Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  
Ulak Posta: soruhunturk [[@]] gmail [.]com

HT MAĞAZA

Gönderen Konu: TÜRKLÜĞÜN ONGUNU BOZKURT  (Okunma sayısı 152156 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRKLÜĞÜN ONGUNU BOZKURT
« Yanıtla #20 : 27 Mart 2011, 15:06:13 »

KURT'LA İLGİLİ FOLKLORİK İNANÇLAR

* Albasmaması için, lohusaların yastığının altına bir parça kurt derisi konulur.

* Bir kişi kurdun böbreğini ve yüreğini yiyip de memesi şişmiş bir koyunun memesine dokunursa koyun hemen iyileşir.

* Çocuğu yaşamayan kadınlar, bir kurt derisini ortasından delip çocuğu oradan geçirirlerse çocuk yaşar ve uzun ömürlü olur.

* Çok uyuyanlar, ceplerinde bir kurt gözü bulundurdukları müddetçe az uyurlar.

* Kurdun aşığı delinir de küçük bir çocuğun beşiğine asılırsa o çocuğa nazar değmez.

* Bir kişi kurdun etini kebap edip yerse cesur olur.

* İnsan, kurdun herhangi bir işaretini üzerinde taşırsa heybetli görünür.
Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRKLÜĞÜN ONGUNU BOZKURT
« Yanıtla #21 : 27 Mart 2011, 15:07:39 »

KURT'LARLA İLGİLİ ÖYKÜLER

Aşağıda yer alan ve kurtlarla ilgili olan yazı, Fransız şair Alfred de Vigny'nin ''Kurdun Ölümü'' adlı eserinden alınmıştır. Alfred de Vigny, Türk değildir. Ama, okuyunca da anlayacağınız gibi, ''Kurdun Ölümü'' adlı hikayemsi şiirinde şair, kurtların özgürlük ve aile yaşamı uğruna nasıl kendilerini feda ettiklerini dramatik bir biçimde dile getirmektedir. Bu dramatik dile getiriş de bizi, Türkler'in niçin Bozkurdu kendilerine simge olarak seçtiklerini açıklayan yanıtlara ulaştırmaktadır. Eğer ki düşünebilirsek...

KURDUN ÖLÜMÜ

Şair Vigny, dosları olan soylularla birlikte dağlarda kurt avına çıkar. Vakit gecedir. Issız bir Ay aydınlığı vardır. Alevlenmiş gibi yanan Ay'ın üzerinden bulutlar geçmektedir. Kara ormanlar ufuğa dek dayanmakta, avcılar tüfekleri ile birlikte art arda yürümektedirler. Bir ara, avcıların en deneyimlisi yerde taze pençe izleri görür. Bu izler, oradan az önce geçmiş olan iki kurt ile iki yavrusunun izleridir. Avcılar bıçaklarını hazırlarlar, tüfeklerinin parıltılarını saklarlar. O arada üç avcı durur. Karşılarında alev saçan gözleri ile bir kurt durmaktadır. Biraz ötede, kurdun yavruları sessiz sessiz oynamaktadırlar. Kurdun dişisi tehlike karşısında dimdik durmaktadır.
Erkek kurt, bütün kaçış yollarının kapalı olduğunu anlar. Ön pençelerini kumlu toprağa saplayarak çömelir ve avcıların köppeklerinin en iri ve saldırgan olanına saldırır. Köppeğin gırtlağına dişlerini geçirir ve bırakmaz. Avcılar üst üste ateş ederler, erkek kurdun gövdesini delik deşik ederler, bıçaklamadık yerini bırakmazlar; ama kurt, köppeğin gırtlağındaki dişlerini biraz olsun gevşetmez. Sonunda da köppeği gebertir.
Erkek kurt çömelmiş, gövdesine saplı bıçaklarla avcılara bakmaktadır. Avcılar ellerinde tüfeklerle çevresini sarmıştır. Kurt, ağzından akan kanları dili ile yalayarak avcılara son bir kez bakar. Sonunda gözlerini kapar ve ses çıkarmadan son soluğunu verir.
Dişi kurt ile yavrular ise kaçıp kurtulmuşlardır.
Bu öyküde erkek kurt, yavruları ve onların özgürlüğü için kendini feda etmiştir. Eğer iki yavru olmasa idi, dişi kurt da erkeği ile birlikte döğüşecekti. Ancak, onun bir görevi vardı: O iki yavruyu dağlara kaçırmak, onlara açlığa dayanmayı ve insanların yanında bir lokma ekmek ve yatacak yere karşılık özgürlüklerini feda eden köppekler gibi olmamayı öğretmek...
Erkek kurt ölmeden önceki son bakışlarında belli ki avcılara şunu demek istemiştir.
''İnlemek, ağlamak, yalvarmak; bunların hepsi onur kırıcıdır. Alın yazının seni sürüklediği yolda, uzun ve ağır görevini yerine getir. Sonra da benim gibi ses çıkarmaksızın acı çek ve öl. Ama başın dimdik, özgürce ve yiğitçe !''
Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRKLÜĞÜN ONGUNU BOZKURT
« Yanıtla #22 : 27 Mart 2011, 15:08:37 »

CESETLERİMİZİN TÜRKLÜĞÜNÜN KANITI BOZKURT

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yapılmasının en büyük nedeni, Rum militanların Türkler'e karşı yaptıkları mezalim ve katliamlardır.
Rumlar, savunmasız ve silahsız Kıbrıslı Türkler'e, kuduz itler gibi saldırıyorlardı. Gördükleri savunmasız Türkler'i (özellikle kadın ve çocukları) acımadan katlediyorlardı. Rumlar birçok Türk yerleşme merkezine baskın düzenlediler. Baskına uğrayan yerlerden Atlılar, Muratağa ve Sandallar köylerinde, bozkurdun Türk kültüründeki önemini gözler önüne seren bir olay cereyan etmiştir.
Adı geçen Atlılar, Muratağa ve Sandallar köylerindeki Türk cesetleri tanınmaz durumdaydı. Cesetlerin Türkler'e ait olup olmadığı belirlenemiyordu. Birleşmiş Milletler'in yetkilileri, cesetler kısmen çürümüş ve bozulmuş olduğu için, sünnetli olmalarını Türk olmalarının kanıtı olarak kabul etmedi. Ama çocuk cesetlerinin kemer tokalarında bozkurt tasviri vardı. İşte bu bozkurtlu kemer tokalarını gören Birleşmiş Milletler'in yetkilileri hemen cesetlerin Türk cesedi olduğu raporunu verdiler.

Dikkat edin! Bizim kanımızdan, kültürümüzden olmayan kişiler bile Türklüğün en büyük kanıtı olarak Bozkurt'u görüyorlar. Sünnetli olmak bile Türklük için yeterli bir belirti sayılmazken Bozkurt, Türk olmanın birinci kanıtı derecesine yükseliyor.
Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRKLÜĞÜN ONGUNU BOZKURT
« Yanıtla #23 : 27 Mart 2011, 15:15:58 »

ATATÜRK ve BOZKURT

ATATÜRK'E ARMAĞAN EDİLEN BOZKURT HEYKELİ



HEYKEL'İN ATATÜRK'E HEDİYE EDİLMESİ

2 Ağustos 1926 gecesi Türkiye'nin ''Bozkurt'' adlı yolcu gemisi, Fransız ''Lotus'' gemisi ile Ege Denizi'nde çarpışır. Bozkurt gemisi batar ve 8 Türk denizcisi boğularak ölür. Ertesi gün, İstanbul'a gelen Lotus gemisinin kaptanı tutuklanır ve Türk mahkemelerince 80 gün hapis cezasına çarptırılır. Lotus gemisinin kaptanının karşı çıkışları sonucu dava, Lahey Sürekli Adalet Divanı'na intikal eder. Lahey Sürekli Adalet Divanı, 7 Eylül 1927'de, Türkiye'nin hukuka aykırı davranmadığına karar verir. Bu kararla birlikte ''Geminin adı ve Türk milletinin milli simgesi, Türk özgürlük ve bağımsızlığının timsali olmasından ötürü'', Türk heyetine, Atatürk'e verilmek üzere tunçtan bir Bozkurt heykeli armağan edilir. Bu davadan dolayı, dönemin adalet bakanı Mahmut Esat'a, Atatürk tarafından Bozkurt soyadı verilmiştir.

HEYKEL GÖZDEN UZAKLAŞTIRILIYOR

Adı geçen Bozkurt heykeli 1968 yılına değin Anıtkabir'de sergilenmiş, 1968'de Samsun'da Gazi Müzesi'nin açılmasıyla Atatürk'ün birçok özel eşyası ile birlikte Samsun'a yollanmıştır. Bu Bozkurt heykeli 1978 yılına dek Samsun Müzesi'nde sergilenmiş, fakat CHP iktidarının baskıları sonucu (bu baskıda devrin imar ve iskan bakanı Ali Topuz hayli etkin olmuştur) müzenin deposuna atılmıştır. O günden sonra da heykeli bir daha gören olmamıştır.
 
VE HEYKEL YENİDEN KEŞFEDİLİYOR

Konu hakkında araştırmalar yapan Türkiye Gazetesi muhabiri Kemal Çapraz, heykelin izini sürer ve Samsun'daki Gazi Müzesi'nde bulunduğunu öğrenir. Müze müdürü Mustafa Akkaya'dan bilgi almak ister. Müdür böyle bir heykelin bulunmadığını söyler. Kemal Çapraz, bozkurt heykelinin müzenin deposunda olduğunda ısrar eder ve nihayet heykel depoda bulunup gün ışığına çıkarılır. Fakat müdür bey, akmazsa damlar misali yine zorluk çıkarmak ister ve heykelin fotoğraflarının çekilmesine izin vermez. Lakin acar gazeteci Kemal Çapraz bakanlıktan aldığı yazılı izinle heykelin fotoğraflarını çeker.

HEYKELİN BOYUTLARI

Lahey Sürekli Adalet Divanı'nca Atatürk'e armağan edilen bozkurt heykeli kaidesiyle birlikte 29 sm yüksekliğinde, 34 sm uzunluğunda olup, kaidesi 30-12'dir.

Atatürk'ün çalışma masasında çağırma zili olarak kullandığı küçük bir bozkurt heykeli daha vardır. Yine tuçtan olan bu heykel kaidesiyle birlikte 8 sm yüksekliğinde ve 9 sm uzunluğundadır.

Bu heykel de gazeteci Kemal Çapraz'ın girişimleriyle Samsun Gazi Müzesi'nde bulunmuştur.
Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRKLÜĞÜN ONGUNU BOZKURT
« Yanıtla #24 : 27 Mart 2011, 15:19:52 »

ATATÜRK ZAMANI PARALARINDA BOZKURT

Atatürk döneminde 1927 yılında basılan kağıt 5 ve 10 liralarda Bozkurt resmi kullanılmıştır. Burada Bozkurt, ay-yıldızın içinde koşar durumda tasvir edilmiştir.


Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRKLÜĞÜN ONGUNU BOZKURT
« Yanıtla #25 : 27 Mart 2011, 15:23:01 »

DEVLET ARMASI SEÇİLEN BOZKURT



1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti Maarif Vekaleti, Türkiye Cumhuriyeti devlet armasının yapılması için Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleriyle bir yarışma açmıştır. Bu yarışmanın sonunda Namık İsmail'in bozkurtlu arması birinci seçilmiştir. Fakat yarışmaya katılan armalar yeterince görkemli olmadığından kullanılmamışlardır.
 
Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRKLÜĞÜN ONGUNU BOZKURT
« Yanıtla #26 : 27 Mart 2011, 15:25:31 »

BOZKURTLU SİGARA

Atatürk döneminde, 1935 yılında piyasaya çıkarılan Bozkurt adlı sigaralar vardır. Bozkurt sigarasının üzerinde de bir bozkurt tasviri yer almaktadır

Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRKLÜĞÜN ONGUNU BOZKURT
« Yanıtla #27 : 27 Mart 2011, 15:31:03 »

PULLARDA DA BOZKURT VARDI



Atatürk'ün ölümünden sonra, 27 Mayıs 1960 ihtilalinde bozkurda ilgi yeniden canlandı. İhtilalin birinci yıldönümünde bastırılan 40 kuruşluk posta pulunda, bozkurt figürlü Ergenekon'dan çıkış sahnesi yer almaktadır
Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRKLÜĞÜN ONGUNU BOZKURT
« Yanıtla #28 : 27 Mart 2011, 15:31:52 »

ATATÜRK'E SUNULAN BOZKURT MARŞI

1935 yılında, Abbas Hilmi Beğ tarafından bir ''BOZKURT MARŞI'' yazılıp Atatürk'e sunulmuştur.

Bu marştan bir bölüm:

Bozkurtlara örnektir, dernektir Gazimiz,
Karanlıktan kurtulduk, aydınlığa azimiz.

Türkler bugün cumhuriyet temelini kurdular
Bu temelin çamurunu kan ile yoğurdular.

Kutlu olsun ey millet, varlık bayramımız bugün
Tarihte yoktur böyle gün, en büyük bayram bugün.
Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRKLÜĞÜN ONGUNU BOZKURT
« Yanıtla #29 : 27 Mart 2011, 15:32:31 »

...VE ÖTEKİLER

1924 yılında Edebiyat Fakültesi yapısında Atatürk'ün emriyle Fuad Köprülü tarafından kurulan Türkiyat araştırmaları enstitüsünün simgesi meşale tutan bir bozkurttur. Yine, Türk Ocakları'nın, Milli Türk Talebe Birliği'nin, Yavrukurt Teşkilatı'nın, ilk milli petrol şirketimiz olan Petrol Ofisi'nin simgeleri de bozkurttur. Yine, Atatürk zamanında devlet okullarında okuyan öğrencilerin başlıklarında bozkurt yer almıştır.

KURTULUŞ SAVAŞI, ATATÜRK ve BOZKURT

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Türk topraklarının işgaline karşı yapılan Kurtuluş Savaşı, destan çağlarında cereyan etmiş olsa idi, bir Kurtuluş Destanı ortaya çıkacak ve bu destanda da mutlaka bir ''Bozkurt motifi'' bulunacaktı. Mustafa Kemal Paşa, Kurtuluş Savaşı'nın öncüsü ve en baştaki teşkilatçısı olmuş, bu niteliği ile (tıpkı Bozkurt gibi) bir kılavuz vazifesi görmüştür. Daha sonra da, Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması ile (yine Bozkurt gibi) kurtarıcı durumuna yükselmiştir. Son olarak, devrimleri ile çağdaş, ileri ve milliyetçi Türk nesilleri yetiştirme çabası, onun Türk milletinin bekasını sağlamağa yönelik amacını göstermektedir. Kendisine önerilen soyadları arasından Atatürk'ü seçmesi ise, onun gelecekteki Türk nesillerince ata olarak anılma isteğinin belirtisidir. Böylece kılavuz, kurtarıcı ve ata niteliklerini kendisinde birleştirmiştir. Atatürk bundan ötürü yabancı yazarlarca -derin bir sezgi ile-Bozkurt olarak adlandırılmıştır.
Kayıtlı
 

Önemli!, Otağımız arşiv olarak yayındadır. Aktif olarak hizmet vermemektedir. Yazılan yazıların sorumluluğu yazı sahibine aittir.

HunTürk Türk Otağı açılış tarihi Mayıs 2005. Irkçılar Irkçı Gökbörü Türkçüler Türkçü Turancı.
Ulak bilgimiz soruhunturk { @ } gmail [.] com adresinden ulaşabilirsiniz. Yazılım: SMF olup tarafımızca modifikasyonlar yapılmıştır.
Ağımız özgür yazılım olan Mozilla Firefox tarayıcı özellikleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Sorunsuz gezinim için Firefox'u tercih ediniz. Yüksek Çözünürlükte(+1024) en iyi performansı verecektir.

Bu sayfa 0.04 saniyede 26 sorgu ile oluşturulmuştur, son güncelleme 160117, GökAlp