Gönderen Konu: GÖRMEK İSTEMEYEN GÖZE IŞIK NE FAYDA  (Okunma sayısı 1853 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Adil ÖZTÜRK

  • Otağ Sorumlusu
  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • İleti: 62
GÖRMEK İSTEMEYEN GÖZE IŞIK NE FAYDA
« : 11 Şubat 2019, 17:48:41 »
GÖRMEK İSTEMEYEN GÖZE IŞIK NE FAYDA

Yerel Seçim tarihinin belirlenmesinde bile tuhaflık var. 31 Mart tarihi, Türk Milletinin hafızasında birçok olumsuzlukların olduğu bir tarihtir ama buna takılmayacağım. Esas dikkatimi çeken, 31 Mart 2019 Yerel seçimlerdeki ülke atmosferi.
Sanki, Can Yücel’e adanmış bir seçim havasında süreç işliyor. Ne demişti Can Yücel; ‘’Ülke bölünsün istiyorum. Yandaş, yalaka ve yavşaklar bir tarafa. Onurlu, şerefli, üreten emekçi insanlar bir tarafa.” Bu seçimler de tam bu slogan niteliğinde. Ülke iki oluşum ile seçime giriyor. ‘’Cumhur İttifakı’’ ve ‘’Millet İttifakı.’’ Her iki taraf ta birbirini ihanet ile suçlamakta, her iki taraf ta eli kanlı PKK terörü ve Fetö denen Dinci Terörünü malzeme olarak kullanmakta. Oysa uzun yıllardır ülkenin istisnasız tüm kesimleri hem PKK Teröründen hem Fetö Dinci Teröründen yeterince zarar gördü ve görmekte. Kimsenin kimseye bu iki melaneti yamamasına gerek yok. Kim kimin ne olduğunu biliyor. Boşuna ‘’Tencere dibin kara seninki benden kara’’ edebiyatı yapmayalım.
Ülkenin başında bir de Suriyeli Mülteci belası var ki Türkiye de geleceğin en büyük terörü olma yolunda. Öyle ki PKK Terörü ve Fetö Dinci Terörünü ikiye katlayacak derecede tehlikeli. En az İki milyon Ermeni Suriye’den mülteci kimliği ile Türkiye’ye girmiş durumda. Zaten üretim ekonomisinden vazgeçilmiş, doksan beş yıllık Cumhuriyet Türkiye’si birikimleri olan sanayii yatırımları satılıyor, verimli tarım arazileri yabancıların dolarlarına peşkeş çekiliyor, bol bol tüketim ekonomisi uygulanıyor.
TBMM de; herkes dindar oldu, Allah, kitap, kutsallık üzerinden siyaset yapılıyor. Sanki siyasetçi değil, hoca efendiler, hacı efendiler sanırsın. Milliyetçilik ise zaten seçim dönemlerinde siyasetçilerin bir numaralı malzemesidir.  Enflasyonun sorumluları: Dış güçler, Pahalılık: Marketlerin suçu, Faizler: Bankaların suçu.
Türkiye’deki devlet ve özel üniversitelerde onca Ekonomist, Mühendis, Botanikçi, Tarım ve Hayvancılık üzerine uzman mezunlar veriliyor. Bunlardan mezun olanlar hiç mi üretim projesi geliştirmiyor. Hiç mi yerli otomobil, yerli uçak, yerli bilgisayar, yerli cep telefonu projesi ortaya konmuyor. Siyasetimiz üretip satmak üzerine değil de hazır olanı tesisleri satmak ve tüketim üzerine yoğunlaşıyor.
Sahi gelişmiş dediğimiz ülkelerin parlamentolarında da bizde olduğu gibi din ve milli konular üzerine mi siyaset mi üretiliyor yoksa bilim ve teknoloji projeleri mi üretiliyor?
Bir gün, TBMM de bilimin, teknolojinin ve sanayi de kalkınmanın projeleri üzerine olumlu tartışmaların, muasır medeniyet seviyesini yakalama heyecanının yaşandığı atmosferi görebilecek miyiz?
Kutsal Kitabımız ‘’OKU’’ diye başlamasına rağmen okumayan, dedikodu yapan, üretmekten uzak, tüketmeyi seven bir toplum olduk. Beyazıd-ı Bistami’nin güzel bir sözü vardır ‘’ Gayesi hak (okumak) olmayanın rehberi şeytandır.’’ der. Hiç kimseyi sorgulamadan önce nefis muhasebesi yaparak tercihlerimizden dolayı kendimizi sorgulamamız gerekmez mi. Çünkü; ‘’Hayatımız yaptığımız tercihlerin toplamıdır.’’


Adil ÖZTÜRK
Adil ÖZTÜRK