Gönderen Konu: YENİDEN DOĞUŞ OLAN YENİ YIL; EĞLENCE Mİ, İBADET Mİ, UMUT MU?  (Okunma sayısı 1385 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Adil ÖZTÜRK

  • Otağ Sorumlusu
  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 62
YENİDEN DOĞUŞ OLAN YENİ YIL;  EĞLENCE Mİ, İBADET Mİ, UMUT MU?

Karnı aç olanda kutluyor, karnı tok olan da kutluyor yılbaşını. ‘’Kim bilir babadan kalma bir alışkanlık’’ diyorlar.
Dini hiçbir vurgusu olmamasına rağmen, Yeni yıl kutlamalarına dini kılıf uydurarak karşı çıkanlar Yılbaşı kutlamak gavur icadı diyenlerin kullandıkları hangi cihaz Müslüman icadı onu söylesinler. Türbelere giderek o türbelerdeki ölülerden medet ummaktan vaz geçsinler, küçücük çocukları taciz ederek dünyalarını karartmaktan vaz geçsinler, yalandan, talandan, faizden vaz geçsinler. Alın teri, göz nuru emekle kazanan paraları yardım diye garibanların ellerinden almaktan sonra da Hıristiyan ve Yahudi ve Budist’in ürettiği teknolojiyi kullanarak sahte dindarlık yapmaktan vazgeçsinler.
Yılbaşının insanlık tarihindeki gerçeği ise her toplumda ayrı algılanmaktadır.
Türk Kültüründe "Nardugan Bayramı", Yahudi Kültüründe 2/10 Aralık’ta kutlanan ‘’Hanuka Bayramı’’, Hıristiyan kültüründe 25 Aralık’ta kutlanan "Noel" ve İslami çevrelerce 11 Ocak 630 (Hicri: 20 Ramazan 8 ) "Mekke'nin Fethi" olarak kamufle edilmek suretiyle yapılan Yılbaşı kutlamaları aslında tüm dünya insanlarının yeni yılı sevgi, umut ve coşku ile karşılamalarıdır.
Kadim Türklerin ‘’Yeniden Doğuş Bayramıdır’’. Akçam, ‘’Hayat Ağacıdır’’ kadim Türk kültüründe. ‘’Nar-Güneş’’, Tugan-Doğan’’  Doğan Güneş. ‘’NARDUGAN’’ Gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ta gece gündüzle savaşır. Kadim Türk kültüründe Türkler, bu günlerde ‘’Güneşi geri ver’’ diye Tanrı’ya dualar ederler. Uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanır. İşte bu güneşin zaferini, yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle akçam ağacı altında kutlarlar. Güneşin yeniden doğuşu, bir yeni doğum olarak algılanıyor.
Bu bayram için, evler temizlenir. Güzel giysiler giyilir. Ağacın etrafında şarkılar söyleyip oyunlar oynanır. Yaşlılar, büyük babalar, nineler ziyaret edilir, ‘’Ayaz Ata’’ ve torunu ‘’Kar Kız’’ kimsesiz çocukları sevindirir, aileler bir araya gelerek birlikte yiyip içilir. Yaş ve kuru meyveler, özel yemek ve şekerleme yenir. Bu bayramda, aile ve dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömür çoğalır, uğur gelirmiş diye inanılır. Türk Milleti en az (15.000) yıldır Nardugan (Yeniden Doğuş) Bayramını kutlamaktadır. Türk Milletinin binlece yıldır kutladığı, Narduğan (Yeniden Doğuş) Bayramının dini bir özelliği yoktur tamamen doğa sevgisine dayanır.
Aslında dini kimliklere her ne kadar adapte edilmek istense de her üç dinde de Yılbaşı gününe denk gelen hiçbir gün yok iken insanların eğlenmesine, mutlu olmasına normal hiçbir insan veya topluluk karşı çıkamaz. Tüm insanlığın yeni bir yılı karşılama coşkusudur. Yaşadıkları ve biten yılda umduklarını bulamayan insanların yüreklerinde gelmekte olan yılda tekrar yeni umutların, yeni sevgilerin yeşermesidir.
Eğlenmek, neşelenmek insanın doğasında vardır. İsteyen şükreder, isteyen eğlenir. İnsan doğasındaki bu güzel duyguyu aşırıya kaçarak kirletmek kadar çeşitli dini veya kültürel baskılarla yok etmeye çalışmak ta ilkelliktir, insanlığa düşmanlıktır.
Öldürmek, çalmak, iftira atmak, tecavüz etmek, rüşvet vermek, rüşvet almak günahtır.
Toplumsal kutlamalar toplumsal kültürü ve toplumsal ahlakı yansıtır. Kutlamaları dini gerekçelerle sınırlamak veya yasaklamak yerine ahlaki boyutta ele alıp insanlığa daha faydalı hale getirmek gerekir. Çünkü Yılbaşı kutlamasının hiçbir dini boyutu yoktur. Sadece yaşanmış olan yılın son gecesi, yaşanacak olan yılın ilk gecesidir. Yapılması gereken en uygun şey; Sevdiklerine, komşularına, akrabalarına, dostlarına iyi dilekte bulunmaktır.
Yeni yıl mutluluk ve esenlikler getirsin.
Adil ÖZTÜRK
Adil ÖZTÜRK