Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  
Ulak Posta: soruhunturk [[@]] gmail [.]com

HT MAĞAZA

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 10
 21 
 : 23 Aralık 2018, 11:20:27 
Başlatan Adil ÖZTÜRK - Son İleti Gönderen: Adil ÖZTÜRK
TÜRK OLMAKTAN KORKAN TÜRKLER OLDUK

Türkçü bir sitede gezinirken ilgimi çeken en önemli şey, Türk Kültürü: 12, Türk Siyasi Tarihi: 36, Yakın Dönem Türk Tarihi: 36, Atatürk: 97 arası okunmuş ama, Fettullah Gülen konulu yazı: 39031, Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar Konulu Yazı: 38893, Misyonerlik Konulu Yazı: 47284, Türklerin Baş Düşmanı Yahudiler Konulu Yazı: 168891, Güncel Yazar Çizerlerin Anlatıldığı Yazı: 64133. Gördüm ki, kendilerini Türkçü olarak adlandıran kardeşlerimiz dahi bilinçaltlarında, Arap Kültür Emperyalizminin etkisindeler.
Bir başka keşmekeşimiz ise Türk Milleti adı ile Türk Dünyası, Türk Devletleri, Türk Birliği, Turan gibi isimleri kullanarak İstişareler, Kurultaylar düzenlenmekte ama bu etkinliklerde havanda su dövülmekte, birilerinin kişisel hırlarına hizmet edilmeye çalışılmakta. Bunların hizmet ettikleri nefisleri ile hırslarını kontrol edenler ise, Arap Kültür Emperyalizmi merkezi odaklı kişi veya kuruluşlar olduğu izlenimi uyandırmaktadır.
Türk olmayı kabullenemeyen veya Türk olmaktan korkan Türkler olmuşuz.
İşte Türkçülüğü reddedip, Arap asıllı Türk Milliyetçisi Seyit Ahmet Arvasi'nin ‘’Türk-İslam Sentezi’’ ile yetişen Türk Milliyetçisi son kuşak.  Oysa daha üç-dört gün önce İslam dini söz konusu olduğunda Maturidilik, Sunnilik hakkında o kadar çok şeyler yazıldı, söylendi ki, adeta dindarlığını ispatlamaya çalışanlar vardı. Ama şimdi söz konusu Türklük adeta vebadan kaçar gibi kaçmaktayız, suskunuz. Oysa Türk Milletinin İslam Dinini algılama ve yaşama biçimi anlatmaktan öte yaşayarak özdeşleşmek üzere olmuştur. Öyle ki, yüzyıllarca Türk dendi mi Müslümanlık, Müslümanlık dendi mi Türklük akla gelmekte idi. Ne sunnilik bilinirdi, ne orjinallik bilinirdi adına Türk Müslümanlığı denirdi. Sadece Türk Müslümanlığı olarak algılanan İmam-ı Azan Ebu Hanife (Numan bin Sabit) isimli Türk’ün yaşayarak uyguladığı İslam anlayışı dünyaya örnek oldu ama Araplara bir türlü örnek olamadı, Türk’ün İslam’ı alıp dünyaya yaymasını hazmedemediler. ‘’Benim olmayan başkasının da olmasın’’ diyerek din adına Selefilik fitnesini ürettiler. Kendi fitnesini kabullendirmek için de sunnilik uydurmasını ortaya attılar. Türkiye’de bu fitneye karşı durabilecek tek Fikir olan Türkçüleri de Türk-İslam Sentezi tuzağına çekerek Türklüğü İslam’a yama gibi gösterdiler. Attıkları bu fitne sonucu bu gün Türkiye dahil İslam dünyası birbirinin canına kastetmekte, on binlerce yıllık Türk Medeniyeti tekrar kendini bulma mücadelesi vermektedir.
Bir başka kanayan yaramız olan, Doğu Türkistan Türkleri olan Uygur Türkü kardeşlerimiz adları Türk ama Kültür olarak adeta Araplaşma sevdasındalar. Her mücadelelerinin içinde mutlaka Marksist Filistin özentisi var. Alfabe olarak Arap harflerini kullanmaktalar. Günümüzde bütün Türk toplulukları Latin alfabesi ile okuyup yazarken Türkiye Türkçesi merkez olmak üzere bir toparlanma içerisinde iken Doğu Türkistanlı Türk kardeşlerimizin haklı mücadele süreçlerindeki bu tutarsızlıkları Türklük için ayrı bir tehlike. Doğu Türkistanlı Türk kardeşlerimizin tek özgürlük şansları Türkçülük bilincine sarılmaları gerekmektedir. Kürşad’ın kırk yiğidiyle Çin sarayını bastığı o ruhu ve Bilge Kağan ve Kül Tiğin’in el ele vererek Türk Milletini ayağa kaldırdıkları Türkçü ruhu yüreklerinde hissetmeleri gerekmektedir. Başka devletlerden, başka milletlerden medet umulmaz. Başka devletler ve başka milletler bir yardım ediyor gibi olur ama bin sömürür. Afganistan, Libya, Irak, Suriye örnekleri hala canlı şahidi değil mi. Türk’ün kendi asil kanı Özgürlük mücadelesi için yeter yeter ki o asil kanı hissetsinler.  “Her şey Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından” olursa özgürlük olur, zafer olur.
Sonuç olarak; Bilge Kağan atamızın buyruğuna uymak zorundayız. ‘’  “Türk, Oğuz beyleri, Milleti, işitin: Üstte gök basmasa, altta yer delinmese, Türk Milleti, ilini töreni kim boza bilecekti? Türk Milleti vazgeç, pişman ol!..’’ – [Orhun Abideleri, Kültigin Abidesi, Doğu Cephesi, 23]
‘’NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!..’’
Adil ÖZTÜRK

 22 
 : 21 Aralık 2018, 14:34:04 
Başlatan Adil ÖZTÜRK - Son İleti Gönderen: Üçoklu Börü Kam
Biz Turfanı yarattık uyku uyurken Batı
Nuh doğmadan kişnedi ordularımızın atı.
Sorsan şöyle diyecek gök denilen şu çatı:
Türk gücü bir yıldırım, Türk bilgisi bir deniz.


 


Eski Türklerde, gökyüzü Tanrısal bir güç olarak kabul edilirdi. Geceyle gündüz kavga halindeydi. 21 Aralık tarihinin ardından günlerin uzamaya başlaması, kutsal kabul edilen güneşin kavgayı kazandığı gün olarak kabul edilir ve bunun için şenlikler düzenlenirdi. Bu kutlamalarda ‘Akçam’ denilen çam dalı kullanılır, o çam dalının altına, Tanrı iyi insanlara iyi şeyler sunduğu için, hediyeler konulurdu. Tanrı gelecek yıl iyi şeyler versin diye de, o çam dalına iyi dilekleri simgeleyen bezler, süsler bağlanırdı. O gün aileler bir araya gelir, yemekler yapılır, yenir, şarkılar söylenip, dans edilirdi.




“Bugün Noel Baba olarak kabul edilen yaşlı adamın, gökyüzü Tanrısının kötü kardeşi yeryüzü tanrısı olduğuna inanılır. 22 Aralık’ta onun bile iyi olmaya karar vererek, kapı kapı dolaşıp hediyeler verdiği düşünülürdü. Noel Baba’nın kıyafetleri tıpkı Türk geleneklerindeki kıyafetleri yansıtır. Bu adet, Hunlarla birlikte Avrupa’ya, Hıristiyanlığın yaygınlaşmasıyla birlikte Hıristiyanlara geçti. Yılbaşı kutlama geleneği, 325 yılında alınan bir kararla Hz. İsa’yı anmak için kullanılmaya başlanmıştır”




Nardugan, Roma’da Satürnalya, Antik Yunan’da ise Dionysos Şenlikleri olarak kutlanan, Türklerde Güneş’in Doğuşu anlamına gelen ve Ön Türkler’deki atalar kültü döneminden günümüze kadar Orta Asya coğrafyasında Güneş kültü adına kutlanan bir bayramdır.

Her yıl 22 Aralık’tan sonra gelen ilk dolunayda kutlanır. Bunun nedeni ise Türklerin eski inanışına göre tıpkı Mısır mitolojisinde olduğu gibi gece ile gündüz sürekli savaşırlar ve 21 Aralık günü en uzun gecedir ve ardından Güneş daha çok görünmeye başlar, günler uzar. Bu yüzden Türklerce Ay yılı esasına dayalı olarak 22 Aralık gününü takiben ilk dolunayın çıktığı gün yeni yılın ilk günüdür.

Bu gün içinde tüm Türkler, ölümsüzlüğün simgesi olarak kabul ettikleri ve Türk Mitolojisi’ne göre tüm insanların türediği ağaç olan Akçaçam Ağaçları’nı süsler ve bu ağaçların altında, çevresinde geleneksel oyunlar oynar, kopuz eşliğinde şarkılar söyler ve eğlenceler düzenler.





Hıristiyanların İsa’nın doğuşu olarak kutladığı Noel bayramı, çok eski Türklerin yeniden doğuş bayramıdır.
Noel baba kıyafeti eski Türk kıyafetidir. Geyik sibirya’da yaşayan Türkler için kutsal bir varlıktır. Türkler bu bayrama çam bayramı da diyorlardı.

Hristiyan inanışlarına göre, İsa evrenin nuru, güneşi olarak algılanıyor. İmparator Kostantin (324-337) zamanında İznik’te toplanan konsülde, 22 Aralık’ta güneşin doğumu için yapılan bu “pagan bayramı” İsa’nın doğumu olarak 24 Aralık’a alınıyor ve buna da “Noel Bayramı” deniyor. (Batı kilisesi [yani Katolikler], 25 Aralık’ta kutluyorlarmış bunu.) Çam süsleme ise, ilk olarak 1605’te Almanya’da görülüyor ve oradan Fransa’ya ve diğer Hrıstiyan ülkelere geçiyor.

Ne kadar ilginç değil mi? Batı, en büyük bayramını göçebe ve ilkel (!) olarak tanımladığı Türklerden yürütmüş! Yeni yapılmakta olan çalışmalarla Batı’ya Türklerden kim bilir daha nelerin geçtiği ortaya çıkacak! Belki de yazının ve dillerin anasının da Türkler olduğu kanıtlanacaktır.


Türk Budununun NARDUGAN günü uğurlu ve kutlu olsun!
Kadim Türk adeti olan bu günleri unutturmamak, gelecek nesillere yaşayan bir gelenek olarak aktarmak,Türklüğün unutturulmuş kültür değerlerini yeniden diriltmek Türkçülerin temel görevidir.


Kök Teñğri Türk'e Kut ve Utku Versin!



 23 
 : 20 Aralık 2018, 13:01:03 
Başlatan Adil ÖZTÜRK - Son İleti Gönderen: Adil ÖZTÜRK
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!..


 24 
 : 19 Aralık 2018, 14:52:19 
Başlatan Adil ÖZTÜRK - Son İleti Gönderen: Adil ÖZTÜRK
ALGIŞ (YAKARIŞ)
Ey Mavi Göğün, Yağız Yerin Efendisi Tanrım!..
Yarattığın Mavi Gök, Yağız Yer ve Su adına, Yağız yerin tek hakimi Türk adına, Tanrı gibi Tanrı’dan olma atalarım adına, Türk’e iz süren, Yol gösteren Kök Börü adına, Tanrı’ya, Doğaya ulaştıran Ulular adına.
Öncesi Kadim, Sonrası Sonsuz, Öncesi Erdem, Sonrası Yağız, Öncesi İl, Sonrası Vatan, Öncesi Dirlik, Sonrası Birlik, Öncesi Kün, Sonrası Aydın, Öncesi de Sonrası da Türk Milletim; Bolluk, bereket ve güzellikler bizimle olsun.
Tanrı’nın överek gökte yarattığı Kök Börü soylu Türk Milleti, Yeni Yıl Türk Milletine ve yaşadığımız yurtlara esenlik getirsin. Erlerimiz Börteçine, Kadınlarımız Asena olsun. Balalarımız Kür Şad ruhlu, Yaşlılarımız Dede Korkut olsun. Tanrı Huzur ve Bolluğu yoldaşınız eylesin. Türk Töresi bilinci ile donatsın hepimizi.
Güneşin yeniden doğuşu, Yeni Doğum ‘’NARDUGAN BAYRAMIMIZ KUT’LU OLSUN!..’’
‘’NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!..’’
[Adil ÖZTÜRK]

 25 
 : 16 Aralık 2018, 23:16:39 
Başlatan [Hun Türk] - Son İleti Gönderen: [Hun Türk]
Ağabeğ,

"Kayra" sunucumuzun RAM ve işlemci gücü daha fazla. SSD disk üzerine Linux işletim sitemi kurulu. Diğerine nazaran daha hızlı olmalı : )

TTK

 26 
 : 16 Aralık 2018, 11:07:16 
Başlatan [Hun Türk] - Son İleti Gönderen: Üçoklu Börü Kam
Benim İnternet bağlantısından mı yoksa yeni sunucudan mı bilmiyorum ama, sayfa gösterimleri, öncekine göre çok daha hızlandı gibi.
Elinize sağlık [Hun Türk] Anda!
Uğurlu ve kutlu olsun!
TTK


 27 
 : 16 Aralık 2018, 01:56:38 
Başlatan [Hun Türk] - Son İleti Gönderen: [Hun Türk]
Otağ adresimiz "SSL" olarak yenilendi.

https://forum.hunturk.net




Tarayıcılarda artık "güvensiz" uyarıları kalkacaktır. Yazışmalar 256 bit ssl ile şifreli olarak sunucu içinde yorumlanır.

 28 
 : 16 Aralık 2018, 01:33:55 
Başlatan [Hun Türk] - Son İleti Gönderen: [Hun Türk]
Sunucumuzu değiştirdik. Gökalp adını verdiğimiz sunucumuzu kapatıyoruz. Kayra adlı sunucumuza geçiş yaptık an itibariyle.

Sıkıntılı durum varsa ziyaretçilerimiz iletişimden bizleri bilgilendirirse seviniriz.

 29 
 : 14 Aralık 2018, 21:21:33 
Başlatan Adil ÖZTÜRK - Son İleti Gönderen: Adil ÖZTÜRK
YENİDEN DOĞUŞ OLAN YENİ YIL;  EĞLENCE Mİ, İBADET Mİ, UMUT MU?

Karnı aç olanda kutluyor, karnı tok olan da kutluyor yılbaşını. ‘’Kim bilir babadan kalma bir alışkanlık’’ diyorlar.
Dini hiçbir vurgusu olmamasına rağmen, Yeni yıl kutlamalarına dini kılıf uydurarak karşı çıkanlar Yılbaşı kutlamak gavur icadı diyenlerin kullandıkları hangi cihaz Müslüman icadı onu söylesinler. Türbelere giderek o türbelerdeki ölülerden medet ummaktan vaz geçsinler, küçücük çocukları taciz ederek dünyalarını karartmaktan vaz geçsinler, yalandan, talandan, faizden vaz geçsinler. Alın teri, göz nuru emekle kazanan paraları yardım diye garibanların ellerinden almaktan sonra da Hıristiyan ve Yahudi ve Budist’in ürettiği teknolojiyi kullanarak sahte dindarlık yapmaktan vazgeçsinler.
Yılbaşının insanlık tarihindeki gerçeği ise her toplumda ayrı algılanmaktadır.
Türk Kültüründe "Nardugan Bayramı", Yahudi Kültüründe 2/10 Aralık’ta kutlanan ‘’Hanuka Bayramı’’, Hıristiyan kültüründe 25 Aralık’ta kutlanan "Noel" ve İslami çevrelerce 11 Ocak 630 (Hicri: 20 Ramazan 8 ) "Mekke'nin Fethi" olarak kamufle edilmek suretiyle yapılan Yılbaşı kutlamaları aslında tüm dünya insanlarının yeni yılı sevgi, umut ve coşku ile karşılamalarıdır.
Kadim Türklerin ‘’Yeniden Doğuş Bayramıdır’’. Akçam, ‘’Hayat Ağacıdır’’ kadim Türk kültüründe. ‘’Nar-Güneş’’, Tugan-Doğan’’  Doğan Güneş. ‘’NARDUGAN’’ Gecelerin kısalıp gündüzlerin uzamaya başladığı 22 Aralık’ta gece gündüzle savaşır. Kadim Türk kültüründe Türkler, bu günlerde ‘’Güneşi geri ver’’ diye Tanrı’ya dualar ederler. Uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanır. İşte bu güneşin zaferini, yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle akçam ağacı altında kutlarlar. Güneşin yeniden doğuşu, bir yeni doğum olarak algılanıyor.
Bu bayram için, evler temizlenir. Güzel giysiler giyilir. Ağacın etrafında şarkılar söyleyip oyunlar oynanır. Yaşlılar, büyük babalar, nineler ziyaret edilir, ‘’Ayaz Ata’’ ve torunu ‘’Kar Kız’’ kimsesiz çocukları sevindirir, aileler bir araya gelerek birlikte yiyip içilir. Yaş ve kuru meyveler, özel yemek ve şekerleme yenir. Bu bayramda, aile ve dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömür çoğalır, uğur gelirmiş diye inanılır. Türk Milleti en az (15.000) yıldır Nardugan (Yeniden Doğuş) Bayramını kutlamaktadır. Türk Milletinin binlece yıldır kutladığı, Narduğan (Yeniden Doğuş) Bayramının dini bir özelliği yoktur tamamen doğa sevgisine dayanır.
Aslında dini kimliklere her ne kadar adapte edilmek istense de her üç dinde de Yılbaşı gününe denk gelen hiçbir gün yok iken insanların eğlenmesine, mutlu olmasına normal hiçbir insan veya topluluk karşı çıkamaz. Tüm insanlığın yeni bir yılı karşılama coşkusudur. Yaşadıkları ve biten yılda umduklarını bulamayan insanların yüreklerinde gelmekte olan yılda tekrar yeni umutların, yeni sevgilerin yeşermesidir.
Eğlenmek, neşelenmek insanın doğasında vardır. İsteyen şükreder, isteyen eğlenir. İnsan doğasındaki bu güzel duyguyu aşırıya kaçarak kirletmek kadar çeşitli dini veya kültürel baskılarla yok etmeye çalışmak ta ilkelliktir, insanlığa düşmanlıktır.
Öldürmek, çalmak, iftira atmak, tecavüz etmek, rüşvet vermek, rüşvet almak günahtır.
Toplumsal kutlamalar toplumsal kültürü ve toplumsal ahlakı yansıtır. Kutlamaları dini gerekçelerle sınırlamak veya yasaklamak yerine ahlaki boyutta ele alıp insanlığa daha faydalı hale getirmek gerekir. Çünkü Yılbaşı kutlamasının hiçbir dini boyutu yoktur. Sadece yaşanmış olan yılın son gecesi, yaşanacak olan yılın ilk gecesidir. Yapılması gereken en uygun şey; Sevdiklerine, komşularına, akrabalarına, dostlarına iyi dilekte bulunmaktır.
Yeni yıl mutluluk ve esenlikler getirsin.
Adil ÖZTÜRK

 30 
 : 11 Aralık 2018, 10:37:03 
Başlatan TanriKutMete - Son İleti Gönderen: Bozkurt42
Murat Yeni ve tayfası Fettuhlaçılıktan tutuklanıyor şimdi. Yav arkadaş bunların Fettuhlahçı olduğunu yeni mi gördük. Bunlar bangır bangır biz buyuz demiyorlar mıydı diğerleri gibi.

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 ... 10

ÖNEMLİ! OTAĞIMIZ ARŞİV YAYIMINDADIR. AKTİF/ANLIK OLARAK HİZMET VEREMEMEKTEDİR. HİZMET SÜRESİ 3+ GÜN OLABİLİR



Önemli! Bu ağda Türk Ceza Kanunun 20.ci madde ve 5651 sayılı kanunun 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre yazılan yazıların sorumluluğu yazı sahibine aittir. Ülkemizin anayasal hukuk kuralları çerçevesince kişiler kendi görüşlerini beyan etmişlerdir. Uygunsuz/Aykırı içerikleri lütfen bildirmekten çekinmeyin. İlgili hukukçu arkadaşlarımız bildirimlerinizi inceleyip 5 (beş) iş günü içerisinde sonuçlandıracaktır. İçerik sahibi olarak uygunsuz içerikleri kaldırmayı taahhüt ediyoruz.

HunTürk Türk Otağı açılış tarihi Mayıs 2005. Irkçılar Irkçı Gökbörü Türkçüler Türkçü Turancı.
Ulak bilgimiz soruhunturk { @ } gmail [.] com adresinden ulaşabilirsiniz. Yazılım: SMF olup tarafımızca modifikasyonlar yapılmıştır.
Ağımız özgür yazılım olan Mozilla Firefox tarayıcı özellikleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Sorunsuz gezinim için Firefox'u tercih ediniz. Yüksek Çözünürlükte(+1024) en iyi performansı verecektir.

Bu sayfa 0.058 saniyede 20 sorgu ile oluşturulmuştur, son güncelleme 260418, Gökalp Sunucu