Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  
Ulak Posta: soruhunturk [[@]] gmail [.]com

HT MAĞAZA

Gönderen Konu: TÜRK DÜNYASI'NDA VE ANADOLU'DA KOPUZ  (Okunma sayısı 16839 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRK DÜNYASI'NDA VE ANADOLU'DA KOPUZ
« Yanıtla #10 : 30 Aralık 2011, 18:39:43 »

Dr. Nesrin FEYZİOĞLU'nun BAŞVURDUĞU/YARARLANDIĞI KAYNAKLAR :

ATAMAN, Sadi Yaver, Anadolu Halk Sazları, İstanbul 1938.
BARDAKÇI, Murat, Abdülkadir Meragî, İstanbul 1986.
CAFEROĞLU, Ahmet,”Cihan Edebiyatında Türk Kopuzu”, Ülkü Mecmuası, C.XII, s.394.
CANIM, Rıdvan, Türk Edebiyatında Sâkînâmeler ve İşretnâme, Akçağ Yay. Ankara, 1998.
CHADWİCK, H. K. and N. K., The Growth of Literatüre, 3 vols, Cambridge, 1932-40.
CUMBUR, Müjgan, Karacaoğlan, Ankara 1985. TAED 31, 2006, 233-245
A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 31 Erzurum 2006 -245-
DİZDAROĞLU, Hikmet, Halk Şiirinde Türler, TDK Yay. Ankara 1989.
Edirneli Revanî, İşret-Nâme, 1527.
Efron Brokgauz, Rus Ansiklopedisi, S.Petersburg, 1895.
ELİADE, Mircea, Shamanism: Archaich Techniques of Ecstasy, (Trans. N.R. Trask) Bollinger ser, 76 Princeton N:J 1964.
GAZİMİHAL, M. Ragıp, “ Baş Ozan Korkut Ata ve Onun Yelteme Kopuzu”, TFA, C.V sa:104, Mart 1958.
Geza Kuun, Codex Cumanicus, Budapestini, 1880.
Gölpınarlı, Abdülbâki, Pir Sultan Abdal, İstanbul 1955.
GÖKYAY, O. Şaik, Evliya Çelebi Seyahatnâmesi, 1. Kitap, yapı Kredi Yay. İstanbul, 1995.
________________,, Dedem Korkut’un Kitabı, İstanbul 1973.
İslam Ansiklopedisi, İstanbul 1955 II/865
Kaşgarlı, Mahmut, Divan-ı Lügati’t Türk, (Besim Atalay çev.), TDK Yay.
KÖPRÜLÜ, M. Fuad, “Türk Edebiyatının Menşei”, Millî Tetebbular Mec. II.
KÖSEMİHAL, M. Ragıp, “Halk Mûsıkîsi Araştırmalarının Mûsıkî Tarihine Yardımı”, XIII: Beynelmilel Antropoloji ve Prehistorik Arkeoloji Kongresi Tebliğler Kitabı, Ankara 1939, s. 295.
_________________, “Kopuzdan Son Hatıralar”, TFA Ankara 1994.
NEMETH, Die inschriften des Schatues von Nagy-Szent- Miklos, Budapest 1932.
ÖGEL, Bahattin, İslâmiyetten Önce Türk Kültür Tarihi, TTK Basımevi, Ankara 1988.
PELLİOT, La Version Oiugure De’l Histoire Des Princes Kalyanamkara et Papamkara T. Oung Pao XV. Leiden 1914.
RADLOFF, Lugat, C.IV.
REİCH, Karl, Türk Boylarının Destanları, (Çev. Metin Ekici), Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu TDK Yay. 805, Ankara 2002.
REİNHARD, Kurt Et Ursula, “Die Music Der Turkei”, de traduction et d’adaptation, Buchet (Chastel), 1969.
Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRK DÜNYASI'NDA VE ANADOLU'DA KOPUZ
« Yanıtla #11 : 30 Aralık 2011, 18:44:42 »

Türk Milli Kültürüne yaptığı katkılar ve meydana getirdiği "TÜRK DÜNYASI'NDA VE ANADOLU'DA KOPUZ" adlı bu değerli çalışmasından ötürü Atatürk Üniversitesi Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Sayın  Dr. Nesrin FEYZİOĞLU Hanımefendiye teşekkür eder, başarılarının devamını dileriz.
Sağolsun, varolsun!

Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Saygılarımla..
Çağrıbey
Kayıtlı

Böri

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1084
Ynt: TÜRK DÜNYASI'NDA VE ANADOLU'DA KOPUZ
« Yanıtla #12 : 01 Ocak 2012, 10:57:51 »

Alıntı
XIII. yüzyılda yazıldığı bilinen İbni Mühenna lugatinde ‘kobur’ isimli bir çalgıdan söz edilir. Bu çalgı, Altay Türkleri arasında ‘kopur’ ve ‘kuur’ adları ile anılmaktadır

____________________________________

Bu aslında basit bir ses değişmesidir:

Ana Türkçe yazımda da belirtmeye çalıştığım gibi;

Alıntı
ses değişmeleri:

"R" (Ana Altayca ve Ana Türkçe) > "Z" (Türkçe)  [ r > rs > z]


Böylelikle zaman içinde

Kopur > Kopurs > Kopuz

olmuştur.
Kayıtlı
Türkiye'ye ihanet edenler cezalandırılmalıdır!

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRK DÜNYASI'NDA VE ANADOLU'DA KOPUZ
« Yanıtla #13 : 23 Ocak 2012, 16:37:10 »

DEDE KORKUD’UN KOPUZUNDAN, OSMANLI ŞİİRİNDEKİ AŞKIN KOPUZUNA

Bir müzik âleti olmanın ötesinde kopuz, Türk toplumunda şaman, baksı ve ozana İslâmiyet’ten önce ve sonra arkadaş olmuş, birçok fonksiyonu üstlenmiştir. Türk Mitolojisi’nin temellerinden birini oluşturan kopuz, Dede Korkud’la özdeşleşmiş ve Hikâyelerde de yer almıştır.
Bu yazımızda, kopuz redifli 12 gazel muhtevâ açısından incelenmiş, divan, mesnevî gibi müstakil eserlerden de örnek beyitler verilerek, kopuzun hangi özelliklere sahip olduğu, nerelerde çalındığı gibi konularda bilgi verilmiş, kopuzun Dede Korkud Hikâyelerindeki ve Osmanlı Şiirindeki özellikleri karşılaştırılmıştır.

Neslihan KOÇ KESKİN (1)

 (1)Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Araştırma Görevlisi
Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRK DÜNYASI'NDA VE ANADOLU'DA KOPUZ
« Yanıtla #14 : 23 Ocak 2012, 16:40:42 »

TÜRK KÜLTÜRÜNDE KOPUZ VE DEDE KORKUT’UN KOPUZU

“Her milletin ilk nağmelerini terennüme mahsus millî bir sazı vardır ki esâtirine girer ve hatırası asırlarca saklanır. İşte en eski Türk baskı-ozanlarının sagular destanlar okunurken yahut diğer yarı dinî âyînlerde kullandıkları en eski millî musîkî aleti kopuzdur.”2
Fuat Köprülü’nün “en eski millî musîkî âleti” olarak tanımladığı kopuzun Türk kültüründeki önemini Ahmet Caferoğlu benzer bir ifadeyle, “millî nağmeleri terennüm etmeğe mahsûs bir musîki âleti” olarak ve şu şekilde ifâde etmiştir:
“Hiç şüphe yoktur ki, her bir iptidâî kavimde olduğu gibi, kadim Türklerin de kendi millî ruh ve zevklerini tatmin, millî nağmelerini terennüm etmeğe mahsûs bir musîki âletine mâlik olmaları lazım gelirdi. Hele iptidâî cemiyetlerde nazımla beraber, musîkînin de aynı derecede rağbet bulması nazarı dikkati alınırsa, Siberya yaylalarındaki göçebe Türkün, tabiat ilhamıyla vücûda getirdiği manzum mahsûlünü, ezici ve monoton bozkırlarda, bir musîkî âletile okşaması ve terennüm etmesi kadar tabiî hiçbir şey olamaz.”3

2 Fuat Köprülü, Edebiyat Araştırmaları, Türk Tarih Kurumu Yay., Ankara 1986, s. 102.
3 Ahmet Caferoğlu, “Cihan Edebiyatında Türk Kobuz’u I”, Ülkü, C.8, S.45, s. 203.
Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRK DÜNYASI'NDA VE ANADOLU'DA KOPUZ
« Yanıtla #15 : 23 Ocak 2012, 16:49:25 »

Kopuz, Dîvânü Lügati’t-Türk’te; kubuz “uda benzer bir çalgı”, kubuzluğ kişi “kopuz, ut çalan kişi”, kubzadı “kopuz, ut çaldı”, kubuz kubzaldı “kopuz, ut çalındı”, kubzaşmak “kopuz çalmakta yarış yapmak”, bucı kubuz “inleyen utlardan bir ut” gibi kullanım ve tanımlarıyla yer almıştır.4 Bununla birlikte kopuz en çok Dede Korkut’la özleşmiştir.
Hikâyelerde kopuzun geçtiği bölümler şu şekildedir:
Kopuzu ozan çalar ve onunla gezer,
Kolça kopuz götürüp ilden ile bigden bige ozan gezer.5

Eğlence için çalınır,
Bamsı Beyreg’i esir alan kâfirler ona kopuz çaldırmışlardır:
Begregi dahı getürüp kopuz çaldırırlardı. 6
Hikâye’nin devamında Bamsı Beyreg, Yalançı oglı Yaltaçuk ile Banı Çiçek’in evleneceğini yolda karşısına çıkan bir ozandan öğrenir, ozandan, atının karşılığında kopuzunu şu şekilde ister:
“Mere ozan kopuzun mana virgil atumı sana vireyim, sakla gelem bahasın getürem alam didi. Ozan aydur:Avazum gedilmedin ünüm yoğulmadın bir atdur elüme girdi, ileteyim saklayayım didi.”7
Kopuzu alan Bamsı Beyreg, Banı Çiçek’in düğün otağına gelerek onun kopuz eşliğinde oynamasını ister:
“Hanum maksudum oldur ki ere varan kız kalka kol saluban oynaya men kopuz çalam didim.”8

Hikâyelerde anlatımın akıcılaştığı lirik bölümlerde kopuz çalınır.
Dirse Han ile Boğaç Han’nın karşılaşmasında Dirse Han kolca kopuzunu ister:
“Kırk yoldaşım aman, Tanrı’nın birligine yokdur güman, benüm elümi şişün, kolça kopuzum elüme virün didi.”9
Dirse Han Oğlı Bugaç Han Boyı

Kopuz güç verir.
Kan Turalı Selcen Hanım ile evlenebilmek için boğa ile dövüşmek zorundadır. Boğanın Kan Turalı’yı öldüreceğini düşünen kırk yiğitler ağlamaya başlamıştır. Kan Turalı, onlardan kendisini kopuzla övmelerini istemiştir ve bu şekilde deve ve aslanı da yenmiştir:
“Hey kırk işüm kırk yoldaşım niye ağlarsız, kolca kopuzum getürün ögün meni didi.”10
Kanlı Koca Oğlı Kan Turalı Boyı

Kopuz Dede Korkut’a ait olduğu için çalan kişiye bu saygıdan ötürü dokunulmaz.
Egreg, kardeşi olduğunu bilmeden uyuyan Segrek’in yanına gelmiş, belinde kopuzu olan Segrek’in kopuzunu çalarak onu uyandırmıştır. Segreg, uyanınca kılıcına uzanmış ama Egreg’in elinde kopuzu görünce şunları söylemiştir:
“Mere kafir Dede Korkut kopuzı hörmetine çalmadum didi, eger elünde kopuz olmasayidi, ağam başıyiçün seni iki para kılur idüm didi. Çekdi kopuzu elinden aldı.”11
Uşun Koca Oğlu Segrek Boyı

Kopuz övgü vasıtasıdır ama kâfirler kopuzla övülmez.
“Salur Kazan Tutsak Olup Oğlu Uruz’un Çıkarduğı Boy”da kâfirler Kazan’ın kopuzla kendilerini övmesini istemişler ama o onları “Seni ögmegüm yok” diyerek övmemiştir.12 Yine aynı hikâyede Uruz’un babası Kazan’ı esaretten kurtarıp Oğuz iline getirmiş, yedi gün yedi gece toy yapılmış, sonucunda Dede Korkut kopuz çalmış ve dua etmiştir.13
Dede Korkut Hikâyelerindeki kopuzun işlevi ile ilgili Bahaeddin Ögel şu tespitlerde bulunmuştur:
1. Velilik ve ululuk sembolü idi. Dede Korkut’ta görüldüğü gibi.
2. “Gazi erenlerin başına ne geldiğini” söyleyen bir sembol idi.
3. “Ulularla haberleşme”, medet ve yardım isteme sesiydi.
4.“Kopuzla öğülen yiğitlere güç veren” boğalar ile buğralar yenmelerine imkan veren, ilahî bir sesti. Kanturalı Hikâyesi’nde olduğu gibi…
5.Topluluğa haber veren, halkı uyaran kutlu ses de kopuzun kutlu sesidir. Beyrek’in yurduna dönüşünde, atını verip, bir kopuz alması gibi…
5.“İyi ruhları çağıran, kötü ruhları kovan kutlu ses de” kopuzun sesidir. 14

Hikâyelerde kopuzun geçtiği yerleri ve bu yerlerde kopuzun işlevini belirttikten sonra, yazımızın devamında Osmanlı şiirinde kopuz nasıl ele alınmıştır, özellikleri nelerdir? sorularının cevapları aranmıştır.(*)

4 Besim Atalay, Divânü Lügati’t-Türk, TDK Yay., Ankara 1998-1999. Sırasıyla c.1 s.365; c1 s.495; c. 2 s. 283; c. 2 s. 235; C. 2, S. 220; c. 3, s. 173.
5 Muharrem Ergin, Dede Korkud Kitabı, Metin-Sözlük, Ankara 1964, s. 2.
6 Muharrem Ergin, Dede Korkud Kitabı, s. 43.
7 Muharrem Ergin,Dede Korkud Kitabı, s. 37.
8 Muharrem Ergin,Dede Korkud Kitabı, s. 42.
9 Muharrem Ergin,Dede Korkud Kitabı, s. 12.
10 Muharrem Ergin,Dede Korkud Kitabı, s. 71.
11 Muharrem Ergin, Dede Korkud Kitabı, s. 106.
12 Muharrem Ergin, Dede Korkud Kitabı, s. 109-110.
13 Muharrem Ergin, Dede Korkud Kitabı, s. 115.
14 Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, Ankara 1991, c. 9, s. 5.
(*) Neslihan KOÇ KESKİN - Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Araştırma Görevlisi
Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRK DÜNYASI'NDA VE ANADOLU'DA KOPUZ
« Yanıtla #16 : 23 Ocak 2012, 17:06:48 »

OSMANLI ŞİİRİNDE KOPUZ

Osmanlı şiirinde kopuzla15 ilgili olarak bu yazımızda tespit ettiğimiz kopuz redifli 12 gazel16 ile birlikte dîvânlar ve mesnevilerden taranan kopuzun yer aldığı beyitler incelenmiştir. Bu gazeller Hâmizâde Celîlî17, Figânî18, Gedâyî, Hadîdî, Harîmî (Şehzâde Korkud)19 Edirneli Nazmî20, Revânî21, Sabâyî, Şânî22, Sûzî, Vasfî23 ve Zâ’ifî’ye24 aittir. Şairler hakkında kısa bilgiler aşağıdaki tabloda belirtilmiştir:

Celîlî öl.1563-64
Bursa’da doğmuştur. Adı Abdülcelîl’dir. Hamse’si, Divan’ı, Şeh-nâme Tercümesi, Yusuf u Züleyha adlı eserleri vardır.25

Figânî26

Gedâyî 16.yy.
Antakyalı’dır. Kâtiplik yapmıştır. Mevlevî dergâhına bağlanmış, Mesnevî talim etmiştir.27

Hadîdî öl.1533/34
Edirne yakınlarındaki Ferecik kasabasındandır. Kasabasında hatiplik yapmıştır. Tevârih-i Âl-i Osman adlı eseri vardır.28

Harimî öl.1513
Şehzâde Korkud II. Beyazıd’ın oğludur. Amasya’da doğmuştur. Amasya, Manisa, Antalya, Lazkiye’de idarî görevlerde bulunmuştur. Manisa’da boğularak vefat etmiştir.29

Nazmî öl.16.yy.
Edirnelidir. Asıl adı Mehmed’dir. Dîvân, Mecma‘ü’n-Nezâ’ir, Pend-nâme-i Atâr Çevirisi, Münşe’ât adlı eserleri vardır.30

Revanî öl.1523/24
Asıl adı İlyas Şüca Çelebi’dir. Edirneli’dir. Yavuz Sultan Selim dönemi şairlerindendir. Dîvân’ı ve İşret-nâme adlı eserleri vardır.31

Sabâyî 15.yy.
Edirneli’dir. Asıl adı Hayreddin’dir. Fatih Sultan Mehmed ve II. Beyazıd dönemlerinde yaşamıştır. Dîvân, Sırât-ı Müstakîm, Menâkıb-ı Üveyse’l-Karanî ve Gazavat-nâme eserleridir.32

Suzî 15.yy.
Prizrenli’dir. II. Beyazıd döneminde Prizren’de ölmüştür. Mihaloğlu Ali Bey Gazavatnâmesi vardır.33
Şanî 16.yy.
İstanbullu Kuloğlu’dur. Yeniçeridir. Hezel tarzında şiirleri vardır.34

Vasfî 15.yy.
Sultan II. Bâyezid devri şairlerindendir. Serezli’dir.35

Zâ’ifî öl.1557.
Adı Pîr Muhammed b.Evrenos b. Nûreddîn olup bugün Yugoslavya topraklarında bulunan Kratova kasabasındandır. Dîvân, Kitâb-ı Bâğ-ı Behişt, Bostân-ı Nesâyıh, Serfüzeşt, Münşe’ât gibi eserleri vardır.36

15 Kopuz’la ilgili olarak Meseret Diriöz’ün de bir yazısı bulunmaktadır. Diriöz nazire gazelleri makalesine dahil etmemiştir. “Kopuz ve Klasik Edebiyatımız”, Türk Kültürü, C. 14, Ankara 1976, s. 168.
16 Gazellerden, yayımlanmış veya tez olarak çalışılmış divanlarda olanlar bu eserlerden, diğerleri ise Mecma‘ü’n-Nezâ’ir, (Fatih Köksal, Edirneli Nazmî Mecma‘ü’n-Nezâ’ir, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara 2001, s. 1233-1237), ve Pervâne Beg Mecmuası’ndan (Erdoğan Taştan, Pervane Beg Nazire Mecmuası (199b-230b) Marmara Üniversitesi SBE, İstanbul 2001, s. 196-199) karşılaştırılarak alınmıştır. Her iki mecmuada aynı sırayla Vasfî, Revânî, Sûzî, Hadîdî, Gedâyî, Sabâyî, Harîmî’nin gazelleri; Mecma‘ü’n-Nezâ’ir’de farklı olarak Harîmî’den sonra Edirneli Nazmî’nin gazeli de vardır. Mecmû‘atü’n-Nezâ’ir’de (Mustafa Canpolat, Ömer Bin Mezîd Mecmû‘atü’n-Nezâ’ir, TDK Yay., Ankara 1982.) ve Camiü’n-Nezair’de (Yasemin Ertek Morkoç, Eğridirli Hacı Kemal’in Camiü’n-Nezair’i –Metin ve Mecmua Geleneği Üzerine Bir İnceleme-, Yayımlanmamış Doktora Tezi, Ege Üniversitesi SBE, İzmir 2003.) kopuz redifli gazeller yer almamıştır.
17 Arzu Atik, Celîlî Dîvânı (İnceleme-Metin), Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Boğaziçi Üniversitesi SBE, İstanbul 2003, s. 126, G138.
18 Mahmut R. Gazimihal, Ülkelerde Kopuz ve Tezeneli Sazlarımız, Kültür Bakanlığı Yayınları Ankara 2001, s. 57.
19 Filiz Kılıç, “Osmanlı Hânedânından Bir Şâir: Şehzâde Korkut”, Bilig, 1996, s.211.
20 Fatih Köksal, Edirneli Nazmî Mecma‘ü’n-Nezâ’ir, s. 1237.
21 Ziya Avşar, Revânî Divanı, Konya 2007, G155.
22 Filiz Kılıç, Meşâ‘irü’-Şu‘ârâ İnceleme Tenkitli Metin, Gazi Üniversitesi SBÜ (Yayımlanmamış Doktora Tezi), C. 2, Ankara 1994, s. 789-790.
23 Çavuşoğlu, Mehmed, Vasfî Dîvân, İstanbul 1980, s.80.
24 Kâmil Akarsu, Rumelili Zaifi, Hayatı, Sanatı, Eserleri ve Divanından Seçmeler, MEB Yay., İstanbul 1993, s. 160.
25 Şevkiye Kazan, “Hâmi-zâde Celîlî ve Gazelleri”, Turkish Studies, İnternational Periodical For The Languages Literature and History of Turkish or Turkic, (Tunca Kortantamer Özel SayısI-II ) Volume 2/4 Fall 2007, s.466-494.
26 Gazel, Abdülkadir Karahan’ın Figânî ve Dîvânçesi adlı eserinde yoktur. (Abdülkadir Karahan, Figânî ve Dîvânçesi, İstanbul 1966.) Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü’nde Karamanlı başka bir Figânî vardır, ölüm tarihi 1531/32 olan Figânî’nin Dîvân’ı ve İskendernâme adlı eserleri vardır.Bu şiir bu Figânî’ye ait olabilir. Haluk İpekten vd.; Tezkirelere Göre Divan Edebiyatı İsimler Sözlüğü, Ankara 1988, s. 150.
27 Fatih Köksal, Edirneli Nazmî Mecma‘ü’n-Nezâ’ir, s. 202.
28 Fatih Köksal, Edirneli Nazmî Mecma‘ü’n-Nezâ’ir, s. 204-205.
29 Filiz Kılıç, “Osmanlı Hânedânından Bir Şâir: Şehzâde Korkut, s. 211.
30 Fatih Köksal, Edirneli Nazmî Mecma‘ü’n-Nezâ’ir, s. 96-111.
31 Rıdvan Canım, Türk Edebiyatında Sâkînâmeler ve İşretnâme, Ankara 1998, s. 95-112.
32 Fatih Köksal, Edirneli Nazmî Mecma‘ü’n-Nezâ’ir, s. 258.
33 Fatih Köksal, Edirneli Nazmî Mecma‘ü’n-Nezâ’ir, s. 270.
34 Filiz Kılıç, Meşâ‘irü’-Şu‘ârâ İnceleme Tenkitli Metin, c. 2, s. 789-790.
35 Mehmed Çavuşoğlu, Vasfî Dîvân, s.3.
36 Kâmil Akarsu, Rumelili Zaifi, Hayatı, Sanatı, Eserleri ve Divanından Seçmeler, s.11, 27-31.
Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRK DÜNYASI'NDA VE ANADOLU'DA KOPUZ
« Yanıtla #17 : 23 Ocak 2012, 17:13:39 »

Bu gazellere ek olarak eserlerinde kopuz yer alan şairler ve eserleri şunlardır:

Şairin adı: Yaşadığı yy:  Eseri:

Ahmed Paşa 15.yy. Dîvân

Âlî (Gelibolulu) 16.yy. Dîvân

Derviş Hayâlî 15.yy. Ravzatü’l-Envâr

Fahrî 14.yy. Hüsrev ü Şirin

Fazlî 16.yy. Gül ü Bülbül

Fuzûlî 16.yy Dîvân

Gülşehrî 14.yy. Mantıku’t-Tayr

Hoca Mesud 14.yy. Süheyl ü Nevbahâr

Kadı Burhaneddin 14.yy. Dîvân

Lütfi 16.yy. Latîfî Tezkiresi

Me’âli 16.yy. Dîvân

Mesîhî 16.yy. Dîvân

Nev’ î 16.yy. Dîvân

Revânî 16.yy. İşretnâme

Sun’i 16.yy. Dîvân

Şeyh Gâlib 18.yy. Hüsn ü Aşk

Şeyhî 15.yy. Hüsrev ü Şirin

Usûlî 16.yy Dîvân

Zâtî 16.yy. Dîvân

Ziyâî 16.yy. Dîvân
Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRK DÜNYASI'NDA VE ANADOLU'DA KOPUZ
« Yanıtla #18 : 23 Ocak 2012, 17:25:51 »

Hem bu gazeller çerçevesinde hem de taranan beyitlerden hareketle, kopuzun çeşitli şekil özelliklerini başlıklar halinde ve teşbih unsurları bağlamında yazıda verilmeye çalışılmıştır:

Kopuz: Sazların En Seçkinidir.
Revânî, ‘İşret-nâme’sinin musiki aletlerine ayrılan bölümünde kopuzun sazların en seçkini olduğunu söyler:
Kopuz gibi kanı bir hûb âvâz
Ki sâzın cümlesinden ola mümtâz

Revânî, ‘İşret-nâme, b43937

KOPUZUN ŞEKİL ÖZELLİKLERİ

Boynu eğik ve damağı çatlak



Kopuzun boynu eğiktir. Zâtî’ye göre kopuz, sevgilinin güzelliğini ve sesini duyunca boynunu eğmiş, damağını çatlatmıştır:
Gördi çün nakşun işitdi sözün ey rûh-efzâ
Egüben boynını çatlatdı damagını kopuz

Zâtî, G526-438

Sînesî Delik



Yandaki ve yukarıdaki resimde de görüldüğü üzere39, kopuzun gövdesi oyuktur. Gedâyî bu durumu feleğin kopuzun sinesini derd ile deldiği şeklinde hüsn-i ta’lîl sanatıyla yorumlamıştır:
Derd ile sînesini deldi vü burdı kulagın
Ne suç işledi aceb çerh-i sitemkâra kopuz

Gedâyî, b4

Celîlî’ye göre ise, aşk acısı kopuzun göğsünü delmiştir:
Deldi gam sînemi dil nâle kılur oldı meger
Mutrib-i ışk elinden ten-i bîmâr kopuz

Celîlî b8

İleriki bölümlerde değindiğimiz ney ve Hz. Eyüp benzetmelerinde de bağrının delik olduğu söz konusu edilmiştir.

37 Rıdvan Canım, Türk Edebiyatında Sâkînâmeler ve İşretnâme, s.219.
38 Zâtî Dîvânı Edisyon Kritik ve Transkripsiyon, Haz. Ali Nihat Tarlan, İstanbul 1970, c.2, s.30.
39 Bahâeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, C. 9, s. 260-261.
Kayıtlı

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1992
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: TÜRK DÜNYASI'NDA VE ANADOLU'DA KOPUZ
« Yanıtla #19 : 23 Ocak 2012, 17:32:52 »

Kopuzun kılları, kirişleri, telleri:

Eskiden telli sazlar ile kopuzlar, at kılları ile süsleniyor ve seslendiriliyorlardı.40 Beyitlerde özellikle “kıl” kelimesi, sevgilinin saçlarını da çağrıştıracak şekilde yer almıştır. Hadîdî, ‘kopuzun her kılı dil olup, sevgilinin perçemini anlatır’ derken, sevgilinin saçlarının da bir tür kıl olmasından yola çıkmıştır:

Perçemi vasfın ider her kılı tende dil olup
Cânunı yakdı Hadîdî bu siyehkâra kopuz

Hadîdî, b7

Aşka tutulmuş Vasfî’ye arkadaş olalı kopuzun her kılı figân etmektedir:
Her kılı cism-i nahîfinde figânlar eyler
Hem-nefes olalı Vasfî-i giriftâra kopuz

Vasfî, b6

Kiriş, bağırsak anlamındadır. Mehmed bin Süleyman’ın 1427 yılında Arapça’dan çevirdiği Hayâtü’l-Hayvân adlı eser hayvanlar hakkında bilgi vermektedir. Bu bilgilere göre kurt bağırsağından kopuza tel yapılmıştır:
“Kurt bağarsagundan kiriş düzüp kopuza daksalar da çalsalar kalan kopuz kılları kırıla.”41

Şânî, “çalmak” fiilinin, “yere vurmak” ve “kopuz çalmak” anlamlarını çağrıştıracak şekilde kullanırken, bağırsaktan yapılmış telleri kasteder:
Çaldum ayagına tolaşdı bagırsagı anun
Karşuna egdügiçün boynını mestâne kopuz

Şânî, b3

Sabâyî, kopuzun tek telli olduğunu târ-ı yetîm tamlamasıyla söyler. Kopuz, Zühre’nin çengiyle çok telli olmasından dolayı alay etmiştir. Evliya Çelebi ise, kopuzun üç târlı olduğunu belirtmiştir:42
Zührenün çengin idüp târ-ı yetîm ile hacil
Nüktesin dakdı güher gibi kulaklara kopuz

Sabâyî, b3

Tel kelimesi de Mantıku’t-Tayr’daki şu beyitte geçer:
İ Süleymân şol kopuzun telini
Bur ki söyleşem bu kuşlar dilini

Gülşehrî, Mantıku’t-Tayr43


40 Bahâeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş, C.9, s.92.
41 Tarama Sözlüğü, TDK Yay., Ankara 1969, C.IV, s.2659.
42 Evliya Çelebi b. Derviş Mehmed Zıllî, Evliya Çelebi Seyahatnâmesi, Topkapı
Sarayı Bağdat 308 Numaralı Yazmanın Transkripsiyonu Dizini, Haz. Orhan Şaik Gökyay, YKY, İstanbul 2006, 1. Kitap, s. 304.
43 Agâh Sırrı Levend, Gülşehrî Mantıku’t-Tayr (Tıpkıbasım), Ankara 1957, s. 297.
Kayıtlı
 

Önemli!, Otağımız arşiv olarak yayındadır. Aktif olarak hizmet vermemektedir. Yazılan yazıların sorumluluğu yazı sahibine aittir.

HunTürk Türk Otağı açılış tarihi Mayıs 2005. Irkçılar Irkçı Gökbörü Türkçüler Türkçü Turancı.
Ulak bilgimiz soruhunturk { @ } gmail [.] com adresinden ulaşabilirsiniz. Yazılım: SMF olup tarafımızca modifikasyonlar yapılmıştır.
Ağımız özgür yazılım olan Mozilla Firefox tarayıcı özellikleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Sorunsuz gezinim için Firefox'u tercih ediniz. Yüksek Çözünürlükte(+1024) en iyi performansı verecektir.

Bu sayfa 0.054 saniyede 26 sorgu ile oluşturulmuştur, son güncelleme 160117, GökAlp