Gönderen Konu: Mossad Ajanı Soner Yalçın'dan Atsız Ata'ya ve Türkçülüğe Saldırı  (Okunma sayısı 13672 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı TÜRK-KAN

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2183
 Değerli kandaşlarım,

 Soner Yalçın adlı Efendi Mossad Ajanı, Hürriyet gazetsindeki bugünkü yazısında Atsız Ata'ya ve Türkçülüğe saldırdı. İSmail Türüt adlı şarkıcının Youtube'de yayınlanan şarkısının yayınlanan kliple ilgili olarak kendisni savunması ve "Bu ülkede Türk'üm, Türk Milliyetçisiyim demek suç oldu!" açıklamasında bulunması  Soner EFENDİ'yi çileden çıkarmış. 

 İsmail Türüt zaten Türkçü değildir. Her devrin adamı olan Milliyetçi Muhafazakar geçinen, bugünde herkesten çok akp'li olan  yobaz bir kişiliktir. Yıllar önce BAŞBUĞUMUZ ATATÜRK'e söven, küfreden  refah partisi(taayib, gül ve diğer akp tayfasının staj yaptıkları parti) milletvekili şevki yılmaz denen şerefsiz karaktersiz it soyunu öven bir marş bestelemiştir. Bu ayıp ona bir ömür yeter ve alnında ayrıca bir leke olarak kalacaktır.

 Mossad Ajanı SONER EFENDİ'ye dönersek, iftiralarla dolu yazısının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
 http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/7390134.asp?yazarid=218&gid=61&sz=82989

 Gelelim SONER EFENDİ'nin yalanlarına;

 Yalan 1)  Irkçı söylemler o yıllarda herkesi o kadar etkiledi ki, bu iki yoldaşı da yargılayan Sıkıyönetim Mahkemesi, raporunda Nihal Atsız’ın atalarının Gümüşhane Midi Köyü’nden olduklarını ve "dönme" olarak bilindiklerini yazdı!

 İsmet İnönü'nün muhteşem mahkemesinin hiçbir delil kanıt göstermeden ortaya koymadan kafalarından uydurdukları faraziyeyi gerçek bir olaymış gibi göstermek ancak Soner EFENDİ gibilerine yaraşır. Büyük Türkçü Atsız Ata bu içi boş iftiraya Mahkemedeki savunmasında cevap veriyor. SONER EFENDİ okusunda öğrensin. ATSIZ ATA'NIN TÜRKÇÜLÜK TURANCILIK DAVASI SAVUNMASINDAN:

 "21 Temmuz 1944 Cuma günü ilk sorgum yapılırken Kâzım Alöç vasiyetnâmemdeki şeceremi mevzu-ı bahis ederek: siz dördüncü göbek babanızı bilmiyorsunuz ama biz tahkik edip öğrendik demiş ve kimmiş? diye vaki olan sualime de tabii bir Türk köylüsü diye cevap vermişti. 22 Temmuz 1944 Cumartesi günü yapılan ikinci sorgumda dördüncü göbek babamın Rum olduğunu, çünkü Pontustan göçerek Midi köyüne geldiğini söylemiş, bu malûmatın nereden elde edildiği hakkındaki sualime de mütehassıslara yaptırılan inceleme ile diye cevap vermiş, fakat bu hayâlî mütehassısların kimler olduğunu bildirmemişti. Aynı gün zevcemin yine vasiyetnâmede bulunan şeceresini mevzu-ı bahis ederek onun da tahkik edildiğini ve doğru çıktığını, Rehâ hakkında yapılan incelemede de Rehânın Berberî ırkından olduğunu tespit ettiklerini ve bu Berberîliğin uzak değil, ikinci atadan geldiğini söylemişti. 7 Eylül 1944te okuduğu son tahkikat kararında ise Rumluğu biraz daha yaklaştırarak dördüncü göbek babamdan üçüncü göbeğe indiriyor ve dedemin babası için dönme olduğu mervî Ahmet diyor. Bu kadar mühim ve tarihi bir dâvâda bir savcının rivayetlerle değil, riyazî katiyetlerle söz söylemesi icap ederdi. Duruşma sırasında, Midi köyünde yaşayan doksan yaşındaki bir ihtiyârın (ki Kâzımın mütehassıs dediği adam herhâlde bu olacak) sözlerine atfen bu rivayetin çıktığını itiraf eden savcının biraz içtimaîyat bilgisi olsaydı bir soyadının ancak uzun bir zamanda teşkil edeceğini, bir dönmenin veyâ oğlunun Çiftçioğlu diye bir soyadı alamayacağını kestirirdi. Biraz Türkiye coğrafyası bilseydi başka yerlerden Gümüşhane Vilâyetine bir muhaceret değil, toprağı verimsiz ve taşlık olan Gümüşhane vilâyetinden dışarıya doğru bir göç olduğunu bilirdi. Biraz istatistik yıllıklarını karıştırmış, eski ihsâî malûmata bakmış olsaydı Türkiyenin 63 vilâyeti arasında yüzde hesabiyle Türklerin en kalabalık olduğu vilâyetin Gümüşhane olduğunu görürdü. Tarih ve etnolojiye biraz vukufu olsaydı Gümüşhane vilâyetinin Bayındır Türkleriyle dolduğunu, Fatih Sultan Mehmetin de buraya Amasyadan bir yığın Türk getirdiğini hatırlardı. Hepsinden sarf-ı nazar biraz mantıkî düşünebilseydi Karadeniz kıyılarında balıkçılık eden Rumların Zıgana Dağlarını aşarak Dorula gelip çiftçilik yapamayacaklarını, sahil ahâlisinin daima sahillere hicret ettiğini düşünebilirdi. Bütün bunlardan sonra beni bütün psikolojimle tanımak iddiasında bulunan Kâzım beni cidden tanısaydı, eserlerimi okusaydı bende bir dönme torununun psikolojisi bulunmadığını idrak ederdi. Dönme psikolojisinin nasıl olduğunu Kâzım Alöç çok iyi bilir. Nihayet şunu da hatırlatmak isterim ki bugün Midi köyünde yaşadığı iddia olunan doksan yaşındaki ihtiyâr, hakikaten mevcutsa, benim ne dördüncü ve ne de üçüncü göbek babamı görüp tanımış olamaz. Babamın ve dedemin malûm olan doğum yıllarına göre bu, imkansız bir fantezidir. Mahkemeyi bir de karışık rakamlarla yormamak için bu hesapları göstermekten vazgeçiyorum. Çünkü diğer delillerim her yerde olduğu gibi burada da bir iftiraya uğramış olduğumu kafi miktarda ispat etmektedir."

Yalan 2) Makalede Kafatası ölçümlerini sadece Atsız ve o günkü Türkçülerin yaptığı iddia ediliyor. Bu da tescilli bir Soner Efendi çarpıtmasıdır, uydurmasıdır.

Türkiye'de İlk KAFATASI ÖLÇÜMLERİNİ bizzat yapan ve yapılmasını da teşvik EDEN TÜRK IRKININ EBEDİ VE SON BAŞBUĞU ATATÜRK'tür. Anadolu Türklerinin Antropolojik yapısını tespit etmek için 1934 yılında Antropoloji Enstitüsünü kurduran ve Manevi kızı Dr. Afet İnan'a bu hususta özel kitap yazıdran da BAŞBUĞ ATATÜRK'tür. Biraz tarih öğren Soner Efendi !

Yalan 3) soner efendi, Büyük Türkçü Ziya Gökalp ve Süleyman Nazif'in Diyarbakır'lı oldukları gerekçesiyle okuyucuya kürt oldukları intibasını vermeye çalışıyor.

 Günümüzde en büyük Türk milliyetçisi geçinen bazı kuruluşlar bile Ziya Gökalp'e kürt asıllı diyecek kadar soysuzluk, bilinçsizlik örneği gösterirlerken Soner Efendi'den bu işin doğrusunu beklemek açıkçası kapasitesini zorlamak olur

 Ziya Gökalp ve Süleyman Nazif Diyarbakırlı TÜRK'türler. Diyarbakır şehri o zaman lağım farelerinin istilasına uğramamıştı. Şeyh Sait isyanında da Diyarbakırlı Türkler isyancı kürtlere karşı TÜRK Ordusu ile omuz omuza mücadele etmişlerdir.

 Ziya Gökalp'in şeceresi bellidir, kendisi de bunu açıklamıştır. Kendisi Baba tarafından Çermikli'dir. Çermik'te hala Türk soylu insanlar bütün zor şartlara rağmen yaşamaktadırlar. Ziya Gökalp'in kürt olduğunu iddia eden ilk kişi Kurtuluş Savaşına karşı çıkıp İngilizlerle işbirliği yapan, savaş sonunda İzmit'te Türk Milleti tarafından linç edilerek gebertilen ermeni dönmesi gazeteci Ali Kemal'dir. Soner EFENDİ'de günümüzün Ali Kemallerinden bir şahıstır. O yüzden referans aldığı kişinin kendisine tıpatıp benzemesi gayet doğaldır. Büyük Türkçü Ziya Gökalp, hainin bu iddiasını, aşağıda yazdığı şiir ile tokat misali cevaplamıştır. Aynı tolatın modern Ali Kemallere indirilmeside en büyük dileklerimizden birisidir.

 
Ali Kemal'e

(Ziya Gökalp Malta'da sürgünde iken, Ali Kemal'in yazdığı düşmanca yazılara bu şiirle cevap vermiştir)

Ben Türküm! diyorsun, sen Türk değilsin!
Ve İslamım! diyorsun, değilsin İslam!
Ben, ne ırkım için senden vesika,
Ne de dinim için istedim ilam!

Türklüğe çalıştım sırf zevkim için,
Ummadım bu işten asla mükafat!
Bu yüzden bin türlü felaket çektim,
Hiç bir an esefle demedim: Heyhat!

Hatta ben olsaydım: Kürd, Arap, Çerkes;
Ilk gayem olurdu Türk milliyeti
Çünkü Türk kuvvetli olursa, mutlak,
Kurtarır her İslam olan milleti!

Türk olsam olmasam ben Türk dostuyum,
Türk olsan olmasan sen Türk düşmanı!
Çünkü benim gayem Türkü yaşatmak,
Seninki öldürmek her yaşatanı!

Türklük, hem mefkurem, hem de kanımdır:
Sırtımdan alınmaz, çünkü kürk değil!
Türklük hadimine 'Türk değil! ' diyen
Soyca Türk olsa da 'piçtir', Türk değil!
[/b]

 Soner Efendi haddini bil, ayağını denk al!. Her önüne geleni Sabetaycı ilan edecek kadar Yahudi popagandası yapanların ipinin nerelerde olduğu bellidir.  Senin gibi BAŞBUĞ ATATÜRK'e sabetayist(yahudi dönmesi) diye iftiralar eden, ucuz, aşağılık, uyduruk kitaplar yazan, para ile satın alınmış enikler, ancak böyle acizce yalanlara başvurursunuz. Kaynak olarak sen yalnızca Yalçın Küçük'ü, Yalçın Küçük'te bir seni gösterir. Körlerle sağırlar, birbirilerini ağırlar; misali birbiriniz ile eğleşirsiniz. Yazdığınız içi boş yalanları, iftiraları böyle doğru kabule ettirebileceğinizi sanarsanız, aldanırsınız. Memlekette sizin gibi kendini zeki zanneden bir alay şapşal var.

 Formunu kaybediyorsun artık Soner Efendi, Mossad'tan gelen para kesildi herhalde... Bir diğer destekçiniz akp'de fazla yüz vermiyor artık, nede olsa iktidardalar, sana ve tedavül tarihi geçmiş Küçük Yalçın'a rağbet göstermiyorlar.

 Değerli kandaşlarım,  [email protected]  adresinden bu Türk düşmanına tepkilerimizi gösterelim. Türk Ulularını ağızlarına pelesenk edip, hakaret eden bu EFENDİ şahıslara anladıkları dilde cevaplarını verelim.

 TTK

   


Çevrimdışı ÇEPNİ FİRUZ

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 180
  • TÜRK IRKÇISI
 Dönme devşirmelerin Osmanlıdan kalan Türk düşmanlıklarını, bügünde Soner Yalçın gibi şerefsizlerin sürdürdüğü anti Türk propagandaları  ile devam etmektedir. Ulu Bilge Atsız Ata'mıza bile hakaret edebilen en büyük değerlerimizden biri olan Türkçülüğe saldırısı kabul edilemez bir davranıştır. Bu şerefsiz yahudi dönmesini şiddetle protesto ediyorum. Ve yöneticilerimizdende yazılı görsel yayın organlarıyla kendisıne  muhakkak karşı cevap verilmesi gerektiğini düşünüyorum.   çepni     EY TÜRK TİTRE VE KENDINE DÖN

Çevrimdışı gurturk

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 330
Soner Yalçın iftiralar atmayı bırakıp  kendine baksın,ısmarlama kitaplara imza atmayı bıraksın,çalıştığı medya kuruluşunun kimlerin elinde olduğunu ve kimlerin çalışabileceğine,kendisininde kim olduğunu irdelesin.

Çevrimdışı kızıltamu

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 210
Güne bu kadar öfkeli başlamak istemezdim herşeyi çok iyi bildiğini sanan bu geri zakalı ne kadar Türkçü varsa hepsini ermeni rum yahudi yada kürt yapmış aralarında tek Türk kalmayacak şekilde ihtira olurda bu kadar abartılmaz lan adi aşşağılık sen ne sin soyun sopun ne yarın biride bunun alnının çatından vursa buda kahraman olur hepimiz soner yalçınız diye ama bunlar hak ediyor ne diyelim bu çakalı okuyup yazılarına inanlar olacaktır yuh olsun artık ne diyeyim.
Ya Susturacağız Ya kan kusturacağız

Çevrimdışı TÜRK-KAN

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 2183
 Maalesef Soner Efendi ve vakti zamanında pkk lideri apo'ya başkanım diye hitap eden Küçük Yalçın, yazdıkları efendi serisi ile pek çok insanımızın kafasını karıştırmaya muvaffak oldular. Hala bu iki kuşbeyinlinin safsataları kaynak olarak alıp, neredeyse bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını hatta dünyayı sabetaycı(yahudi dönmesi) ilan eden kıt beyinliler mevcuttur.

 Soner ile Küçük Yalçın Efendiler, rezillikleriyle ne kadar övünseler azıdr. Çünkü akp'nin koruması altındaki yobaz itlerde, bu iki alçağın eserlerini kaynak göstererek YÜCE BAŞBUĞUMUZ ATATÜRK'e sabetaycı diye dil uzatıyorlar. Açıkça ifade edecek cesarete sahip olmasalarda yazılarında eserlerinde üst kapalı olarak bu Efendilerede göndermelerde bulunuyorlar.

 Irkçılığa karşı olduğunu bas bas bağıran Soner Efendi'ye sormak lazım neden o zaman bütün herkesi Sabetayist yapmaya çalışıyorsun?. Nihayetinde bu da bir ırkçılıktır. İşin iğrenç tarafı bunu Türk Toplumunun yüce saydığı , değer olarak gördüğü kişileri(BAŞBUĞ ATATÜRK, Ziya Gökalp) alet ederek yaptılar.

  Soner Efendi'nin İsmail Türüt denen yobaz kişiliği de Türkçülüğe karşı saldırmak için kullanması da tam bir kahpelik örneğidir. Akıllarınca Hrant Dink'in intikamını alıp, ruhunun huzura kavuşmasını sağlayacaklar. Kendilerini de bu şekilde teselli edecekler. Adamı şımartıp göklere çıkartın, ölümüne sebeb olun. Ondan sonra da suçu başkalarının üstüne yıkıp, bu işten sıyrılmak için olayla alakası olmayan kişilere, fikirlere saldırın. Böyelikle hem suçluluk duygusundan kurtulup rahata ereceksiniz değil mi?. Hrant Dink'in asıl katilleri sizsiniz.

 Soner ve türevi olan Efendiler, Türk Büyükleri ve Türkçülük, sizin gibi ruh hastalarının ezik kompleksli tabiatlarınızı, tatmin edileceğiniz bir alan değildir.  Adi kumpaslarınız, komplolarını, entrikalarınız bize sökmez!.  

 TTK

Çevrimdışı motun yabgu

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1566
Kani bozuk serefsiz oglu serefsizin yazisini okudum lanetliyorum Ismail türütün sahsinda Türkcülere saldiriyor Bu kiralik kalem satilmis köpegin yahudi dönmesi oldugundan kusku duymuyorum Bir sekilde bu asagilik irk mensubu Türklük düsmaninin en agir sekilde cezalandirilmasini temenni ederim Türkün Tanrisi Türk irkini korusun
ÜZE TENGRI TEMÜR CIDA OKLAR BIRLE BIR BULUT

  BASBUGUMUZ TANRIKUTTUR TANRIKUTTUR

                       TANRIKUT.

tungatonyukuk

  • Ziyaretçi
Şerefsiz oğlu şerefsiz....

Böylelerini Cezalandırmak

Mahkemeye vermek Lazım ...

Çevrimdışı Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • İleti: 1797
    • http://www.hunturk.net
"Çamur at, yapışmasa da, izi kalır"
Bu söz; kızıl devrimin lideri Lenin'e aittir.

Propaganda; Bir öğretiyi, düşünceyi, inancı, siyasi görüşü başkalarına tanıtma, benimsetme ve yayma amacıyla, her tür iletişim aracı kullanılarak sözle ve yazıyla yapılan eylemlerin tümüdür.

Rakibi yıpratıp, etkisiz kılmak için yapılan iftira atma, suçlama, zan altında bırakma, kafa karıştırma gibi yöntemler de propaganda olup, şüphesiz ki psikolojik savaşlarda önemli bir yere sahiptir.

Tarihte propagandayı ilmi bir sistematikle ele alıp, kurumsal bir kimlikle uygulamaya koyduran kişi, Nazi Alman diktatörü Adolf Hitler’di.
Adolf Hitler müstakilen bir propaganda bakanlığı kurmuş, başına da çok zeki ve yetenekli Dr.Joseph Goebbels'i getirmişti.
Tarihçiler, Almanya'da Nazizmin yayılıp güçlenmesinde Hitler'den sonra en büyük rolü oynamış kişi olarak Goebbels'i göstermektedirler.
Goebbels, propagandasını şu temel ilke üzerine kurmuştu:
"Eğer bir yalan, uzun bir süre yeterince tekrarlanırsa, sonunda o yalan bir gerçekmiş gibi algılanır."

Propagandanın, sürekli olarak yalan söyleme sanatı olduğunu çok iyi bilen propagandacılar, yalan uydururken de şeytanca bir yol izlemektedirler.
Tamamı yalana dayalı bir propaganda asla yapmamaktadırlar.
Söylenen büyük yalanların arasına bazı küçük doğrular da serpiştirilmektedir. Böylece, dinleyiciler ve izleyicileri çok daha kolay kandırıp aldatılmaktadır.

Karşı tarafı savunmada bırakmak veya aleyhteki hakikati körleterek zihinleri bulandırmak maksadıyla ani olarak yapılan propagandaya da “Baskın propaganda” adı verilmekte olup, bu yolla meydana gelen durumdan kısa bir zamanda faydalanılır.
Şu anda, malum şahıslarca yapılan, bu tanımın içerisindedir.

Kelimenin daha dar ve sık kullanılan anlamıyla propaganda politik bir amacı veya iktidarın çıkarlarını destekleyen bilerek çarpıtılmış veya saptırılmış bilgiye denir.

Propagandacılar bir grubun istekleri yönünde halkın bir konu veya olayla ilgili görüşlerini değiştirmeyi amaçlarlar. Bu manada propaganda, aynı amacın insanlara istenen bilgilerin verilmesi yerine, istenmeyen bilgilerin kısıtlanmasını amaçlayan sansürün tersidir.

Propagandayı diğer metotlardan ayıran; propagandacının halkın fikrini ikna etme ve anlatma yerine kandırma ve kafa karıştırmayla değiştirme isteğidir.

Organizasyonun liderleri bilginin tek taraflı veya doğru olmadığını bilmelerine rağmen propagandayı yayan daha düşük rütbeli üyeler durumu bilmeyebilirler.

Soner Yalçın tescilli bir hain ve vesikalı bir uşaktır.
Tek özelliği; üzerine yüklenen görevi, usulünce, yerine getirebilmek yeteneğine sahip olmasıdır. Yani, ağzı ve kalemi iyi laf yapabilen kabiliyetli bir piyon ve taşerondur.
Yıllardır hep gizemli, aykırı, toplumun genel kabullerine ve tarihi gerçeklere zıt iddiaların ve hatta iftiraların sunuculuğunu yapmak görevini yürütmektedir.
Bahse konu olan İsmail Türüt kimdir? Nedir ki ?
Türütlerin, bilmem nelerin yaptığı şeyler, söylediği sözler üfürükten konular olup, asıl hedefe saldırmanın bahanesi yapılmaktadır.
İsmail Türüt çıkıp; “Ben Türk ırkçısıyım, Türk kanı taşımayanları bu memlekette istemiyorum” Dese ne olur? Demese ne olur?
Bir kıymeti yoktur, bu ve benzeri şarlatan ve bukalemun karakterli kişilerin, ne dediğinin, ne de yaptığının.

Ama herkes birbirini biliyor, tanıyor.
Kim; nerede, ne zaman, kime ve nasıl saldıracağının planını çok önceden yapmıştır.
Amaç Türkçü düşüncenin temel dinamiklerini yok ederek, gelişmeyi ve yükselmeyi durdurmaktır.

Her ne kadar büyük Türk Milleti; kendi çocukları olan biz Türkçüleri, yeterince bilip, fark etmemiş olsa da; Türklüğün dünkü, bugünkü ve gelecekteki düşmanları ve bu düşmanların piyonluğunu, taşeronluğunu ve işbirlikçiliğini yapan etnik döküntüler; kafası, beyni ve vicdanı iğfal edilmiş mankurtlar bizleri, yaptıklarımızı ve neler yapabileceğimizi gayet iyi bilmektedirler.

Bu ve benzeri kalem salyaları, durdurulamaz bir yükselişle kitleselleşmeye doğru giden Türkçü düşünce ve kadrolaşmayı engellemek ve jurnallemek amacıyla, patronlarının kulaklarına üflediği ve dikte ettiği istikamette hareket etmektedirler.
Bunlar kara propaganda ve çamur at izi kalsın şerefsizliğinin uygulamalarından başka bir şey değildir.

Bu şer kalemlerin sahip oldukları medya gücü, etki sahalarını genişletse de; milletin sinesinde yer tutmuş olan uluğ bilgeleri Türklüğün sinesinden çıkartmaya güç yetiremeyecektir.
Unutmayınız ki Türkçü yayın kuruluşlarını ve internet sitelerini takip edenlerin başında bu sülükler gelmektedir.

Yani “göz, hasmını da bilmekte, dostunu da!..

Tıpkı arının, bal alacağı çiçeği, bilmesi gibi..!

TTK


Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çevrimdışı Sinem

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 47
Masum ve iyiniyetli bir Türk kardeşim bu kitabı okuduğunda kesinlikle şunu düşünecektir. Ben aslında sanıldığı gibi bir cihan imparatorluğu falan kurmadım .Bu tamamen yalandı. Övünülecek ne varsa kim varsa hepsini Türk maskesi altında yahudi dönmeler yaptı. Hatta Türk hakimiyeti diye birşey yok Türk gücü diye birşey yok.Ben de tamamen yahudilerin elinde oyuncak olmuş bir Türküm  diyecektir. Hatta soner yalçın efendi Atatürk yahudidir ama ben yazamıyorum siz anlayın bi zahmet demektedir.Bu yüzden  benim sevgili Türk kardeşim iyice delirecektir .Bu adam kimdir nedir bilmiyorum, ama kendisi öküz altında buzağı arar aratır.Ben  okuyanları gördüm dediklerim tecrübeyle sabittir kardeşlerim...aman dikkat...ttk
TÜRKÜM BEN. SADECE TÜRKÜM...

Çevrimdışı DENKTAŞ

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • İleti: 16
Soner Yalçın ın yazısında çok fazla abartı ve saçmalık var.Hem ırkçılık kötü bir şeydir diyor.Hemde o arap şu arnavut bu rumdur diyor.Be adam onaylamadığın bir şeyin kıstaslarını niye kullanıyorsun ki?Bir de herşeyden çok eminmiş havasına giriyor.Eleştirmiş olduğu insanda idealistlikte bir iddiası olmayan,piyasa tipi bir adam.TÜRKÇÜLÜĞÜ TARTIŞMAK İSMAİL TÜRÜT İLE SONER YALÇIN A KALMASI ÇOK KOMİK .Bilimsellikten uzak, Aydın Doğan ın gözüne girmek için yazılmış bir yazı...