde pek çok Avşar köy adına rastlanır.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Hülasa ; Afşar Boyuna mensup Türklerin çokça sayıda kürtleştiği doğru değildir. Afşar Türkleri en arı Türk boylarından biridir.    (YAZI ALINTIDIR)
Kayıtlı

Gökçe Ana

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 30
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #27 : 29 Haziran 2007, 13:20:46 »

Sayın Dr.Bilge ;
İletilerinizi dikkatle okuyorum.
Katkılarınızdan dolayı ,teşekkür ederim.
Yazılarınızın bazı bölümlerinde ,anlam olarak ,farklı yorumlamalara gidecek ifadelerin olduğunu da belirtmek istedim.
Bu noktaları ;başka bir iletimde ayrıca sıralayacağım...
Esenlikler...
Tanrı Türk'ü Korusun
Kayıtlı

Dr.Bilge

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 27
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #28 : 29 Haziran 2007, 20:54:54 »

Sn Ziya Gökalp
Hassasiyetinizi saygı ile karşılıyorum.
Avşar boyunun Anadoluya yerleşik diğer Türk boyları içerisinde kendine has bir özelliği vardır.
Sizin bilgi aktarımınızda da dikkat çektiği gibi uzun yüzyıllar boyu fars genetik havuzunun içerisinde yaşamak zorunda kalan bir boydur.
Türk genleri karşısında baskınlığı tartışılmaz fars genetik havuzunun tabiri caiz ise "bir damlası" bile berrak suyun bulanması için yeterlidir.
Doğu ve Batı yerleşkeli pek çok Avşar köyünü ziyaret etme olanağım oldu. Yukarıdaki genetik kirlenmeye üzülerek şahit oldum. Son yüzyıl içerisinde batı anadoluda yerleşmiş Avşarlarda çekinik gen populasyon oranı oldukça yüksek. Ancak aynı şeyi halihazırda arap,ibrani ve fars etnik gen havuzu içerisinde yaşamak zorunda olanlar için söyleyemeyeceğim.
Dış görünüş olarak benzerlik nedeniyle Türkçülük fikriyatının içerisine sızan kürtlerin ve arapların tamamı Avşar boyundan geldiği iddiası güder. Bu, sizin de bahsettiğiniz gibi asil ve kalabalık bir Türk boyu olan Avşarlar için ne amansız bir ironidir.
Türk olmadığını ilk bakışta teşhis ettiğim ve beni Avşar olduğu yönünde kandıran yüzlerce sima gözümün önünden geçiyor. Bu insanların geçen zaman içerisinde davamıza verdikleri zararlar ve nihayetinde kürt veya arap olduklarını itirafları nedeni ile aymazlığımı kınarım hep.
Son yazımda da belirttiğim gibi etnik tanımlama kişi esas alınarak yapılmalıdır.
Ben Türk ırkının iç güdüsüne taparım. Hangi fikir kirliliği ve fikir tecavüzüne uğramış olursa olsun Türksoyluların umulmadık bir anda ırkperver davranışları ile hafızam doludur.
Bunun tam aksi olarak bizi Avşar oldukları gerekçesi ile kandıran, içimize obamıza giren, aramızda çatışma çıkaran, bizi birbirimize düşüren gayri Türk leride hiç unutmam.
Daha önce dediğim gibi benzemeyen ispat ile yükümlüdür.(bireysel olarak)
Yakın çevrem çok iyi bilir ki, içimizdeki pek çok isim henüz kendisi itiraf etmeden yıllar önce benim tarafımdan teşhis edilmiştir.
Bu bir meziyet değildir. Her Türkçü'nün mutlaka ama mutlaka sahip olması gereken ve öğrenilmesi çok kolay kriterlere sahip bir metod 'dur.
Bazı fikir ve düşüncelerim başlangıçta yadırganabilir. Bunu anlayışla karşılıyorum.
Bu sitede sizlerle birlikte olmamın tek sebebi ismi ve içeriği değil. Siteye üye arkadaşlarınızı görme ve değerlendirme fırsatına sahip olmamdır.
Belki beni aşırı paranoya ile itham edebilirsiniz. Ama tedbir ve şüphe bu davanın çekiç ve örsüdür.
Saygılarımla
Kayıtlı

gokturkhan

  • Yasakli
  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 132
Ynt: GENETİK ve TÜRK GENETİĞİ
« Yanıtla #29 : 29 Haziran 2007, 21:06:11 »

SN  BİLGE,bize tepeden  tırnağa  kadar TÜRK prorilini  çizermisiniz.
Kayıtlı
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 9   Yukarı git
 

Önemli!, Otağımız arşiv olarak yayındadır. Aktif olarak hizmet vermemektedir. Yazılan yazıların sorumluluğu yazı sahibine aittir.

HunTürk Türk Otağı açılış tarihi Mayıs 2005. Irkçılar Irkçı Gökbörü Türkçüler Türkçü Turancı.
Ulak bilgimiz soruhunturk { @ } gmail [.] com adresinden ulaşabilirsiniz. Yazılım: SMF olup tarafımızca modifikasyonlar yapılmıştır.
Ağımız özgür yazılım olan Mozilla Firefox tarayıcı özellikleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Sorunsuz gezinim için Firefox'u tercih ediniz. Yüksek Çözünürlükte(+1024) en iyi performansı verecektir.

Bu sayfa 0.089 saniyede 26 sorgu ile oluşturulmuştur, son güncelleme 160117, GökAlp