Türkçü Turancı Irkçı Otağ

TÜRKLÜK ve TÜRK DÜNYASI OTAĞI => TÜRKÇÜLÜK => Konuyu başlatan: Kök-Börü - 07 Ağustos 2007, 15:59:46

Başlık: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Kök-Börü - 07 Ağustos 2007, 15:59:46
BUYRUN BAKIN  TURANCILAR HAKKINDA NE BUYURMUŞLAR!!!!UTANMADAN TURANCIYIZ DER DURURLAR...

.........YORUMSUZ AKTARIYORUM...

Türkeş ile  Atsız'i karsi karsiya getiren en büyük düsünce ''kürtler kimdir'' düşüncesidir.

''Şahinlerin Dansi'' Adlı kitapta A.Türkeş bizzat kendi ağzından aşağıdakileri yazmıştır..İnanmayan alır,okur ve görür;


''Atsiz,bu arada Ötüken dergisinde Kürtlere hakaret eden bir yazi yayınladi.Onlarin,adi bir kavim oldugunu,Farslilarin medeniyetsiz kesiminde dahil bulunduklarini yazdı."

Benim Atsız'ın bu görüşüne katılmam mümkün degil.Çünkü benim duşüncelerime aykırı,Ben Kürtler'in gerçekten büyük çoğunluğunun Türk soyundan geldiği kanaatindeyim,Yaptığım arastırmalar,tesbit ettigim belgeler beni bu neticeye götürmüştür.
 
Haa,birde Türk kökünden gelmeyen bir kısım var,ama cok az bir kısımdır o.Bizim kendi insanımızdır.Yani onları ayrı görmeye de imkan yoktur,Sonra Irkçı bir düşünceye karşıyım,Yani insanlari şu etnik gruptandır,demeyi yanlış bulurum.

Bunda bir yarar da yoktur memleket için Irkçılığa,emperyalizme,daima karsi çıkmışımdır,Bu sebeplerden dolayı Atsız'la aramız açıldı''


KAYNAK/ALINTI:"ŞAHİNLERİN DANSI" İSİMLİ ESER
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Kurt-Kanı - 07 Ağustos 2007, 19:45:58
Bu yazı sentezcilere kapak olsun!


Kök-Börü Andam ellerine sağlık.

TTK.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Kurt-Kanı - 07 Ağustos 2007, 19:51:37
Türkeş'in, Atsız Ata'ya olan kıskançlığı ve dönekliğinin tetiklediği suçluluk psikolojisi o derece derindir ki, Atsız Ata uçmağa vardığında Türkeş, hiçbir mazereti olmamasına ve hatta yakın arkadaşları tarafından ısrar edilmesine rağmen, Atsız Ata'nın cenazesine bile katılmamıştır.

Bunlar tarihe, kara bir leke olarak, not edilmiştir.

TTK.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Kurt-Kanı - 07 Ağustos 2007, 19:59:17
Türkeş'in, 1969 dan sonra, Türkçülüğe yaptığı ihanet nedeniyle, Türkçülük Hareketi otuz yılı aşkın bir zamandır öksüz ve teşkilatsız olarak bu günlere gelmiştir.

Atsız Ata'nın yanık ruhu, İLTERİŞ eliyle dikilen Türkçülük Bayrağıyla, yeni yeni gülmeye başlamış ve Yüce Tanrı'nın yardımı ve izniyle de  ebediyyen gülecektir.

Bozkurtlar ordusu hazır ve nazır durumda ve Türkçülük Bayrağını taşımanın şerefiyle, Turan'a doğru, emin adımlarla ilerlemektedir.

TTK.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Tardu Kagan - 07 Ağustos 2007, 20:25:45
Türkeş'in, 1969 dan sonra, Türkçülüğe yaptığı ihanet nedeniyle, Türkçülük Hareketi otuz yılı aşkın bir zamandır öksüz ve teşkilatsız olarak bu günlere gelmiştir.

TTK.

           Ama bundan sonra böyle gitmeyecektir...Artık,kılıçlar bilenmiş,sadaklar doldurulmuş,kargılar yağıya doğrultulmuştur!
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Ziya Gökalp - 07 Ağustos 2007, 20:41:51
Hüseyin Nihal Atsız Beğ,Türkçülük-Turancılık ülküsünden hiçbir zaman taviz vermeden ömrünün sonuna kadar savaşmış bir ülkü adamıdır.
En zor şartlar altında dahi bir anlık olsa bile pişman olmamış ve davasından dönmemiştir.Türkçülük bayrağını göndere çekmiştir.
Türkçülüğün-Turancılığın ne olduğunu Atsız Beğ'den öğrenen Türkeş,Türk-İslam sentezine yönelmiş ve görüldüğü gibi kürtleri dahi savunarak Atsız Beğ'i eleştirmiştir.
Kendi beyanatları ortada,bize daha fazla kelam etmek düşmez.

TÜRK IRKÇISI VE ATSIZ BEĞİN ÖĞRENCİSİ OLMAKLA İFTİHAR EDERİZ.
GÖK TANRI TÜRK IRKINI KORUSUN!
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Teoman Yabgu - 08 Ağustos 2007, 00:23:41
Türkeş'in iki kitabını okudum.İkisinde de ABD ile iş birliğine gidilmeli Rusya'dan uzak durulmalı ve Türk-İslam sentezini vurgulamış. Türk-İslam sentezinin İslam kısmı var Türk kısmı yok.
Kürtlere bu tür söz söyleyen biri nasıl Türkçü olur bilmiyorum.
Kitaptan alıntı yapan ve bize sunan değerli ağabeyimize teşekkür edrim.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: alper_bozkurd - 10 Ağustos 2007, 11:56:07
Hayatım boyunca siyasete girmedim, siyaset konuşmadım. İşte nedenler yukarıda anlattıklarınız. Siyaset çok farklı bir şey. Yer, zaman, ortam çok önemli.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: KORKUT07 - 19 Ağustos 2007, 12:42:51
merhaba kandaşlarım,
siyaset hiçbir zaman kendi soyunu unutmamaktır.siyasette kendi aslını unutana bir tek söz söylenir,  dönek,
hiçbir zaman kürtler Türk soyundan gelmemiştir.
bende oğlumda hiçbir zaman ilelebet kürtlerle dost olamam,
siyaset ve imkanlar istiyor diye islamcı Türkçülük diye de birşey olamaz, bizim kanımıza uymaz.
biz çöl bedevisi farslı yada bir kürt değiliiz.geldiğimiz yere bakıp ona göre konuşalım,
böyle Türk kürt kardeşliği yapıp ve medyada da Türk islam ılılmlı islam doktrinini yerleştirmeye özen gösterenlere duruşumuzla gereken dersi verelim.

Tanrı TÜRKÜ korusun.

KORKUT
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: OLCAYTU - 19 Ağustos 2007, 14:56:30
Hüseyin Nihal Atsız Beğ,Türkçülük-Turancılık ülküsünden hiçbir zaman taviz vermeden ömrünün sonuna kadar savaşmış bir ülkü adamıdır.
En zor şartlar altında dahi bir anlık olsa bile pişman olmamış ve davasından dönmemiştir.Türkçülük bayrağını göndere çekmiştir.
Türkçülüğün-Turancılığın ne olduğunu Atsız Beğ'den öğrenen Türkeş,Türk-İslam sentezine yönelmiş ve görüldüğü gibi kürtleri dahi savunarak Atsız Beğ'i eleştirmiştir.
Kendi beyanatları ortada,bize daha fazla kelam etmek düşmez.

TÜRK IRKÇISI VE ATSIZ BEĞİN ÖĞRENCİSİ OLMAKLA İFTİHAR EDERİZ.
GÖK TANRI TÜRK IRKINI KORUSUN!


  Sayın Ziya GÖKALP kardeşim gerçekten çok iyi bir ileti yazmışsın.Tebrik ederim.Esen kal.

   TTK.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Turkmen_Kizi - 19 Ağustos 2007, 16:10:29
Alparslan Türkeş, Amerika'nın bölgedeki Rus gücüne karşı yetiştirdiğini bilmeyen yok hatta bunu komünistler bile biliyor ama sentezciler halla Türkeş'e başbuğ demeye devem ediyorlar.

Alparslan Türkeş hayatının hiç bir döneminde yolbaşçımız Atsız Atamız gibi dik duramamışve Atsız Ata ile direk bir tartışmaya girmektende çekinmiştir.  Alparslan iyi bir siyasetçidir çünkü Türkçülüğün güçlü olduğu bir dönem Türkçülük rolu oynamış komünizmin yaygınlaştığı dönemdede islamiyeti kullanarak yollarını islamiyete çevirmiştir.

Zamanında Kahramanmaraşta alevileri öldürdüler şimdide seçimlerde alevilerden oy toplamaya çalıştılar işte siyasetleri böyle dansözce kıvırmaktan başka bir şey değildir.

"Türkeş başbuğumuz Atatürk liderimizdir." diyen zihniyetin lideri olan Türkeş'ten ne beklenirki!

 
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: kültigin - 19 Ağustos 2007, 16:19:53
Kök-Börü Andam ellerine sağlık
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: motun yabgu - 21 Ağustos 2007, 12:05:23
Birde utanmadan Türkese basbug payesi veriliyor!!
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: bozkurt_ulu - 25 Ağustos 2007, 11:53:56
ne kıskanması be sizde bir algılama sorunu var kıskanç olan biri varsa o da sizsiniz
Biz Ülkücüler herkeze Atsız atanın kim olduğunu öğrettik bu ülkede Turanı söyleyen yalnız biz varız
Atsız bizim atamız Türkş Başbuğumuz.
biz amerikayada karşıyız bu böyle biline.
Atız ATA bizim hocamızdır.
Başbuğumuz Atsız'ın fikirlerini beğenerek  onun yanına gitmişdir.
Atsız Ata il Başbuğumuz arasında ki tartışma onları ilgilendirirdi.
siz ne olduğu belli olmayan pisliklersiniz

-----------------------------------------------------

Ya siz ne kadar çakal ve yüzsüz adamlarsınız böyle?
Ben bu güne dek, bir tek Türkçünün bile, sizin o kürt kokan sentezci sitelerinize, üye olup yazdığını görmedim, duymadım.
Madem bizi beğenmiyorsun o zaman bizden uzak; ite, kürde ve bilimum etnik döküntüye yakın olun.
Sizi alkışlayan tek kişi, mankurtluk tarifini yapanlardır ki onlar; tezlerinin gerçekleşmiş olduğunu, sizin şahsınızda görebilmiş oldular.
Haydi başka kapıya!!!
Biz de, size atılacak, kemik bile yok....

TTK.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Afsar Beyi - 25 Ağustos 2007, 12:14:14
ne kıskanması be sizde bir algılama sorunu var kıskanç olan biri varsa o da sizsiniz
Biz Ülkücüler herkeze Atsız atanın kim olduğunu öğrettik bu ülkede Turanı söyleyen yalnız biz varız
Atsız bizim atamız Türkş Başbuğumuz.
biz amerikayada karşıyız bu böyle biline.
Atız ATA bizim hocamızdır.
Başbuğumuz Atsız'ın fikirlerini beğenerek  onun yanına gitmişdir.
Atsız Ata il Başbuğumuz arasında ki tartışma onları ilgilendirirdi.
siz ne olduğu belli olmayan pisliklersiniz

Size tavsiyemiz: Buralarda zaman yitireceğinize öncelikle bir okuma yazma destek kursuna katılarak iki harfi biraraya getirip kelime yazmayı, ,iki kelimeyi biraraya getirerek cümle kurmayı öğrenin.
Size uyarımız : Atsız Atamızın adını ağzına alıp kirletme. Sizler bırakın Atsız Ata'ya öğrenci olmayı, kapısının önünden geçemezsiniz. Hayatının her anında sizin gibilerle uğraşan Atsızı ve gerçek Türkçülerden oluşan bu otağı rahat bırakın. Burası sizin yazılarınız ve nefeslerinizle kirletilemeyecek kadar değerli insanların barındığı bir çatıdır.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: motun yabgu - 26 Ağustos 2007, 04:58:46
Mhp milliyetci islam partisidir Türklükle alakasi yoktur Kerameti* * * * * * * * * * *  ümmet olmakta görürler Chp kadar bile milliyetci degiller

----------------------------------

Yönetici Notu.

Birilerini eleştiriken diğer taraftan, bir başka kesimin inaçlarına saygısızlık olarak algılanabilecek ifadelerden kaçınmamız lazım.
Aksi takdirde insanlar Türkçüleri, din karşıtı kişiler olarak görüyor ve bu görüye çogu zaman, bizler tarafından maksadını aşmış, ifadeler neden oluyor.

Biz laikiz ama din düşmanı değiliz.
Bizim karşı olduğumuz şey din değil, din adına yapılan istismar ve yobazlıktır.

Bu incelikleri dikkate almalıyız.
Saygılarımla.

TTK.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: AK TOLGALI BEYLERBEYİ - 26 Ağustos 2007, 12:37:13
Halbu ki yoldaşını bırkıp dönenlerin
Değişilir topu da bir sokak kaltağına

Türkeş Atsız Atayı dava da bırakıp ayrılmıştır.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: ÇEPNİ_TÜRKÜ - 26 Ağustos 2007, 13:34:07
Mhp milliyetci islam partisidir Türklükle alakasi yoktur Kerameti * * * * * * * * * ümmet olmakta görürler Chp kadar bile milliyetci degiller


Burda, * * * * * * * * * * söylemin pek hoş durmuyor. Tamam haklısın ama inanç değerlerini horlayarak cümle oluşturmasan daha iyi olurdu. Sonuçta Muhammet dediğin bir inancın tebliğ edicisi.


AK TOLGALI BEYLERBEYİ, sitemizi hanımlarında takip ettiğini unutmayınız. Lütfen üsluba dikkat ediniz.


Esenlikler...
TTK.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Afsar Beyi - 28 Ağustos 2007, 14:38:01
Mhp milliyetci islam partisidir Türklükle alakasi yoktur Kerameti * * * * * * * * * ümmet olmakta görürler Chp kadar bile milliyetci degiller


Burda, * * * * * * * * * * söylemin pek hoş durmuyor. Tamam haklısın ama inanç değerlerini horlayarak cümle oluşturmasan daha iyi olurdu. Sonuçta Muhammet dediğin bir inancın tebliğ edicisi.


AK TOLGALI BEYLERBEYİ, sitemizi hanımlarında takip ettiğini unutmayınız. Lütfen üsluba dikkat ediniz.


Esenlikler...
TTK.

AKTOLGALI BEYLERBEYİ nin kullandığı ifadeler Atsız Ata'ya aittir. Buraya üye olanların (erkek ya da bayan farketmez) Atsız'ı bilmelerini bekleriz. Sizin de bilmenizi bekleriz. Lütfen daha dikkatli olalım.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: çiçi_yabgu - 31 Ağustos 2007, 00:09:21
salak beyinsizler sürüsü sizi cesur olsanız zaten piyasaya çıkarsınız. ülkücü hareket gibi kutsal bir davya ve onun önderine saldırmak siz gerizekalı embesillerin haddine  değil. Rahmetli BAŞBUĞUMUZ ALPARSLAN TÜRKEŞ  beyefendi hayatının her döneminde türklüge hizmet etmiş tek TÜRKİYE  TÜRKLERİNİN değil dünya TÜRKLÜĞÜNÜN umudu olmuştur siz gerizekalılara duyurulur...


Ulan çapulcu!!!
Sizi buraya parayla mı gönderiyorlar?
Siz ne kadar onursuz, kişiliksiz mahlukatlarsınız böyle...
Şu zaman kadar, kaç tanenize ne kadar ağır laflar ettik, hâlâ buraya gelmeye devam ediyorsunuz.
Ne kadar yüzsüzsünüz böyle ?
Size söylediğimiz lafları ite söyleseydik, kudurur kendini dağlara vururdu. Lakin siz o kadar pişkin ve arsızsınız ki gelip hâlâ burada çirkef saçıyorsunuz.
Haydi şimdi çiçek bahçesi, sentez çöplüğüne defol.
Soytarı seni!!!

.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: alper_bozkurd - 14 Eylül 2007, 23:48:25
Defolun gidin kanı bozuklar.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Erbatur - 23 Eylül 2007, 16:33:59
ne kıskanması be sizde bir algılama sorunu var kıskanç olan biri varsa o da sizsiniz
Biz Ülkücüler herkeze Atsız atanın kim olduğunu öğrettik bu ülkede Turanı söyleyen yalnız biz varız
Atsız bizim atamız Türkş Başbuğumuz.
biz amerikayada karşıyız bu böyle biline.
Atız ATA bizim hocamızdır.
Başbuğumuz Atsız'ın fikirlerini beğenerek  onun yanına gitmişdir.
Atsız Ata il Başbuğumuz arasında ki tartışma onları ilgilendirirdi.
siz ne olduğu belli olmayan pisliklersiniz

Size tavsiyemiz: Buralarda zaman yitireceğinize öncelikle bir okuma yazma destek kursuna katılarak iki harfi biraraya getirip kelime yazmayı, ,iki kelimeyi biraraya getirerek cümle kurmayı öğrenin.
Size uyarımız : Atsız Atamızın adını ağzına alıp kirletme. Sizler bırakın Atsız Ata'ya öğrenci olmayı, kapısının önünden geçemezsiniz. Hayatının her anında sizin gibilerle uğraşan Atsızı ve gerçek Türkçülerden oluşan bu otağı rahat bırakın. Burası sizin yazılarınız ve nefeslerinizle kirletilemeyecek kadar değerli insanların barındığı bir çatıdır.



YÖNETİCİ NOTU:

Sen kim milliyetçilik kim haddini bilmez.

Türk oğlu Türk bozkurttur. Kapısından kovulduğu yere tekrar geri dönüp gelmez. Oyunlarla, hilelerle adını değiştirip, kapısından çıkarıldığı yerin bacasından girmeye çalışmaz.

Ancak tekmelesende, kovsanda önce kuyruğunu kıstırıp giden, sonra tekrar o kapıya kuyruk sallayıp tekrar dönen bir canlı vardır. Onun da ne olduğunu herkes bilir.

Sen de kuyruk sallayarak geri döndüğüne göre artık ne olduğunu anladık. Ayrıca bir şey daha anladık. Sen Türk oğlu Türk de değilsin. Muhtemelen gündüz ışıklı kavşaklarda bekleyip, zorla mendil satmaya çalışan, yalvararak, salyalarını akıtarak bekleyen kim oldukları herkesçe bilinen belli bir ırkın ya tümüyle mensubusun, ya da onlardan biri ile kırılmışsın biryerlerde. Başka türlü buraya tekrar dönmek için şerefsizce çabalamaz, şerefinle kendini kabul ettirmeye çalışırdın.

Bunun için üzülme demeyeceğim. Hakikaten üzülmen gereken bir durum. Seni başkası kabul etmeyeceğine göre şu anda bulunduğun yerden sakın ayrılma ve orada kendini avutup mutlu olmaya çalışmaya devam et. Kader işte. Elden bir şey gelmiyor.

Sana cevap verme tenezzülünde bulunduğumu sanarak kendinide iyi hissetme sakın. Benim yaptığım pis nefesinle ve kırık ırkınla kirlettiğin ortamdan kapıyı açıp seni kovmaktan ve pencereleri açıp ortalığı havalandırmaktan ibaret. Hadi topla salyalarını ve defol buradan. Kuyruk sallayıp yaltaklanan canlının bile kendine göre bir gururu vardır. En azından ona sahip olduğunu göster.  "Afsar Beyi"

Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: motun yabgu - 23 Eylül 2007, 16:44:11
Amerikeye usaklik yapilarak basbug olunsaydi en büyük basbug hostullah hocaefendi olurdu Birakin bu basbug ayaklarini Türkesin Türklüge ne faydasi oldu Ümmetcilerle Türkcüleri birbirine karistirmayin Abdullah catliya neden sahip cikmadiniz anlatda ögrenelim
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: TÜRK-KAN - 23 Eylül 2007, 17:36:38
Hem bu otağı rahat bırakın diyorsunuz hem de Başbuğumuza hakaret ediyorsunuz. Hem tahrik ediyorsunuz, hem burda ne işiniz var diyorsunuz. Bu ne yaman çelişkidir?

 Başbuğ Alparslan Türkeş'e hakaret ederek Türkçü mü oldunuz?

 Yazdığımız herşey kanıtlı belgelidir. Türkeş siyasi parti lideridir. BAŞBUĞ DEĞİLDİR. TEK BAŞBUĞ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'TÜR.  BUNU AMENTÜ GİBİ BELLEYECEKSİNİZ !. Daha BAŞBUĞ sözcüğünün anlamını bilmiyorsun, ahkam kesmeye kalkıyorsun. Bir tane sözlük aç bak, BAŞBUĞ ne anlama geliyormuş?

 Fettullah'a övgüler düzen Türkeş, kürtlere ve diğer etnik özürlülere kardeş diyen gene Türkeş, Kızlarından birini gavur ingilize bir diğerini kürde gelin veren gene Türkeş...Siz ona Başbuğ demeye devam edin!.

 Türkeş için gereken hükmü YÜCE ATSIZ ATA, "NE YAPTIĞINI BİLMEYENLER" makalesinde vermiş. Başka söze hacet yok. Al oku da ibret al !   

 "28 Mayıs günü, Ankara'da öldürülen Ali Balseven'in başına gelen iş yine sosyal hastalıklara karşı aşısız bir güruhun marifetidir: 1948 Maraş doğumlu olup sıkıntılı bir hayat mücadelesinden sonra Ankara Ziraat Fakültesine giren ve gözüpek, katıksız Türkçü bir genç olan Ali Balseven Milliyetçi bir partidir diye MHP ye girip bu partiden, Türkçü olmadığı kesinlikle anlaşıldıktan sonra çıktığı için üstüne çektiği düşmanlıklar sebebiyle ve kahbece öldürülmüştür.

Balseven'i öldürenler bir kere nâmerd insanlardır. Merd olsalardı silahsız bir kişinin üzerine silahlı bir kaç kişiyle saldırmaz, görülecek hesapları varsa onu eşit şartlarda erkekçe vuruşmaya çağırırlardı. Sonra bunlar kuşbeyinli yaratıklardır. Bu davranışın kendilerine bir şey kazandırmayıp çok şey kaybettireceğini, Balseven gibi düşünenlere ise çok şey kazandıracağını düşünememişlerdir. Onlara hatırlatalım: Türkçülük kolay iş değildir.

Geceleyin köşe bekleyip bir kişiye birkaç kişiyle saldırmak gibi rezaletlerin Türkçülükte elbette yeri yoktur. Türkçülük sözünün eri olmak, ettiği yemine sadık kalmak ve yalan söylememektir. Türkçü taviz vermez ve politika yapıyorum zannı ile "biz Yahudi aleyhtarı değiliz; çünkü onlarla hiç savaşmadık" gibi gülünç sözler söylemez. Türkçülük makam hırsı ile bağdaşmaz.

Başkanlık vasıflarından mahrum insanların başkalarını kötüleyerek liderlik davası gütmeleri, hilekâr daltabanların oyuncağı olmaları kadar acıklı durum yoktur. Başkan olacak adamın bütün ömrü dimdik geçmiş olmalı, mazisinde kendisini küçük düşürecek bir zaaf bulunmamalıdır. Vaktiyle kendisini sorguya çekenlere "Hatamı anladım. Beni affetmenizi istirham ederim" diye mektup yazanların liderlik davası Don Kişot cakasından başka bir şey değildir. Böyle liderler ilk seçimde silinmeye mahkumdur.

Yüksek tepelere kartal da çıkar, bazen yılan da çıkar ama kartal yükselerek, yılan sürünerek çıkar.

Ötüken Dergisi, 17 Haziran 1975
"
 
İnsanları bilgisizlikle suçlayıp, kendini
beğenmişlik yapmayı, aşağılamayı kızıl kominist mataryalist kardeşlerinizden mi öğrendiniz? Onlar da sizin gibi bu ve benzeri sözlerle ülkücülere yıllarca  saldırdılar.

 Kızıl teröristler bizi sevmez, faşist deyip en ağır biçimde saldırırlar. Ama siz Mhpliler ve Ülkücüler, İşçi Partisi ve Doğu Perinçekle Kızıl Elma Koalisyonu kurdunuz. Ayrıca Şehitlere söven Yahudi Rahşan'ın partisi Dsp ile de koalisyon ortaklığınız var. Bu utançta size bir ömür boyu yeter. Ama sizde o yüz ne gezer?

 
Hadi cennet mekan Elçibeyimizin,  Başbuğumuz Alparslan Türkeş'e 'TÜRK DÜNYASININ BAŞBUĞU' dediğini inkar edin!  edemezsiniz çünkü bunu siz de biliyorsunuz. O halde Başbuğumuza 'TÜRK DÜNYASININ BAŞBUĞU' diyen Ellçibey'imizi de amerikan işbirlikçisi ilan edin ne duruyorsunuz?

 'İslamiyeti ele alıp Türklüğü inkar etmek ihanettir. Bunun terside aynı derecede gaflet ve ihanettir.' bu söz Başbuğ'a aittir. yoksa bu söz ona ait değil diyerek inkara mı kalkışacaksınız?

 Büyük Türkçü Merhum Elçibey nerede söylemiş bunu? Kanıt Belge nerede? Merhum Elçibey Ankara'da Anıtkabir'i ziyaretinde ATATÜRK'Ü TÜM TÜRKLERİN BAŞBUĞU OLARAK KABUL ETMİŞ, KENDİSİ DE BAŞBUĞA anıtkabir hatıra defterinde "SENİN ASKERİNİM!." diye yazmıştır.

 Hayır bu söz Türkeş'in zaten, kimsenin buna itirazı yok. Ancak Türkleri Müslüman ve Müslüman olmayan şeklinde ayırmak hainliğin en büyüğüdür. 

 
Hem Başbuğ Alparslan Türkeş'e en ağır ifadelerle saldıracaksınız hem de O'nu Başbuğ belleyip  emrinden ayrılmayan  Türk-islam ülkücüleri olan Şehit abilerimizin fotoğraflarını otağınızda yayınayacaksınız? Hadi o fotoğraftaki şehitlerimizin  Türk-islam ülkücüleri olduğunu da inkar edin! Çelişkiler yumağının içinde boğulup kalmışsınız.

 Sizin gibi ecmain tayfası TANRI demek günahtır diye kıymeti kendinden menkul fetvalar verirken MUSTAFA PEHLİVANOĞLU, ALİ BÜLENT ORKAN ve daha adlarını zikredemeğim AZİZ ŞEHİTLERİMİZ darağaçlarına TANRI TÜRK'Ü KORUSUN nidasıyla seve seve gidiyorlar ve TANRIDAĞI'NA varıyorlardı.  Tabii sen bunları bilemezsin. Soyca bir çerkez ve sahtekar olan, dolandırmadığı ocak kalmayan bir şahsın yazdığı Ülkücü Şehitler Antolojisini okuyup, o saçmalıklara inanmaktasın.

 Hem bu ŞEHİTLERE Rahşan denen Sabetayist Yahudi sizin Mhp hükümette iken ana avrat söverken, siz üç maymunu oynuyordunuz?. Yalan mı? Hiç mi utanma arlanma yok sizde?.

 
Ağaca balta vurmuşlar neyleyim sapı bendendir demiş.
çingeneyi padişah yapmışlar, önce ağasını kesmiş.
 
Sonuç olarak  NE EN BÜYÜK TÜRK MİLLİYETÇİSİ ULU ÖNDERİMİZ MUSTAFA KEMAL ATATÜRKÜN YOLUNDAN AYRILIRIZ. NE ATSIZ ATAMIZDAN VAZGEÇERİZ NE BAŞBUĞUMUZDAN VESSELAM.

TEK BAŞBUĞ ATATÜRK, YOLBAŞÇIMIZ ATSIZ ATA gerisi hikaye...

TANRI DAĞI KADAR TÜRK; HİRA DAĞI KADAR MÜSLÜMANIZ.

TANRIDAĞI'nın yüksekliği 7010 m 'dir ve Hira Dağı'ndan yüksektir.

TÜRKLÜK HERŞEYİN ÜSTÜNDEDİR!

 TTK

Değerli Andam

Kaleminize sağlık. Bu yazınızın altına izninizle teşekkürlerimi ve imzamı eklemek isterim. "Afsar Beyi"  
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Temir Yalıg - 23 Eylül 2007, 18:29:21
Provakatör çaşıt Erbatur rumuzlu şahıs ;

Alparslan Türkeş,Atsız Ata'ya ve davamıza ihanet etmiştir.Türk-İslam sentezi gibi saçma ve ihanet dolu yapay bir teoriyi sizin gibi cahil cühela güruhuna din gibi belletmiştir.Bizim ise esas ve yegâne davamız Türkçülüktür.Türkeş kültür milliyetçiliği alanında bile teorik ve pratik olarak zayıf ve eksik kalmıştır.kürtleri ve diğer gayri-Türk unsurları Türklüğe yamamaya kalkmıştır.Fikirlerinden etkilendiği Atsız Ata'ya saygı göstermemiş ve Türkçülük-Turancılık davasında da pişmanlığını vurgulamıştır.

Biz Türkçüler laikliği sonuna kadar savunan,Atatürk'ü Tek Başbuğ,Nihal Atsız'ı da Tek Yol Gösterici olarak zikreden Irkçı-Turancılarız.
Başbuğum dediğiniz Türkeş,o kadar milliyetçi ve müslümandı da neden kızlarının birini kefere İngiliz'e,diğerini kürde verdi?Ama bu  tip soruları cevaplandırmanızı beklemiyorum.Çünkü beyin olarak uyuşturulmuş ve yönlendirilmiş bireylersiniz.

Kabrini ziyaret ettiğimiz Türk Ülkücüsü abilerimiz,sizin gibi devşirme sistemleri için değil Türk Irkı için,Milliyetçi bir Türkiye için şehit oldular.Arap inançları sizin iliğinize,etinize işlemiş.Özünden bîhaber kalmış bir güruhsunuz.

En büyük düşmanımız olan kızıl komünistleri için de onlar sizin kardeşiniz diyerek zeka seviyeni ve bilgi kıtlığını gösterdin zaten.Türkçüler ve komünistler iki ayrı zıt kutuptur.Asıl onlarla ittifak yapan sizlersiniz.Türkçüler-Turancılar entellektüel insanlardır.Sizin gibi ayak takımı değildir.

Tanrı Dağı Kadar Türk,Hira Dağı Kadar Müslümanız demişsiniz.Doğru ya,bu da Başbuğunuzun geyik sözlerinden sadece birisi.Arap bedevilerinin dağını kendinize totem bellemişsiniz.Pislik Arap bedevilerinin iptidai inanışlarını ve geleneklerini kültürünüz bellemişsiniz.Ancak biz bu zehirli zihinleri değiştirmeye kararlıyız.Biz 'TANRI DAĞINI' başka hiçbir 'dağ' ile eşit mesafede görmeyen katıksız Türkçüleriz.Bizim Dilimiz de ,Dinimiz de,İmanımız da,Mezhebimiz de Irkımız da ,Kültürümüz de TÜRKLÜKTÜR.

Buralar size göre değil arkadaşım.Entellektüel sohbetler ve Türkçülük-Turancılık-Irkçılık lehinde ve ekseninde tartışmalar geçer burda.Sen git kendine göre bir forum bul ve oralara yaz.Gerçeği elbet birgün anlayacaksınız.Eğer damarlarınızda Türk kanı dolaşıyorsa..
Selam ile..

TANRI TÜRK'Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN!
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: motun yabgu - 23 Eylül 2007, 20:00:48
Yüksek Kan irkcisi Türk Kan agabeyimin yazdiklarini ibretle okudum Eline beynine saglik Cek senet mafyasi partisi üyeleri ders alir ulu gök tanriya sirk kosmaktan imtina ederler Tanri korusun mhp li olsaydim yukardaki yazilanlari okuduktan sonra utancimdan yerin dibine girerdim
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: ÇEPNİ FİRUZ - 23 Eylül 2007, 23:21:01
Sokaklarda kabadayılık özentisiyle gezinen MHPlilerden   Ülkücü asla olamaz olsa olsa Türkücü olurlar.TEMİR YALIG  Kandaşımın cevabı yazısına aynen katılıyorum.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: SALİM_ÇAVUŞ - 24 Eylül 2007, 23:11:25
Balık baştan kokmuş!!!MHP'nin Türkçülük ve Turancılıkla uzaktan yakından ilgisi yoktur.Onlar yalnızca Türk-Kürt kardeştir der dururlar.Gerçek Türkçü Turancı soyunu bilmekten aciz değildir.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: HanTengri - 18 Aralık 2007, 18:07:14
ÜLKÜ DEVİ ERBATUR OĞLUM !!!
   Seni hira dağında bedevilerin hacet taşı bekçiliğine getirdim. Olaki o peygember soylu necip milletin mensupları hacet sonrası sürünecek taş bulamazlar, sen yetiş derman ol dertlerine. İnanıyorumki bu kutlu davanın kutlu bir neferi olarak sen, aldığın bu kutlu görevle dava adamlığını herkeze kanıtlıyacaksın ve bir ÜLKÜ DEVİ olduğunu herkese ispatlıyacaksın. :)


  Size ne diyeyim bilmiyorumki, braktığımdan daha betersiniz..Hira dağlılar sizi.. Kımız'da alkol varmış içmek günahmı başkanım? diye soran müptezeller sizi birde gelmiş burada Türkçülük adına yazı yazıyorsunuz. Sizin ruhunuzu bilirimde fazla deşifre etmeye gerek yok. Sinir bozmayın, gidin ocakta slogan atın, aptal sanatçılarınızın Ahmet Kaya özentisi şarkılarını dinleyip, ocağın penceresinden yoldan geçen kızlara hava atın.. Seni senin gibileri aşar bu otağlar...
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Kırım Kurdu - 22 Aralık 2007, 17:33:25
Erbatur rumuzlu şahıs sana otağ olarak teşekkür ediyoruz ki sayende ülkücülerin ne mal olduğunu bir kez daha gördük.

Saygılarımla
Başlık: TÜRKEŞ'İN BAŞBUĞLUĞU???
Gönderen: cehennem topçusu - 26 Aralık 2007, 22:19:03
afşar beyi gandaşım haklısınız Mustafa Kemal ATATÜRK yeri asla doldurulamayacak liderimizdir,ben
yakın tarihimizde yaşayan ALPARSAN TÜRKEŞ beyi tanıdığım ve O hareketin acizane içinde bulunduğum için son BAŞBUĞ olarak adlandırıyorum.Bundan dolayı veda edeceksek,edebiliriz,kurallarınız neyse saygı duymam gerek diye düşünüyorum.
Başlık: TÜRKEŞ'İN BAŞBUĞLUĞU???
Gönderen: Altaikai - 26 Aralık 2007, 22:52:57
Sn. cehennem topçusu Alparslan Türkeş Lefkoşe de doğmuş Ankarada hayata veda etmiştir. kendisi Türk Milliyetçi akımını kendi anlayışına göre harmanlamış fakat şimdilerde ortaya çıkan bir takım belgelerle kendi kadrosu farklı odakların hizmetine kaymıştır. diyeceğim o ki BAŞBUĞ  diye hitap ettiğiniz eski bir asker ve siyaset adamının yöneldiği kitle bütünüyle Türk Milleti değildir. BAŞBUĞ sıfatı Türk Ulusuna her yönüyle önderlik eden ve onu üstün kılan kişilere verilen bir sıfattır. manası çok uludur. Tengri katının yol göstericileridir. Ölüme koşan askerlerin bakışıdır onlar. sesidir nağrasıdır. Mucizevi olayların altına imza atan, zoru ve imkansızı başaran insalardır. Bu sıfatlara sahip olan bu erdemleri taşıyan kişi en son 69 sene önce vedalaştı Yüce Türk Irkıyla. Başbuğ sıfatı amerikan oyunlarıyla cuntacı zihniyetin devlet bütçesinden aldığı paralarla ve sadece hitap etme gücüyle olmuyor. bu noktada arap aşığı amerikan ümmetçiliğine ve Türk'lüğü Türk'lükten başka sentezlerle yoğurmaya çalışanlara BAŞBUĞ demek benim için zor.

Bir kez daha belirtmek istiyorum. "Moskoflardan, Yankeden, Masonlardan yılmayan Ölümlerle eğlenen Tunç yürekli Türkleriz."
Başlık: TÜRKEŞ'İN BAŞBUĞLUĞU???
Gönderen: Afsar Beyi - 26 Aralık 2007, 22:58:55
afşar beyi gandaşım haklısınız Mustafa Kemal ATATÜRK yeri asla doldurulamayacak liderimizdir,ben
yakın tarihimizde yaşayan ALPARSAN TÜRKEŞ beyi tanıdığım ve O hareketin acizane içinde bulunduğum için son BAŞBUĞ olarak adlandırıyorum.Bundan dolayı veda edeceksek,edebiliriz,kurallarınız neyse saygı duymam gerek diye düşünüyorum.


Burada zamanında o hareketin içinde bulunup, sonra aldatıldığını ve kimliğinden uzaklaştırılmak üzere üzerinde oynanan oyunları farkederek o bahsettiğiniz hareketten uzaklaşan çok kişi var. Bu nedenle de bahsettiğiniz hareketi burada savunmak ya da sempatizanı olmak söz konusu değildir. Burada kalıp gerçek Türkçülerin arasında olmak ya da gereğini yapmak sizin kararınızdır.

Esenlikler Dilerim

Afşar Beyi
Başlık: TÜRKEŞ'İN BAŞBUĞLUĞU???
Gönderen: Üçoklu Börü Kam - 26 Aralık 2007, 23:18:40

afşar beyi gandaşım haklısınız Mustafa Kemal ATATÜRK yeri asla doldurulamayacak liderimizdir,ben
yakın tarihimizde yaşayan ALPARSAN TÜRKEŞ beyi tanıdığım ve O hareketin acizane içinde bulunduğum için son BAŞBUĞ olarak adlandırıyorum.Bundan dolayı veda edeceksek,edebiliriz,kurallarınız neyse saygı duymam gerek diye düşünüyorum.



Başbuğ:

1. Eski Türklerde orduların başkomutanı.
2. Osmanlı İmparatorluğu'nda savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin veya milis güçlerinin komutanı.
3. Ordularının başında savaşlar yaparak, zaferler elde etmiş başkomutan.
4. Türk Devlet gelenegine göre; orduların başkomutanıyken kazandığı büyük zaferler sonunda yeni bir devlet kuran büyük asker..
......
............

Bunlar; Başbuğ kelimesinin/kavramının, sözlük ve Türk tarihi içerisinde kabul görmüş, genel anlamlarından bir kaçı.
Yukarıdaki sıfat ve anlamlardan hangisi Türkeş'e yakışıyor ya da kendisinde mevcuttur?


TTK



Başlık: TÜRKEŞ'İN BAŞBUĞLUĞU???
Gönderen: cehennem topçusu - 26 Aralık 2007, 23:26:41
Sn.Altaikai beğ,sözünü ettiğimiz kişi 1944 yılında davamız dediğim TURANCILIK davasından dolayı yargılanmıştır,doğduğu ve vefat ettiği topraklar,TURAN illerindendir,şu an kadrosu dediğiniz gibi farklı yerlere çekilmekte ise bize geri çekilmek düşmez,tam tersi mücadele edeceğim bir cephem daha olmuş demektir,mücadeleye devam.Ben Baba tarafından YÖRÜK ,Ana tarafından AFŞAR Boyundan gelen TÜRK OĞLU olarak sizinle yazışmaya başlamadan evvel nasıl ki TÜRKÇÜ olduğumu gururla her yerde  söyleyipmücadele etmiş isem ,gene kendi çapımda mücadeleye devam edeceğim.Size ve tüm TÜRK MİLLETİ için mücadele eden çerilere gönülden başarılar diliyorum.            KAHRAMANLAR CAN VERİRİ,YURDU YAŞATMAK İÇİN.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Altaikai - 26 Aralık 2007, 23:47:16
Sn Cehennem Topçusu Türklük Türkçülük ateşi hepimiz içinde yanan hiç sönmeyecek bir ateştir. ne mutlu ki bu ateşide içinizde taşıyorsunuz. Günümüzde Türkçü olmak adına bir çok siyasal oluşum sağdan ve soldan bu tanımı kullanıyor. mhpde tepeden tırnağa bunu kullananların başını çekiyor. demek istediğim bu fikri kullanmak değil bu fikri hissetmektir. ben sadece BAŞBUĞ ünvanı ile ilgili bir bilgi vermek istedim haddim olmayarak belkide. birazda adı geçen oluşumun güncel haline sitem ettim haklı olarak. sahte Türkçülükle Türkçülerle bu iş yürümezç. sonuç olarak diyeceğim Türkçülük bir araç değil amaçtır. böyle düşünüp TÜRK olma gururunu  kalbimize beynimize kazıdığımız sürece ne mutlu bize...
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: BUMIN KAĞAN - 29 Aralık 2007, 22:49:52
cümlenize selamun aleyküm kardesler, abiler...
yukarıdan beri okuyorumda bayağı bi içinizi dökmüşsünüz, merak ettim neyin kavgasını veriyorsunuz yanlış anlamayın sakın... benide biraz bilgilendirirmisiniz. hepinizden allah razı olsun. :turan:


Yönetici Notu

Otağ kurallarını okumadan üye olduğun belli.
Burası Türkçüler Otağı. Tekke veya cemaat evi değil.
Üyeliğin iptal edildi.


Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: KENAN KALAK - 30 Aralık 2007, 20:08:53
1969 yılından itibaren yani Adana Kongresinde Türkçüler ümmetçilerin yaptıkları ihanete dayanamayıp yol ayrımına gitmişlerdir.Ümmetçi ülkücüler Türklüge büyük ihanette bulunmuşlardır Bozkurt'u kaldırıp yerine üç hilali kendilerine sembol edinmişlerdir,kürtlerin  Türk Soyundan geldiğini söyleyip Türk milletini aldatmışlar ihanet içide olmuşlardır türkeşin Turancılığı Türçülüğü hiç bir vakit olmamıştır 1944 te Atsız Atanın yarğılandığı mahkemede bir mektup tan dolayı yarğılandı aynı mahkemede Atsız Ataya Mektup yazdığından dolapı püşman olduğunu söylemiştir dava adamı bumudur efendim tırnak çekilmesi,tabutluk türkeş için değil Yol göstericimiz Atsız Atamız için geçerlidir birde kardeş olmadığımız aşalık kürt kavimini bize kardeş olarak lanse ettiler.TTK.Esen Kalın
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Mavi_Kurt - 20 Ocak 2008, 21:04:41
Bu yazıyı bir çok Türkçü ve ya milliyetçi sitelerde yaymalıyız.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: SAVAŞAN TÜRKÇÜ IRKÇI - 09 Şubat 2008, 15:57:48
Küfür ve hakaret içeren iletiler yazmayın.Ayrıca iletilerinizi tamamı büyük harf olarak yazmayın.

ilteris6
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: kutlugsad683 - 21 Şubat 2008, 01:21:20
kandaşlar;
"Derin Sayfalarla Milliyetçi Hareket" adlı bir kitap var.Yazarı Rıza Müftüoğlu.Özellikle seksen sonrası dönemde devamlı Türkeş'in yanında olan bir adam.Amerika seyahati de dahil ,hiç bir zaman Türkeş'in yanından ayrılmamış.O kitapta konuyla ilgili bizzat Türkeşin ağzından çok ilginç ve eminim taraftarlarına da çok ilginç gelecek ifadeler vardır.Kitabın hepsini okumaya Türkçü kandaşlarımın ihtiyacı elbette yoktur.Yine de ihtiyacı olanlar var belli.Hala uyanamamışlar için tavsiye edebiliriz.
Türkeş diyor ki;(yazım hataları bana ait değil)
"Nihal Atsız beyle 30'lu yıllardan beri beraberdik.Her zaman görüşür,konuşurduk.Ben kendisine ziyarete giderdim.
  Konya'da 70'li yıllarda "oku" adında bir dergi yayımlanıyordu.Derginin bir sayısında Ziya Gökalp bey aleyhinde yazılar çıkmış.Nihal Atsız bey bu yazılara çok kızmış.Yazıyı kaleme alan vaize ,Ötügen dergisinde cevap verdi ve çok aykırı şeyler yazdı.
  Nihal Atsız bey, bu cevabı yazısında Hz. Mevlana için, "Mevlana bir homoseksüeldi,sapıktı,Yunus Emre için beynelmilelci bir serseridir diyordu.
 Sonra Kuran-ı Kerim için, -sümmehaşa- Kuran-ı Kerim Allah'ın kelamı değil,Muhammed'in kendi talimatı vs.böyle bir takım şeyler yazıyor.Ve kendisinin ırkçı,Türkçü,Turancı olduğunu söylüyor.
  Konya'da bir parti çalışması dolayısıyla buunduğum sırada basın toplantısı yaptım,gazeteciler bana bu konuda şu soruyu yönelttiler:
 -Nihal Atsız Bey, partinizin gizli başkanı olduğunu söylüyor.Partiyi,perde arkasından onun idare ettiği söyleniyor.Ötügen dergisinde kendisinin bu tarz yazıları var.Bunları nasıl karşılıyorsunuz.?
Ben gazetecilere şu cevabı verdim:
 - Hayır,partinin genel başkanı benim.Nihal Atsız bey,partiyi perde arkasından idare etmiyor,öyle birşey yok.Bu gerçek değil.Ama kendisiyle eskiden beri tanışırız,dostluğumuz var.Fakat fikirleri bakımından aramızda farklı görüşler var.
  Gazeteciler o basın toplantısında "oku" dergisine verdiği cevabı konu ettiler.Ben buna şu karşılıkta bulundum:
-O görüşleri kabul etmiyorum.Ben onlara katılmıyorum.Onun kendi görüşüdür,bizi bağlamaz.Ötügen dergisi,bizim partimizin yayın organı değildir.Onun şahsi fikirleridir.Biz ,ona katılmıyoruz ve benimsemiyoruz.
  Ötügen dergisinde Atsız iki yazı yayınladı.Atsız o yazılarında beni eleştirdi.Irkçılığın,Türkçülüğün ve Turancılığın birbirinden ayrılmaz olduğunu söyledi.Tabi ırkçılığı her zaman ret ettiğim,karşı çıktığım,doğru bulmadığım için eleştiriyor.Ayrıca Ankara'daki genç ülkücüler arasında cereyan eden olayları da kast ederek yine beni eleştiriyordu.
  Benim Türkçülükten ayrılıp,şeriatçılık ve dinciliğe kaydığımı söyleyip,suçlamalarda bulunuyordu.Atsız'ın yayınladığı bu yazılar,ülkücü gençler arasında tartışmalara yol açtı.Bunlar Türkü ve müslümancı diye gruplara ayrıldılar.Bu gençlere nasihat etmeye başladım.Onlara çeşitli konuşmalarımda şunları söyledim:
 -Hepimiz müslümanız ama Türklük de,milliyetimizi ifade ediyor.Hepimiz Türküz ve müslümanız.
 O tarihte Genç Ülkücüler Teşkilatı adı altında,Ankaar'da,liseli gençler arasında bir örgütlenme olmuştu.Bu gençler,basındaki eleştirilerden rahatsız oluyordu.Aralarında Ali BALSEVEN adındaki bir genç,karşıt gruptaki ülkücülerden Mustafa BARSAN ile Kurtuluş Parkında çatışmaya girişiyor,daha sonra bir bıçak darbesiyle ölüyordu.
 Atsız bu  olay üzerine dergisinde yine beni suçladı."Ali BALSEVEN,Türkçü olduğu için,Türkeş tarafından öldürtüldü." şeklinde yazdı.
 Daha sonra Türk-kürt ayrımı yapmaya başladılar.Ben verdiğim konferanslarda Türk-kürt kardeşliğini işledim.Atsız ise benim bu fikirlerime karşılık şunları söylüyordu.
-Hayır ,kat'iyyen kürtler Türk değildir.Kürtler Farstır.Farslıların,medeniyetsiz,dağlı ve vahşi bir bölümüdür.
 Atsız bey,müslümanlık,Arap'ın dinidir.Türklerin milli dini Şamanizm'dir diyordu.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: ALperen Sencer - 21 Şubat 2008, 01:42:54
Gerçekden Yolbaşcımız Atsız hoca  mevlana,yunus emre ve kur'an için böyle demişse, diyecek bi söz bulamıyorum.Ama ne kadar doğru,ne kadar yanlış,bilmiyorum.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: YABGU KAGAN - 21 Şubat 2008, 01:58:05
Gerçekden Yolbaşcımız Atsız hoca  mevlana,yunus emre ve kur'an için böyle demişse, diyecek bi söz bulamıyorum.Ama ne kadar doğru,ne kadar yanlış,bilmiyorum.

1-Atsız Hoca değil Atsız Ata.
2-Atsız Beğ'in Mevlana,Yunus Emre vs ilgili görüşleri bellidir.Ne demek diyecek söz bulamıyorum.Tabiki doğrudur.Yoksa zoruna mı gitti?
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: ilteris8 - 21 Şubat 2008, 02:03:04
Gerçekden Yolbaşcımız Atsız hoca  mevlana,yunus emre ve kur'an için böyle demişse, diyecek bi söz bulamıyorum.Ama ne kadar doğru,ne kadar yanlış,bilmiyorum.

Atsız Hoca kim? Atsız Ata olacak o, bu bir. Atsız Ata'nın makalelerini hiç okumamışsın; yani Türkçülüğü kavrayamamışsın, bu iki. Farsi Mevlana'yı ve yetmiş iki milletle melezleşmeyi savunan Yunus Emre'yi Türkçü Otağ'da savunuyorsun, bu üç.

Bu kadar sebep otağdan atılman için fazla bile. Atsız Ata'nın makalelerini iyi oku ve iyice kavra. Üyeliğin iptal edilmiştir.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: YABGU KAGAN - 21 Şubat 2008, 02:10:08
Bu başlığın Otağımızda olması çok güzel.Çünkü ayrık otları ortaya çıkıveriyor.Kim gerçek Türkçüymüş kim sentezciymiş anlayabiliyoruz.
TTK!!
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: kutlugsad683 - 21 Şubat 2008, 02:20:22
Bu  arada Kızıltoprak'ta İstanbul Şamanistler Derneği diye bir dernek kurdular.Şimdi bunları kabul etmeye,hoş görmeye imkan var mı? Bunu benkabul etmediğimden dolayı ,bana hücüm ettiler.Türkeş'in müslümanlığı bize yaramaz;biz Türkçüyüz ve Türklerin milli dini şamanizim'dir ,dediler."
 Şimdi Türkeş'i bu yazısından ben şunalrı anladım haksızsam uyarın:
1- Türkeş,Atsız'la 30'lu yıllardan beri görüşür,ırkçı olduğunu 70'li yıllarda anlar.Bence bu yalandır.
2- Türkeş "oku" dergisinde Ziya Gökalp'a hakaret edilmesinden rahatsız olmamıştır.Bence bu ihanettir.
3- Ziya Gökalp' hakaret eden adama "vaiz" diye yüceltiyor,Atsız'ın cevabına "aykırı" diyor.Bence bu yoldaşını satmaktır.
4- Atsız için "Mevlana'ya homoseksül,sapık dedi" diyor.Atsız'ın üslubunu bilen herkes bilir ki bu iftira ve abartmadır.
5- Atsız'ın partini gizli başkanı olduğunu iddia etmesi Türkeş'in uydurmasıdır.Siyaset konusunda Atsız'ın tavrını herkes bilir.Bu iddia Türkeş'in neden Atsız'la yollarını ayırdığının deşifresidir. Türkeş koltuk sevdalısıdır.Eleştiriye hiç gelemez.
6- "Hepimiz müslümanız,ama Türklük de milliyetimizi ifade ediyor" sözü, Atsız'ın "Türkçülük'ten islamcılığa kaydılar" iddiasını haklı çıkarmaya yeter.
7- Türkeş, Ankara'daki gençlik tekilatlanmasından, ve çatışmalardan habersizmiş gibi konuşuyor.Bu Komünüst ya da mason liderlere bile yakışmaz.Ülkücülerin Başbuğ'u olduğunu iddia eden adam,bir teşkilatlanmadan,hemde Ankara'da ki bir teşkilatlanmadan habersizse bu onun için büyük bir ayıptır.
8- Türkeş'in müslümanlığı diye bir şey yoktur.İslamcılara  karşı bir söylemi cevaplamak için islamcılardan önce atlamak oy avcılığıdır.Türkeş İslamcıyla Müslümanın farkını iyi bilir.
9- Atsız'ın İslam hakkındaki söylemi,Türkeş'in tekke kültürüne göre daha müslümancadır.Atsız'ın islam anlayışı Türkeş'in iftirasındaki gibi değil,Defalarca kıt beyinlere izah etmeye çalıştığı gibi "kur'ala  şaka olmaz" ve "dini kuralları bellidir ve kesindir,kimseye göre farklılık arz etmez"dir.Fakat yorum ve tasavvuf teranesi uzmanları anlayamazlar tabii.
Bu yazıdan bağımsız olarak birkaç şey eklemek isterim:
1- Türklük ülkücülere göre bir ırk meselesiyse Kürtlerin hangi ırki özellikleri bize benziyor? Yok eğer bir kabul hadisesiyse,Kürtler ne zamandır türklüğü kabul eder oldular?Bırakın artık etnik süprüntüleri evin içine süpürmeyi be! Sizin milliyetçiliğiniz düşman başına.
2- Kur'an da bir ayet var .Ülkücüler islamcılık oynamak yerine Müslüman olsalar Atsız kadar konuşmaya hakları olurdu herhalde.Aynen yazıyorum; çevrenizde varsa ülkücüler açıklasın bi zahmet.
 " Hiç şüphesiz,o(Kuran),çok şerefli bir elçinin sözüdür"(HAKKA suresi 40.ayet). Yardımcı olayım; bahsedilen elçi Peygamber değildir.
3- Türkeş'in Türkçü ya da Turancı  ya da miliyetçi olduğunu iddia edenler 17 Aralık 1991 tarihli Yozgat konuşmasını bulup okusunlar.Ben yalnızca bir kısmını yazıyorum.
"Türk Cumhuriyetlerini tanıma,onlarla ilişkilerimizi geliştirme meselesi,"bir Turan İmparatorluğu kurulacak"  şeklinde propagandaların yapılmasına meydan ve imkan vermeyecek şekilde düzenlemek ve planlamak zorundayız."
4- Türkeş,Beyaz Saray'ın önünde neden fotoğraf çektirir yada sizce çektirir mi? Çok mu lazımdır?Partililere rağmen ne diye ikide bir gider o Amerika'ya? Hacı Başbuğ deyip dururlar. Kabe'ye ya da Turan ellere mi yoksa Amerika'ya mı daha çok gitmiştir o hacı başbuğ?


Sayın Kandaşım, biz Türkçüler olarak iftiraya uğramak, mağdur olmak nedir?. Çok iyi biliriz. Yıllardır biz Türkçülere olmadık iftiralar atanların verdiğiniz bağlantıdaki duruma düşmeleri, Yüce Tanrı'nın ilahi bir adaleti midir yoksa gazabı mıdır bilemiyoruz?. Lakin Otağı pek çok Hanım ve Reşit olmayan kandaşımızda takip etmektedir. TÜRK'ün töresine, adabına yakışan belli bir seviyeyi sizde takdir edersinizki korumak ile mükellefiz.  Neticede BAŞBUĞ ATATÜRK'ün ve ATSIZ ATA'mızın askerleriyiz, onlara yakışır kişioğulları olmakta en birincil vazifemizdir. O yüzden verdiğiniz bağlantıyı kaldırıyorum. Bu arada Otağımıza hoşgeldiniz. TTK...   
 
YA HEPSİN, YA HİÇ
YA TÜRKSÜN,YA PİÇ
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: kutlugsad683 - 21 Şubat 2008, 02:22:23
yazı iki parça olarak eklendi kusura bakmayın

Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: alptan - 21 Şubat 2008, 02:41:29
YÖNETİCİ NOTU: Senin gibilere küfür etsek iltifat olur.Senin gibiler üç beş para etmez it sürüsünden kopup gelip yazıyorlar arada sırada.Ama sizi yine bir iti kapıdışarı etmek gibi kovmak eğlenceli oluyor.Beyni sentezle zehirlenmiş ümmetçi beni iyi dinle;

Atsız Ata bizim Yolbaşçımızdır.Her dediği doğrudur.Sen iki gramlık beyninle kim oluyorsun da Türkçü Otağda ona laf atıyorsun?
Türkiye'de Turancıların yüzdesini nasıl hesapladın?İstatikçi misin sen? Hadi oradan be! Ülkücüler olsa olsa Ümmetçilerin yüzde 62'si olurlar.
Nuh Tufanının Sümer Destanı olduğu doğru bir bilgidir.Ama senin ve senin gibi beyinsizlerin bunu anlamasını beklemeyiz.Elin semitiğinin inancını böyle salakça koruyacağına Türksen biraz destanlarını oku.Ama ırkı kırık bir it olduğun için senden bunu hiç beklemeyiz.

K.O.Ç  sun sen aslanım. K.O.Ç ..

Asıl senin gibiler yüzünden insanlar islamdan soğuyorlar.Şimdi defol.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Yalniz Kurt - 21 Şubat 2008, 02:48:14
Pers Asilli Mevlananin Homoseksuel olduguna dair kesin kanitlar var.Bunu tartismak bile gereksiz.Hatta,Mevlana Konyaya yerlestiginde,irandan birisi arkasindan gelmis ve Konyalilar ikisini uygunsuz durumda yakalayip,o Adami Linc etmisler.

Mevlanani ve Yunus Emrenin deyislerini hep Allah Aski olarak ögretip algilattirdilar bizlere.Ben bu konuda kuskuluyum.Bir olasilik,Siirlerinde ima ettikleri Allah degil,Asik olduklari Erkeklerdir.Siirlerini böyle bir olasiligi Göz önüne koyarak yeniden okuyun isterseniz.

Atsiz Ata,O devirde bile bu konudaki tesbitleri ve görüslerini acikca söylemekten cekinmemis.Türkesin anilarini anlattigi Sahinlerin Dansi adli Kitapta,Türkes sirf bu yüzden Atsiz Atayla aralarinin bozuldgunu, iliskilerinin koptugunu anlatiyor. Türkesin kaygilari Siyasi olmus,bunu halka nasil anlatiriz,bunu benden isteme seklinde olmustur.Türkes kendi Siyasi gelecegini,Türkcülük Fikrinin önüne koymus,Türkcülükten islamciliga kaymistir. Cenazesinde atilan Sloganlar,Onun Türkcülüge ne büyük zararlar verdiginin en iyi kanitidir.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: ilteris12 - 21 Şubat 2008, 12:29:37
http://www.youtube.com/watch?v=uLWdw5Yf4Qw

     Sentez afyonuyla beyni sulanmışlara ne desek boş. Birde bu izlekteki belgelere bakınız. Bu gün AKP denen kanı bozukların harketine yardakçılık ediyor olmanızında sebeplerini iyi anlayınız. Dün Başbuğumuz dediğiniz adam zoru görünce kıvırtıyordu, bu günde sizler mecliste ''fink'' atacam diye Akp'nin dümen suyuna girerek kıvırtıyorsunuz.

Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: ilteris12 - 21 Şubat 2008, 20:29:50
Kürdocu, Osmanlıcı, İslamcı, Türbancı, Ümmetçi, biraz Nurcu, biaz da AKPci, az biraz Milliyetçi, Çerkesci, Çeçenist,Panislamist, Afro seven, Arap sevicisi, Farsi aşığı, Mevlevi, Ümmi, Sünni, biraz Alevi oldu olacak hadi birazda Şii, dolayısı ile Ermenici, Gürcü en nihayetinde ''Ülkücü'' olma şerefine nail olmuş kırıkların hedefleri..
 buyrun..


(http://byfiles.storage.live.com/y1p2wRCIbZGi7c6o8SRq6jqrRVbDBD6ebrDo5Snt4gX3qe5c7_Jfw9UPf1jYsQI77dDylLO8Tws6qI)

İnternetteki bozkürdo sitelerinden birinde beyni sulanmış ahmakların salya-sümük bir halde ''İslam sentezinin batağında nasıl debeleniriz'' konulu tartışma konusuna mesaj bırakmış bir Bozkürdo nun yaptığı resim.. İşte bunların Türkçülükten Turancılıktan anladığı budur.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: ilteris9 - 24 Şubat 2008, 20:54:39
Haritanın saçmalığına diyecek bulamıyorum.

Bu herifler böyle işte.

Bir de kimileri biz TÜRKÇÜLER'İ bu çapulcularla aynı kefeye koyuyor ya, yanarım yanarım ona yanarım.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: feyman - 10 Mart 2008, 16:38:46
Maalesef Toplumda Türkçü ve ülkücü farkını bilmeyen çok fazla insan var.Benim nişanlım bile bozkurt u ülkücülerin simgesi sanıyor elimden geldiğince herkese bu farkı anlatıyorum anlatmayada devam edeceğim
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: cepni77 - 09 Mayıs 2008, 21:27:53
Sonra Irkçı bir düşünceye karşıyım,Yani insanlari şu etnik gruptandır,demeyi yanlış bulurum.

Bunda bir yarar da yoktur memleket için Irkçılığa,emperyalizme,daima karsi çıkmışımdır,Bu sebeplerden dolayı Atsız'la aramız açıldı''


KAYNAK/ALINTI:"ŞAHİNLERİN DANSI" İSİMLİ ESER


Ümmetçi olduğu nasılda belli! Irkcı olmadan nasıl Turancı olunuyor anlamadım?
Birde bunların  'Tanrıdağı kadar Türk, Hiradağı kadar müslümanım' demeleri bir kere çok çelişkili!
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: ck_gazigiray - 13 Mayıs 2008, 21:25:15
Bu Türk-islam sentezcilerinin burada ne işi var diye sorsam çok mu olurum aceba? Millet tanımlarına kan şartını koymayanların milliyetçilikleri kabul edilir mi? Ayrıca arvasi denen arap beslemesinin icat ettiği Türk-islam sentezinin amacını her Türk çocuğunun çok iyi bilmesi gerek. Ha, yanılmıyorsam sentez kimyasal bir terim olmalı, bunlara milliyetçiliği çamurda resim yapmak sanıyorlar herhalde. Tanrı Türkü Korusun ve Yüceltsin.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Budun - 13 Mayıs 2008, 22:25:31
Harita her şeyi açıklıyor.Daha tam anlamıyla ne uğrunda savaş vereceklerini bile bilmiyorlar.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: muratdur - 15 Mayıs 2008, 16:22:12
elinizi sağlık



birTÜRK kandaşıma katılıyorum... Türkün türktan başka dostu olmaz... Türkün soyu sadece TÜRK
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: birTÜRK - 15 Mayıs 2008, 16:43:56
Türk; candır, kandır. Türk kanı taşımak kadar erdemli ve kutsal olay yoktur. Türk safkandır hiçbir türle özdeşemz.kürde Türk soyundandır diyenler köpeklikten öteye gidemeyenlerdir.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Alpergin - 19 Haziran 2008, 17:50:55
http://www.hunturk.net/forum/atsiz-atanin-turkes-ile-ilgili-gorusleri-ilk-kez-hunturk-otaginda-3707.0.html

 Mecliste TÜRK askerini şehid eden terörist pisliklerle kankalık eden Mhp'nin partizanlığını ve propagandası yaptığın için üyeliğin iptal edilmiştir. Ayrıca Türkeş'i aklamaya kalkmışsın kendince... Bu boş laflarıda, cahil Mhp'lilerden ve Ülkücülerden daha evvel defalarca işittiğimizden bizim için birşey ifade etmiyor.

 TEK BAŞBUĞ ATATÜRK, YOLBAŞÇIMIZ ATSIZ ATA gerisi hikaye...

TTK

 
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Nizam-ı Alem - 29 Mayıs 2011, 21:45:38
BU MEMLEKET DÜNYANIN BEKLEMEDİĞİ ASLA ÜMİT ETMEDİĞİ BİR MÜSTESNA MEVCUDİYETİN YÜKSEK TECELLİSİNE, YÜKSEK SAHNE OLDU.
BU SAHNE EN AŞAĞI YEDİBİN SENELİK BİR TÜRK BEŞİĞİDİR.
BEŞİK TABİATIN RÜZGARLARIYLA SALLANDI.
BEŞİĞİN İÇİNDEKİ ÇOCUK TABİATIN YAĞMURLARIYLA YIKANDI.
O ÇOCUK TABİATIN ŞİMŞEKLERİNDEN, YILDIRIMLARINDAN, KASIRGALARINDAN KORKAR GİBİ OLDU SONRA ONLARA ALIŞTI.
ONLARI TABİATIN BABASI TANIDI, ONLARIN OĞLU OLDU.
BİRGÜN O TABİATIN ÇOCUĞU TABİAT OLDU, ŞİMŞEK, YILDIRIM, GÜNEŞ OLDU,
TÜRK OLDU.
TÜRK BUDUR
YILDIRIMDIR,
KASIRGADIR,
DÜNYAYI AYDINLATAN GÜNEŞTİR


Türk ler Böyle Belirtilen Bu Şahsiyete Uygun Görülmüş Bir Irktır Ancak Türk Milleti Olan Kavram içindeki bazı Soysuzlar Adımızı Karalıyor Başka bir şey değil
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Egenin Efesi - 07 Mart 2012, 23:47:41
Bu başlık altında yazılanlar milliyetçilik üzerine oynanan oyunların kısa bir tarihçesi gibi. Herkes okusun ki gerçekler gün yüzüne çıksın.
Sırf kürtleri benimsemedi diye Atsız'a düşman olan oy peşindeki siyasi milliyetçilik.
Bir defa daha anladımki siyasetin bulaştığı her şey cıvıyor. Dini cıvıtanlar da, milliyettçiliği cıvıtanlarda, tarihi cıcıtanlar da oy avcılığındaki cıvık siyasetçiler. Siyasetin bizzat kendisi cıvık.
Burada değerli görüşleriyle bizleri aydınlatan herkese teşekkürler.
Yukarıdaki yazıları defalarca okudum ve her okuduğumda da neyin ne olduğunu daha net gördüm.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Tien San - 08 Mart 2012, 00:58:11
 Birbirinden degerli Bozkurt andalarim  Bu basligin köprüsünü facke book sayfalarinizda paylasmanizi rica ederim . Otagimizi ve dernegimizi diline dolamaya yeltenen sırf sanal mahlasdan ibaret kenar mahalle fahisesine kapak olsun . T.T.K.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Çağrıbey - 08 Mart 2012, 01:18:46
Huntürk Otağı tam bir bilgi deposudur.
Türklüğe, Türkçülüğe dair her şey mevcuttur.
Yıllardır bütün Türkçüler elbirliği edip bu eşsiz değerdeki bilgi hazinesini meydana getirmiştir.
Bu nedenle Huntürk Otağı Türkçülüğün akademisidir demekteyiz.
Emek veren bütün kandaşlarımızdan Yüce Tanrı razı olsun!

motun yabgu kandaşımız birilerine gönderme yapmış.
Hiç yüreğini tüketme kandaşım. O kenar mahalle dilberi kimin ne olduğunu çok iyi biliyor lakin karnının karasıyla kıskançlık krizine girdiğinden ağzından iftira ve lağım akıtıyor.
Başkanımız hiç bir şekilde muhatap alınmamasını bildirdiği için kendisine sadece yazıklar olsun diyoruz.
İsmail İPEK kandaşımız resim eklemiş.

BAŞBUĞUMUZ ATATÜRK
YOLBAŞÇIMIZ ATSIZ


içerikli olanı.

(http://forum.hunturk.net/rsm/1855-2012-01-29-13-1331149436.jpg)

(http://forum.hunturk.net/rsm/1855-2012-01-29-13-1331149465.jpg)

Evet bu pankartlar Ankara'da Kızılay'ın göbeğinde Gökbörü Türkçüler Derneğinin önünde asıldır. Günde dost düşman binlerce insan görüyor. Bu pankartların Türklüğün düşmanlarına battığını ve kapak olduğunu sanıyorduk ama başkalarına da batıp, kapak oluyormuş da, kendilerini belli etmediklerinden, bilmiyormuşuz. Öyle ya hayvanın alacası dışında, insanın alacası içinde olurmuş.
Öğrendik...

Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Saygılarımla..
Çağrıbey

Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Uluglardan - 08 Mart 2012, 03:57:39
''Turan gerceklestiginde baskenti Mekke olacaktır'' diyen Kuteybe'nin dölleri mi Turancıymıs ?
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: o.öcal - 10 Mart 2012, 18:29:50
Açılan konuya verilen bütün cevapları okudum. Çalışma alanım içinde olduğundan bir iki mesaja ortak kısa bir cevap vermek zorunda hisettim kendimi. Öyle yada böyle bu milletin geçmişinde kalan bazı şahsiyetlerin eleştirisini yaparken, acaba Türk milleti için hiç mi faydalı yönü yok diye az da olsa düşünmeliyiz. Dil olmadan Türkçülük, Türkçülük olmadan Türk olmaz. Zamanında Arapça ve Farsça nın dilimize hakim kılınmaya çalışıldığında halkın arasından çıkıp örgütlü olmasa bile, dilimizin korunmasında emeği geçen insanları yok saymak veya tuvalet çukuruna atmak ne kadar doğru olur. Tasavvufçu diye dile hizmet etmiş insanlar inanç bağlamında bize ters gelse de dilimize hizmetlerini göz ardı etmemeliyiz diye düşünüyorum. Adı verildiği için ben de açık yazayım, bunlardan bir tanesi de Yunus'tur. Dini görüşü, inancından dolayı yetmiş iki milleti bir görüşü bize ters gelse de şiir dili Türkçemize hizmettir. Hele ki, Mevlana ile bir tutulup şiirlerinin bir erkeğe yazılmış olduğunu söylemek hiç de iç açıcı bir eleştiri değil. Geçmişimizde bir yönüyle de olsa bize yararı olmuş insanları eleştirirken biraz insaflı olalım diyorum. Esenlikler.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: motun yabgu - 10 Mart 2012, 20:34:56
  Kendi adima Yunus emrenin hic dogmamis olmasini tercih ederdim. Eger siir dilinin Türkceye hizmet oldugu ileri sürülerek hakkini teslim etmemiz düsünülecek olursa , Bilge Atsiz atamiz bunu gözden kacirmaz , beynelmilel  serseri diyerek üstünü cizmezdi . Bugün nerde ne kadar etnik Türk düsmani hain varsa Yunus Emreyi örnek insan olarak gösteriyorlar . Bana göre siz Yunus Emreden cok daha degerli bir sairsiniz sayin Osman Öcal .
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: o.öcal - 10 Mart 2012, 22:59:01
Değerli motun yabgu, düşüncelerne saygı duyuyorum. Benim için olan düşüncene de teşekkür ediyorum. Ben Yunus'u savunmuyorum. Türkçülük adına Yunus'u savunmam mümkün değil. Benim değindiğim yer şurası, yaşadığı dönem içerisinde arapça farsça yerine Türkçe'yi tercih etmiş olması. Atsız Atamız Yunus'u alabildiğine eleştirmiştir. Aşağıya alacağım makalesinde bunu açıkça görüyoruz. Yalnız eleştiriken temas ettiği iki nokta var ki oradan ben şahsen ne anlıyorum kısaca yazacağm.
.......................
Şimdi bu açıdan bakıp Yunus Emre’yi tarihin anatomi masasına koyarsak varacağımız sonuç şudur:
Yunus Emre, Türkçenin büyük bir sanatkârıdır. Türkçenin büyük bir şiir ve fikir dili olduğunu ortaya koyanlardan birisidir................Ben buradan şunu anlıyorum. Atsız Ata Yunus'u gerçek manada eleştirmiş ama dili açışından da çık bir övgü yapmamışsa da Türkçe'nin sanatkarı olduğunu belirtmiş.

.......................
Şimdi soralım: Atatürk Türkiye’si, Atatürk milliyetçiliği diye her gün leylek gibi laklak eden çeneler jübilesini yapmak için koskoca Türk tarihinde bula bula sapık düşünceli, hasta ruhlu Yunus Emre’yi mi buldular? Ya hele o ölüm yılını nasıl uydurdular? Yunus Emre için tören yapılacaksa onun milli hizmet tarafı olan “Türkçesi” dururken ne diye milli ihanet olan hümanizmasını aldılar? Yunus Emre gerçekten büyük bir hümaniste o ilmi bir etütle uzmanların incelemesine sunulur. Bütün millete değil…..............Bu bölümde ise eğer Yunus anılacaksa (anılsın demiyor) milli hizmet tarafı kabul ettiği Türkçesi için anılsın diyor. Bunlar benim şahsi düşüncemdir. Beni ilgilendiren tarafı bu.

Makalesi:

Milletleri Ruhlandırmak

Çalıştırılan bir makinenin durmaması için nasıl arada bir yağlanması gerekiyorsa, yaşayan milletlerin de manevi bakımdan çürümemesi için ruhlandırılmaya öylece ihtiyacı vardır. Ruhlandırılmayan, ruhlandırılması için sebep ve çare bulunamayan milletler kırılıp dökülme ye mahkûmdur. Örnek mi istiyorsunuz? Ufuklarında güneş batmayan İngiliz İmparatorluğunun İkinci Dünya Savaşından sonraki zavallılığına, çatırdamasına, yıkılmasına bakınız.

Ruhlandırmak bir millete geçmişteki büyüklüklerini, büyüklerini hatırlatmak; hatta bozgunlarını, uğradığı ihanetleri andırarak ibret almasını sağlamak ve hepsinden mühimi de yarın için büyük milli hedefler göstermekle sağlanır.

Bir milleti ruhlandırmak tamamıyla milliyetçi bir davranıştır. Yabancıların büyüklerini ve başarılarını anmakla, uluslararası törenlerle ruhlanmak olmaz.

Malazgirt ve Alp Arslan’ı anmak bir milli ruhlanış davranışıdır. Bunun bir minnettarlık ve vefa borcu olması bir yana, verdiği örnekle Türk gençlerini öyle olmaya dürtmek gibi büyük bir faydası da vardır. İnsanlar, hele gençler ve çocuklar ne görürlerse onu kaparlar. Bugün sokakları dolduran ve insandan çok maymuna benzeyen saçlı, sakallı, bıyıklı yaratıklar analarından öyle doğmadılar; o örnekleri göre göre bu hale düştüler.
Alp Arslan ve Malazgirt için 26 Ağustos 1971′de Türkiye’nin her yerinde büyük törenler yapılmalıydı. Yapılmadı. Siyasi buhran, parti kavgaları, ihtiraslar ve kinler buna imkân vermedi. Fakat hiç olmazsa beş yıl önceden başlanıp ehliyetli kimseler görevlendirilseydi her şeye rağmen bu gösterişli törenler yapılır, gençliğin milli ruhla beslenmesi bakımından büyük bir başarı ve kazanç sağlanırdı.

Yurdumuzda bir takım törenleri, anma günlerinin yapıldığını görüyorsak da gülmek mi, ağlamak mı gerektiğini kestiremiyoruz.

4 Eylül 1971 Cumartesi akşamı İstanbul Radyosu “Ahı Evren” den bahsetti. Ahı Evren, Anadolu’da esnaf teşkilatını kurmuşmuş. Bu teşkilat Orta Asya’dan gelen bir Oğuz türesi imiş. Göçebe Oğuzlardaki esnaf teşkilatı… Aklımız Tanrı’ya emanet!… Hele koca Çalışma Bakanı’nın, bu masallara inandığı yetmiyormuş gibi bu adamın adını “Ahi Evran” diye okuması da ayrı bir festivaldi. “Ahı” ve eski şekliyle “akı” Türkçe bir kelime olup “cömert, yiğit, dost” anlamındadır. “Evren” ise hem “ejder”, hem de “kâinat” manasına gelip erkek adı olarak kullanılır. “Ahi” ise Farsça bir kelime olup “ahlı”, “ah çeken” demektir ve şairlerin mahlas diye kullandığı uydurma bir kelimedir. Hatta Yavuz Sultan Selim çağında Ahi mahlaslı bir şair yaşamıştır

5 Eylül 1971 akşamı ise yine İstanbul Radyosu’ndan başka bir masal dinledik. Ciddi mi, şaka mı olduğu pek anlaşılamayan bu masala göre Seyid Battal Gazi bundan 1200 yıl önce Anadolu’yu Türkleştirmeye başlamış.
Bu büyük tarihi gerçeği hangi tarih bilgininin keşfedip ortaya attığını bilmiyoruz. Bir “millet okulu” demek olan radyonun millete hitap ederken daha bilgili, ağırbaşlı ve ciddi olması gerekmez miydi?

Türk tarihinde “Battal Gazi” diye bir adam yoktur. Halk arasında okunan bir Battal Gazi Destanı vardır. Dili ve edası Türkçe olmakla beraber içindeki kahramanlar hep Arapça adlar taşır. Şimdilik, üzerinde son karara varılacak çalışmalar yapılmış değildir.

1200 yıl önce, yani 770 yıllarında daha Türkler ne Müslüman olmuş, ne de Anadolu’ya gelmişti. Aşağı yukarı 740 tarihlerinde Bizanslılarla yapılan savaşlarda ölen bir Arap kumandanının adı “Abdullah Battal”dır. Abbasiler’in paralı askerleri arasında Türkler’in bulunması ve bunların da Bizans’la çarpışması dolayısıyla Battal Gazi Destanı’nın bu Türkler arasında ortaya çıktığı bir faraziye olarak ileri sürülüyorsa da mesele henüz çözümlenmiş değildir. Bundan ötürü de Battal Gazi adında bir Türk’ün 1200 yıl önce Anadolu’yu Türkleştirmeye başladığı hakkındaki radyo yayını uydurmadan başka bir şey olamaz.

Anma törenlerinin en büyüğü Yunus Emre’nin 650. ölüm yılı dolayısıyla yapıldı ve buna başka milletlerin Türkologları da çağrıldı. Bu da ciddi bir iş değildi. Bir kere Yunus Emre’nin 650. ölüm yılını anmak onun 1971–650 = 1321′de ölmüş olduğunun ispatı gerekirdi. Oysaki Yunus Emre’nin doğum ve ölüm yılları şöyle dursun; bir kişi mi, yoksa ad benzerliği sebebiyle birbirine karışmış iki, hatta üç kişi mi olduğu bile belli değildir. Yunus Emre törenine katılanlardan işittiğimize göre baştan sona hep onun hümanizmasından bahsedilmiş. Bir millet her şeyden önce bütün veçheleriyle kendisinden olanları anıp kutlar. Hümanist demek Türk’ü başkalarıyla eşit tutan demektir. Türkiye’nin bugünkü ortamı da gösteriyor ki bize hümanistler değil, Türkçüler lazımdır.

Garip bir yönümüz var: Birisini andık mı, onu göklere çıkarıyoruz. Kör ölüyor, badem gözlü; kel ölüyor, sırma saçlı oluyor. Hâlbuki anma törenleri, tevilin ve yalanın değil, gerçeğin dile getirilmesi olmalı, genç nesiller eskileri hem erdemleri, hem de eksikleriyle öğrenmeye alışmalıdır.

Şimdi bu açıdan bakıp Yunus Emre’yi tarihin anatomi masasına koyarsak varacağımız sonuç şudur:
Yunus Emre, Türkçenin büyük bir sanatkârıdır. Türkçenin büyük bir şiir ve fikir dili olduğunu ortaya koyanlardan birisidir.

Fakat Yunus Emre’nin fikirleri Türk milletini zehirlemiş, onu uyuşturmuştur. Çünkü o da yaşadığı zamanın fikir ve duygu hastalıklarına kapılarak birbirini tutmaz sözleri “tasavvur’ diye ortaya atmış, savaşçı bir millet olan çevresinin düşmanlarla kaplı olmasından ötürü savaşçı olmaya mecbur bulunan Türk milletine bir dilencilik felsefesini telkin etmeye çalışmıştır. Onun:

Dövene elsiz gerek,
Sövene dilsiz gerek,
Derviş gönülsüz gerek.
Sen derviş olamazsın

demesi Türk ahlakına, yaratılışına uyan bir düşünce midir? Hatta Türk dervişleri böyle midir? Orhan Gazi ile birlikte savaşlara katılan dervişler derviş değil midir? Türkiye’nin ilk imparatoru olan Selçuklu Tuğrul Beğ’in kâtibi olan Arap İznü Hassul, Türkçeye de çevrilen eserinde Türkler’i böyle mi tarif etmiştir?

Yetmiş iki millete bir göz ile bakmayan Halka müderris olsa hakikatte asidir.

demekle Yunus Emre milliyet bakımından da, din bakımından da sapıklık içinde değil midir? “Millet” kelimesini Türkçedeki bugünkü anlamı ile “ulus” yerinde kullanıyorsa milliyetsiz, vatansız bir adamdır. Böyle değil de bunu Arapçadaki manası ile “din” yerinde kullanıyorsa o zaman da kâfirdir. Çünkü Müslümanlık öteki dinleri kendisiyle eşit saymaz. Zaten onun:

Oruç, namaz, zekât hac cürm ü cinayettürür;
Fakir bundan azaddır has-ı heves içinde

demesi de hiçbir tevil ve tefsire mahal bırakmayacak şekilde küfürden başka bir şey değildir. Bunları tasavvufla falan izaha çalışmak boşuna ve gülünç gayretlerdir. Halka evliya diye kabul ettirilen Yunus Emre’yi, tasavvufi herzelerinden dolayı büyük devlet adamı ve şeyhülislam Ebu suud tekfir etmiştir.
Şimdi soralım: Atatürk Türkiye’si, Atatürk milliyetçiliği diye her gün leylek gibi laklak eden çeneler jübilesini yapmak için koskoca Türk tarihinde bula bula sapık düşünceli, hasta ruhlu Yunus Emre’yi mi buldular? Ya hele o ölüm yılını nasıl uydurdular? Yunus Emre için tören yapılacaksa onun milli hizmet tarafı olan “Türkçesi” dururken ne diye milli ihanet olan hümanizmasını aldılar? Yunus Emre gerçekten büyük bir hümaniste o ilmi bir etütle uzmanların incelemesine sunulur. Bütün millete değil…

Milli bir gaflet içinde biz, kendi kendimizi yıkmaya çalışırken İran, kuruluşunun 2500 yıl dönümünü kutlamaya hazırlanıyor ve biz Malazgirt için üç beş milyon lira bulamazken onlar bir yıllık petrol gelirlerini, yani birkaç milyar lirayı bu işe ayırıyor.

Tarihi gerçeğe bakarsanız ortada 2500 yıllık bir devlet falan yok. Makedonyalı İskender tarafından yıkılmış Persler, yüzyıllar sonra Araplar tarafından yıkılmış Sasanlılar, yüzyıllar sonra da Selçuklular tarafından yıkılmış Büveyhliler var. Ondan sonraki İran ise 1925’lere kadar hep Türk hâkimiyetinde bir Türk devleti yahut Türk devletinin bir parçasıdır. Türk hâkimiyeti Farsçaya bile tesir etmiş, dil Türk dilinin yapısına uymuştur. Yani fiiller cümle sonuna gelmektedir.

İşte bu devletteki Farslar’a milli bir ruh vermek için bir 2500 yıl efsanesi uyduruluyor, on yıldan beri milyarlar harcanarak hazırlıklar yapılıyor, eserler yazılıyor, şehirler kuruluyor ve bütün dünya davet olunarak onlara 2500 yıllık bir devletin varlığı kabul ettirilmek isteniyor.

Buna bakarak diyoruz ki: Yeni kurulan Kültür Bakanlığı, milleti ruhlandırmak için bir yandan gerekli eserler yayınlarken bir yandan da jübilesi yapılacak Türk büyüklerini, anılacak günleri yahut milli kültüre hizmet etmiş Türkler’i arayıp bulmalıdır. Gazete haberleri doğru ise Bakanlık bu mühim adamı bulmuş: Ertuğrul Muhsin…
Ertuğrul Muhsin’in kimliği hakkında epey yazılar yazılıp iyi bir rejisör olduğu ileri sürüldü. Aslına bakarsanız iyi rejisörle iyi antrenör arasında fark yoktur. İkisi de insanların heyecanını tatmin edecek ekipler hazırlar:
Fakat öte yandan Türk kültürüne cidden hizmet eden insanlar var ki kimsenin aklına bile gelmiyor. Bir tanesini tanıtalım: Ankara’da yaşayan ve şimdi 82 yaşında bulunan Abdülkadir İnan bir Başkurt Türk’üdür. Bütün Türk lehçelerini ve Türk Folklorunu, milli Türk dini olan Şamanizm’i ondan daha iyi bilen değil, ondan başka bilen yoktur. Atatürk onun değerini bilerek profesörlük vermiştir. Meşhur Atatürkçülerden Hasan Ali Yücel, bakanlığı zamanında bu profesörlüğü geri aldı. Arapça ve Farsça, Almanca ve Rusçayı da bilen Abdülkadir İnan’la milli kültürün anıtlarından olan Manas destanı metin ve tercümesiyle yaptırılabilir. Radlof’un topladığı Altay Türk destanları tercüme ettirilebilir, kendi eseri olup Tarih Kurumu tarafından bastırılıp tükenen “Şamanizm” adlı kitap yeniden bastırılabilir.

Hepsinin üstünde de tarihin şeref günleri için büyük törenler yapılır ama ciddi olarak ele alınır da öyle yapılır.
Şu, İran’ın 2500 yılı masalından alınacak dersler var. Üstünden kaç silindir geçmiş olan İran, Farslık ruhunu ayakta tutmak için milli efsaneler uydurmaya çalışırken biz tek dayanağımız olan Türklük ruhunu unutarak yerine Tanrı’nın belası hümanizmayı koymak suretiyle bizi ayakta tutan tek gücü, milli şuurla milli ruhu silmeye çalışıyoruz.

Ey Türk milleti! Sen ne güçlü ve dayanıklı şeysin!

Bir türlü yıkılmıyorsun!

Nihâl ATSIZ

Ötüken, 1971, Sayı: 10
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Kurtkaya - 10 Mart 2012, 23:23:31
Bugün nerde ne kadar etnik Türk düsmani hain varsa Yunus Emreyi örnek insan olarak gösteriyorlar .

Özellikle sosyalist-hümanist geçinenler Yunus Emre'yi çok kullanıyorlar lakin bunda samimi olduklarını düşünmüyorum. Nedenine gelince Yunus her ne kadar yetmiş iki milleti bir tuttuğunu söylemiş olsada onun çok belirgin olarak ortaya çıkan müslüman Türkmen kimliğini görmezden gelirler. Yunus Emre sufidir ancak aynı zamanda da bilinçli bir Türkçecidir. Anadolu'da kargaşanın bitmesi ve Türk birliğinin kurulması için diyar diyar gezmiştir. Ha yöntemleri doğrudur, yanlıştır o tartışılır.

Bana göre siz Yunus Emreden cok daha degerli bir sairsiniz sayin Osman Öcal .

Bende saygın motun yabgu beyle aynı görüşteyim. Yüzüne söylemek gibi olmasın ama Osman Hocamız yüksek seviyeli bir düşün adamı ve bu düşüncelerini kelimeleri sihirli olarak kullanıp şiire dökebilen Türk edebiyatının şeçkin isimlerinden bir tanesidir. Şu anda çok meşhur olmuş şairlerin büyük çoğunluğu Osman Hocanın eline su dökemez. Hem vallahi, hem billahi. Osman Hocamız çok alçakgönüllü bir Türk alpereni ve bilinçli bir Türk Milliyetçisi olduğundan sahte söhretleri çiğneyip gelip burada gerçek Türkçü duruş gösteren bir avuç ama dünayaya bedel yürek taşıyan Türk oğullarının yanında yer alamayı ve onlarla birlikte görünmeyi yeğliyor.
Biz kıymetbilir olmanın gereği Saygın Osman Hocayı yürekten alkışlıyor ve ne demek istediğinin iyi anlaşılması için kendisine ait olan Ses Bayrağımızın Bayraktarları- Ozanlarımız-Aşıklarımız (http://forum.hunturk.net/ses-bayragimizin-bayraktarlari-ozanlarimiz-asiklarimiz-4880.html) adlı konuyu bir kez daha gözden geçirmek gerektiğine inanıyorum.
Tanrı Yüce Türk'ünü Korusun.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Böri - 11 Mart 2012, 13:43:55
Alıntı
1200 yıl önce, yani 770 yıllarında daha Türkler ne Müslüman olmuş, ne de Anadolu’ya gelmişti. Aşağı yukarı 740 tarihlerinde Bizanslılarla yapılan savaşlarda ölen bir Arap kumandanının adı “Abdullah Battal”dır. Abbasiler’in paralı askerleri arasında Türkler’in bulunması ve bunların da Bizans’la çarpışması dolayısıyla Battal Gazi Destanı’nın bu Türkler arasında ortaya çıktığı bir faraziye olarak ileri sürülüyorsa da mesele henüz çözümlenmiş değildir. Bundan ötürü de Battal Gazi adında bir Türk’ün 1200 yıl önce Anadolu’yu Türkleştirmeye başladığı hakkındaki radyo yayını uydurmadan başka bir şey olamaz.

_______________________________

Battal Gazi Araptır. 740 yılında ölmüştür. (Müslüman olduğu için, Türk milleti tarafından sahiplenilmiştir. Bu doğaldır.)

750 yılından önce Abbasilerin değil, Emevilerin egemenliği vardı! Ancak Emevi ordusunda da Türkler vardı.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Aze Bozkır Savaşçısı - 11 Mart 2012, 16:00:18
    "Battal Qazi" seyyid olduğu üçün arabdir! Seyidlər Tanrının elçisi Məhəmmədin soyundan gəlir! Lakin Məhəmmədin (ona Tanrıdan əsən olsun!) də  Şumer olduğuna dair düşüncələr vardır....
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Böri - 12 Mart 2012, 16:57:57
Alıntı
Lakin Məhəmmədin (ona Tanrıdan əsən olsun!) də  Şumer olduğuna dair düşüncələr vardır.... 

_________________________________

Hz.Muhammed'in Sumerlerle ne ilgisi var? Hz.Muhammed Araptır.

Hz.Muhammed MS 632 yılında vefat etmiştir. Sumerler ise M.Ö.4000-2000 arasında yaşamıştır.

Hz.Muhammed, Hz.İbrahim'in soyundan geliyordu. Fakat Hz.İbrahim'in Sumerli olduğunu iddia etmek doğru değildir! (Ur kentinin, Sumerlerin Ur kenti olmaktan çok, "Urfa" ile denk olduğu yorumu vardır. / Hz.İbrahim zamanında Sumer kent devletleri yıkılmıştı.)

___________________________________

Bütün bu iddialar, Türk halkını tarih konusunda zır-cahil sanan Amerikalıların ortaya attıkları saçmalıklardır...
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Aze Bozkır Savaşçısı - 13 Mart 2012, 13:36:23

Hz.Muhammed'in Sumerlerle ne ilgisi var? Hz.Muhammed Araptır.

Hz.Muhammed MS 632 yılında vefat etmiştir. Sumerler ise M.Ö.4000-2000 arasında yaşamıştır.

Hz.Muhammed, Hz.İbrahim'in soyundan geliyordu. Fakat Hz.İbrahim'in Sumerli olduğunu iddia etmek doğru değildir! (Ur kentinin, Sumerlerin Ur kenti olmaktan çok, "Urfa" ile denk olduğu yorumu vardır. / Hz.İbrahim zamanında Sumer kent devletleri yıkılmıştı.)

___________________________________

Bütün bu iddialar, Türk halkını tarih konusunda zır-cahil sanan Amerikalıların ortaya attıkları saçmalıklardır...

    Bilgiləndirici düşüncələriniz üçün təşəkkürlər...

    Onsuz da, fikir verdiniszə mən də bunun "gərçək" deyil, "iddia" olduğunu bəlirtdim. Zatən, Tanrının göndərdiyi elçi, milliyətindən, soyundan aslı olmayaraq mənim üçün hər bir zaman "elçidir"! Ən əsası da Məhəmməd (ona Tanrıdan əsən olsun!) və ondan öncə gələn elçilər  yalnız araba, Türkə, farsa deyil, bütün Dünyaya göndərilmişdir!
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Deniz Güneş - 29 Mart 2012, 15:09:47
  Yunus Emre, hükümetsizlik içinde çalkalanan ve Moğol istilaları ile mahvolan Anadolu topraklarında ortaya çıkan sapık batınî cereyanların hiçbirine kapılmadığı gibi, bu akımların Türklerin bütünlüğüne zarar vermesi tehlikesi karşısında da engelleyici bir rol üstlenmiştir. Bu bakımdan bakıldığında Yunus Emre, hem Türk şiirinin kurucusu, hem de milli birliğin önemli tutkallarından biridir. Yunus Emre, kelimenin tam anlamıyla “milli bir sanatçıdır. Tıpkı, Nasrettin Hoca, Köroğlu, Dadaloğlu veya Karacaoğlan gibi… Yunus Emre’nin şiirlerinde en fazla işlenmiş temalar;İlahi aşk, Din, Ahlak, Gurbet, Tabiat, Ölüm ve fani

Değerli motun yabgu, düşüncelerne saygı duyuyorum. Benim için olan düşüncene de teşekkür ediyorum. Ben Yunus'u savunmuyorum. Türkçülük adına Yunus'u savunmam mümkün değil. Benim değindiğim yer şurası, yaşadığı dönem içerisinde arapça farsça yerine Türkçe'yi tercih etmiş olması. Atsız Atamız Yunus'u alabildiğine eleştirmiştir. Aşağıya alacağım makalesinde bunu açıkça görüyoruz. Yalnız eleştiriken temas ettiği iki nokta var ki oradan ben şahsen ne anlıyorum kısaca yazacağm.
.......................
Şimdi bu açıdan bakıp Yunus Emre’yi tarihin anatomi masasına koyarsak varacağımız sonuç şudur:
Yunus Emre, Türkçenin büyük bir sanatkârıdır. Türkçenin büyük bir şiir ve fikir dili olduğunu ortaya koyanlardan birisidir................Ben buradan şunu anlıyorum. Atsız Ata Yunus'u gerçek manada eleştirmiş ama dili açışından da çık bir övgü yapmamışsa da Türkçe'nin sanatkarı olduğunu belirtmiş.

.......................
Şimdi soralım: Atatürk Türkiye’si, Atatürk milliyetçiliği diye her gün leylek gibi laklak eden çeneler jübilesini yapmak için koskoca Türk tarihinde bula bula sapık düşünceli, hasta ruhlu Yunus Emre’yi mi buldular? Ya hele o ölüm yılını nasıl uydurdular? Yunus Emre için tören yapılacaksa onun milli hizmet tarafı olan “Türkçesi” dururken ne diye milli ihanet olan hümanizmasını aldılar? Yunus Emre gerçekten büyük bir hümaniste o ilmi bir etütle uzmanların incelemesine sunulur. Bütün millete değil…..............Bu bölümde ise eğer Yunus anılacaksa (anılsın demiyor) milli hizmet tarafı kabul ettiği Türkçesi için anılsın diyor. Bunlar benim şahsi düşüncemdir. Beni ilgilendiren tarafı bu.

Makalesi:

Milletleri Ruhlandırmak

Çalıştırılan bir makinenin durmaması için nasıl arada bir yağlanması gerekiyorsa, yaşayan milletlerin de manevi bakımdan çürümemesi için ruhlandırılmaya öylece ihtiyacı vardır. Ruhlandırılmayan, ruhlandırılması için sebep ve çare bulunamayan milletler kırılıp dökülme ye mahkûmdur. Örnek mi istiyorsunuz? Ufuklarında güneş batmayan İngiliz İmparatorluğunun İkinci Dünya Savaşından sonraki zavallılığına, çatırdamasına, yıkılmasına bakınız.

Ruhlandırmak bir millete geçmişteki büyüklüklerini, büyüklerini hatırlatmak; hatta bozgunlarını, uğradığı ihanetleri andırarak ibret almasını sağlamak ve hepsinden mühimi de yarın için büyük milli hedefler göstermekle sağlanır.

Bir milleti ruhlandırmak tamamıyla milliyetçi bir davranıştır. Yabancıların büyüklerini ve başarılarını anmakla, uluslararası törenlerle ruhlanmak olmaz.

Malazgirt ve Alp Arslan’ı anmak bir milli ruhlanış davranışıdır. Bunun bir minnettarlık ve vefa borcu olması bir yana, verdiği örnekle Türk gençlerini öyle olmaya dürtmek gibi büyük bir faydası da vardır. İnsanlar, hele gençler ve çocuklar ne görürlerse onu kaparlar. Bugün sokakları dolduran ve insandan çok maymuna benzeyen saçlı, sakallı, bıyıklı yaratıklar analarından öyle doğmadılar; o örnekleri göre göre bu hale düştüler.
Alp Arslan ve Malazgirt için 26 Ağustos 1971′de Türkiye’nin her yerinde büyük törenler yapılmalıydı. Yapılmadı. Siyasi buhran, parti kavgaları, ihtiraslar ve kinler buna imkân vermedi. Fakat hiç olmazsa beş yıl önceden başlanıp ehliyetli kimseler görevlendirilseydi her şeye rağmen bu gösterişli törenler yapılır, gençliğin milli ruhla beslenmesi bakımından büyük bir başarı ve kazanç sağlanırdı.

Yurdumuzda bir takım törenleri, anma günlerinin yapıldığını görüyorsak da gülmek mi, ağlamak mı gerektiğini kestiremiyoruz.

4 Eylül 1971 Cumartesi akşamı İstanbul Radyosu “Ahı Evren” den bahsetti. Ahı Evren, Anadolu’da esnaf teşkilatını kurmuşmuş. Bu teşkilat Orta Asya’dan gelen bir Oğuz türesi imiş. Göçebe Oğuzlardaki esnaf teşkilatı… Aklımız Tanrı’ya emanet!… Hele koca Çalışma Bakanı’nın, bu masallara inandığı yetmiyormuş gibi bu adamın adını “Ahi Evran” diye okuması da ayrı bir festivaldi. “Ahı” ve eski şekliyle “akı” Türkçe bir kelime olup “cömert, yiğit, dost” anlamındadır. “Evren” ise hem “ejder”, hem de “kâinat” manasına gelip erkek adı olarak kullanılır. “Ahi” ise Farsça bir kelime olup “ahlı”, “ah çeken” demektir ve şairlerin mahlas diye kullandığı uydurma bir kelimedir. Hatta Yavuz Sultan Selim çağında Ahi mahlaslı bir şair yaşamıştır

5 Eylül 1971 akşamı ise yine İstanbul Radyosu’ndan başka bir masal dinledik. Ciddi mi, şaka mı olduğu pek anlaşılamayan bu masala göre Seyid Battal Gazi bundan 1200 yıl önce Anadolu’yu Türkleştirmeye başlamış.
Bu büyük tarihi gerçeği hangi tarih bilgininin keşfedip ortaya attığını bilmiyoruz. Bir “millet okulu” demek olan radyonun millete hitap ederken daha bilgili, ağırbaşlı ve ciddi olması gerekmez miydi?

Türk tarihinde “Battal Gazi” diye bir adam yoktur. Halk arasında okunan bir Battal Gazi Destanı vardır. Dili ve edası Türkçe olmakla beraber içindeki kahramanlar hep Arapça adlar taşır. Şimdilik, üzerinde son karara varılacak çalışmalar yapılmış değildir.

1200 yıl önce, yani 770 yıllarında daha Türkler ne Müslüman olmuş, ne de Anadolu’ya gelmişti. Aşağı yukarı 740 tarihlerinde Bizanslılarla yapılan savaşlarda ölen bir Arap kumandanının adı “Abdullah Battal”dır. Abbasiler’in paralı askerleri arasında Türkler’in bulunması ve bunların da Bizans’la çarpışması dolayısıyla Battal Gazi Destanı’nın bu Türkler arasında ortaya çıktığı bir faraziye olarak ileri sürülüyorsa da mesele henüz çözümlenmiş değildir. Bundan ötürü de Battal Gazi adında bir Türk’ün 1200 yıl önce Anadolu’yu Türkleştirmeye başladığı hakkındaki radyo yayını uydurmadan başka bir şey olamaz.

Anma törenlerinin en büyüğü Yunus Emre’nin 650. ölüm yılı dolayısıyla yapıldı ve buna başka milletlerin Türkologları da çağrıldı. Bu da ciddi bir iş değildi. Bir kere Yunus Emre’nin 650. ölüm yılını anmak onun 1971–650 = 1321′de ölmüş olduğunun ispatı gerekirdi. Oysaki Yunus Emre’nin doğum ve ölüm yılları şöyle dursun; bir kişi mi, yoksa ad benzerliği sebebiyle birbirine karışmış iki, hatta üç kişi mi olduğu bile belli değildir. Yunus Emre törenine katılanlardan işittiğimize göre baştan sona hep onun hümanizmasından bahsedilmiş. Bir millet her şeyden önce bütün veçheleriyle kendisinden olanları anıp kutlar. Hümanist demek Türk’ü başkalarıyla eşit tutan demektir. Türkiye’nin bugünkü ortamı da gösteriyor ki bize hümanistler değil, Türkçüler lazımdır.

Garip bir yönümüz var: Birisini andık mı, onu göklere çıkarıyoruz. Kör ölüyor, badem gözlü; kel ölüyor, sırma saçlı oluyor. Hâlbuki anma törenleri, tevilin ve yalanın değil, gerçeğin dile getirilmesi olmalı, genç nesiller eskileri hem erdemleri, hem de eksikleriyle öğrenmeye alışmalıdır.

Şimdi bu açıdan bakıp Yunus Emre’yi tarihin anatomi masasına koyarsak varacağımız sonuç şudur:
Yunus Emre, Türkçenin büyük bir sanatkârıdır. Türkçenin büyük bir şiir ve fikir dili olduğunu ortaya koyanlardan birisidir.

Fakat Yunus Emre’nin fikirleri Türk milletini zehirlemiş, onu uyuşturmuştur. Çünkü o da yaşadığı zamanın fikir ve duygu hastalıklarına kapılarak birbirini tutmaz sözleri “tasavvur’ diye ortaya atmış, savaşçı bir millet olan çevresinin düşmanlarla kaplı olmasından ötürü savaşçı olmaya mecbur bulunan Türk milletine bir dilencilik felsefesini telkin etmeye çalışmıştır. Onun:

Dövene elsiz gerek,
Sövene dilsiz gerek,
Derviş gönülsüz gerek.
Sen derviş olamazsın

demesi Türk ahlakına, yaratılışına uyan bir düşünce midir? Hatta Türk dervişleri böyle midir? Orhan Gazi ile birlikte savaşlara katılan dervişler derviş değil midir? Türkiye’nin ilk imparatoru olan Selçuklu Tuğrul Beğ’in kâtibi olan Arap İznü Hassul, Türkçeye de çevrilen eserinde Türkler’i böyle mi tarif etmiştir?

Yetmiş iki millete bir göz ile bakmayan Halka müderris olsa hakikatte asidir.

demekle Yunus Emre milliyet bakımından da, din bakımından da sapıklık içinde değil midir? “Millet” kelimesini Türkçedeki bugünkü anlamı ile “ulus” yerinde kullanıyorsa milliyetsiz, vatansız bir adamdır. Böyle değil de bunu Arapçadaki manası ile “din” yerinde kullanıyorsa o zaman da kâfirdir. Çünkü Müslümanlık öteki dinleri kendisiyle eşit saymaz. Zaten onun:

Oruç, namaz, zekât hac cürm ü cinayettürür;
Fakir bundan azaddır has-ı heves içinde

demesi de hiçbir tevil ve tefsire mahal bırakmayacak şekilde küfürden başka bir şey değildir. Bunları tasavvufla falan izaha çalışmak boşuna ve gülünç gayretlerdir. Halka evliya diye kabul ettirilen Yunus Emre’yi, tasavvufi herzelerinden dolayı büyük devlet adamı ve şeyhülislam Ebu suud tekfir etmiştir.
Şimdi soralım: Atatürk Türkiye’si, Atatürk milliyetçiliği diye her gün leylek gibi laklak eden çeneler jübilesini yapmak için koskoca Türk tarihinde bula bula sapık düşünceli, hasta ruhlu Yunus Emre’yi mi buldular? Ya hele o ölüm yılını nasıl uydurdular? Yunus Emre için tören yapılacaksa onun milli hizmet tarafı olan “Türkçesi” dururken ne diye milli ihanet olan hümanizmasını aldılar? Yunus Emre gerçekten büyük bir hümaniste o ilmi bir etütle uzmanların incelemesine sunulur. Bütün millete değil…

Milli bir gaflet içinde biz, kendi kendimizi yıkmaya çalışırken İran, kuruluşunun 2500 yıl dönümünü kutlamaya hazırlanıyor ve biz Malazgirt için üç beş milyon lira bulamazken onlar bir yıllık petrol gelirlerini, yani birkaç milyar lirayı bu işe ayırıyor.

Tarihi gerçeğe bakarsanız ortada 2500 yıllık bir devlet falan yok. Makedonyalı İskender tarafından yıkılmış Persler, yüzyıllar sonra Araplar tarafından yıkılmış Sasanlılar, yüzyıllar sonra da Selçuklular tarafından yıkılmış Büveyhliler var. Ondan sonraki İran ise 1925’lere kadar hep Türk hâkimiyetinde bir Türk devleti yahut Türk devletinin bir parçasıdır. Türk hâkimiyeti Farsçaya bile tesir etmiş, dil Türk dilinin yapısına uymuştur. Yani fiiller cümle sonuna gelmektedir.

İşte bu devletteki Farslar’a milli bir ruh vermek için bir 2500 yıl efsanesi uyduruluyor, on yıldan beri milyarlar harcanarak hazırlıklar yapılıyor, eserler yazılıyor, şehirler kuruluyor ve bütün dünya davet olunarak onlara 2500 yıllık bir devletin varlığı kabul ettirilmek isteniyor.

Buna bakarak diyoruz ki: Yeni kurulan Kültür Bakanlığı, milleti ruhlandırmak için bir yandan gerekli eserler yayınlarken bir yandan da jübilesi yapılacak Türk büyüklerini, anılacak günleri yahut milli kültüre hizmet etmiş Türkler’i arayıp bulmalıdır. Gazete haberleri doğru ise Bakanlık bu mühim adamı bulmuş: Ertuğrul Muhsin…
Ertuğrul Muhsin’in kimliği hakkında epey yazılar yazılıp iyi bir rejisör olduğu ileri sürüldü. Aslına bakarsanız iyi rejisörle iyi antrenör arasında fark yoktur. İkisi de insanların heyecanını tatmin edecek ekipler hazırlar:
Fakat öte yandan Türk kültürüne cidden hizmet eden insanlar var ki kimsenin aklına bile gelmiyor. Bir tanesini tanıtalım: Ankara’da yaşayan ve şimdi 82 yaşında bulunan Abdülkadir İnan bir Başkurt Türk’üdür. Bütün Türk lehçelerini ve Türk Folklorunu, milli Türk dini olan Şamanizm’i ondan daha iyi bilen değil, ondan başka bilen yoktur. Atatürk onun değerini bilerek profesörlük vermiştir. Meşhur Atatürkçülerden Hasan Ali Yücel, bakanlığı zamanında bu profesörlüğü geri aldı. Arapça ve Farsça, Almanca ve Rusçayı da bilen Abdülkadir İnan’la milli kültürün anıtlarından olan Manas destanı metin ve tercümesiyle yaptırılabilir. Radlof’un topladığı Altay Türk destanları tercüme ettirilebilir, kendi eseri olup Tarih Kurumu tarafından bastırılıp tükenen “Şamanizm” adlı kitap yeniden bastırılabilir.

Hepsinin üstünde de tarihin şeref günleri için büyük törenler yapılır ama ciddi olarak ele alınır da öyle yapılır.
Şu, İran’ın 2500 yılı masalından alınacak dersler var. Üstünden kaç silindir geçmiş olan İran, Farslık ruhunu ayakta tutmak için milli efsaneler uydurmaya çalışırken biz tek dayanağımız olan Türklük ruhunu unutarak yerine Tanrı’nın belası hümanizmayı koymak suretiyle bizi ayakta tutan tek gücü, milli şuurla milli ruhu silmeye çalışıyoruz.

Ey Türk milleti! Sen ne güçlü ve dayanıklı şeysin!

Bir türlü yıkılmıyorsun!

Nihâl ATSIZ

Ötüken, 1971, Sayı: 10
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Deniz Güneş - 29 Mart 2012, 17:04:59
 Yunus Emre, hükümetsizlik içinde çalkalanan ve Moğol istilaları ile mahvolan Anadolu topraklarında ortaya çıkan sapık batınî cereyanların hiçbirine kapılmadığı gibi, bu akımların Türklerin bütünlüğüne zarar vermesi tehlikesi karşısında da engelleyici bir rol üstlenmiştir. Bu bakımdan bakıldığında Yunus Emre, hem Türk şiirinin kurucusu, hem de milli birliğin önemli tutkallarından biridir. Yunus Emre, kelimenin tam anlamıyla “milli bir sanatçıdır. Tıpkı, Nasrettin Hoca, Köroğlu, Dadaloğlu veya Karacaoğlan gibi… Yunus Emre’nin şiirlerinde en fazla işlenmiş temalar;İlahi aşk, Din, Ahlak, Gurbet, Tabiat, Ölüm ve fani

 
Kendi adima Yunus emrenin hic dogmamis olmasini tercih ederdim. Eger siir dilinin Türkceye hizmet oldugu ileri sürülerek hakkini teslim etmemiz düsünülecek olursa , Bilge Atsiz atamiz bunu gözden kacirmaz , beynelmilel  serseri diyerek üstünü cizmezdi . Bugün nerde ne kadar etnik Türk düsmani hain varsa Yunus Emreyi örnek insan olarak gösteriyorlar . Bana göre siz Yunus Emreden cok daha degerli bir sairsiniz sayin Osman Öcal .


Benim için olan düşüncene de teşekkür ediyorum. Ben Yunus'u savunmuyorum. Türkçülük adına Yunus'u savunmam mümkün değil. Benim değindiğim yer şurası, yaşadığı dönem içerisinde arapça farsça yerine Türkçe'yi tercih etmiş olması. Atsız Atamız Yunus'u alabildiğine eleştirmiştir. Aşağıya alacağım makalesinde bunu açıkça görüyoruz. Yalnız eleştiriken temas ettiği iki nokta var ki oradan ben şahsen ne anlıyorum kısaca yazacağm.
.......................
Şimdi bu açıdan bakıp Yunus Emre’yi tarihin anatomi masasına koyarsak varacağımız sonuç şudur:
Yunus Emre, Türkçenin büyük bir sanatkârıdır. Türkçenin büyük bir şiir ve fikir dili olduğunu ortaya koyanlardan birisidir................Ben buradan şunu anlıyorum. Atsız Ata Yunus'u gerçek manada eleştirmiş ama dili açışından da çık bir övgü yapmamışsa da Türkçe'nin sanatkarı olduğunu belirtmiş.


.......................
Şimdi burada cümle yapısı içinde Yunus'a bir eleştiri yok.
 "Şimdi soralım: Atatürk Türkiye’si, Atatürk milliyetçiliği diye her gün leylek gibi laklak eden çeneler jübilesini yapmak için koskoca Türk tarihinde bula bula sapık düşünceli, hasta ruhlu Yunus Emre’yi mi buldular?  ( Hümanizmi propaganda ederken kullandıkları Yunus Emre'nin saptırılmış haline bir işarettir."Gerçekte Yunus bu değildir Yunus Bu mudur . Bu hale getirildi. " demekte ve çarpıtılmış haline işaret edilmektedir. )
 Ya hele o ölüm yılını nasıl uydurdular? Yunus Emre için tören yapılacaksa onun milli hizmet tarafı olan “Türkçesi” dururken ne diye milli ihanet olan hümanizmasını aldılar? Yunus Emre gerçekten büyük bir hümaniste o ilmi bir etütle uzmanların incelemesine sunulur. Bütün millete değil…"

Bir Hümanistlik çerçevesine oturtulmuş uydurma olarak yakıştırılmış, hedefinden saptırılmış bir Yunus Emre var. Yunus Emre'nin şahsına değil Yunus Emre'nin oturtulmuş olduğu sahte kalıba karşı bir söylem bu. Atsız Ata bir insanın kişiliğine hakaret edip diğer taraflarını ortaya sunmayacak kadar bilgedir. Burada anlaşılması gereken ilk konu budur. Zira O Yunus Emreyi araştırmıştır. Eserlerini incelemiştir. ONU HÜMANİSTLİĞE OTURTMUŞ KALIPLARA KARŞI BİR MEYDAN OKUMADIR BU. 

"Ey sözlerin aslın bilen, gel de bu söz kandan gelir"
Söz aslını anlamayan, sanır bu söz benden gelir
Söz karadan aktan değil, yazıp okumaktan değil
Bu yürüyen halktan değil, halık avazından gelir

Ne elif okudum ne cim varlığındandır kelecim
Bilmeye yüzbin müneccim, taliim ne ıldızdan gelir
Şule bize aydan değil, Aşk eri bu soydan değil
Rızkımız bu evden değil, derya-yı ummandan gelir

Biz bir bahane arada, Ayruk de elden ne gele
Hak cun emir eyler, Cana bu keleci andan gelir
Yunus bir dert ile âh et, Kahr evinde neyler rahat
Bu derde derman keffaret, bir ah ile suzdan gelir


Kandan : Nereden
Halık : Yaratan, Allah
Elif, cim : Arap alfabesinden harfler
Keleci : Söz
Müneccim : Yıldız falcısı
Ildız : Yıldız
Şule : Işık
Rızk : Nimet
Ayruk : Başka
Kahr : Dert
Derman : İlaç, şifa
Keffaret : Karşılık
Süz : Yanıp tutuşma

kırmızı ile işaretlediğim yere bakın. İşte Atsız Ata'nın gizlediği ama açık ve net olarak da gözler önüne serdiği bilgi verici sözleri orada yatıyor.
Yunus Emre sanıldığının aksine Okuma yazmadan ziyade Arapça, Farsça ve Türkçeyi hasıl etmiştir. Atsız Ata öyle incelemiştir ki onun olmayan eserleri dikkate almış, o olmayan bir Yunus Emreyi eleştirmiştir. Atsız Atanın vasfı bilgiyi direk karşına oturtmak değil eleştirilerine ve eleştirilerindeki işaretlere dikkat gösterip bilgiyi kendi emeğinle elde etmek zahmeti gösterilmesini istemiştir. Anlatmamış açıklamıştır. Uygulamıştır. örnekler vermiştir. Bu sayede Aslına özüne dönmesi gereken bir millet için varlığı mukaddes olan bir Veli'nin özünü yansıtmak istemiştir." O BÖYLE DEĞİL ŞÖYLEDİR, ONUN ŞUNUNA DEĞİL BUNUNA DİKKAT EDİN, ONU KÖR CAHİL BİR EVRENDE DEĞİL KENDİ KÜLTÜRÜNDE DEĞERLENDİRİN " demiştir. bu yazıdaki hitabette her cümle sonu ve arasında örneklemeler her seferinde GERÇEK BİR YUNUS EMRE'NİN VASFINDA OLANLARI VE OLMAYANLARI İŞARET EDER.


O Gerçek Yunus Emreyi tanıyordu. Ne mümkün ki onun bu yüzünü bu tür yerlerde çıkarmak Yunus Emreyi tanıtmakta ters etki yapacaktı. Unutmayın neye sahip çıkarsanız onu elinizden almak için savaş veririrler. Bizim bir yönümüz de ATSIZ ATANIN DEDİĞİDİR:

Yurdumuzda bir takım törenleri, anma günlerinin yapıldığını görüyorsak da gülmek mi, ağlamak mı gerektiğini kestiremiyoruz.
Garip bir yönümüz var: Birisini andık mı, onu göklere çıkarıyoruz. Kör ölüyor, badem gözlü; kel ölüyor, sırma saçlı oluyor. Hâlbuki anma törenleri, tevilin ve yalanın değil, gerçeğin dile getirilmesi olmalı, genç nesiller eskileri hem erdemleri, hem de eksikleriyle öğrenmeye alışmalıdır.
ÇÜNKÜ GERÇEK OLANLAR GİZLENİYOR!!!

Bir kut ile güreştim, elsiz ayağım aldı
Güreşip basamadım göyündürdü özümü
Kaf dağından bir taşı şöyle attılar bana
Öylelik yola düştü, bozayazdı yüzümü

Şimdi bu açıdan bakıp Yunus Emre’yi tarihin anatomi masasına koyarsak varacağımız sonuç şudur:Yunus Emre, Türkçenin büyük bir sanatkârıdır. Türkçenin büyük bir şiir ve fikir dili olduğunu ortaya koyanlardan birisidir.

YUNUS EMRE'NİN ESERLERİ
YUNUS EMRE DİVANLARI
1-Fatih Nüshası:
Yunus Emre’nin en çok bilinen eseri Divan’ıdır.Fakat bu eserin aslını veya en eski nüshasını  tespit etmek çok zordur. Yunus Emre divanı’nın  Türkiye, dünya veya şahıs kütüphanelerinde elliden fazla yazma nüshası bulunmaktadır. Bu eserler daha sonra şifahi olarak derlenmiş veya bir yazmadan istinsah edilmiş nüshalardır.
 Bugüne kadar yapılan araştırmalarda Yunus Emre’nin kendi kaleminden çıkmış bir nüshaya rastlanmamıştır. Eski ve yeni el yazması Yunus Emre divanları içinde 15. y.y.da istinsah edildiği anlaşılan  Süleymaniye Kütüphanesi- Fatih bölümünde bulunan el yazması nüshadır.
 Fatih nüshası istinsah tarihi belli olmamakla birlikte, yazı karakteri, imla ve kağıt özellikleri  yönüyle 15. y.y özelliklerdi arzetmektedir. Huruf-u Hece usulüne göre tertip edilen bu eser,  her yönüyle 15. y.y özelliklerdi arz etmektedir. Huruf-u Hece usulüne göre tertip edilen bu eser, bilinen Yunus Emre Divanlarının  en iyisidir, ancak istinsah edeni bilinmemektedir. Bu eser Süleymaniye Kütüphanesi- Fatih Kitapları bölümünde 3889 no’da kayıtlıdır. 210 yapraklı olan Divan nesih yazılı olup, içinde 203 adet şiir bulunmaktadır. ;

2-Nuruosmaniye Nüshası:
Nuruosmaniye Kütüphanesi 4904 no’da kayıtlıdır. 315 yapraktan müteşekkildir ve içerisinde 219 adet şiir  bulunmaktadır. İstinsah tarihi  H.940, M.1534 dür.

3-Yahya Efendi Nüshası:
 
Süleymaniye Kütüphanesi Hacı Hahmud Efendi bölümünde 3480 no’da kayıtlıdır. 107 yapraktan oluşan  bu Divan’da 302 şiir yer almaktadır. 16.y.y.da istinsah edilmiştir.

4- Karaman Nüshası :
Karaman nüshası olarak bilinen  bu nüsha Merhum Baha Kayserilioğlu’nun elindeki nüshadır.

5-Balıkesir Nüshası:
 
Bu nüsha Balıkesir İl Halk Kütüphanesi  451 no’da kayıtlıdır.

6-Niyazı Mısri nüshası:
Topkapı Sarayı Müzesi, Hazine Kütüphanesinde 303 numarada kayıtlıdır. Şerh-i Gazel-i Yunus Emre adlı bu nüsha H.1127 tarihinde istinsah edilmiş olup, 16 yapraktan oluşmuş ve nesih yazı ile yazılmıştır.

7-Bursa Nüshası:
Bursa İl Halk Kütüphanesi Eski Eserler Bölümünde 882 numarada kayıtlıdır. Nesih Yazı ile yazılmış olan bu nüshada 120 şiir bulunmaktadır ve 53 yapraktan oluşmuştur.

RİSALET-ÜN NUSHİYYE (Ögütler Risalesi):
          Mesnevi biçiminde, aruz ölçüsü ile yazılmış bu şiir  573 beyittir.  Başta 13 beyitlik  bir başlangıçtan sonra, kısa bir düz yazı vardır. Arkasından destanlar gelir. Destanlarda  Ruh, Nefis, Kanaat, Gazap, Sabır, Haset, Cimrilik, Akıl konuları işlenir.   Öğretici ve öğüt verici bir eserdir. Risalenin sonunda yazıldığına göre “Söze tarih yedi yüz yediydi” mısraından  H.707 de M. 1307 veya 1308 da yazıldığı  anlaşılmaktadır.

Dört kitabın manisin okudum hasıl ettim
Aşka gelicek gördüm, bir uzun hece imiş
İki kişi söyleşir Yunus'u görsem diye
Biri eydur ben gördüm bir AŞIK koca imiş

Dört kitap okumak için o zamanlar tercümanlar da yoktu. Demekki bu büyük bir alim ve çok iyi dil biliyordu. Yukarıdaki eserlerini okuyanlar ve buna ATSIZ ATA DA DAHİL Yunus Emre yi gerçek anlamda tanıyor ve Yunus Emre gibi pek çok çarpıtılmış Halk ozanlarımızı tanımaya davet ediyordu.
Garip bir yönümüz var: Birisini andık mı, onu göklere çıkarıyoruz. Kör ölüyor, badem gözlü; kel ölüyor, sırma saçlı oluyor. Hâlbuki anma törenleri, tevilin ve yalanın değil, gerçeğin dile getirilmesi olmalı, genç nesiller eskileri hem erdemleri, hem de eksikleriyle öğrenmeye alışmalıdır.


İŞTE ATSIZ ATAMIZIN YUNUS EMRE'NİN GERÇEKTE KARŞIT AYNA OLARAK GÖSTERMEK İSTEDİĞİ:DERVİŞ NASIL  YUNUS EMRE DÖRTLÜĞÜ


O BİR HÜMANİST DEĞİLDİ O; BİR HALK AŞIK'I HALK OZANI İDİ

Dervişlik dedikleri hırka ile tac degil
Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil
Durmuş marifet söyler, erene Yunus Emrem
Yol eriyle yoldadır, yolsuza yoldaş değil
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: motun yabgu - 29 Mart 2012, 18:46:42
Aydan aydındır yüzleri
Şekerden tatlı gözleri
Cennette Huri kızları
Gezer Allah deyu deyu.


            Sayin Deniz Günes. Katilmamakla birlikte görüslerinize saygi duyuyorum . Emeginiz ve ilginiz icin tesekkürler . Yunus Emre´nin Türklük icin zehir oldugunu düsünmeye devam ediyorum . Yunus gitsin cennet hurileriyle hasbihal olsun. Biz Kür Sadin narasiyla Tanri daglarina cikmayi düsünüyoruz.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Deniz Güneş - 29 Mart 2012, 18:55:03
 :-D

Buna sadece gülerim. Ama hem gülüp hem teşekkür ediyorum. Zira katılımınız ya da katılmamanız benim için önemli değil. Siz de Yunus Emreye verdiğiniz değer kadarsınız benim için. O yüzden önemli değil    8-)
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: motun yabgu - 29 Mart 2012, 19:04:56
Yunus Emreye hak etmedigi degeri vermis olsaydim , seriatci ümmetci mümin kardeslerimle zikir cekiyor olurdum . Yunuscularin sahsima verecekleri degere ihtiyacim yok . Esenlikler.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Deniz Güneş - 29 Mart 2012, 19:08:23
Size hak etmediğiniz değeri verenler ona da vermişler. Siz  ilmin kendisni kendisinde bulan bir Veli ye değer verseniz ne olur vermeseniz ne olur. hepsi de TIN.. HA VERSEYDİNİZ YÜCELİRDİNİZ :-D ONU TANIYIN OKUYUN İLMİ ÖĞRENİN BENİMLE ÖYLE MUHATAP OLUN. BEN SİZİN MUHATABINIZ DEĞİLİM 8-)


İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır
Okumaktan mani ne, kişi Hakkı bilmektir
Çün okudun bilemedin, ha bir kuru emektir
*** ***
Okudum bildim deme, çok taat kıldım deme
Eri hak bilmez isen, abes yere yelmektir
Dört kitabın manisi, bellidir bir elif te
Sen elif dersin hoca, manisi ne demektir
*** ***
Yunus der ki Ey hoca
Gerekse var bin Hacca
Hepisinden iyice
Bir gönüle girmektir
*** ***
Taat : İbadet
Abes : Boş yere, boşuna
Yelmek : Ardından gitmek
Manisi : Anlamı
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: motun yabgu - 29 Mart 2012, 19:16:04
Ben sizle durup duruken muhatap olmadim ,iletimden alinti yaptiniz muhatap olmak zorunda kaldim . Yunus Emreyi okumayi düsünmüyorum . Siz onu yüceltebilirsiniz . Ayni görüste olmak zorunda degiliz . Size iyi yunuslu paylasimlar .
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: YALNIZKURTKARAGÜLLE - 29 Mart 2012, 19:41:18
Bazı kimseler hakkında olumlu veya olumsuz kanaatlerin belirtilmesi ve izahında;
Konuyu hiç bilmeyenlerin yanlış ve tek taraflı yönlendirileceği yani sabit fikirli olacağı, konu hakkında yarım yamalak bilgiye sahip olanlarında aynı şekilde sabit fikirli olacağı kaygısı ile gelecek nesil için geçmişin hatalarını ve doğrularını öğretici, eğitici tarzda eleştiri ve övgülerin daha sağlıklı olacağı kanaatindeyim.

Bu kapsamda; Bu açılmış konu başlığı ve diğer konularda kişilerin "benim bildiğim doğru" şeklinde diretmesi yerine, konuların sosyolojik, psikolojik, politik (hatta yöresel kanıksanmış görüşler de dahil) anlamlarda bir bütünlük içinde harmanlanıp toplumun genelinin kabul edebileceği (hatta kimsenin ideolojik düşünce uğruna sulandırma gibi bir boşluk bulamayacağı) görüşlerin toparlanıp tebliğ haline getirilmesi ile otağımızın bir kaynak olmasını sağlamamız gerekmektedir. Saygılarımla.


TTK. 
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: AĞASAR - 29 Mart 2012, 20:09:33
Yunus Emreye hak etmedigi degeri vermis olsaydim , seriatci ümmetci mümin kardeslerimle zikir cekiyor olurdum.

Yunus Emre'ye ''hak'' ettiği değeri veriyorum, şeriatçı ve ümmetçilerle zikir çekmiyorum... Buna ne diyeceksin?
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: motun yabgu - 29 Mart 2012, 20:19:18
Yunus Emreye hak etmedigi degeri vermis olsaydim , seriatci ümmetci mümin kardeslerimle zikir cekiyor olurdum.

Yunus Emre'ye ''hak'' ettiği değeri veriyorum, şeriatçı ve ümmetçilerle zikir çekmiyorum... Buna ne diyeceksin?

                         Yunus Emre hakkinda söyleyeceklerimi söyledim . Kimsenin deger yargilarini ölcmekle yükümlü degilim . Saygi duyarim .
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Deniz Güneş - 29 Mart 2012, 21:01:50
Sağosun Başkanımız heryerde hakemliğini benim bilgilerim aleyhine yaptığı için okumayanlar, yarım yamalak okuyanları haklı çıkarıyor
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Deniz Güneş - 29 Mart 2012, 21:03:30
Satır satır size ATSIZ ATANIN YUNUS EMRE HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİNİ AÇIKLADIM. OKUMADAN NASIL BU ŞEKİLDE BİR HAKEMLİK YAPIYORSUNUZ ANLAYAMIYORUM
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Deniz Güneş - 29 Mart 2012, 21:09:41
Bir kut ile güreştim, elsiz ayağım aldı
Güreşip basamadım göyündürdü özümü
Kaf dağından bir taşı şöyle attılar bana
Öylelik yola düştü, bozayazdı yüzümü

bozkurt sözcüğündeki BOZ
BİR KUT İLE GÜREŞTİM DİYOR

BU ÜMMETÇİ LAFI MI?
GÖYÜNDÜRDÜ ÖZÜMÜ..


Yunus der ki Ey hoca
Gerekse var bin Hacca
Hepisinden iyice
Bir gönüle girmektir

BURADA DA DİYOR.. BIRAKIN HACCI HOCAYI.. ÖNEMLİ OLAN BİR GÖNÜLE GİRMEKTİR DİYOR

ÖZDEN SÖZ EDEN BİR YAZININ HACCI HOCAYI BIRAKIN SADECE BİR GÖNÜLE GİRİN DEDİĞİ SÖZÜ HÜMANİSTLER KAPTI.. ADAMIN DEDİĞİ BU DEĞİL Kİ
Ne elif okudum ne cim varlığındandır kelecim
Bilmeye yüzbin müneccim, taliim ne ıldızdan gelir
Şule bize aydan değil, Aşk eri bu soydan değil
Rızkımız bu evden değil, derya-yı ummandan gelir

ELİF ARAP HARFİDİR DİYOR .. BU SÖZÜN YUVASI BİZİM ÖZÜMÜZ DEĞİL DİYOR.. BİZİM ÖZÜMÜZ DERYAYI UMMANDAN DİYOR.. NİYE OKUMUYORSUNUZ.. ATSIZ ATA BUNLARI İNCELEMİŞTİ DİYORUM.. PERDELİ GÖZLERLE BAKMAKTA NE KADAR ISRARLISINIZ YAHU



,
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Aze Bozkır Savaşçısı - 31 Mart 2012, 17:29:43
  Yunus Emreni - Azərbaycan və Kafkaz Türkləri də sevər...
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: SamsunluTürkçü - 15 Ağustos 2012, 17:37:51
Türkçüler arasında ayırım yapan kimse bizden değildir. İslam'a sövüp kendini Türkçü diye tanıtanlarda var ona ne diyeceğiz? Türkeş Bey ve Atsız Ata arasında olanlar onların arasında kalsın bizi ilgilendirmez çünkü bu kopma, bölünme projesidir.

TTK :asker:
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Çağrıbey - 16 Ağustos 2012, 08:31:06
Türkçüler arasında ayırım yapan kimse bizden değildir. İslam'a sövüp kendini Türkçü diye tanıtanlarda var ona ne diyeceğiz? Türkeş Bey ve Atsız Ata arasında olanlar onların arasında kalsın bizi ilgilendirmez çünkü bu kopma, bölünme projesidir.

TTK
Bu dedikleriniz MHP'nin ya da Ülkücülerin Türkçü olduğu varsayılırsa doğrudur. Ama MHP'nin ya da Ülkücülerin Türkçü olduklarını varsaymak sadece varsayım olur.
Ne yazık ki MHP ve Ülkücüler Türkçülük Ülküsünü ümmetçi-sentezci bir çizgiye çekmişlerdir. Tıpkı senin kullanıcı resmimin altına "Türk'ün Milli dini İslamdır!" yazarak yaptığın gibi.
Fındık kadar beyninle Türkçü bir Otağda "Türk'ün Milli dini İslamdır!" yazarak, aklınca, burada bulunanları tuzaklamışsın.
Havanı alırsın koçum. Burada bulunan herkes, başta inanç olmak üzere, Türklüğe ait bütün değerleri baştacı yapmış; milletin dinine sövmeyi de yobazlık olarak gören gerçek laik kişilerdir.
Yani anlayacağın öyle sıradan tuzaklamalarla buradan sana ekmek çıkmaz.
Haydi başka kapıya.

Ne mutlu Türk doğup, Türk gibi yaşayana!
Çağrıbey
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Açığma-Kün - 16 Ağustos 2012, 12:22:58
Türk'ün milli dini İslamdır sözü Atsız Ata'ya ait diye biliyorum...
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: motun yabgu - 16 Ağustos 2012, 19:52:34
Atsiz ata , bin yildir müslümanligi kabul ettigimiz icin , islam Türkün milli dini olmustur demis . Yani sonradan olma milli bir din . Kaynagi kökü Arabistanin hira magarasi . Bizim milli ata dinimiz Samanliktir . Bunu Atsiz ata kendiside yazmis .
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Börü Budun Eri - 17 Ağustos 2012, 18:09:47
Atsız Ata bahsettiğiniz makalede "İslam;artık Türk Milleti'nin milli dini olmuştur"demiştir.Fakat bunu ümmetçi bir anlayışla söylemediğini Atsız Ata'yı okuyan ve idrak edebilmiş olan herkes bilir.Yani İslam dinini Türk Milleti'nin bir kısmı kabul ettiği için bu inanca saygı göstermemiz gerekir,bu inanca sahip olan kandaşlarımızı dışlamamak gerekir anlamında demiştir.

Ayrıca biz yalnızca Tanrı Dağı kadar Türküz.O kadar!
Türklüğün yanına başka bir inanışı getirmek Türklüğü alt etmeye çalışmaktır.Buna kimsenin haddi yoktur.Herkes haddini bilsin.

Esenlikle.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Gök Ay - 05 Eylül 2012, 23:52:05
Irkların üstünde TÜRK ırkı ·  :trbayrak
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Yalnizkurt - 25 Ekim 2012, 04:25:51
Esenlikler. Burda Eleştirilen kişiler kendini ülkücü sanan, Türk olmasada olur müslüman olsa yeter mantığındaki ümmetçilerdir. Ümmetçilik Arap milliyetçiliğinin diğer adıdır.  Biz Türkçülerin onlardan farkımız, insanları diniyle değil ırkıyla ayırmamızdır. Türklüğünün farkındaki ülkücülere kimsenin söz söylediği yok. Bizim eleştirdiğimiz ülkücüler said'i kürdi, necip fazıl gibi yobaz köpekleri kendilerine rol modeli olarak gören ülkücülerdir. Türk/İslam sentezcisi değil, Türk ırkçısıyız. Türküz, Türkçüyüz, Atatürkçüyüz...
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: SamsunluTürkçü - 10 Kasım 2012, 19:39:59
Allah inancı ve dolayısıyla din fert olarak da, millet olarak da vazgeçilmez manevi ve ahlaki büyük bir dayanaktır. Bu sebeple bugünkü Türk dünyasının dayandığı iki esaslı temelden birisini teşkil eden İslam dininin, milli varlığımızın ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz!

Hüseyin Nihal ATSIZ
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: [Hun Türk] - 11 Kasım 2012, 19:16:48
1. Kimse dine karşı gelmiyor.
2. Konuyla ne ilgilisi var yazdığınızın?
3. Muhalif görüşleriniz var ise başlık açıp tartışma başlatabilirsiniz!
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Delikurt38 - 03 Mayıs 2013, 05:34:32
Alparslan Türkesin bu yanini bilmiyordum acikccasi Beynimden vuruldum Paylasim icin tesekkürler.Yalniz bir soru sormak istiyorum kürtlerde Türk degillmi Hainliklerini tartismiyorum kesinlikle hainler Türklükten cikmislar.Bildigim kadari ile soylari Oguz Boylarinin ücoklar/icoguzlar kolundan Bokth ve Becen isimli iki kardesten türemisler Ben onlari Türklüge ihanet etmis Türklükten cikmis olarak biliyorum ge
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: o.öcal - 03 Mayıs 2013, 10:56:47
Sayın Delikurt38 öncelikle otağa hoş geldiniz diyorum. K.rtlerin ne olduğunu daha iyi öğrenebilmen için sanıyorum bu otağda bu konuda yapılmış olan paylaşımları biraz okuman lazım. Ha burası kRTLÜK DÜŞMANI bir otağ ön yargı vardır düşüncesine kapılırsanız k.rtlerin kendi sitelerinden ne olduklarına dair bilgiler bulabilirsiniz bol miktarda. Esenlikler dilerim.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Yalnizkurt - 03 Mayıs 2013, 14:24:29
Esenlikler.

Sayın SamsunluTürkçü; Dinsel Mezhep işi bizi bozar, Türkmüsün değilmisin önemli olan bu. Türk islam davası yapanlar cemaat sayfalarına gidebilir?


Sayın Delikurt 38;  Kürt denilen p.ç, sayılır yoz'dan. Hangi Türk'e yakışır bir piçi yapmak Oğuz'dan!  Türk'ün kardeşi sadece ama sadece Türktür. Kardeş ayağına yatanlar, şerefsizin en önde gidenleridir. kürt'ler Ne halt olurlarsa olsunlar. İster Fars, ister Arap, ister Afkanlı, isterlerse çingene olsunlar. Soylarını hangi iğrenç kabileye dayandırırlarsa dayandırsınlar. Yeterki Türk Irkından uzak dursunlar.   :x
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: daglargibi - 03 Mayıs 2013, 18:01:17
Allah inancı ve dolayısıyla din fert olarak da, millet olarak da vazgeçilmez manevi ve ahlaki büyük bir dayanaktır. Bu sebeple bugünkü Türk dünyasının dayandığı iki esaslı temelden birisini teşkil eden İslam dininin, milli varlığımızın ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz!

Hüseyin Nihal ATSIZ

Bir Türkcü camiye gidip namaz kiliyorsa ona saygi duyulur ama ayni saygiyi camiye gitmeyen namaz kilmayan bir Türkcü'ye de göstermek lazim. Kimse kimsenin dini inancina karismadigi sürece isteyen ata tapsin, isteyen puta tapsin, isteyen Allah'a inansin, isteyen bilmem neye tapsin Türkcülügün önüne gecmedigi sürece bir sorun teskil etmez lakin günümüzde dini soysuzluga arac olarak kullaniyorlar. Eskiden Islami kesim az da olsa Türk derdi... Türkler Islam'in kilici, hilafet bizde gibi Türk'ü öne cikaran mefhumlar söylerlerdi ama günümüzde adeta Islam soysuzlugun bir araci olarak kullanilir hale geldi, böyle bir Islam da benden uzak dursun yeter.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: türkkaan - 04 Mayıs 2013, 15:18:30
Din meselesi Tanrı ile kul arasında. Bizi ilgilendiren Türk ve Türkçü olmaktır. Ateist bir Türk de inançlı bir Türk de benim için aynı.
Aslında insan sorgulayıp düşünse neyin ne olduğunu iyi anlar. Yer yüzünde binlerce din var. Biz Türklerin inancı da uzun yıllar boyunca Tengricilikti. Şimdi müslüman oldukta ne oldu?
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Delikurt38 - 04 Mayıs 2013, 21:44:09
Sayın Delikurt38 öncelikle otağa hoş geldiniz diyorum. K.rtlerin ne olduğunu daha iyi öğrenebilmen için sanıyorum bu otağda bu konuda yapılmış olan paylaşımları biraz okuman lazım. Ha burası kRTLÜK DÜŞMANI bir otağ ön yargı vardır düşüncesine kapılırsanız k.rtlerin kendi sitelerinden ne olduklarına dair bilgiler bulabilirsiniz bol miktarda. Esenlikler dilerim.
Aman  andasim ne isim var onlarin sitelerinde.Hos buldum  bu arada
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: AFŞAR BÖRÜ - 10 Mayıs 2013, 17:32:10
Benim de şahsi kanaatim mühim işlerimizi görecek şahsiyetleri ya tamamiyle Türk olan, yani temsil olunmuş ve kendisini Türk’ten başka bir şey saymayan veyahut da Türk ırkından gelen kimseler tarafından idare edilmesini uygun bulurum.

Türkeş'in 3 Mayıs savunmasından herkes görsün nasıl bir dönekmiş bu Türkeş
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Başbuğ Türk Han - 10 Ağustos 2015, 08:55:15
Emperyalizme karşı bir insanın Turancı olması zaten imkansızdır. Çünkü; Turan dediğimiz hülyamız tüm TÜRK adının sesinin nefesinin olduğu yerleri tek çatı altında toplamaktır.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Yüzbaşı Sançar - 17 Ekim 2015, 23:49:45
ÜLKÜCÜ HAREKET ÜZERİNE NOTLAR
İkram Çınar / Eğitişim Dergisi. Yıl 11. Sayı 43. Temmuz 2014
 
Ülkücüler hakkında düşünüp bazı ufak tespitler yapmak istiyorum. Şakayla karışık, ülkücüyseniz ülkücü olun, ne işiniz var Chp ile İp arasında? diye başlayayım. Belki de iyi ki oradasınız demeliyim. Eski bir müfettişin fikir teftişi yapması yanlış sayılmaz. Bir fikir hareketi olarak hangi iddia ile yola çıktınız ve ne yapıyorsunuz, diye bakmak istiyorum. Kaşınıyor muyum sizce? Kaba değil ama acı konuşacağım, kastım öyle olmasa da, üzebilirim! Dışarıdan konuşacağım, söz acıysa dost sözü sayılsın.
 
Ülkücü hareket Chp'den çok Kemalist, İp'ten çok ulusalcı, Akp'den çok İslamcı olma iddiasını sürdüren ama hiçbirisi olamayan, yeni entelektüeller çıkaramadığı için kısırlaşmış ve şunun bunun fikirlerini derleyip sentezleyen, yüzergezer bir Oblomov hareketi olmuştur. Yeni ufuklar açamadığı için başkalarının açılımlarına "istemezük" demenin ötesinde bir tavırları yoktur. Mankurtlaşmışları çoktur… Sert bir giriş oldu, titretecekse, üzerinde düşündürecekse olsun!
 
Ülkücünün Kemalizm’e itirazının olmamasını anlayabilirim ama Kemalizm’e takılmasını anlayamam. Bir ülkücü için Kemalizm en azına razı olmaktır. Kemalizm Türkiye içindir, Türkiye kadardır. Ülkücünün ufku Türk dünyasının jeopolitiği olmalıdır. Ulusal sınırlara takılmadan düşünebilmelidir. Ülkücünün jeopolitik sınırlarının dünya, daha özelde ise Hun, Selçuklu ve Osmanlı coğrafyası olması gerekir. Kemalizm’e "fit olan" ülkücülüğün gereği yoktur; orası Kemalistlerin ya da benzerlerinin cephesidir. Kaldı ki, ülkücü hareket Kemalizm’i bile hak etmiyorlar. Duruma göre oportünist jargonla Kemalizm’e bile ihanet edebilmektedirler.
 
Jeopolitik tasarımın yanlışlığı fikir fukaralığının en büyük sebebidir. Ülkücünün derdinin Turan olması gerekirdi; o iddia ile yola çıkmıştı. Nerelerde dolaştığının farkında mıdır?
 
Ülkücü hareket Ziya Gökalp’ı yeterince anlayamamıştır. Atlantikçilerin Doğu karşıtı cephesinde (antikomünizm) lüzumsuz ve çok oyalanmışlardır. Büyük yanlışlar içine girmiştir. Fikri planda Atsız'ı geliştirmek yerine Arvasi eliyle Anadolu'ya ve ortaçağa tıkılmıştır. Arvasi'yi çoktan Akp'ye göndermeliydi.
 
“Doktor” Bahçeli iyi bir yönetici, kötü bir liderdir. Kuramcı bir ideolog değildir, olması da gerekmiyor ama lider olmak iddiasındadır. Konuşma metinleri çok iyidir ve kelimelerin anlamlarını bilerek, seçerek konuşur ve konuşur. Çıkışında ortaya attığı “bilişim toplumu ülkücülüğü” ile yeni sözler söylemiş, umut vermişti. Zaman içinde ekibini dağıtmış, bilişim toplumunu kendisinin de anlayamadığı görülmüştür. Sanki merkezde bir “cici” varmış gibi partiyi merkeze çekip durmuştur. Fotoğrafı çoktan eski başkanların arasına konmalıydı. Mhp'nin frenidir ve yere sağlam yapışmıştır, kazımadan çıkmaz. Erdoğan'ı başbakan ve Gül'ü cumhurbaşkanı yapmıştır. BOP mühendisleri kendisini minnetle yad edecektir. Döneminde çok önemli gelişmeler olmuş ve birçok stratejik olumsuzluğu aklayıp meşrulaştırmıştır. Tarihteki yeri bellidir ve iyi değildir.
 
Ülkücü hareket özeleştiri yapamamıştır. Bunu yapabilecek aydınları yok denecek kadar azdır. Hala “biz olmasaydık komanizma gelecekti” diye kendilerini avutuyorlar. Hala soğuk savaş dilini terk edemediler. Atlantik ittifakına hizmetleri çoktur ve Abd-İsrail ziyadesiyle müteşekkirdir. Delinin biri kalkıp, “Turandan çok siyonizme hizmetlerinin olduğunu” söylerse gülüp geçemeyiz. Filistin'in yanında savaşan solcu-devrimci gençler İsrail'den kurtulsa bile, Türkiye'ye dönünce ülkücülerden kurtulamıyorlardı! Bunu içeriden söyleyen ülkücü bir ses duyulamadı.
 
Ülkücüler köylü dalkavukluğu hesabıyla, kolay oy almak için, laikliğe de sahip çıkmamışlardır. Oysa laikliği savunmayan kişi Turancı olamaz. Gagavuzlar Hıristiyan, Karaimler ve Hazar bakiyesi Yahudi, Altaylar Tengrici, Saha-Yakut şaman, Azeri Şii, Türkmen Alevidir. Türk-İslam Sentezi Sünniciliği ile büyük ütopyalara değil, Anadolu’nun küçük bir kısmına seslenebilmiştir. Türkmen Alevisi ile dertleşmek yerine Türkmen’in solcu çocuğunu ülkücülük-sünnicilik adına dövmeyi ülkü yolu saymıştır. Sünnilik anlayışları da kısmen Yesevi anlayışına uymaz. Ayrıca laiklik, Selçuklu’daki mezhep kavgalarının yıkıcılığını önlemenin ve Selçuklu'nun son döneminden beri fikrî-felsefî planda kilitlenen akılcılığı millete yeniden kazandırma fırsatıdır. Ülkücü, ülkücü ise laikliğe ilgisiz kalamaz. Laikliği savunmayan ülkücünün ya ülküsü ya da Kızılelması yoktur.
 
Ülkücü aydın sayısı bir elin parmak sayısını geçmez. Böyle bir eksikliğinin farkında da değildirler. Var olanları da ne korur, ne destekler ne de arkasında durur. Onlar da zaten birkaç cılız dergiye hapsolmuştur. Ülkücü hareket enformasyon toplumunun farkında değilmiş gibidir; ciddi bir medyası yoktur. Televizyon ve gazetelere sahip olmak bakımından küçük cemaatlerin bile gerisindedir. Bir yalanın defalarca tekrarlanmasıyla gerçek olarak inanıldığı propaganda tekniklerinden bihaber görünüyor. Hele ki işin aslını bilmeyen gençliğin her yalana kolayca inanabildiği dikkate alınırsa, yakında ülkü ocağına gidecek kimseyi bulamayacağının farkında değildir. Akraba ve dost-kardeş ülkeleri bile tanıtamadı. Kendisi Ötüken hayalleri kurarken, farklı doldurulmuş beyinlerden çıkan seslere şaşırdı, azıcık bir ses edince "ırkçı, faşist" küfrünü yedi, şaşırmadı bile. Sıkıştığımız Kurtuluş Savaşında Azerbaycan'ın, Buhara Hanlığı'nın ve bilumum Türk dünyasının maddi-manevi desteğini biliyor mu, topluma anlatabildi mi? Hatırlamıyor bile, bilmiyordu ki! Bir borç yok mu? Bu niyetlerle yola çıkılmıştı, birisi topluma, devlete hatırlatmadı.
 
Ülkücü hareket ölüm döşeğindedir ve kendisine ötenazi yardımı yapacak birisini beklemektedir. Hakkını yememek adına kaydetmek gerekir ki, ülkücü hareket Türkiye’den çok Türk Dünyasında, İran’da-Turan’da güçlüdür. Dilerim ciddiye alınır bir fikrî birikimin olmadığını anladıklarında, derin bir sükût-u hayale uğramazlar!
 
Ülkücü hareket kendine çeki düzen vermek, rotasını doğrultmak istiyorsa köklerine dönmeli, 60'lardan sonraki tarihini yeniden ve jeopolitiği önceleyen bir bakışla elden geçirmelidir. Ufuk açması için Gabor Vona'yı başbuğ seçmelerini öneririm. O kim mi, boş verin, gidin peşine. Teleki’yi bilir misiniz? Biraz Fekete'yi tanıyın, Bela Bartok'u öğrenin. Vambery'siz de olmaz. Vambery, Türkoloji’ye katkılarıyla “borç ödedim”, demişti. Neyin borcuydu? Attila Jozsef'i duydunuz mu? Galiyev, Rıskulov, İkramov’dan haberdar mısınız? Ethem Nejat, o zaten komanis… Huuuu, orda mısınız?
 
Ülkücülerin bazıları hala Türklüğün genetiğini araştırmakla meşguller. Etnogenez (halkların birbirine karışıp yeni halkları oluşması, milletin gelişmesi) kavramını dikkate almıyorlar. Türk kavimi değil, kavimlerinden söz edilir. Türk milleti ve Türk kültürü açıkça ortadadır. Milliyetçiliği kavime, genetiğe bağlamak kitleyi daraltmaktan başka sonuç vermez, içinden de çıkılamaz. Türkiye'de fizyonomisi Nazarbayev'e benzeyen kaç kişi vardır? Genotip, fenotip gibi güvenilmez ve hoş olmayan ayrımlar yerine tarihin başından beri sürüp gelen Türk kültürüne odaklanmak daha doğrudur. Ayrıca büyük davası olanlar kitlelerini de büyütmek zorundadırlar. "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" gibi daraltıcı-dışlayıcı ifadeler kitleyi küçültür. Bu mantıkla akraba toplumlarla işbirliği yapılamaz. Selçuklu Oğuz idi ama Selçukluda yaşayan herkes Oğuz değildi. Onları bir araya getiren, ortak hedefe inandıran motivasyonu iyi okumak, okuduğunu anlamak gerekir. Türkiye'de büyük hedefleri olan ve bu hedefleri gerekirse torunlarına yükleyecek olanların özellikle uzak durması gereken şey kavimciliktir. Anlatabildim mi?
 
Yüzlerce yıl önce bir Arap gezgin, İbn Fadlan, Türkistan'da dolaşırken birisine "Türk kimdir" diye sorar. Cevap şudur: "Türk, Türkçe konuşandır!" Bugün de algı ve anlayış budur. Bu anlayışın hem avantaj hem de dezavantajları vardır. Ayrıca sıralanabilir ama herkesi kabul ile büyümeyi sağladığı gibi, ipin ucunu başkalarına kaptırmak gibi tarihte defalarca tekrarlanan yıkımları da getirir.
 
Ülkücü hareket demokrasinin kalitesini geliştirmek adına neredeyse hiçbir faaliyetin içinde yer almamıştır. Devletten tekme tokat kovalanmasına rağmen "ağır abi" pozlarını vermeye devam etmişlerdir. Ülkedeki haksızlıklar, zulümler, adaletsizlikler ve ezilenlerin sorunları konusunda üç maymunu oynamışlar; kör, sağır ve dilsiz olmuştur. Sorumluluk üstlenmemiş, haksızlık karşısında susarak zalimin yanında yer almışlar, adaletsizliğe fazilet adına olsa bile, diklenememişlerdir. Yurttaşlık "ahlakı" diye bir "ahlak" üzerine düşünmemiş gibidir. Türkiye’nin sorunlarına sahip çıkamayan, “ülke benimdir" diyemez. Ama devletten, rejiminden ciddi azarlar işitmesine rağmen "ev sahipliği" rahatlığı içinde olmuş, hep görev beklemiş, hak ve adalet uğruna polis copu yemeyi göze alamamışlardır. Şehit cenazelerine sahiplenmeyi saymazsak, hiçbir sosyal olayın içine girmemiş, girememiş, üzerinde düşünememiş, tavır alamamışlardır. Kendi toplum tabanının, hatta kendilerinin haklarını bile savunamamışlardır. Arada bir "geliriz ha" demişler ama bu kuru gürültüye kendileri bile inanmamıştır.
 
Ülkücü hareket sadece ülke içinde değil, ilgi alanında olduğunu iddia ettikleri Türk dünyasının uluslararası sorunlarında da hem ilgisiz hem de bilgisizdir. Akraba halkların insan hakları sorunlarına da bigânedirler. Irak ve Suriye'de aslında ne olduğunu anlamış bile değiller. Türkiye'den herkes Suriye'deki yakınını sahiplenmiştir, Ermenistan Suriye Ermenilerini uçakla taşımış, kalanlarına Türkiye Ermenileri evlerini açmıştır. Kürtler kendini korumaya almıştır. Etrafta sloganik Türkçülük satarken, Türkmen İŞİD ile Esat arasında katledilmiş ya da İstanbul parklarında ortada kalmıştır, hiçbir organizasyon düzenleyememişlerdir. Türkistan'ı şiirlerden bilirler. Ahıska ve Kırım konusunda görevlerini facebook paylaşımlarıyla savarlar. Din bilgileri cuma günleri "hayırlı cumalar" paylaşımı yayınlayıp bazen camiye gitmekten ibarettir. Teopolitik çerçevesi Arvasi'nin ve kısmen Necip Fazıl’ın Ortadoğu’ya mıhlayan daracık antimodern sınırları geçemez. Siyasi hayatımızda etkisiz elemandırlar; olmasa da olurlar. Hatta olmasalar, kendilerine bel bağlayanların dağlarına kar yağmamış olur. Birisi, Bahçeli'yi emekli edip partiyi kapatmak lazım derse, ona kızmamak gerekir. Oylarının biraz okumuş kısmını Chp'ye, aslında Akpli olarak donattığı büyük kısmını da Akp'ye gönderip, çok istedikleri iktidarın nimetlerini yeseler, memnuniyetleri tamam olur. Arada bir “bir zamanlar” diye başlayan nostaljik konuşmalarla da ülkücülük görevlerini yerine getirmiş olmanın gururunu yaşarlar!
 
Ülkücüler, entelektüel fakirliğe rağmen politikada hak etmedikleri kadar çok oy alıyorlar. Bunu siyasetçilerin başarısından çok, ülke içindeki ve dışındaki konjonktürel gelişmelerden kaynaklandığını düşünebiliriz. Bir kısım vatandaş Mhp'ye mecbur, tıpkı bir kısım Chp’lilerin Chp mecburiyetleri gibi.
 
Ülkücü entelektüeller en çok üniversitede bulunuyor. Ne kadar entelektüeldirler, tartışılabilir. Bunların çoğu memur zihniyetlidir, küçük dünyalarında dar düşünürler. Ufak semboller dışında Akpli’den ayıramazsınız. Ümit Özdağ ve Özcan Yeniçeri gibi bir kaçını bu gözlemden hariç tutmalıyız. Ha, bir de hariçten Aslan Bulut ve Erol Cihangir'i saymalıyız. Birkaç zeki ve yorgun ülkücü de kıraç topraklarda oyalanmak yerine yakında ulusal sola geçerse küçük dilimizi yutmayalım.
 
Ey ülkücü, İyi çocuk olduğunu ve samimiyetini biliyorum. Ben de iyi çocuğum ama seni kendine gelmen için sözlerimle dövmem gerekiyordu, sözlerimi böylece anla. Sana farklı bir jeopolitik hedef yüklediler; jeokültürünü de şaşırdın. Yaptıklarını neden yaptığını, yapmadıklarını niye yapmamakta olduğunu sorgulamadın. Sen Kürdüne sahip çıkmadın, Kürt de kendine dışarıdan bir abi bulup dağa çıktı. Solcu çocuklar sahip çıktı, onların da kafasını şehirde kırdın. Şimdi konuşamıyor, ancak kavga edebiliyorsun. Kürt bir yana sen Kızılbaş Türkmen’e de düşman edildin. Türkmen’e Yavuz'un baktığı gibi bakıyorsun. Yavuz Selimcisin. Türkmeni yanına değil, karşına aldın, tuhaf değil mi? 12 Eylül'den beri özellikle Akp döneminde sokakta gaza boğulan kimdi, görmedin. Derdi nedir, demeden, "solcudur, solcuysa ya gomanist ya da bölücüdür, şerefsiz, gebersin" deyip başını çevirdin. Gazlayanlar kimi gazladıklarını, İstanbul'daki köprüye niye o adı verdiklerini biliyordu ama sen bilmek bile istemedin. Dünyanın öbür ucundaki Kazak ile telepatik gönül köprüsü kurmaya çalışırken, yanındaki alevi Türkmen’i bizzat eziyorsun. Dönüştün sen, dönüştürdüler. Sana bunu kim, niçin yaptı, seni kim tütsüledi, kim mankurtlaştırdı, merak etmiyor musun, et!
 
Söylemeyi planladıklarımın gerisini söylemiyorum. Amaçlarıyla elde ettiği sonuçları karşılaştırdığımda ülkücü hareketi başarısız buluyorum.
Olumlu olarak söyleyebileceklerim de var, onları zaten çok duyuyorsunuz.
Yalnız bir şeye dikkat çekmek isterim. Farklı bir yeni kuşak ülkücü geliyor. Eski kuşak çok şaşıracak. Çarpık jeopolitik kurguyu değiştireceklerini umuyorum.
 
Turan Doğu’da, Batı’nın Atlantikçileri arasında ne işin var kardeşim?

Kaynak:DOKUNUN (http://forum.hunturk.net/sistem.php?islem=yonlendir&url=aHR0cDovL3d3dy5lZ2l0aXNpbS5nZW4udHIvc2l0ZS9hcnNpdi84NS1zYXlpNDMvODUwLXVsa3VjdS1oYXJla2V0LWhha2tpbmRhLW5vdGxhci5odG1s)
 
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: 4_hilal - 22 Ekim 2015, 02:59:41
Ben bu makaleye cevap vermeye kalksam, ne ben bunun içinden çıkabilirim galiba ne de bu makale sahibi beni anlar.
Neresinden tutsam elimde patlar, ben fazla katılamadım bu makaleye. Ne kadar aydınsınız diyesim geldi makale sahibine, kendimi gerici yobaz hissettim.
Feyz alabiliyoruz sizden, varolun. :)

Yine durup durup makale sonundaki paragraflarda mezhepten dem vurulması bence tam kabak tadında.

Molla Kabız var Osmanlı dönemi, bugünün gençleri pek bilmezler galiba. Gerçi okusalar da anlamazlar ki diyesim geldi.
Hurufilik islam kisvesiyle süslenir olur sana on numara bir felsefi ekol, peh peh.
Sahi Timur niye idam ettirdiydi ki bu Naimi'yi? Yavuz tukaka derken, yani Timur'da tukaka diyeceklerdir.
Hülagü'de tukaka, Alamut Kalesinde kimler vardı sahi?

Bir gram yol alabilmedik, hep eski hurmalar, bazen beni bazen seni tırmalar.

Güldüm burada, Özcan Yeniçeri'yi diyor iyi bir istisna olarak hariç tutmak gerek ülkücüler içinde.
Ne kadar çok biliyor Özcan Yeniçeri'yi ve kendince bak MHP'lileri veya Ülkücüleri isim isim biliyorum demeye getiriyor, basit bir ukalalık.
Halbuki bu basit isim kullanma ve bak ben teker teker hepsini bilirim edası sergilemek namına, iyi diye hariç tutmak istediği Özcan Yeniçeri'yi pekte tanımıyor demekki, çünkü daha geçen sene malesef kendisinden beklenmedik bir vaziyette Mahmut Esat Bozkurt'a hakaret etmişti canlı yayında.
Nasıl utanmış ve kahrolmuştum, koskoca Özcan Yeniçeri böyle bir kabahati, gafleti veyahutta dilim varmıyor ama ihaneti sergiler diye.

Yazar diyorki; "Ufak semboller dışında Akpli’den ayıramazsınız." ben sormak isterim kendisine, biz kendisini Türkiye'deki "o" malum zevattan nasıl ayıracağız acaba!  "O" kelimesini siz doldurmayın, o kendisi beni gayet iyi anlar.

Yani alevi, solcu, Atatürkçü olduğunu makalenin içeriğindeki göndermelerden anladığım yazar, kaş yapmak isterken göz çıkarıyor ama farkında değil.
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: turania_25 - 13 Kasım 2015, 15:35:59
Zaten Türkeş'in bir hain olduğunu hepimiz biliyorduk...
Hain olarak damgaladığınız Türkeş'in hainliklerini(!) maddeler halinde belirtebilir misiniz?
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: ülkü- - 14 Aralık 2015, 00:19:22
Evet çünkü örnek olarak, Erzurum'da miting yaptı mı kalabalık oluyordu, onlara da Türk milleti diyordu, öyle ifadeleri olmuş olabilir ama çoğunlukla Türk kimliğini kullanmıştır..
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: HÜLEGÜ HAN - 20 Mayıs 2016, 20:01:27
 :asker:Hain  derken Türkeşin Atsız ata ile olan fikir ayrılığını kastediyor
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: ülkü- - 04 Haziran 2016, 16:15:09
:asker:Hain  derken Türkeşin Atsız ata ile olan fikir ayrılığını kastediyor
aynen
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Sencer Atmaca - 04 Haziran 2016, 21:04:28
Toy'unuza yeni katılan Alp olarak haddim olmayarak bir kaç yorumlamada bulunmak isterim.Keza kalemim keskindir , kişilere baglı degil Törelerim ile fikir beyan ederim.Töre aleyhine hareket eden babam dahil olsa eleştirme hakkını kendimde bulurum.Töre konuşunca Han susar ! düşüncesi ve Töre'lerimin bana verdigi yetkiye dayanarak yorumlamada bulunacagım.Ülkücü(kalas) soydaşlarımın tek sorunu kalıplaşmış düşüncelerden ileri gidememesinden ibarettir.Kalıplaşmış düşüncelerin tek sorumlusu Türkeştir.Ülkücülerin menopoz dönemini en iyi analizi  1969 kongresini gözden geçirmektir.

1969 Kongresini hilal bıyıklılar yerine Kalpaklı Sarkık bıyıklı  börüler kazansa idi ,şuanda  kürt,  ermeni nede siyasal islamcılık sorunu olacaktı.Hepimizin bildigi gibi Türk milletini Dejenere eden tek ideoloji arap emperyalizmidir. Şüphe götürmez bir gerçektir.

Adana kongresinden başarılı olarak çıkan Türkeş ve avanesinin ilk icraatleri ! Türk İslam Sünni sentezini savunmalarıdır.Osmanlı ermenisi Levon Panosun fikri ile  Bozkurdu reddedip üç hilali benimsedileri Türklüge ve ongunlarımıza vurulmuş en büyük darbedir.Türk milliyetçiligi yerine,Sünni İslam ağırlıklı bir fikir oluşturdular,Kanımzı aksa da zafer İslamın ! sloganı ürettiler,Türkçülüğü bırakıp ümmetçiliğe başladılar. Sünni olmayanlar dışlandı yada Sünnileştirilerek partiye alındı,Hristiyan, Musevi, Budist, Şii, Şamanist ve Alevi Türkleri dışladılar,Türk Milliyetçisi değil, Nizam-ı Alem davası güddüler.Türk milliyetçilerini otobüslere doldurarak menzil şehinden  helallik istetdiler.En önemlisi Türk milliyetçiligin Orjin sembolü olan  Hayatta yegane fahri servetim Türk olarak dünyaya gelmiş olmamdır diyen tarihin en büyük Türkçüsü Bozkurt Atatürk’e ve eseri olan Türkiye Cumhuriyeti’ne saldırdılar..

Herşey Türk için , Türke göredir düşünce ve fikir üretecekleri bir gençlik yerine   ; Türk Milliyetçiliginin içini boşaltarak Eli tesbihli ,Bağnaz bir gençlik meydana getirdiler.



Kam davulları yeniden çalacak , Altay'lardan Anadoluya büyük Türkeli kurulacak..

Tengri Biz Menen..


 :asker: :prbay :asker:









Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Arula - 04 Haziran 2016, 22:27:15
Sencer düşünceni farklı dahi olsa özgürce söyleyebilir, kurumları kişileri dilediğince eleştirebilirsin belli bir uslup dahilinde tabi zaten eleştiri yapmayan bazı şeyleri olduğu gibi kabullenen insan evrimini tamamlayamamış yarım insandır.
Söylediklerine katılmak ile beraber dinci gibi gözüküp aslen emperyalistlerin oyuncağı olan partiler yıllardır içten içe oydular bizleri, örfümüz, kültürümüz değişti haydi bunu bir nebze anladık mücadele etmeye çalıştık ancak şimdi durum çok daha vahim ülkeye hiç bir faydası olmayan benliğini yitirmiş gençler sürekli artmakta, ülkemiz araplar, kürtler başta olmak üzere bir çok toplum tarafından ele geçirilmiş.
 En son Taksime gittiğimde bir Türk'e denk geldiğim zaman hayli şaşırmış birbirimizi tanımasak'da birbirimize sarılıp ağladık, hasret giderdik nitekim artık kendi ülkemden korkar oldum gerek aktif gerek pasif mücadele etmekten yoruldum artık bir çok insan gibi duyarsız bir insan olmaya başladım, toplu ulaşım kullanmıyor, kalabalıktan mümkün olduğunca kaçıyorum çünkü bu insanların arasında boğulmaya başladım.
 
Başlık: Ynt: GERÇEK TURANCI KİMMİŞ, KİM TURANCI DEĞİLMİŞ?!(OKUYUVERİN)
Gönderen: Sencer Atmaca - 04 Haziran 2016, 22:42:11
Arula Kandaşım ! Başbuğ Atatürk Cumhuriyetinde  Siyasal Ülkücülük  milliyetçilik kavramının içini boşaltı, Türk gençlerini milliyetçilikten soğutan bir akım.Rus lajyonları Sosyalist geçinen  ! Atatürk istismarcılarına deginmiyorum bile.Onlar tam foseptik.İnsanlar farklı görüşte olabilir. Bunu kesinlikle yadırgamam.Lakin Yabancı milletlerin  ideolojileri ilede Töre ve kültürümü sentezletmem.


Türk olarak Türkçeden başka hiç bir kültür ve ideolojilere Terorans göstermeyelim.


Tengri Biz Menen

 :asker: :prbay :asker: