Gönderen Konu: Türklerin baş düşmanı Yahudilerdir!  (Okunma sayısı 187409 defa)

0 Üye ve 4 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Böri

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1084
Ynt: Türklerin baş düşmanı Yahudilerdir!
« Yanıtla #140 : 13 Aralık 2011, 13:10:25 »
Türkiye'nin 1966 yılında çıkardığı UNESCO pulu :



Masonik göze dikkat!

____________________________________

Bu resimleri burada gösteriyorum ancak bu resimleri hiç de hoş görmediğimi belirtmek istiyorum.
Türkiye'ye ihanet edenler cezalandırılmalıdır!

Çevrimdışı AĞASAR

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 354
Ynt: Türklerin baş düşmanı Yahudilerdir!
« Yanıtla #141 : 13 Aralık 2011, 18:34:33 »
Dolunay buğusunda zifiri göklere yazılmış Ad'ın...
İnkâra düşen geceler gibi yok saysın varlığını bütün kâinat
Varsın mavi gün her doğanda silinsin ne çıkar ?
Ay dolanır , yüz bulanır, vakit döner, tılsımlı bir âyinde söylenir Ad'ın ;

Senin Ad'ın TÜRK !...

Çevrimdışı Böri

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1084
Ynt: Türklerin baş düşmanı Yahudilerdir!
« Yanıtla #142 : 14 Aralık 2011, 10:54:52 »
AKP :



Özgürlük Anıtı:



İkisinden de "7 Işın" saçılıyor!

_______________________________________

Roma Ordusu tarafından elegeçirilen "Yahudilerin 7 Kollu Şamdanı"




Bunun için mi 7 ışın?
Türkiye'ye ihanet edenler cezalandırılmalıdır!

Çevrimdışı Böri

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1084
Ynt: Türklerin baş düşmanı Yahudilerdir!
« Yanıtla #143 : 14 Aralık 2011, 12:41:27 »
Türkiye'deki üniversiteler de "masoniktir"! (Elbette masonik yapılanma ile hiçbir ilgisi olmayan, kendini geliştirmiş öğretim görevlileri de vardır. Sözlerim onları kapsamıyor...)

Ancak tamamen ABD-İsrail-İngiltere'ye hizmet edenler de vardır!

Yeditepe Üniversitesi:



Bilkent Üniversitesi armasında bulunan Latince "VERITAS" = Gerçek sözcüğü:



İttihat ve Terakki'yi kuran Selanik'teki mason localarının birininin adı da "VERITAS" idi!

Harvard'ın ambleminde de "VERITAS" sözcüğünü görüyoruz:

Türkiye'ye ihanet edenler cezalandırılmalıdır!

Çevrimdışı Böri

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1084
Ynt: Türklerin baş düşmanı Yahudilerdir!
« Yanıtla #144 : 14 Aralık 2011, 17:52:18 »
Fuat Süreyya Paşa (İlmen) önemli bir masondur.

İnternette onu "öven" bir yazı buldum... (Ancak bilgi bilgidir diyerek buraya ekliyorum.)

Alıntı:


Süreyya İlmen (Süreyya Paşa) (1874 – 1955)

Eski milletvekili Süreyya İlmen (Süreyya Paşa) erken Cumhuriyet yıllarında İstanbul ve özellikle Kadıköy'de batılılaşma eylemleri ile isim yapmış ilginç ve hayırsever bir kent hizmetleri önderidir. Birçok kültürel, sosyal, eğitim ve spor amaçlı girişimlere öncülük etmiştir.
II Abdülhamid döneminin ünlü seraskeri Rıza Paşa ile Adviye hanımın oğlu Süreyya Paşa, Yugoslavya'daki Patgoriçe'de 1874 yılında doğar. İlkokuldan sonra Kuleli Asker Lisesi, Harbiye ve Erkânı Harp Okullarında okur. Balkan Harbinde Tümgeneral olur. 1900 yılında Paşa olur. Birinci Dünya Savaşında ordudan ayrılarak iş hayatına atılır. Türkiye'nin ilk özel, devlet yardımı almadan kurulan Süreyya Paşa Mensucat fabrikası 1914'te Balat'ta faaliyete geçer. İplik ve daha sonra kumaş üretimi yapan fabrika 1922 yılında kapanır.

Süreyya Paşa'nın bazı Sosyal Hizmetleri

Süreyya Paşa sosyal hizmetleriyle yoğun bir yaşam geçirir. Kadıköy Hilaliahmer Cemiyeti, Tesisi Mekatip Cemiyeti, Şark Musiki Cemiyeti, Maltepe Maarif Encümeni, Üsküdar Vilayeti, Üsküdar idman Kulübü ve Sivil Havacılık Kulübü başkanlıklar-ında bulunur. Ayrıca Ticaret ve Sanayi Odaları, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu ve Cumhuriyet Halk Partisi Üsküdar ilçe başkanlıkları, İstanbul Milletvekilliği (1927–1930) ve şehir Meclis Üyeliği yapar. 1924 yılında bir yıl süre için İstanbul Belediye Kurulunda Fahri Müşavirlik (Danışmanlık) yapar.

Moda Yoğurtçu Parkı

Kadıköy Hilal-i Ahmer Cemiyeti (Kızılay) başkanı iken halktan toplanan yardımlar sayesinde 1923 yılında Yoğurtçu çayırını kurutarak, dere kenarına bir rıhtım inşa eder ve Moda ile Yogurtçu'yu sahil yolundan birleştirmeye başlar. Daha sonra Kadıköy Belediyesi yapılan işleri üstlenir ve Yoğurtçu Parkını açar.

Okullar Derneği

Tesisi Mekatip Cemiyeti (Okullar Derneği) Kadıköy'de devletten yardım görmeden, okul ve kütüphane gibi eğitim amaçlı tesisler yaptırmak için kurulmuş bir vakıf olarak faaliyet göstermiştir. Türk Cemiyeti ise bir izci teşkilatı sıfatıyla kurulmuş ve Kadıköy gençlerini bir araya getirmiştir. Süreyya Paşa bu cemiyetlerin başkanı iken birçok yeni okulun kurulması için çalışır ve 1923 yılında Kadıköy Sultanisi'nin (Erkek Ortaokulunun) bahçesine çok sevdiği merhume halasının adına, 200 kadar öğrenci eğitme kapasitesi olan Zehra Hanım Paviyonu’nu yaptırır.

Üsküdar-Kadıköy ve Havalisi Halk Tramvayları şirketi ve Kadıköy'de diğer girişimleri

Üsküdar Vilayeti Başkanlığı sırasında Süreyya Paşanın uzun süren uğraşları ve girişimleri sayesinde Üsküdar ve Kadıköy tramvayları yapılır. Daha sonraları 1927 yılında Üsküdar-Kadıköy ve Havalisi Halk Tramvayları şirketini kurar. Üsküdar ve Kadıköy'ün elektriğe kavuşması için girişimlerde bulunur. Şehremini Emin Beyefendinin Fahri Müşavirliğinde bulunduğu sırada Haydarpaşa tren yolu üst köprüsü inşaatının başlanmasına öncülük eder. Aynı görevdeyken 1924 yılında, o zaman yaklaşık 50,000 nüfuslu ve Anadolu'nun en büyük şehirlerinden olan Kadıköy'e gerekli olduğuna inandığı iskele meydanının tanzim edilmesine öncülük eder. Halkın temiz su içmesini sağlamak ve tifonun yayılmasını önlemek için Kayış dağı suyunun Kadıköy'e getirilmesine katkıda bulunur, kanalizasyon yapılması için Belediyeyi teşvik eder ve masrafın bir kısmını kendisi üstlenir.

Moda'yı güzelleştirme

1920'li yılların sonunda Moda'yı güzelleştirmek için tasarladığı planı uygulamaya Moda'daki iskeleyi üst caddeye bağlayan bir merdiven yapmakla başlar. Belediyeye bu fikrinden söz ettiğinde ihaleyi alması öngörülür. Müteahhit olmamasına rağmen o sırada inşaat halinde olan Süreyya Sinemasının mimar ve mühendisi olan Kavafyan Bey ve hazırda bulunan inşaat malzemesinden faydalanarak merdiveni yaptırır. Kendisine 1200 Liraya mal olur (malzeme hariç). Bu paranın yalnızca yarısını alabilir. Gerisi yine kendi cebinden ödenmiştir.

İstanbul Milli Sanayi Birliği

Ticaret ve Sanayi Odası üyeliği sırasında Türkiye'de sanayiyi canlandırmak amacı ile Ticaret Odasından ayrı olarak 1926 yılında Sanayi Birliğini kurar. Sanayi Birliği, hem halkın yerli mallara ilgisini arttırmak hemde devleti sanayiye teşvik ve yardımını arttırmak için uzun yıllar boyunca Galatasaray'da sanayi sergileri (fuarlar) açar. Ticaret Odasının hükümete iletemediği talepleri Sanayi Birliği başarıyla ulaştırmış olur.

İstanbul Milletvekilliği sırasında Galata ve Unkapanı köprülerinden alınan köprü parasının kaldırılması hakkındaki kanun teklifi kabul edilir. Ayrıca ''şehrin hakkı şehre verilmelidir'' başlığındaki kanun teklifi kabul edilir; tramvay, su, havagazı, elektrik gibi birçok müesseseler Belediyeye geçer.

Süreyya Plajı

Maltepe'deki Süreyya Plajı'nın inşaatı 1939 yılında başlar ve savaş yüzünden yedi yıl sürer. 1946 yılında çalışmaya başlayan plajda 300 metre uzunluğunda, deniz cephesi üzerine Müdüriyet Dairesi, 80 birinci sınıf ve 200 ikinci sınıf soyunma odaları, büfe dairesi, gazino, 42 odalı otel ve büyük bir ev inşa edilir. Ayrıca sahilden 60 metre uzakta, deniz üstünde plajın sembolü olarak Bakireler Mabedi (Temples de Vierges) inşa edilmiştir. Avrupa'da birçok park ve su kenarında rastlanan bu yapı, burayı ziyaret eden genç kızların çabuk koca buldukları efsanesi ile anılır. Süreyya Paşa bu mabedin özellikle estetik güzelliği ve efsanesinden dolay? Yapılmasını ister. Plaj açıldıktan sonra halkın rahatça buraya ulaşabilmesi için TCDD idaresinin desteği ile bir peron yapılır ve yaz aylarında banliyö seferleri burada 1 dakika durmaya başlar. Daha sonraki Vali Lütfü Kırdar plajı ziyaret eder, çok etkilenir ve plajın asfalt bir yol ile Bağdat Caddesine bağlanmasını sağlar. Plaj İstanbul ve Avrupa'da benzeri olmayan çağdaş bir şekil alır.

Paşanın ömrü insanlara hizmet ve iyilik yapmakla geçer. En büyük iyilikleri hayatının son yıllarında gerçekleşir. Maltepe'deki Narlıdere Çiftliğini işçi Sigortalarına (SSK Süreyya Paşa Göğüs, Kalp ve Damar Cerrahisi Hastanesi), Süreyya Sineması'nı Darüşşafaka Cemiyeti'ne, plajı Maltepe Belediyesine bağışlar ve 6 Şubat 1955 yılında huzur içinde ölür. Evli ve 3 çocuk babası olan Süreyya Paşa'nın Askeri konulu eserlerinden başka;

1.Tayyarecilik ve Balonculuk Tarihi (1947),
2.Teşebbüslerim ve Reisliklerim (1949),
3.Dört Ay Yaşamış olan Zavallı Serbest Fırka (1951),
4.Maliyemize Armağan (1951) Cumhuriyet Adliyesine Armağan (1954),
5.Sanayi Odası için Vaktile ne Kadar Çalışmıştım (1952)

Eserleri de yayınlanmıştır

______________________________________

Kendi yorumlarımı daha sonra ekleyeceğim...
Türkiye'ye ihanet edenler cezalandırılmalıdır!

Çevrimdışı Böri

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1084
Ynt: Türklerin baş düşmanı Yahudilerdir!
« Yanıtla #145 : 15 Aralık 2011, 10:54:24 »
Aze Bozkır Savaşçısı,


Yorumlarınız oldukça mantıksız-tutarsız!

Yazımın ciddiyetine zarar verdiği için o yorumları kaldırıyorum. Yazımı sabote ettirmem!
Türkiye'ye ihanet edenler cezalandırılmalıdır!

Çevrimdışı Böri

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1084
Ynt: Türklerin baş düşmanı Yahudilerdir!
« Yanıtla #146 : 15 Aralık 2011, 11:40:15 »
Tekrar Fuat Süreyya Paşa (İlmen) konusuna dönersek...

Onun şahsı o kadar da önemli değildir... Fuat Süreyya Paşa 33.cü dereceden masondur. (Önemli olan taraf budur sadece)

"Paşa" olarak adı geçmektedir... I.Dünya Savaşı'nda savaşmış mıdır? HAYIR!

Kurtuluş Savaşı'nda savaşmış mıdır? HAYIR!

(I.Dünya Savaşında müttefikimiz olan Almanya'ya gitmiş, ancak orada da savaşmamıştır!)

Çok büyük bir serveti vardır. 1927 yılında Süreyya Operası / Tiyatrosu / Sinemasını yaptırmıştır.

100 000 Liraya malolmuştur bu opera binası! (1927'de 1 Lira bile önemli bir paraydı, 100 000 Lira bir servettir!)

______________________________________

Fuat Süreyya Paşa (İlmen), İtalyanlara bağlı Calcedonia* Locasında masondu.

* Calcedonia, İtalyanca "Kadıköy" anlamındadır (Kalkhedon). Bu loca Kadıköy'deydi.

Bu dönemde II. Abdülhamid devrilmiştir!

1910 yılında Calcedonia Locasına bağlı Türk Masonlar, Osmanlı Büyük Maşrıkı'na bağlı Ziyayı Şark Locası'na geçmişlerdir. Bunların arasında Fuat Süreyya Paşa da vardır.

Masonluğa karşı çıkan Enver Paşa, bu locaya katılanları izletmiş ve onların listesini tutturmuştur. Ancak Mason Büyük Üstadı olan Talat Paşa rica ederek bu listeyi Enver Paşa'dan almıştır.

Fuat Süreyya Paşa, Türkiye'ye döndükten sonra 1927 yılında Süreyya Operası binasını yaptırmıştır. Ziyayı Şark Locası, Süreyya Operası binasının üst salonuna taşınmıştır!

Yani o meşhur bina aynı zamanda bir Mason Locasıdır!

O dönemde diğer mason locaları Beyoğlu Polonya Sokağında (= Nuru Ziya Sokak) idi. (Bugün de oradadır!)

Ziyayı Şark Locası da bir müddet sonra Beyoğlu'na taşınmıştır. (ve kapatılmadan önce Tan Işığı adını almıştır.)

Süreyya Operası binasında bu kez Cumhuriyet Yıldızı Locası açılmıştır!

Türkiye'ye ihanet edenler cezalandırılmalıdır!

Çevrimdışı Böri

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1084
Ynt: Türklerin baş düşmanı Yahudilerdir!
« Yanıtla #147 : 15 Aralık 2011, 12:10:01 »
Süreyya Operası




Aşağıdaki resmin en solundaki sütunlara dikkat (gerçi pek anlaşılmıyor!) :

http://farm7.static.flickr.com/6143/5921819106_cedb306a02_o.jpg

diğer bir resim:




(Milletimiz bu binayı yıllar yılı sinema sanmıştır (ve şimdi opera)... Ancak binanın üst katlarında ne vardır? Yan taraflarında ne vardır? Bina oldukça geniştir.)
______________________________________

Bina 1927 yılı için oldukça lükstü. Fransa ve Almanya'daki opera binaları örnek alınmıştır. 33.cü Derceden bir Mason 100 000 Lira verip (100 000 Lira olduğunu dönemin Akşam Gazetesi yazmıştır.) bu binayı yaptırabiliyor. (O dönemde milletimiz ne durumdaydı? Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşı, I.Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'nı ardarda yaşamış olan milletimizin fertlerinin 100 000 Lirası var mıydı?)

Süreyya Paşa'nın servetinin kaynağı nedir? (İtalyan Masonlarla içli dışlıydı ve daha sonra Almanya'ya gitmişti.)

Süreyya Paşa 1925 yılında 33.cü Dereceye yükselmiştir.

Önce CHP milletvekili olan Süreyya Paşa, Serbest Fırka açılınca bu partiye katılmıştır.
_______________________________________

Atatürk, Masonluğu 1935 yılında yasaklamıştır.

Hepsi 33.cü Derceden Mason olan İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, Y.Şura Başkanı Dr.İsmail Hurşit, B.Üstad Muhiddin Osman Omay, Y.Şura üyeleri: Fuat Süreyya Paşa, Muhip Nihad Kuran, Danıştay Başkanı Mustafa Reşat Mimaroğlu, Ankara Valisi Nevzat Tandoğan ve Dr.Rasim Ferit bunun üzerine bir toplantı yapmışlardı.

Hepsi masonluğun yasaklanması kararının engellenmesini istiyordu. Ancak Şükrü Kaya, "Yapılabilecek bir şey yok!" demiştir. (Çünkü kapatılma emrini veren Atatürk idi!!!)

________________________________________

Masonluk 1948 yılında tekrar açılmıştır. (Süreyya Paşa tekrar masonluğa devam etmiş midir?)


Süreyya İlmen'in ayrıca Adalet adında bir futbol takımı da vardır! Adalet İlmen, Süreyya İlmen'in eşinin adıdır. (Adalet Mensucattan dolayı futbol takımlarına Adalet adını vermişlerdir.) Adalet takımı 1952 yılından itibaren İstanbul Liginde oynamıştır. ( O dönemde Türkiye Ligi yoktu ve Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş da İstanbul Liginde oynuyordu...)

Adalet takımı Süreyya İlmen'in ölümünden sonra Birinci Ligte ( > şimdi Süper Lig) oynamıştır. (1959-1960 sezonunun puan tablosuna bakınız)

Adalet takımı daha sonra Alibeyköy ile birleşerek Alibeyköy-Adalet adını almış zamanla Alibeyköyspor'un içinde erimiştir.

_____________________________________

1910'lardan itibaren başlayarak etkili olmuş 33.Dereceden bir masonun hayat hikayesi böyledir.


(Oysa bu tür insanlar toplumumuza "hayırsever işadamı" olarak tanıtılır!)
Türkiye'ye ihanet edenler cezalandırılmalıdır!

Çevrimdışı Böri

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1084
Ynt: Türklerin baş düşmanı Yahudilerdir!
« Yanıtla #148 : 16 Aralık 2011, 18:05:04 »
İngiliz Sömürgesi Trinidad ( > daha sonra Trinidad ve Tobago) pulu:



Siyon yıldızlarına dikkat!

_____________________________________

İngiliz Sömürge İmparatorluğu; gerçekte İngiliz Yahudilerinin ve İngiliz Masonlarının kurduğu bir imparatorluktu!
Türkiye'ye ihanet edenler cezalandırılmalıdır!

Çevrimdışı Böri

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1084
Ynt: Türklerin baş düşmanı Yahudilerdir!
« Yanıtla #149 : 16 Aralık 2011, 18:44:13 »
Sultan Abdülaziz (ortada) ve onu alaya alan Masonlar :



Masonlar, 1876 yılında Sultan Abdülaziz'i devirdikten sonra "intihar süsü vererek" öldürmüştür.

Abdülaziz'in yerine tahta kendisi de Mason olan V.Murad çıkartılmıştır.

Ancak Sultan Murad amcası olan Sultan Abdülaziz'in öldürüldüğünü duyunca "delirmiştir"!


(II.Abdülhamid'in, Mason Mithat Paşa'yı öldürmesi boşuna değildir!)

_____________________________________

Masonlar Yüksek Şura'yı ilk olarak 1861 yılında kurmuştu. "Daha sonra masonluk fazla aktif olmamıştır" demektedirler hep... (Y.Şura ve diğer localar 1909 yılında yeniden kurulmuştur.)

BU DA YALANDIR! 1909'dan önce de masonluk aktifti! 1876 yılında Sultan Abdülaziz'i öldürmüşlerdir! (Daha ne yapsınlar?)

_______________________________________

Osmanlı Devleti'ni eleştirirken insaflı olmak gerekir. Pek çok Padişah (sayısız hatalarına rağmen!) ülkeyi kurtarmak istemiştir!
Türkiye'ye ihanet edenler cezalandırılmalıdır!