Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, şifrenizi ve aktif kalma süresini giriniz
Gelişmiş Arama  
Ulak Posta: soruhunturk [[@]] gmail [.]com

HT MAĞAZA

Gönderen Konu: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!  (Okunma sayısı 38309 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Almıla

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 186
  • Gökbörü Asena Gençlik
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #30 : 05 Mart 2012, 00:03:56 »

Siyasal İslamcılığı besleyenler ve bunkü durumuna getirenler olarak 28 Şubat dönemimin iktidar, muhalefet, yönetici, bürokrat, asker, sendikacı, işadamı, televizyoncu, gazeteci vs.lerin hepsini saymak gerekir.
Şayet onlar o günlerde yalan yanlış işler yapmayıp görevlerini hakkıyla yerine getirmiş olsalardı bu gün AKP iktidarı ve ülkemizi ahtopot gibi sarıp sarmalayan cemaatçilik bu güce ulaşamazdı. Bazen karşı durur gibi davaranılarak da destekçilik yapılıyormuş. Bunu Türkiyenin 28 şubat denilen sürecinden sonra açıkça gördük. Güya Erbakan'dan kurtulacaktık, ama öyle bir iş olduki Erbakan'a rahmet okutanların pençesine düştük. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak denilen iş tam da budur işte.
TTKvY
Kayıtlı
YÜZDE YÜZ TÜRK OLDUĞUN GÜN, CİHAN SENİNDİR!

OrkanBey

  • Türkçü-Turancı
  • **
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 57
  • ATAM Türküm,övünüyorum ve izinden yürüyorum
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #31 : 05 Ağustos 2012, 19:35:46 »

   Cok saygideger Irkdaslarim, bu konu da arastirilanlar ve belitilenlerin hepsinin altina imzami atarim,ellerinize, yüreginize,emeginize saglik. Iste budur anlatmak istedigim, dinlerin ' Türkleri yenebilme ' ugruna kullaniliyor olmasi.Yukarida belirtilen arastirmalarin cok dikkate alinmasi, önemsenmesi, önlem alinmasi zorunlulugu vardir ayrica tüm Irkdaslarimiza aktarilmasi, benimsetmesi gerekir diye düsünüyorum.

    Tansu Cillerin Amerikan vatandasi oldugunu, Turgut Özalin Kürt asilli olmasi ve yukarida belirtilen kisilerden de anlayacagimiz gibi, Türkleri,yüce Basbug Atatürk'ten sonra hicbir Türk yönetmemistir, buna Ismet Inönü de dahildir.Gercek vatanseverlerinde önü kesilmistir.
     Bu durumdan kurtulmak icin fikirler yürütmek gerekirse, sadece benim aklimda bile bir kaci tasarlanmakta, bunlardan en demokratiki ise bilgilerimizi, bu tezlerimizi millete uygun bir sekilde uyararak erken secime gitmedir.Bize yasatilan bu kaos ortami ve etrafimizdaki abluka (  medya tarafindan, tek tarafli adalet sistemi ve örgütlenmis bir bürokratlar zinciri ) bize ne kadar izin verir bilmem ancak her sehit haberinden sonra sehit ailelerinin ' Vatan Sagolsun ' feryatlari artik sadece düstügü yeri degil tüm vicdanlarimizda yanmali diye düsünüyorum.

     Esenlikler,
     Tanri üstün Türk Irkini Korusun. :trbayrak
Kayıtlı
Alma Türk'ün AHINI
Cikar elbet bir gün ACISI
SABIR nedir en iyi biz biliriz
Kalmaz yerde hicbirimizin asil KANI

Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1788
    • http://www.hunturk.net
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #32 : 03 Ocak 2013, 00:01:32 »

Günümüzde “Türküm” demeyi günah sayan ve hatta daha da ileri giderek, tarih boyunca Türklüğe ve İslamlığa karşı savaş veren haçlı kalıntılarının söylemlerine ortak olan sözde din insanlarının aşağılamalarını ve hatta hakaretlerini “mankurtluk düzleminde” ibretle dinlemekteyiz.
Sadece dinlemekteyiz ve susmaktayız.
Acı gerçek ki, susturulmuş durumdayız.
Mankurt robot, bizler dilsiz, kör ve sağırız…!

Geleceği kendi zamanından bakarak gören ve ikiyüzlü "din tacirleri"nin hilekârlığını ilan eden, gerçek Müslüman Türk fikir insanı merhum Prof. Dr. Erol Güngör, İslamcı söylemi maske olarak kullanan dincilere ilişkin bu durumu şöyle açıklıyor;

“Bu manada "İslamcılık" şimdiye kadar hep "hâkim milliyete karşı hoşnutsuz"luğunu doğrudan doğruya belirtemeyen "etnik azınlıkların ideolojisi" olmuştur.
Bunların maksadı "İslam ülkeleri arasında birlik sağlamaktan ziyade" kendi yaşadıkları ülkede "milliyetçi politikayı nötralize etmek"tir.
Bu azınlıklar "ayrılıkçı bir politika" takip edecek kadar kalabalık ve güçlü olduklarını hissettikleri an "kendi istikametlerinde bir milliyetçilik hareketi" açıklamaktan hiç geri kalmazlar; böyle bir güce erişemedikleri müddetçe "İslâm davasının şampiyonu" olarak görünürler.’


Erol  GÜNGÖR'ün bu tespitleri siyasal İslamcı soysuzluğun gerçek yüz ve niyetini çarpıcı bir şekilde ifade etmektedir.
Biz yıllar öncesinden beri neden her mahalle başında bir şeyh ve hoca olduğunu ve bu şeyh ve hoca takımının tamamına yakınının kürt, arnavut, boşnak, gürcü vs. olduklarını, Türkler müslüman değiller mi ki bu, her mahallede türeyen, şeyh ve hocaların hiç birisinin neden Türk olmadığını, Erol GÜNGÖR hocanın tespitleri doğrultusundaki endişlerimizle, söyledik ve söylemeye de devam edeceğiz.

Gerçek Müslüman Türk fikir insanı merhum Prof. Dr. Erol Güngör Hocayı; rahmet, minnet ve şükranla yad ederiz.
Ruhu şad, durağı uçmak olsun!

TTK.
Kayıtlı
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1788
    • http://www.hunturk.net
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #33 : 24 Mart 2013, 15:55:20 »


Fethullah Gülen Gerçeği (iki yüzlü münafık )




Bebek katili Öcalan’la İmralı’da görüşen 2’nci ve 3’üncü BDP heyetinde de yer alan İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, görüşmeyle ilgili önemli bir ayrıntıyı Hürriyet gazetesine anlattı.
Önder, “Abdullah Öcalan, Fethullah Gülen’e selamlarını gönderdi. (Fethullah Gülen’in sulhta hayır vardır yaklaşımı benim de yaklaşımımdır. Bütün Ortadoğu’daki demokratik bir siyaset ve barış için birlikte çalışabiliriz, Muhterem Fethullah Gülen’e selamlarımı söyleyin. Onu en iyi anlayan benim) dedi.” diye konuştu.
Gülen, Öcalan ile PKK’nın silah bırakması hedefiyle yürütülen yeni müzakere sürecinin kamuoyuna yansımasının hemen ardından ocak ayının ilk günlerinde kamuoyuna “Sulhta hayır vardır” başlığıyla duyurulan bir değerlendirme yapmıştı.

Kaynak :Öcalan, Gülen’e selam söyledi-YENİÇAĞ

Bu manzara; yıllardır söyleye söyleye dilimizde tüy bitip de bir türlü millete duyuramadığımız/inandıramadığımız "terörü besleyen ve var edenler siyasal dinciler ve irticacılar" sözümüzün belgesidir.

TTK.
Kayıtlı
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

KÜR ŞAD 2023

  • Türkçü-Turancı
  • ***
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 104
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #34 : 24 Mart 2013, 18:36:48 »

Rabbin aciz ötesi, aciz oğlu aciz kulu M.FETHULLAH GÜLEN hocaefendiciği daha iyi tanımak ve anlamak için Hristiyanlığın Truva Atı isimli belgesel yapımı da iyice irdelemek lazım, tavsiye ediyorum.
Erol GÜNGÖR Beğ'in siyasal islamcılıkla ilgili tespitlerine aynen katılıyorum. Bunlar Türk olmadıkları gibi müslümanlıkla da çelişirler çünkü bozguncudurlar.
Türkiyedeki temel problem Türk olmayanlardır. Kimi İslamcıdır, kimi komünisttir, kimi anarşisttir, kimi teröristtir... Bunlar birbirinin zıttı gibi görülür ama hepsinin ortak özelliği Türk olmama ve Türk'e düşmanlıktır.
Kayıtlı
TÜRK'E KEFEN BİÇENİN ÖLÜMÜ KORKUNÇ OLUR!

Üçoklu Börü Kam

  • Otağ Yöneticisi
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1788
    • http://www.hunturk.net
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #35 : 08 Şubat 2014, 12:59:31 »

Kutsal Hırsızlık.

Atasözleri zaman içinde tecrübelere dayalı olarak, çoğunlukla bilge kişiler tarafından formüle edilmiştir. Doğudan batıya güneyden kuzeye bütün medeniyetlerde vardır. Bizim de gerek devlet hayatıyla gerekse sosyal ve özel hayatla ilgili derin manalar taşıyan ve bir çırpıda konu ne kadar karmaşık olursa olsun net olarak açıklayan Atasözlerimiz vardır. Bunlardan bir tanesi de  “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” sözüdür.
AKP-cemaat arkadaşlığı ve ortaklığı 11 yıl sürmüş ve son üç haftadır bir birlerine sövüp saymaktadırlar. Kavganın ilginç tarafı sövüp sayma noktasına çok çabuk gelmeleri ve birbirlerinin ne kadar kirli işleri varsa ortaya dökmeleridir. Bu kavgayla mayalarını ortaya koymuşlardır.
Bu kavganın bu kadar büyüyeceğini kimse tahmin etmiyordu. Kavganın ilk raundu eşit bitti, birbirlerine sağlı sollu vurdular. İkisinin de yumruğu hırsızlıktı. Karşılıklı olarak birbirlerinin hırsızlıklarını belgelediler. Ancak her iki taraftan da bu hırsızlıklarından dolayı polis veya mahkemelere gideni görmedik. Her iki taraf da kendi camialarına bu hırsızlıkları kutsal davaları için yaptıklarını söyleyerek camia nezdinde kendilerini aklamışlardır. Polis ve yargı kendi emirlerinde olduğu için oralardan da müdahale gelmiyor.
Türk halkının önemli bir kısmı özellikle de AKP seçmeni ne olup bittiğini çok fazla fark etmedi veya umursamıyorlar. Bir kısmı  “bunlar dindar adamlar öyle şey yapmazlar” derken bir kısmı da  “hem çalıyorlar hem de çalışıyorlar, herkes çalıyor onlar da çalıyor bu işin çaresi yok” düşüncesindeler.
Peki, yapılan bu hırsızlıklar ne olacak, bunların yanına mı kalacak, bunların hesap vermesi nasıl sağlanacak? Ayrıca bakalım daha neler göreceğiz. Birbirlerini ifşaya daha yeni başladılar.
Bunların hırsızlıkları da kavgaları da kutsal. Birbirlerine karşı Kur’an ayetlerini, Allah’ı ve peygamberi kullanıyorlar. Kavgalarını halk nezdinde kutsamaya çalışıyorlar. Sanki Türkiye bir şeriat devleti de kendilerini aklamak için pozitif hukuka değil de şeri kurallara uygun olarak savunmaya çalışıyorlar. Yapacakları hırsızlıklar yasaya uygun olup olmadığına değil kendi dinlerine uygun mu değil mi ona dikkat ediyorlar.
Aslında, bunların karşılıklı olarak memleketi soydukları her yerde konuşuluyordu ama kimseden ses çıkmıyordu. Şimdi soygunu kendileri söylüyor yine ses çıkmıyor. Bu nasıl devlet anlamadık?
Türkiye ve Türk halkı yeni bir tecrübe yaşamaktadır. Daha önce örneği olmadığı için ne yapılması gerektiği çok iyi bilinmemektedir. AKP’nin bulaştığı yolsuzluklara rağmen halkın desteği devam etmektedir. Bu durumu politik ve sosyolojik olarak açıklamak mümkün değildir. Türk milletinin basireti bağlanmış veya üstüne ölü toprağı atılmış gibi. İlkel veya medeni her toplumun yolsuzluk ve hırsızlığa karşı bir tepkisi vardır, ama bizde yok.
Daha önce yazdık, bu kavga Cenabı Allah’ın Türk milletine bir lütfudur. AKP ve cemaat ile kimse baş edemezdi, bunlara dokunduğunuz zaman sizi dinsiz ilan ederlerdi ve milleti karşınıza dikerler hiç yoktan din düşmanı olurdunuz. Bunların hırsız olduğunu söyleseydiniz hiç kimse inanmazdı, şimdi birbirlerinin hırsızlığını açığa çıkartıyorlar. Kendisini dindar ilan eden herkesin dindar olmadığını ve bunların da diğerleri gibi hırsızlık yapabileceğini bizzat görmüş oldular. Yani bu kavgada en azından birkaç iyi şey var.
Kavganın çıktığı 17 Aralık’tan önce, yani paralel devlet keşfinden iki hafta önce 2 Aralık’ta yazımızın adı  “Hisseli Devlet” idi. Yüzlerce yazar bizim gibi iki başlı devlet tehlikesini yazdı. Ancak bunlar bizi düşman olarak görmekteydi, iki dindar arasına nifak sokmak olarak gösterdiler. Türkiye’de kendini dindar olarak tarif eden insanların, yani İslamcıların daha doğru tarifle siyasi İslamcıların Türklükle, Türk kültürüyle bir alakaları yok. Onları besleyen kaynaklar farklı, kaynakları yabancı, dolayısıyla tavırları da yabancı.
Şu anda dünyada en sorunlu, en yoksul, en kanlı, dikta rejimlerle yönetilen ülkeler Müslüman ülkelerdir. Niçin acaba? Türkiye’deki cemaat, tarikat, zaviye ve tekke şeyhleri ve imamlarının tamamına yakınının Türk kökenli olmadığını artık izninizle yazalım. Bunların beslendiği kaynaklar Şah Valilullah, Mevdudi, Cemaleddin Afgani, Hasan El Benna ve Seyid Kutub gibi yabancı din adamlarıdır.
Türk İslam anlayışıyla bir ilgileri yoktur. Hacı Bektaşi Veli, Hacı Bayramı Veli, Maturidi ve Hoca Ahmet Yesevi gibi Türk dini alimlerinin izinden giden tanıdığınız cemaat veya tarikat var mıdır?

Kaynak: Haydar ÇAKMAK/YENİÇAĞ

Kayıtlı
Türk Soyunun Gizli Gücüne İNAN ve GÜVEN!

Çağrıbey

  • [GÖKBÖRÜ ANKARA]
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 1995
  • Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #36 : 24 Şubat 2014, 23:46:26 »

Mühtedi Annemarie Schimmel de, diğer mühtediler gibi, ümmetçiliği ve halifeliği cici gösterirken milliyetçilik karşıtlığında, diğer mühtedilerden, daha da ileri gidiyordu.
Mühtedi Annemarie Schimmel’e göre milliyetçilik ve vatanseverlik; İslam Peygamberinin Mekke’yi fethinde Kâbe’den temizlediği putların, rafine edilmiş, bir başka türüydü.


Milliyetçilik Emperyalizmin yegane korkusudur.
Dikkat edin, Küresel Sermaye bölmek istediği her ülkede, Milliyetçileri hedef alır.
Böylece kendisine bağlı, dinsel ve etnik bölünmenin içinde cılız, güçsüz yeni Ulus-Devletler ortaya çıkar, ilginç olan ise buna sebep olan Liboşların ve Sosyalistlerin, Milliyetçilik düşmanlığı yaparken yeni Milli devletler kurmasıdır.
Göremedikleri şey ise Milliyetçilik ölümsüzdür !
"Türk Milliyetçiliği, Türk Ülkesini yabancılara karşı korumak demektir."

                                                                                         Uğur Mumcu
Kayıtlı

Fatih

  • Gökbörü Teşkilat
  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 369
  • Kök Tenğri'nin esenliği bütün Türklerin üzerinedir
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #37 : 27 Temmuz 2014, 18:20:17 »

Bütün Türkçülerin düşmana karşı mücadele ederken düşmanını iyi tanıması açısından ezbere bilmesi gereken bir konu.
Tekrar tekrar okumakta ve üzerinde düşünmekte yarar var.
Kök Tenğri'nin esenliği bütün Türklerin üzerinedir.
Kayıtlı

daglargibi

  • Türkçü-Turancı
  • ****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 251
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #38 : 17 Eylül 2014, 19:00:23 »

Siyasal Islam in beslendigi akynaklar arasinda belkide en önemlisi Türk olmayan etnisite dir. Bu grup  Türk olmadigi icin hicbirzaman Türklüge sicak bakmamis Türklügün her zaman karsisidna olmustur, fakat bu vatan düsmani oldugu anlamina da gelmiyor özellikle vatan a bagli olan Türkiye ye burda yanlis anlasilmamsi gerekilen konu bu grubun bagliliginin Türkiye ye oldugu Türk ün vatanina olmadigi dir , bu grup vatan i kendi vatani olarak gördügü icin Türk ün vatan i kavramina da icten bir neret bir kin duymaktadir, hal böyle olunca akp ve onun gibi muhafezekar sag partilerin ülkede cogunlugu almasi sasirtici olmaz bna Türk kökenli islamcilar da eklenince yüzde 50 ler bile az bence bu grubun bir diger özelligi de koyu Atatürk düsmani olmasidir Türk olmayan bu gruplar her zaman iki pinar dan beslenmislerdir islamci enternasyonalizm ve sosyalist enternasyonalizm bu nedenle akp nin pkk ya bazi konularda sicak bakmasi da kimseyi sasirtmasin.
Kayıtlı

4_hilal

  • Türkçü-Turancı
  • *****
  • Çevrimdışı Çevrimdışı
  • İleti: 401
Ynt: Siyasal İslamcılığın Beslendiği Kaynaklar!
« Yanıtla #39 : 27 Eylül 2014, 04:41:10 »

Geçtiğimiz yarım sene iş icabı Almanya'da bulundum. Normalde Hollanda'da yaşıyorum ve yaşım da 40'a merdiveni sağlam sağlam dayamaya başladı.
Almanya'da işten arta kalan zamanımı bol bol Doğu Türkistan derneğinde geçirdim, özellikle ramazan ayında yapılan etkinliklerle çeşitli dernekleri ve cemaatleri pek yakından gözleme fırsatım oldu. Hatta varlığından daha önce haberdar olmadığım cemaat ve toplulukların varlığından haberdar oldum. Gerçekten çok bildiğimi sanıyor ve uzaktan gözlemliyorum zannederken, birşeyin içine girmeden veya çok yakınında olmadan anlaşılamayacağı kanısına vardım. En azından yeterince anlaşılamayacağı demem gerekir galiba.

Bu konu başlığında gerçekten muhteşem tespitler, anlatımlar yazılmış paylaşılmış.

Siyasal İslamcılık bence farklı etnisitelerden ziyade, Türk olanları hedef almaktadır diye düşünüyorum.
Dağlargibi kandaşımızın o tespitine dolayısıyla katılmıyorum.
Türklerin hedef alınmasını çok detaylı anlatabilecek olan kandaşlarımız vardır, benim bunu düşünme sebebim başlıca olarak, Türklerin bir hedefe, menzile yani belirlenen mefkure veya ideale samimiyetle koşabiliyor ve kolayca bağlanabiliyor olmalarıdır.

Diğer taraftan Türklerin adalet anlayışlarının diğer etnik kökenlerden daha yüksek olması, sanki adeta dna'larımıza kodlanmış desek yeridir. Türklerin bu yüksek adalet anlayışını 2-3 tane de hadisle besleyince, işte ortalama bir yağız Anadolu yiğidini, Allah yolunda savaşmaya hazır bir psikolojiye sokabilirsiniz.

Benim tespit edebildiğim naçizane birkaç şey var bizim insanımızı kendi devletine düşman edebilmek için.
Örneğin arapça dilinin Türkçe'den daha önemli ve kıymetli olduğu fikrini o Anadolu yiğitlerimizin aklına iyice oturtmak, zaten bu sayede otomatikman Türkçesine biraz daha yanbakan küçümseyen bir kişi psikolojisi oluşturmuş olmak.
Diğer en çok dikkatimi çeken taktikleri ise bir hilafet sevdası oluşturmak.
Halifenin kim olacağı, hangi ekolden olacağı hiçbirzaman açıklanmasa ve bu sorular yanıtsız bırakılıyor dahi olsa, hemen bir halifeye biat etmeyen kişi kafirdir, kafir olarak ölür gibi aslı astarı olmayan hadisler ile beyinler okşanır ve bu okşama zamanla beyni bir temiz yıkar.

Konuyu çok dağıtmadan gündemle ilgili olan bir konuya getirmek istiyorum, akp iktidarı ile serbest kalmaya başlayan ve eskiden yasadışı kabul edilen birçok İslam'i örgütün mensubunun varlığını hepiniz biliyorsunuzdur.
Bu örgüt mensupları bugün hepsi Işid bünyesinde ve bugünler için hazırlanmışlardı zaten diye düşünüyorum.
Bu konuyu uzatmadan ortaya bir iddia atarak tamamlayayım ki, beyin jimnastiği yapmamıza ve fikir teattisine vesile olmuş olsun.

Hani bizim milli bir politikamız vardı ve bu milli politikamız rafa kaldırıldı veya lağvedildi diyorduk, yani ben diyordum en azından. Bahsettiğim milli politikamız kuzey Irak'ta kurulacak bağımsız bir kürt devleti, Türkiye Cumhuriyeti için savaş sebebidir olan milli politikamızdı.
Bu politikamızın lağvedildiğini ben söylüyordum ve bunu şikayetlenerek söylüyordum, bugün ise aksini düşünmeye başladım ve aslında bu politikamızın gereğidir ki, bugün peşmerge ve pyd ile savaşan birileri var diyebiliyorum, yani Işid'le olan muharebelerine bakarak.
Peki ya nasıl olur, Işid bize pyd'den pkk'dan, peşmerge'den daha mı az düşman derseniz, ki haklı ve yerinde bir soru olur bu.
Ben etik olmasa da bu soruya bir soru ile cevap verip konuyu genişletmek isterim. Sorarım ki, hangisi daha güçlü ülkelerin işidir, kendisi bilfiil savaşan mı, yoksa kendi yerine başka birilerini savaştırabilen mi!?

Siyasal İslam herşeyi kontrol ettiğini ve devleti ele geçirdiğini düşünedursun, Türkiye'de son 50 yılın siyasal islamcıları galiba bu son aylarda yaşanmakta olan muharebeler ile ve bu muharebelerin beraberinde getireceği neticeler ve gelişmeler ile, bu devleti yönetmediklerini, sadece yönetiyorum zannedip nasıl da kullanıldıklarını müşahede edecekler.

Umarım aksini düşünenler vardır, ki fikir alışverişi bahanesi ile gündem hakkında analizlerinizi okuyalım.
Kayıtlı
TTK
 

ÖNEMLİ! OTAĞIMIZ ARŞİV YAYIMINDADIR. AKTİF/ANLIK OLARAK HİZMET VEREMEMEKTEDİR. HİZMET SÜRESİ 3+ GÜN OLABİLİR



Önemli! Bu ağda Türk Ceza Kanunun 20.ci madde ve 5651 sayılı kanunun 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre yazılan yazıların sorumluluğu yazı sahibine aittir. Ülkemizin anayasal hukuk kuralları çerçevesince kişiler kendi görüşlerini beyan etmişlerdir. Uygunsuz/Aykırı içerikleri lütfen bildirmekten çekinmeyin. İlgili hukukçu arkadaşlarımız bildirimlerinizi inceleyip 5 (beş) iş günü içerisinde sonuçlandıracaktır. İçerik sahibi olarak uygunsuz içerikleri kaldırmayı taahhüt ediyoruz.

HunTürk Türk Otağı açılış tarihi Mayıs 2005. Irkçılar Irkçı Gökbörü Türkçüler Türkçü Turancı.
Ulak bilgimiz soruhunturk { @ } gmail [.] com adresinden ulaşabilirsiniz. Yazılım: SMF olup tarafımızca modifikasyonlar yapılmıştır.
Ağımız özgür yazılım olan Mozilla Firefox tarayıcı özellikleri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Sorunsuz gezinim için Firefox'u tercih ediniz. Yüksek Çözünürlükte(+1024) en iyi performansı verecektir.

Bu sayfa 0.079 saniyede 27 sorgu ile oluşturulmuştur, son güncelleme 260418, Gökalp Sunucu