Gönderen Konu: MİSYONERLİK: HAÇLI BATI'NIN, TÜRKLÜĞE KARŞI, BİN YILLIK SİLAHI!!!  (Okunma sayısı 53227 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1999
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
c) Diğer Kurumlar:

Misyonerler, sadece okul açmakla kalmamışlar, daha başka sosyal aktivitelerde de bulunmuşlardır. Nitekim, Maraş’lı bir Ermeni olan Harutune Stafanos Cenanyan, Ermeni cemaatini çabucak teşkilâtlandırmak için harekete geçerek 11 ayrı cemiyet kurmuştur (1892). Cenanyan, İki Maraş, bir Tarsus, birde Sivas’ta olmak üzere dört tane yetimhane açmıştır. Ayrıca kimsesiz ve yoksullar için de çalışma enstitüleri kuran Cenanyan, azınlıkların çocuklarına genel eğitim veren, okullardan seçtiği öğrencileri, 1892 yılında Konya’da kurduğu Apostolik Enstitüsü’ne almıştır. Bu okullardan iki tane de Maraş’a kuran Cenanyan, Saint Paul Enstitüsü (Tarsus Koleji) eski öğretim üyesi olup, Ermenilerin de bir devlet olarak tarih sahnesine çıkarılması için mücadele etmiştir46.
Maraş’ta, İngiliz ve Alman misyonerlerinin de faaliyette bulundukları görülmektedir. Almanlar; Beitshalom ve Bethel adlarında iki yetimhane ile bir hastane, İngilizler de; Ebenezer ve Beulah adlarında iki yetimhane kurmuşlardır47. Misyonerlerin Maraş’ta kurdukları yetimhanelerde toplam 420 kadar çocuğun barındığı da ifade edilmektedir48. Ancak Besim Atalay, Maraş Tarihi ve Coğrafyası adlı eserinde, 1912-1913 yıllarına dair verdiği bilgilerle İngilizlerin kurduğu yetimhanenin daha sonra maarif nezaretinin emri ile işgal edilerek, beş yüz yataklı bir İslam yetimhanesi haline dönüştürüldüğünü belirtmektedir Ayrıca Atalay söz konusu eserinde, Almanların bir de eczane kurmuş olduklarından bahsetmektedir.49
Özellikle XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, ülke genelinde varlığını hissettirmeye başlayan azınlık ve yabancı okullar, maddi destek olmadan yaşayamazlardı. Fransız müşteşrik Cuinet’e göre50, Hıristiyan ilkokulları saygın toplulukların desteği altında ve kiliselerin bağışları doğrultusunda hizmet ve eğitim veriyordu. Tozlu ise, yurt içinden ve dışından kendilerini Hıristiyanlığa adamış bütün şahıs ve kuruluşların, misyoner idare merkezlerinin bu okulları sürekli olarak desteklediğini belirtmektedir51.

46 Tozlu, A.g.e., s. 97, 101-102.
47 Stanley E. Kerr, The Lions O Marash, State University of New York Press, Albany, 1973, s. 74-75; Maraş’ta misyonerler tarafından kurulan bu yetimhanelerle ilgili çalışmamız sürmekte olup yakında yayınlanacaktır.
48 Kocabaşoğlu, A.g.e., s. 151.
49 Atalay, Besim, Maraş Tarihi ve Coğrafyası, İstanbul, 1339, s. 155, Atalay, Besim, MaraşTarihi ve Coğrafyası, Günümüz Türkçesine Çev. Mehmet Yusuf Özbaş, İstanbul, 1973, s. 167.
50 Cuinet, Vital, D’Asie La Turquie, C. 2.Paris, 1892. s. 238.
51 Tozlu, A.g.e., s. 111.

Çevrimiçi Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1999
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Sonuç :

Netice itibariyle, maddi ve manevi bir çok imkan ve desteğe sahip olduğu anlaşılan bu okullar, misyoner faaliyetleri açısından fevkalade önemli vasıtalardı. Eğitim açısından faydalı olduğunu zannettiğimiz bu okulların, siyasî açıdan, Osmanlı Devleti’nin birlik ve bütünlüğünü hedef aldığı muhakkaktı.
Nitekim, Sultan II. Abdulhamid, özellikle Tanzimat ve Islahat Fermanları neticesinde, denetimsiz bir şekilde yaygınlaşan bu okulların Türk-İslam aleyhtarı çalışmalarını tespit ederek, ruhsatsız faaliyet gösteren yüzlercesini kapatmıştır. Ancak, Amerika’nın baskısı ve Ermenileri tahrik ederek yeni bir isyan çıkartması ihtimali karşısında, bunu önlemek için “şimdilik” kaydıyla 10 tanesinin açılmasına müsaade edilmiştir. Bu 10 müesseseden birisi de Maraş’taki Kız Koleji ile İlahiyat Okulu ve misyoner ikâmet haneleri idi52. 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanı hadisesinden sonra hızla arttığı görülen53 bu okulların azınlık okullarıyla bütünleşerek, Osmanlı Devleti’nin dağılışında ve yıkılışında üzerinde durulması gereken bir başka önemli sebebi oluşturduğu kanaatindeyiz.
İstisnaî de olsa Müslümanlar, çocuklarını bu okullara göndermeye başlamışlardı. Maraş’ta, 1921 yılına kadar mevcut olan Amerikan Koleji’nin Elazığ’daki kadar etkili olamadığını belirten Hilmi Ziya Ülken, bunun sebebini, şehir halkının muhafazakâr olmasına bağlamaktadır54.
Her ne kadar bu okullar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluşuyla birlikte denetim altına alınmış olsalar bile, günümüze kadar yansıyan bir çok problemin kaynağını teşkil etmiş olmaları göz önünde bulundurulması gereken bir husustur.

52 Sevinç, A.g.e.,33-34., Salih Özkan, “Kayseri ve Yöresinde Azınlık ve Yabancı Okulları”, II. Kayseri ve Yöresi Tarih Sempozyumu Tebliği”, 16-17 Nisan 1998, Kayseri, 1998.
53 Sevinç, A.g.e., s. 37-38.
54 Ülken, H. Ziya, “Anadolu’da Şehirlerin Gelişimi”, Terc. Abdülkadir Yuvalı, Milli Kültür, S.77, Ankara, 1999, s. 12.

Çevrimiçi Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1999
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
(XIX. Yüzyılın İkinci Yarısı ve XX.Yüzyılın Başlarında)
MARAŞ’TA MİSYONERLİK FAALİYETLERİ
adlı çalışmanın kaynakçası :

1310 Tarihli Haleb Vilayeti Salnâmesi.

1317 Tarihli Maarif Salnâmesi.

1319 Tarihli Maarif Salnâmesi.

1320 Tarihli Haleb Vilayeti Salnâmesi.

1321 Tarihli Maarif Salnâmesi.

1324 Tarihli Haleb Vilâyeti Salnâmesi.

AKYÜZ, Yahya, Türk Eğitim Tarhi, Ankara, 1982.

ATALAY, Besim, Maraş Tarihi ve Coğrafyası, Günümüz Türkçesine Çev. Mehmet Yusuf Özbaş, İstanbul, 1973.

ATALAY, Besim, Maraş Tarihi ve Coğrafyası, İstanbul, 1339.

CUİNET, Vital, D’Asie La Turquie, C. 2.Paris, 1892.

DOĞAN, Ayhan, XIX Yüzyılın İkinci Yarsnda Maraş, (Yayınlanmamış Doktora Tezi), Konya, 1999.

FENDOĞLU, Tahsin, “Amerika Birleşik Devletleri’nin Misyonerleri ve Osmanlı Devleti”, Türkler, C.14, Ankara 2002.

HAYDAROĞLU, İlknur Polat, Osmanlıİmparatorluğu’nda YabancOkullar, Ankara-1993.

KERR, Stanley E.; The Lons of Marash, State University of New York Press, Albany, 1973.

KOCABAŞ, Süleyman, Misyonerlik ve Misyonerler, İstanbul, 2002.

KOCABAŞOĞLU, Uygur, Kendi Belgeleriyle Anadolu’daki Amerika, Misyoner Okulları, İstanbul, 1989.

KOCAOĞLU, A. Mehmet, “Misyonerlik Faaliyetlerinden Pontus Rum Devletine Uzanan Süreç”, Giresun Tarihi Sempozyumu, 24-25 Mayıs 1996, Bildiriler, İstanbul, 1977.

MAHİROĞULLARI, Adnan, “XIX. Yüzyılda Sivas ve Yöresinde Misyonerlik Faaliyetleri”, Türk Yurdu, Aralık 1999-Ocak 2000, C. 19-20, S. 148-149, Ankara 2000.

Meydan Larousse, “Misyonerlik”, C. 8.

ÖZKAN, Salih, “Kayseri ve Yöresinde Azınlık ve Yabancı Okulları”, II. Kayseri ve Yöresi Tarih Sempozyumu Tebliği”, 16-17 Nisan 1998, Kayseri, 1998.

SEVİNÇ, Necdet, Ajan Okullar, İstanbul, (t.y.)***

ŞAŞMAZ, Musa, Kürt Musa Bey Olay 1883-1890, İstanbul, 2004.

ŞEMSEDDİN SÂMİ, Kâmusü’l-’lam, C. 6., İstanbul, 1316.

ŞİMŞİR, Bilal, “Ermeni Propagandasının Amerika Boyutu Üzerine”, Tarih Boyunca Türklerin Ermenilerle İlişkleri
Sempozyumu, (8-12 Ekim 1984), Ankara, 1985.

TOZLU, Necmettin, Kültür ve Eğitim Tarhimizde Yabanc Okullar, Ankara, 1991.

TURAN, Ömer, “19. Yüzyıl Osmanlı Tarihinin Kaynaklarından İngiliz ve Amerikan Protestan Misyonerlik Cemiyetleri Arşivleri”, XIII. Türk Tarih Kongresi, 4-8 Ekim 1999, Kongreye Sunulan Bildiriler, C.3- III.Kısım, T.T.K, Ankara, 2002.

ÜLKEN, H. Ziya, “Anadolu’da Şehirlerin Gelişimi”, Terc. Abdülkadir Yuvalı, Milli Kültür,S.77, Ankara, 1999.

WHITE, George E., Bir Amerikan Misyonerinn Merzifon Amerikan Koleji Hatraları, Terc. Cem Tarık Yüksel, İstanbul, 1995.

*** Bu kitabı bütün Türkçülerin okuması gerekmektedir

Çevrimdışı Böri

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1084
Maraş Olayları'nın (1978) bu bölgede gerçekleşmesi tesadüf değildir!

Olayda Ermeni-Yunan parmağı olduğu biliniyor...
Türkiye'ye ihanet edenler cezalandırılmalıdır!

Çevrimiçi Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1999
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Türk Milli bilincinin uyanmasına yaptığı katkılar ve meydana getirdiği "MARAŞ’TA MİSYONERLİK FAALİYETLERİ" adlı bu değerli çalışmasından ötürü Niğde Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Ayhan DOĞAN Bey'e teşekkür eder, başarılarının devamını dileriz.
Sağolsun, varolsun!

Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Saygılarımla..
Çağrıbey


Çevrimiçi Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1999
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Maraş Olayları'nın (1978) bu bölgede gerçekleşmesi tesadüf değildir!

Olayda Ermeni-Yunan parmağı olduğu biliniyor...
Çok doğru söylüyorsunuz Sayın Böri Bey.
Lafı ağzımdan almışsınız.
Maraş'lı bir çok arkadaşım, ta olayların olduğu zamanlarda, işin içinde yabancı parmağının olduğunu söylemişti lakin dediklerine kimse kulak asmamıştı.
Aynı durum Çorum içinde geçerlidir.

Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Saygılarımla..
Çağrıbey

Çevrimdışı Böri

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1084
Maraş olaylarına Suriye istihbaratı da karışmıştır!

(O dönemde Suriye'yi H.Esed yönetiyordu...)

______________________________________

Demek ki Suriye, "Büyük Devletlerin" taşeronluğunu yapıyordu!

(Suriye, SSCB'nin müttefikiydi...)


Olaya Ermeni, Yunanlı, Suriyeli, Rus, Amerikalı herkes karışmış!
Türkiye'ye ihanet edenler cezalandırılmalıdır!

Çevrimdışı Böri

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1084
Başlangıçta 360 kadar İncil vardı. Daha sonra sayıları 4'e indirilmiştir.

Arkeolojik kazılarla diğer 360 İncilin bazı parçaları bulunmuştur.

Bu İnciller üzerine:

http://www.earlychristianwritings.com/
Türkiye'ye ihanet edenler cezalandırılmalıdır!

Çevrimiçi Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1999
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Geçtiğimiz günlerde bir televizyon kanalında yapılan proğramda özetle:
"12 Eylül döneminde Hakkari Uludere'de elli kilogram ağırlığında bir kitap bulunduğunu, bu kitabın yapılan incelemeler sonucu Süryani alfabesiyle yazılmış Aramice olan kayıp Barnabas İncili olduğunun anlaşıldığı, bu kitaba jandarma tarafından el konulup Genel Kurmay Başkanlığına teslim edildiği ve hala Genel Kurmay'ın kasasında saklı olduğu" şeklinde konuşmalar geçti.
Yine sözünü ettiğim proğramın katılımcıları:
"Barnabas İncilinden Vatikan'ın bilgisinin olduğunu, bu İncilin İsa'yı Tanrılaştırmadığı, şu andaki Hıristiyan inanç sistemini temelinden sarsacağı, İslam Peygamberi Hz. Muhammed'den de söz ettiği" anlamına gelen sözler söylediler.

Alıntı
Başlangıçta 360 kadar İncil vardı. Daha sonra sayıları 4'e indirilmiştir.
MS.325 yılında toplanan ünlü İznik konsülünde yapılan seçimlerle İncil sayısı dörde düşürülmüştü. Bu bile Hıristiyan inanç sisteminin ne denli tartışmalı olduğunun en büyük göstergesidir. Herkes kafasına göre bir İncil yazıyor ve hiçbirinin dediği diğerini tutmuyor.
Neticede İmparator Konstantin Roma İmparatorluğu'nda resmi din olacak Hıristiyanlığın içerisinde tartışılan bazı konuları netleştirmek amacı ile MS. 325 de İznik Konsülünü topluyorda yapılan tartışmalar sonucunda Baba-Oğul-Kutsal Ruh (Tanrı-Tanrının oğlu İsa-İsanın ruhunun yaşadığı Kilise) merkezli bir inanç sistemi kabul edilip durum bir parça netleştiriliyor.

Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Saygılarımla..
Çağrıbey

Çevrimdışı Böri

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1084
Kilise; Matta, Markos, Luka, Yuhanna İncillerini kabuletmiş ve diğerlerini yasaklamıştır.

linkte,

Thomas İncili, Q Belgesi, Didakhe (Havarilerin Öğretisi), Petrus İncili, Mısırlıların İncili, İbranilerin İncili, Mecdelli Meryem'in İncili, Filip İncili, Ebionitlerin İncili, Hermas'ın Çobanı, Nasıralıların İncili, Yahuda İncili, Yakub'un İncili gözüküyor...

Parçaları bulunan bu İnciller, Dünya dillerine çevrilmiştir.

Türkçeye çevrilenler (bildiğim kadarıyla) : Thomas İncili, Didakhe, Filip İncili, Petrus İncili, Mecdelli Meryem'in İncili, Hermas'ın Çobanı, Barnabas İncili

_________________________________________

Alıntı
Geçtiğimiz günlerde bir televizyon kanalında yapılan proğramda özetle:
"12 Eylül döneminde Hakkari Uludere'de elli kilogram ağırlığında bir kitap bulunduğunu, bu kitabın yapılan incelemeler sonucu Süryani alfabesiyle yazılmış Aramice olan kayıp Barnabas İncili olduğunun anlaşıldığı, bu kitaba jandarma tarafından el konulup Genel Kurmay Başkanlığına teslim edildiği ve hala Genel Kurmay'ın kasasında saklı olduğu" şeklinde konuşmalar geçti.

İlginç bir konudur.

MS.400'lerde halen Barnabas İncili okunuyordu ve Kilise bu kitaba sahip olanları cezalandırıyordu!

_____________________________________

Piyasada çevirisi olan Barnabas İncili ise 1585 yılında yazılmıştır ve çelişkilerle doludur.
Türkiye'ye ihanet edenler cezalandırılmalıdır!