Türkçü Turancı Otağ

TÜRKLÜK ve TÜRK DÜNYASI OTAĞI => TÜRK - TURAN DÜNYASI => Konuyu başlatan: Kök-Börü - 07 Ağustos 2007

Başlık: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: Kök-Börü - 07 Ağustos 2007
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN BABASI TÜRKTÜR

Atatürk'ün soyuyla ilgili, elimizdeki en sağlam bilgiler; öncelikle kendisinin, annesinin, kardeşi Makbule Hanım'ın anlattıkları, ikinci olarak da kendisini ve ailesini tanıyan Hacı Mehmet Somer gibi Atatürk’ün kimi çocukluk arkadaşlarının verdiği bilgilerdir. Atatürk de dahil aile bireylerinin tümünde güçlü bir "Yörük, Türkmen olma" bilinci vardır: Makbule Hanım, E.B. Şapolyo'nun sorduğu "Babanız nerelidir?" sorusuna şu yanıtı vermiştir: "Babam Ali Rıza Bey yerli olarak Selaniklidir. Kendileri Yörük Türk’ü soyundandır. Annem her zaman Yörük Türk’ü olmakla övünürdü. Bir gün Atatürk'e "Yörük nedir?" diye sordum. Ağabeyim de bana 'Yürüyen Türkler' dedi." Yine Şapolyo'nun Ruşen Eşref Ünaydın'dan aktardığına göre, "Atatürk çok kez benim atalarım Anadolu'dan Rumeli'ye gelmiş Yörük Türkmenlerindendir" derlerdi.

               Atatürk'ün baba soyuyla ilgili önemli bilgileri verenlerden biri de Atatürk’ün Selanik'ten mahalle ve okul arkadaşı, eski milletvekillerinden Hacı Mehmet Somer Bey'dir. Somer'e göre; "Atatürk'ün atalarına ilişkin benim bildiğim şunlar: Atatürk'ün ataları Anadolu'dan gelerek Manastır ilinin Debre-i Bala Sancağı'na bağlı Kocacık bucağına yerleşmişlerdir. Bunları ben Selanik'in yaşlılarından duymuştum. Kocacıklıların hepsi öz Türkçe konuşurlar. İri yapılı adamlardır. Bunların hepsi yörüktür. Hayvancılıkla geçinirler, sürüleri vardır. Bir kısmı da kerestecilik ederler. Bunların giysileri Anadolu Türklerine benzer. Yaşayışları, hatta lehçeleri de aynıdır."

               Atatürk'ün babasını ve büyükbabası "Kızıl Hafız Ahmet"i tanıyan eski Aydın Milletvekili Tahsin San Bey ve Eski Genel Müfettiş ve Milletvekili Tahsin Uzer'den Kılıç Ali'nin ve Tahsin San Bey'den E.B. Şapolyo'nun aktardığı bilgiler de Atatürk'ün baba soyunun "Anadolu'dan Rumeli'ye geçmiş olan Yörüklerden" olduğunu göstermektedir.

               Atatürk'ün baba soyu, Konya/Karaman'dan gelerek Manastır ilinin Debre-i Bala Sancağı'na bağlı Kocacık'a yerleşti. Aile sonradan Selanik'e göçtü. Atatürk’ün büyükbabası Ahmet ve onun kardeşi Hafız Mehmet'in taşıdığı "kızıl" lakabı ve yerleştikleri nahiyenin adı olan "Kocacık"ın da gösterdiği üzere; Mustafa Kemal'in baba tarafından soyu Anadolu'nun da Türkleşmesinde önemli roller oynayan "Kızıl-Oğuz" öbür adıyla da "Kocacık Yörükleri Türkmenleri"nden gelmektedir.

               Bugün nüfusu yaklaşık 2.100.000 olan Makedonya Cumhuriyeti içerisinde bir kısmı hâlâ konar-göçer yaşamı sürdüren Yörüklerle birlikte yaklaşık 200.000 dolayında Türk yaşamaktadır. Makedonya'nın her yanında dağınık olarak yaşayan Türklerin en yoğun olarak bulundukları yerler, Gostivar ve Üsküp gibi kentleriyle Makedonya’nın batısıdır. Bu kentlerden başka Kalkandelen, Ohri, Struga ve Debre, Jupa; Makedonya’nın doğusundaysa Manastır, Pirlepe, İştip, Ustrumca ve Kanatlar önemli Türk yerleşim birimleridir.

               Sofya Bilimkenti (üniversitesi) profesörlerinden J. İvanof 1920'de Paris'te yayımlanan yapıtında, Türklerin Makedonya'ya yerleşimlerine ilişkin şu bilgileri vermektedir: "Türkler, 14. yüzyıldan itibaren ve Çirmen zaferinin ardından Makedonya'ya yerleşmeye başladırlar. Üsküp, Pirlepe, Köstendil, Drama gibi kentler bir ara tümüyle Türklerin yaşadığı kentler olur. Türk ordusunun fethettiği stratejik noktalar çevresinde hızla Türk kasabaları oluşturulur. Bunlar Anadolu'dan göçen Türklerdir. Göçen Türklerden kurulu yepyeni kentler oluşur : Yenice, Vardar.

Kentlerdeki Türk nüfusu zamanla karışık bir manzara sergiler. Fethin ardından, Hıristiyan yerliler İslam dinini benimserler. Hemen fetihten sonra göçmüş temiz Türk topluluğu çevresinde toplanırlar. Kentlerin dışında köyler çevresinde de Türk toplulukları oluşur. Bunlar Anadolu'dan göçmüş büyük kümelerdir. Onlara Yörük ve Konyar adını vermelerinin nedeni bu göçmenlerin Konya'dan gelmiş olmalarıdır. Yörükler ve Konyarlar Türkler gibi giyinip konuşan yerlilere (İslam’ı benimseyen Hıristiyanlara) karışmazlar. Bu Türk göçmen toplulukları üç büyük küme durumundadır :

1. Ege Denizi Kıyı Bölgesi: Rodoplardan denize dek iner. Selanik bölgesi dahil buraları tümüyle Türk'tür.

2. Sarıgöl Bölgesi: Burada Sarıgöl (Kayalar) Cuma gibi varsıl (zengin) Türk kasabaları vardır. Bu bölgelerdeki köylerin sayısı 130'dur.

3. Vardar Bölgesi: 240 Türk kasaba ve köyü vardır. Vardar ırmağının genellikle doğu kıyılarındadır.

Bu üç büyük göç kümesinden başka, daha ufak göç kümeleri de vardır ve bunlarsa dağınık yerleşmişlerdir : Vardar ırmağının aşağı kesimlerinde, Maya Dağı dolayındakiler, -Manastır Ovası'nda Kanatlı’da oturanlar, -Debre güneyinde, Kara Drin ırmağı geçitlerini tutanlar.

               İşte Atatürk'ün dedelerinin Anadolu'dan gelerek yerleştikleri Osmanlı Devleti Döneminde Manastır iline bağlı dört sancaktan biri olan "Debre-i Bala"nın merkezi, bugün Makedonya'nın batısındaki Debre kentidir. Babası Ali Rıza Bey’in doğduğu "Kocacık" bucağı şimdi Jupa Bölgesi'nde yine aynı adla anılan bir köydür. Köyde şu anda Jupa Bölgesi Türk çocuklarının Türkçe eğitim gördükleri Necati Zekeriya Merkez İlkokulu adında bir okul da bulunmaktadır. Gazeteci Altan Araslı 1933 yılında Kocacık Köyü'ne giderek, burada Atatürk'ün büyükbabasının evini bulmuştur. "Atatürk'ün Büyükbabasının Evini Bulduk. Atamız Yörük Türkmeni" başlığıyla verilen haberde, Kocacıklılarla yapılan konuşmalar da göstermektedir ki Atatürk'ün baba soyuna ilişkin aktarılanlar doğrudur ve bunlar köydeki yaşlı insanlarca da anlatılmaktadır. Ayrıca, bugün yaşayan Kocacık köylülerinde de "Yörük, Türkmen ve Oğuz olma bilinci" vardır.

               Araslı'nın Üsküp'te görüştüğü Kocacıklı Numan Kartal anlatıyor: "Ali Rıza Bey, Manastır ilinin Debre-i Bala Sancağı'na bağlı Kocacık'ta dünyaya geldi. Kocacık'ın nüfusu tümüyle Türk. Hepsi de Yörük Türkmenleri. Anadolu'dan geldiler. Bizler, Müslüman Oğuzların Türkmen boyundayız. Atatürk'ün büyükbabası, İşkodyalılar ailesinden, babaannesi ise Golalar ailesinden gelmektedir. İşkodyalılar, İşkodya'dan, Kocacık'a gelip yerleşen akıncı Türklerinin adıdır. Golalar ise "sınır gazileri" anlamını taşımaktadır. Dedesi, Kocacık'ın Taşlı Mahallesi'nden, babaannesi ise Yukarı Mahallesi'ndendir. Ayşe Hanım, Taşlı Mahallesi'ne gelin gelmiştir. Kızıl Hafız Mehmet Bey, Çınarlı Mahallesi'nde ilkokul öğretmenliği yapmış, Kocacık'ın Taşlı Mahallesi'nin üst yanında bir yokuş vardır. Önünde küçük bir derecik akar. Bu nedenle oraya Dere Mahallesi de denir. İşte Ata'nın büyükbabasının evi oradaydı. Kocacık'tan temelli göçtükleri zaman, evlerini Etem Malik'lere satmışlar. Malik'in oğlu Hayrettin İzmit'te oturmaktaydı."

               Yine Üsküp'te yaşayan Kocacıklılardan Murat Ağa, Altan Araslı'ya şu bilgileri vermiştir: "Atatürk'ün büyükbabasının adı Kızıl Hafız Ahmet Bey’dir. Lakapları böyle. Ama, asıl hafız olan kardeşi Mehmet Bey'dir. Babaannesinin adı da Ayşe Hanım'dır. Daha sonraları Ahmet Bey'e 'firari' denmeye başlamış. Firari, Rumeli'de 'gurbetçi', 'gurbete çıkan' anlamına gelmektedir. Yalnız, Selanik'te olan bir olayla da bağlantılıdır. Kocacık'ın toprağı verimli değildir. Olanakları da kısıtlıdır. Bu nedenle, Ahmet Bey, Yukarı Mahalle'den Feyzullah Pehlivan ve Taşlı Mahallesi'nden Fazlı Ağa ile birlikte Selanik'e çalışmaya gitmişler.

               Araslı'nın Üsküp'te görüştüğü bir başkası da Kocacık'ın Yukarı Mahallesinden, Dolaklar Ailesinden, Behlül ve Hatice kızı Maksude Yıldız'dır. Maksude Yıldız anlatıyor: "Harekat Ordusu'nun İstanbul'a yürüyüşü bütün Balkanlar'da heyecan yaratmıştı. Harekat Ordusu en güncel konuydu. Mensupları da ünlü olmuştu. Şevket Paşa'nın yaverinin Kocacıklı olduğunu öğrendik. Kimdir, neyin nesidir derken, Kızıl Hafız Ahmet Bey’in torunu, Ali Rıza'nın oğlu Mustafa Kemal olduğunu söylediler."

               Gazeteci Altan Araslı, Üsküp'teki Kocacıklılar'dan bu bilgileri aldıktan sonra, Birlik Gazetesi (Üsküp'teki Türklerin yayınladıkları gazete) 'nden Remzi Canova’yla birlikte Rumeli'nin ünlü Kaz Dağları'nı, Maya Dağları'nı tırmana tırmana sarp bir dağ köyü olan Kocacık'a dört saatlik bir araba yolculuğundan sonra ulaşıyorlar. Burada kendilerine köylülerden İsmail Yahya, Atatürk'ün büyükbabasının evini gösteriyor. Onlar geçmişi konuşurlarken gelen yaşlı bir nine söze giriyor ve "Evladım doğrudur, onların eviydi." diyerek İsmail Yahya'nın sözlerini onaylıyor!

               Atatürk'ün baba soyu Konya/Karaman'dan göçürülerek Makedonya'ya getirilmiştir. Manastır iline bağlı Debre-i Bala Sancağı'nın Kocacık bucağına yerleşen aile köyden ilk ayrılanlardan olmuş ve 1830'larda Selanik'e göçmüştür. Atatürk'ün babası Ali Rıza Bey burada 1839'da dünyaya gelmiştir. Ali Rıza Bey’in babası Kızıl Hafız Ahmet Bey’dir. Kızıl Hafız Ahmet Bey’in Kızıl Hafız Mehmet Emin Bey ve Nimeti Hanım adında iki kardeşi vardır. Atatürk'ün baba soyu, büyük amcası Kızıl Hafız Mehmet Emin Bey tarafından sürerek günümüze dek ulaşmıştır.

Hafız Mehmet Emin Bey’in oğlu Salih Bey ile Salih Bey’in ikinci eşi Müberra Hanım'dan süren aile, torunlarla yedinci kuşağa ulaşmış bulunuyor. Belgelerden Atatürk'ün Müberra Hanım'a "Yenge" dediğini biliyoruz. Bunların beş çocuğundan biri olan Necati Erbatur, 28 Eylül 1927'de Dolmabahçe Sarayı'nda nişanlanmış; öbür çocukları Vüsat Erbatur'un kızı Nesrin hanım ile Feridun Söğütlügil’in nikahları 2 Ekim 1937'de Park Otel'de yapılmış ve Atatürk bu nikah törenine katılmıştır.

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN ANNESİ TÜRK'TÜR:

Zübeyde Hanım'ın soyu Yörük'tür. Fatih döneminde Karamanoğlu Beyliği'nin yıkılmasından sonra (1466), Balkanlar'da fethedilen yerlerin Türkleştirilmesi için göç ettirilen ailelerdendir. Konya bölgesinden geldikleri için bunlar, "Konyarlar" ismi ile resmi kayıtlara geçmiş ve böyle anılmıştır.

Aile, Vodina sancağının Sarıgöl nahiyesine yerleştirilir. Zübeyde'nin babası Sofi-zade Seyfullah Ağa, Selanik yakınlarındaki Lankaza'ya göçer ve bir çiftlik sahibi olur. Ve Zübeyde Hanım 1857'de burada doğar. Annesi, babasının üçüncü eşi Ayşe Hanım'dır.

Zübeyde Hanım'ın soyunu birde anlatılanlardan görelim.

M. Kemal'in kız kardeşi Makbule Hanım (1885-1956):
"Annemden sık sık şunları dinlemişimdir. Bizim esas soyumuz Yörük'tür. Buralara Konya-Karaman çevrelerinden gelmişiz" diyor ve atalarından bazılarının da sonradan tekrar Konya'ya geri döndüğünü de şöyle açıklıyor: "Dedem Feyzullah Efendi'nin büyük amcası Konya'ya gitmiş, Mevlevi dergahına girmiş, orada kalmış. Yörüklüğü tutmuş olacak."

Makbule Hanım Yörüklük için şunları söylüyor:
"...Annem her zaman Yörük olmakla iftihar ederdi. Bir gün Atatürk'e "Yörük nedir?" diye sordum. Ağabeyim de bana 'Yürüyen Türkler' dedi."

Yörük ile Türkmen eş anlamlıdır. Atatürk, soyunu açıklarken bunu da vurgular:
".... Benim atalarım Anadolu'dan Rumeli'ye gelmiş Yörük Türkmenler'dendir."

Zübeyde Hanım'ın babasını, kocası Ali Rıza Efendi'yi ve Ali Rıza'nın babası Kızıl Hafız Ahmet Bey'i de tanıyan Selanik doğumlu Aydın Milletvekili Hasan Tahsin San (1865-1951) şu bilgileri verir:

" Atatürk'ün validesi, Zübeyde Hanım, Sofu-zade ailesinden Fethullah Ağa'nın kızıdır. Selanik'te doğmuştur. Bu aile bundan 130 sene evvel (1800'lü yılların başı oluyor.) Sarıgöl'den Selanik'e gelmişlerdir. Vodina sancağının batısında Sarıgöl nahiyesinde onaltı köyden ibaret olan bu nahiye ailesi, Makedonya ve Teselya'nın fethinden sonra Konya civarı ahalisinden Osmanlı hükümetinin sevk ve iskan ettirdiği Türkmenlerdendir. Son zamanlara kadar beş asır müddet içinde hayat tarzlarını, kılık-kıyafetlerini değiştirmemişlerdi."

Bir yabancı yazar da Atatürk'ün annesi hakkında edindiği bilgileri şöyle aktarıyor:

"Mustafa'nın babası Ali Rıza Efendi, anası da Zübeyde Hanım'dı. Zübeyde Hanım... sarışındı; düzgün, beyaz bir teni, derin ama berrak, açık mavi gözleri vardı. Ailesi Selanik'in batısında Arnavutluk'a doğru, sert ve çıplak dağların geniş, donuk sulara gömüldüğü göller bölgesinden geliyordu. Burası, Türklerin Makedonya'yı ve Teselya'yı almalarından sonra Anadolu'nun göbeğinden gelen köylülerin yerleştikleri yerdi. Bu yüzden Zübeyde Hanım, damarlarında ilk göçebe Türk kabilelerinin torunları olan ve hala Toros Dağlarında özgür yaşamlarını sürdüren sarışın Yörükler'in kanını taşıdığını düşünmekten hoşlanırdı. Mustafa da annesine çekmişti; saçları onun gibi sarı, gözleri onun gibi maviydi."

Zübeyde Hanım'ın kendi ifadesi; oğlunun, kızının, kendisini tanıyanların ve de konu üzerinde çalışanların ortak ifadesi; Zübeyde Hanım'ın Yörük-Türkmen olduğudur. Yani Zübeyde Türk'tür.


KAYNAKLAR

(1). Bozkurt, Mahmut Esat; Yakınlarından Hatıralar, Sel Yayınları, İst., 1955, s.95
(2). Egeli, Münir Hayri; Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar, İst., 1959, s.15
(3). Ünaydın, Ruşen Eşref; Atatürk Tarih ve Dil Kurumları (Hatıralar), TDK. Yayını. Ank., 1954, s.54
(4). Egeli, Münir Hayri, s.69
(5). Faik Reşit Unat’ın “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” Türk Dili Dergisi, Sayı 146, 1963 makalesinden aktaran Utkan KocaTürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, Ank., 1984, s.171-173
(6). Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, C. II. derleyen Nimet Unan, Türk İnk. Tarihi Ens.yayını, Ank.,1959,s.143
(7). Arıkoğlu, Damar; Hatıralarım, İst.,1961, s.304
(. Güler, Ali; Atatürk Soyu, Ailesi ve Öğrenim Hayatı, Ank.1999, s.40-46 - Göksel, Burhan; Atatürk’ün Soykütüğü Üzerine Bir Çalışma, Kültür Bak. Yay., Ank.1994, s.7
(9). Güler, Ali; s.46
(10). Şapolyo, Enver Behnan, Kemal Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi, İst.,1958, s.33,23- aktaran Güler, Ali s.45
(11). E.B.Şapolyo, a.g.e.den aktaran Güler, Ali a.g.e. s.27, 28
(12). E.B.Şapolyo, a.g.e. den aktaran Güler, Ali a.g.e. s.28
(13). Türk Parlamento Tarihi, 1919-1923 c.111, TBMM Vakfı Yay., Ank.,1995, s.132-133
(14). E.B. Şapolyo, a.g.e den aktaran Güler Ali a.g.e.s.45
(15). Lord Kınross, Atatürk Bir Milletin Yeniden Doğuşu, Sander Yayınları, İst., 1978, s.25
(16). Güler, Ali, s.17
(17). E.B. Şapolyo, a.g.e.den aktaran Güler, Ali, a.g.e. s.28
(1. E.B. Şapolyo, a.g.e.den aktaran Güler, Ali, a.g.e. s.28
(19). Türk Parlamento Tarihi 1931-1935, c.11, Ank.1996, s.402
(20). E.B. Şapolyo, a.g.e. s.21 den aktaran Güler, Ali, a.g.e. s.28
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: Kök-Börü - 07 Ağustos 2007
(http://img507.imageshack.us/img507/5773/milliyetb1us9.jpg)

(http://img183.imageshack.us/img183/3161/star1b1ix6.jpg)
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: tungatonyukuk - 07 Ağustos 2007
İlk önce belirtmeliyimki Sayın Kök-boru ağabeğ, bu eşsiz paylaşım ınız için sonsuz teşekkür ederim.

Belirteyim Yörük bir Türkmen olduğumuz, için daha da Tunç landım.

TTK.
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: ayhun - 12 Ağustos 2007
(http://img507.imageshack.us/img507/5773/milliyetb1us9.jpg)

(http://img183.imageshack.us/img183/3161/star1b1ix6.jpg)


Merhaba
Gök-Börü
Kandasim,

ATATÜRK hakkindaki arastirmalariniz tamamen dogrudur.
Benim aslim da Toros Karakecili Yörügüdür.
ATATÜRK`ün atalarinin geldigi,bölgede hala Kizil Oguzlar yasarlar.
Bizler Kara Oguzlariz,ATAMIZ`in asli ise KIZIL OGUZ lardandir.
Bizler onlara Sari Oguzlar deriz.
Calismalarini ve Bildirgeniz icin cok sag olunuz.

Selam ve Saygilarimla

ayhun
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: İLBEY 1303 - 12 Ağustos 2007
ATAMI BİRKEZ DAHA GURURLA ANIYORUM. SARI KURT YERİNDE RAHAT UYU ALLAH RAHMETİNİ ÜZERİNDEN EKSİK ETMESİN. TÜRK MİLLETİ SAĞ OLSUN
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: KORKUT07 - 12 Ağustos 2007
kök-börü kandaşım
tebrik ederim ,çok güzel bir çalışma olmuş
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: gokturkhan - 13 Ağustos 2007
Anda , bu bilgilendirici çalışma için teşekkürler.
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: kültigin - 13 Ağustos 2007
SAYIN KÖK-BÖRÜ ANDA BU PAYLAŞIMINIZ İÇİN TEŞEKKÜR EDER ESENLİKLER DİLERİM..
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: TiginNoyan - 13 Ağustos 2007
Ulu Atamız'ın da dâhil olduğu Evlâd-ı Fâtiḥân Ocağı, Rumeli'ne yerleştirilen Anadolu Türkmenleri'nden oluşmaktadır ki bunlar özellikle Osmanlı'nın son 100-150 yılında Osmanlı ordusunun en güvenilir ve en sağlam birliklerini çıkarmışlardır.
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: TÜRK-KAN - 13 Ağustos 2007
Ulu Atamız'ın da dâhil olduğu Evlâd-ı Fâtiḥan Ocağı, Rumeli'ne yerleştirilen Anadolu Türkmenleri'nden oluşmaktadır ki bunlar özellikle Osmanlı'nın son 100-150 yılında Osmanlı ordusunun en güvenilir ve en sağlam birliklerini çıkarmışlardır.

 Bu Balkanlara gönderilen Türkmenlere ayrıca Konyar adı da verilir.

 
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: İnançu Apa Yargan Tarkan - 16 Ağustos 2007
BAŞBUĞUMUZUN SOY AĞACINA DAİR BİR GRAFİK
(http://img111.imageshack.us/img111/7325/ataturksoype5.jpg)
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: TiginNoyan - 16 Ağustos 2007
Bu Balkanlara gönderilen Türkmenlere de ayrıca Konyar adı da verilir.
Konyar'ın etimolojisi nedir acabâ? Konya ile ilgisi olduğu açık ama -r ne oluyor?
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: TÜRK-KAN - 16 Ağustos 2007
Konyar'ın etimolojisi nedir acabâ? Konya ile ilgisi olduğu açık ama -r ne oluyor?

http://www.karamankultur.gov.tr/kulturMd/sayfaGoster.asp?id=330

Burada Konyarlar hakkında bilgi var.

 Konyar denmesinin sebebi o zaman Osmanlı tarafından Balkanlara bilhassa Makedonya'ya yerleştirilen Türklerin Konya yöresinden gelmiş olmalarıdır. Etimolojisi de tahminimce Konyalılar sözcüğünün Balkan şivesinde kısaltılmış hali olabilir.

 
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: TiginNoyan - 16 Ağustos 2007
Sağol anda :)
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: motun yabgu - 22 Ağustos 2007
Sagol Kök Börü agabeyim Ulu Tanrim seni basimizdan eksik etmesin
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: Almıla - 29 Ağustos 2007
Mustafa Kemal Atatürk Türk ve Türkçü olmasaydı içinde Türklük adına ateş yanmazdı ve bu ülkeye zarar verirdi.Ben onun Türk olmadığı bile söylense inanmam,inanamam!İyiki Türk tarihinde Atatürk gibi büyük bir insan varoldu ve olacaktır!
Esenlikler...
TTKvY!
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: oguz33 - 27 Eylül 2007
Harika paylaşımlar bunlar. Katkıda bulunan tüm kandaşlarıma teşekkürler.
TTK
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: Üçoklu Börü Kam - 27 Eylül 2007

Harika paylaşımlar bunlar. Katkıda bulunan tüm kandaşlarıma teşekkürler.
TTK



Sayın oguz33 Beğ,
Otağımıza hoşgeldiniz.
Sizleri aramızda görmek bizlere, güç ve onur vermiştir.
Kutlu olsun.
Esenlikler dilerim.

TTK.
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: motun yabgu - 28 Eylül 2007
Sayin Oguz 33 HunTürk otagina hosgeldin seref verdin Basarilar dilerim
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: oguz33 - 28 Eylül 2007
Üçoklu Börü ve motun yabgu kandaşlarım hoş gördük. Aynı onuru ben de paylaşıyor saygılarımı sunuyorum.

TTK.

Değerli Türk Soylusu

Otağımıza hoş geldiniz. Eğitim camiasından değerli bir Türkçü'yü burada görmek bizim için büyük mutluluktur. Üzerinde oyunlar oynanan bir kentte sizin gibi sağlam kalelerimizin olduğunu bilmekten çok mutluyuz.

www.hepimizturkuz.biz imza kampanyasına verdiğiniz destekten dolayı da ayrıca teşekkürlerimi sunarım. Esenlikler  "Afşar Beyi"
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: Cenghis Khan - 28 Eylül 2007
Değerli Oğuz33,

Otağımıza hoşgeldiniz değerli soydaşımız.

TTK
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: tungatonyukuk - 02 Ekim 2007
Otağımıza Hoş Geldiniz.

Gücümüz Güç Kattınız.

TANRI TÜRK Ü KORUSUN!
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: Temir Yalıg - 03 Ekim 2007
Sayın Oğuz33 ;

Otağımıza hoş geldiniz.Esenlikler dilerim..
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: İsimsiz - 05 Ekim 2007
Andalarım, kandaşlarım, şunu büyük bir gururla söyleyebilirim ki ben de Atatürk ile akrabayımdır, ikimizin de baba tarafı Evlad-ı Fatihan'dandır, onun baba tarafı gibi, benim de babamın dedesi Bulgaristan'ın Kırcaali bölgesinden gelmiştir, ki babamın dedesinin Anadolu'ya göç ettiği dönemde Kırcaali'li insanların tamamı Konya'dan getirilen Evlad-ı Fatihan Yörükleridir. Zaten baba tarafım Atatürk'e oldukça benzemektedirler, hatta ben dedemi her zaman Atatürk'e benzerliğiyle tanımışımdır.
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: ÇEPNİ FİRUZ - 12 Ekim 2007
Anda verdiğin değerli bilgiler için teşekkurler.
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: AkifDede - 11 Ocak 2008
emeğiniz için teşekkür ederim
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: Bozkurt Umut - 17 Ocak 2008
Aynı benimde atalarım Konya'dan Balkanlara göç etmiştir...Yörük Türklerindenim bende :)
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: yalnızreis - 20 Ocak 2008
Değerli Kök Börü çalışmalarını çok beğendim hakkını hella edersen bunları www.kirsehirliler.com isimli siteme aktardım. Tanrı Türkü Korusun ve Yüceltsin
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: TamTÜRK - 21 Ocak 2008
Bu güzel ve önemli paylaşımın için teşekkürler. bende Atatürk ile hemşeri olamaktan oldukça memnunum. esenlikler
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: nogaykazantatar - 11 Mayıs 2008
Ulu Hakanımızın ailesine o dönemlerde  "Elvad-ı Fatihan" denirmiş.  Evlad-ı Fatihan Osmanlıcada Yedi Göbekten Türk Soyuna Mehsub İskan Edilmiş Türkler anlamına gelir.
Esenlikler TTK
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: Tuğçe Özsoy - 16 Mayıs 2008
Buradaki bilgiler çok güzel...Atamız hakkında bu bildileri almak,soysuzlarla tartışmak istemesekte çenelerini kapatacak bilgiler bilmek çok güzel..Yüreğinize sağlık...

Ayrıca benimde anne tarafım Toros yörüklerinden...

Esenliklerle..T.T.K.!!!
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: delamet - 17 Mayıs 2008
BAŞBUĞUMUZUN SOY AĞACINA DAİR BİR GRAFİK
(http://img111.imageshack.us/img111/7325/ataturksoype5.jpg)
Bu Çizelge'yi Yapanın
Ben ellerinden öperim...

Sağolun Teşekkür borcumu bilirim !

TTKvY
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: Tibaren - 20 Mart 2011
NTV'nin 2009 yılında araştımalar sonucu yayınladığı soy ağacı;

(http://cm.ntvmsnbc.com/dl/images/Atat%C3%BCrkSoyagaci.jpg)
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: Tibaren - 20 Mart 2011
ULU ÖNDER YÜCE ATATÜRK'ÜN SOY AĞACI (Cumhuriyetimizin Kurucusu Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Şeceresi) Sultan Murat Hüdavengidar zamanında başlamak üzere, bütün Türk Devleti padişahlık döneminde, Rumeli'yi Balkanlar'ı ve Avrupa'yı Türkleştirmek için soyunda ve sopunda hiçbir karışım olmayan Türk ailelerinden oluşan özel güçleri buralara göndermişlerdir.

Bu göçlerin büyük çoğunluğu Oğuz Türkleri,  Oğuzların Yörük Türkmen boylarından gönderilen aileler teşkil ermektedir. Oğuzların, Tanrıdağı ve Karagöz Yörüklerinden olup, Konya ve Aydın yöresine yerleşmiş bulunan isimler, teker teker yazılı bulunmaktadır.

Buradaki, 950 tarih ve 82 numaralı l yazıcı defteri ile 1051 tarih ve 469 numaralı il yazıcı defterinde Anadolu'dan Rumeli'ye geçen Türk boy ve ailelerinin isimleri açıkça yazılı bulunmaktadır.

Bunların  Oğuz Türk'ü Yörük Türkmen boylarından oluşan ailelerinin kimler olduğunu kayıtlarda belirtmektedir.

İşte bu kayıtlarda, Ulu Önder Atatürk'ün atalarının, Anadolu'dan Konya ve Aydın yöresinden geldiği yazılmaktadır. Atatürk'ün dedeleri; Anadolu'dan Rumeli'ye gidip, Makedonya'nın Manastır Vilayeti'nin derbei bala sancağına bağlı bulunan Kocacık Nahiyesine yerleşen ailelerden olan Hafız Ahmet Alüş Efendi derlerdi.Kocacık Nahiyesinin tamamen Türk'tür.

Atatürk kocacık Nahiyesine yerleşen ailelerden olan Hafız Ahmet Efendi'nin torunudur. Hafız Ahmet Efendi'nin saçları kırmızı olduğu için adına "Kırmızı Hafız Efendi" derlerdi. Ulu Önder Atatürk'ün dedesi kırmızı Hafız Efendi kocacık Nahiyesinde ilkokul eğitmenliği yapmakta idi.

Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendi de bu kocacık nahiyesinde dünyaya geldi. Atatürk'ün babası Ali Rıza Efendiye Alüş Efendi derlerdi. Kocacık nahiyesi tamamen Türk'tü.

Burada yerleşenlerin çoğu Aydın ve Konya yöresinden gelen Türklerdir. Hatta bu aileler Yörük Türkmenleridir. Bu Yörük Türkmenlerinin Tanrıdağı ve Karagöz olduğu yukarıda adı geçen il yazıcı defterinde kayıtlı bulunmaktadır. Keza yine belgelerde Aktan ve naldöken Yörüklerinde buralarda bulunduğu yazılmaktadır.

Fetihnamelerde, buralardaki Konya Türklerine hudut gazileri ünvanı verildiği yazılmaktadır. Bu Türklere miri, Yörülen Türkmenlerden denilmekteydi. Ulu Önder Atatürk özbe öz Türk olup, Konya ve aydın yörelerinden gitme çok asil bir ailenin evladıdır. Annesi Zübeyde Hanımefendi'nin babası aydından Selanik'e gitme çok asil bir ailenin evladıdır. Annesi Zübeyde Hanımefendi'nin babası Aydınlıdır.

·Bu bilgiler Başbakanlık Eski Müşaviri Şecaattin Zenginoğlu'nun "Bilgi Çağındaki Türk Gençliğinin Yükselen Sesi-1999" isimli kitabından alınmıştır.


ATATÜRK'ÜN KENDİSİNİ TANIMLAMASI:

(1)"Benim hayatta yegane fahrim (onurum), servetim, Türklükten başka bir şey değildir." "Bana, insanlar üstünde bir doğuş atfetmeye kalkışmayınız. Doğuşumdaki tek fevkaladelik, Türk olarak dünyaya gelmemdir."

(2) Bir İngiliz'in "siz hangi asil ailedensiniz?" sorusuna verdiği yanıt: "Anasının ve babasının asilliğiyle iftihar eden Teodoz, İtalya Yarımadasına inmek isteyen Türk Atilla'ya barış görüşmesinden önce sormuş: 'Siz hangi asil ailedensiniz?' Atilla'da ona cevap vermiş: 'Ben asil bir milletin evladıyım!' işte benim cevabımda size budur!"

(3)Sanki yeni Rıza Nurlara cevap vermiş. " Türk, Türk olduğu için asildir... çoğumuz, büyük babamızın babasını hatırlamayız. Bütün soy gururumuzu, Türk olmanın içinde buluruz."

(4)"... Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağım (dır)"

(5)"Millî mevcudiyetimize düşman olanlarla dost olmayalım. Böylelerine karşı...'Türk'üm ve düşmanım sana, kalsam da bir kişi!' diyelim"

(6)" Mensup olduğum Türk milletinin şan ve şerefi varsa, benim de bir ferdi olmak sıfatıyla şanım ve şerefim vardır..."

(7)Atatürk kendisini böyle tanımlıyor. Ben bir Türk'üm diyor ve bundan gurur duyuyorum diyor. Kişi, hissettiği milletten olduğuna göre bu sözler üzerine daha denecek bir şey yoktur. M. Kemal, bir Türk'tür ve koca bir Türk'tür, Türk'ün Atası'dır. Türk milletine, unuttuğu milli kimliğini tekrar kazandıran, ümmetten Türk milletine dönmesini sağlayan bir Türk'tür. Yeni Rıza Nurlara bunlar da yetmeyecektir. Hiç gerek olmadığı halde, konuya tam açıklık getirmek için, ana ve baba soyunu da irdeleyeceğiz. Kimdir, kimlerdendir ona bakacağız MUSTAFA KEMAL'İN ANNESİ YÖRÜK TÜRKMEN’ DİR. Zübeyde Hanım'ın soyu Yörük'tür. Fatih döneminde Karamanoğlu Beyliği'nin yıkılmasından sonra (1466), Balkanlar'da fethedilen yerlerin Türkleştirilmesi için göç ettirilen ailelerdendir. Konya bölgesinden geldikleri için bunlar, "Konyarlar" ismi ile resmi kayıtlara geçmiş ve böyle anılmıştır.

(8)Aile, Vodina sancağının Sarıgöl nahiyesine yerleştirilir. Zübeyde'nin babası Sofi-zade Seyfullah Ağa, Selanik yakınlarındaki Lankaza'ya göçer ve bir çiftlik sahibi olur. Ve Zübeyde Hanım 1857'de burada doğar. Annesi, babasının üçüncü eşi Ayşe Hanım'dır.

(9)Zübeyde Hanım'ın soyunu birde anlatılanlardan görelim.
M. Kemal'in kız kardeşi Makbule Hanım (1885-1956): "Annemden sık sık şunları dinlemişimdir. Bizim esas soyumuz Yörük'tür. Buralara Konya-Karaman çevrelerinden gelmişiz" diyor ve atalarından bazılarının da sonradan tekrar Konya'ya geri döndüğünü de şöyle açıklıyor: "Dedem Feyzullah Efendi'nin büyük amcası Konya'ya gitmiş, Mevlevi dergahına girmiş, orada kalmış. Yörüklüğü tutmuş olacak."

(10)Makbule Hanım Yörüklük için şunları söylüyor: "...Annem her zaman Yörük olmakla iftihar ederdi. Bir gün Atatürk'e "Yörük nedir?" diye sordum. Ağabeyim de bana 'Yürüyen Türkler' dedi."

(11)Yörük ile Türkmen eş anlamlıdır. Atatürk, soyunu açıklarken bunu da vurgular: ".... Benim atalarım Anadolu'dan Rumeli'ye gelmiş Yörük Türkmenler'dendir."

(12)Zübeyde Hanım'ın babasını, kocası Ali Rıza Efendi'yi ve Ali Rıza'nın babası Kızıl Hafız Ahmet Bey'i de tanıyan Selanik doğumlu Aydın Milletvekili Hasan Tahsin San (1865-1951)

(13) şu bilgileri verir: " Atatürk'ün validesi, Zübeyde Hanım, Sofu-zade ailesinden Fethullah Ağa'nın kızıdır. Selanik'te doğmuştur. Bu aile bundan 130 sene evvel (1800'lü yılların başı oluyor.) Sarıgöl'den Selanik'e gelmişlerdir. Vodina sancağının batısında Sarıgöl nahiyesinde onaltı köyden ibaret olan bu nahiye ailesi, Makedonya ve Teselya'nın fethinden sonra Konya civarı ahalisinden Osmanlı hükümetinin sevk ve iskan ettirdiği Türkmenlerdendir. Son zamanlara kadar beş asır müddet içinde hayat tarzlarını, kılık-kıyafetlerini değiştirmemişlerdi."

(14) Bir yabancı yazar da Atatürk'ün annesi hakkında edindiği bilgileri şöyle aktarıyor:"Mustafa'nın babası Ali Rıza Efendi, anası da Zübeyde Hanım'dı. Zübeyde Hanım... sarışındı; düzgün, beyaz bir teni, derin ama berrak, açık mavi gözleri vardı. Ailesi Selanik'in batısında Arnavutluk'a doğru, sert ve çıplak dağların geniş, donuk sulara gömüldüğü göller bölgesinden geliyordu. Burası, Türklerin Makedonya'yı ve Teselya'yı almalarından sonra Anadolu'nun göbeğinden gelen köylülerin yerleştikleri yerdi. Bu yüzden Zübeyde Hanım, damarlarında ilk göçebe Türk kabilelerinin torunları olan ve hala Toros Dağlarında özgür yaşamlarını sürdüren sarışın Yörükler'in kanını taşıdığını düşünmekten hoşlanırdı. Mustafa da annesine çekmişti; saçları onun gibi sarı, gözleri onun gibi maviydi."

(15)Zübeyde Hanım'ın kendi ifadesi; oğlunun, kızının, kendisini tanıyanların ve de konu üzerinde çalışanların ortak ifadesi; Zübeyde Hanım'ın Yörük-Türkmen olduğudur. Yani Zübeyde Türk'tür. MUSTAFA KEMAL'İN BABASI YÖRÜK TÜRKMEN ‘DİR. Mustafa Kemal'in baba soyu, Aydın/ Söke'den gelerek Manastır vilayetine yerleştirilen, "Kocacık Yörükleri (Koca Hamza Yörükleri)"ndendir. Ali Rıza Efendi, Manastır'ın Debre-i Bala sancağına bağlı Kocacık'ta dünyaya gelmiştir(1839). Aile sonradan Selanik'e göçmüştür. Babası İlkokul öğretmeni Kızıl Hafız Ahmet Efendi'dir. Amcası, Kızıl Hafız Mehmet Efendi'dir. Taşıdıkları "Kızıl" lakabı ve yerleştikleri yere "Kocacık" denmesi; Ali Rıza Efendi'nin soyunun, Anadolu'nun da Türkleşmesinde katkısı olan " Kızıl-Oğuz" yahut "Kocacık Yörükleri-Türkmenleri"nden geldiğini göstermektedir.

(16)Anne soyunda olduğu gibi baba soyunda da en sağlam bilgiler önce Atatürk'ün, annesinin, kardeşinin anlattıkları; sonra çevrelerinin aktardıklarıdır. Makbule Hanım; "Babam Ali Rıza Efendi, Selanik'lidir. Kendileri Yörük sülalesindendir."

(17)Atatürk: "... Benim atalarım Anadolu'dan Rumeli'ye gelmiş Yörük Türkmenler'dendir."

(18)M. Kemal'in Selanik'te mahalle ve okul arkadaşı, Kütahya Milletvekillerinden Mehmet Somer (1882-1950):

(19)"Atatürk'ün ataları hakkında benim bildiğim şunlar: Atatürk'ün ataları Anadolu'dan gelerek Manastır vilayetinin Debre-i Bala sancağına bağlı Kocacık nahiyesine yerleşmişlerdir. Bunları ben Selanik'in ihtiyarlarından duymuştum. Kocacık'lıların hepsi öz Türkçe konuşurlar. İri yapılı adamlardır. Bunların hepsi Yörük'tür... Bunların kıyafetleri Anadolu Türklerine benzer. Yaşayışları, hatta lehçeleri de aynıdır."

(20)10 Kasım 1993'te Milliyet gazetesi "Ata'nın Soy Kütüğü" isimli bir yazı yayımlar. Gazeteci Altan Araslı, Kocacık köyüne giderek bir araştırma yapar ve köylülerle konuşur. Kocacıklı Numan Kartal'ın aktardıkları: "Ali Rıza Efendi, Manastır vilayetinin Debre-i Bala sancağına bağlı Kocacık'ta dünyaya gelir. Kocacık'ın nüfusu tamamen Türk'tür. Hepsi de Yörük Türkmenleri. Anadolu'dan geldiler. Bizler,  Oğuzların Türkmen boyundanız."
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: Sinem - 01 Haziran 2011
      İsimsiz kardeşim,
      Ne mutlu sana ki damarlarında güzeller güzeli Atatürk'ün kanını taşıyorsun.Bunun anlamı ne kadar büyük ve ne kadar muhteşem .Ne kadar şanslısın.Senin de, senin yetiştirdiğin evlatlarının da ona birazcıkta olsa benzemesini dilerim.
       Güzel Atatürk büyük Atatürk . Sen çok yaşa...
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: YunusHan - 26 Mayıs 2013
Elinize sağlık Andalar çok güzel olmuş. Atamızın soyuna küfreden soysuzlar bütün Türk Irkına küfretmiş sayılır. Lakin kanıma dokunan bu soysuzların bu ülkede milletvekiliği yapmış olmasıdır. hasan mezarcı denen soysuz köpeğe ve onun destekçilerine bu soy ağacını kızgın demir ile damga olarak basmak gerekir fakat onların soysuz bedenlerinin bu kutlu soy ağacını taşıyamıcağıan eminim.
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: Kızıl Oğuz - 02 Temmuz 2014
Öncelikle selamlar andalar, esenlikler dilerim.

Ben otağa yeni üye oldum ve ilk yorumum da bu olacak. Başbuğ Atatürk'ün soyu açısından bizlerin zaten hiçbir tereddüdü olamazdı ancak bu şekilde yayınlanan bilgiler de çok önemli.

Başbuğ Atatürk "Kızıl Oğuz"
Başlık: Ynt: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI
Gönderen: 4_hilal - 03 Temmuz 2014
Atatürk'ün Türklüğünden şüphe etmek akıl mantık işi değildir, bize göre hiç değildir, olsa olsa Türk düşmanlarının ilgi alanına girer. Tüm paylaşımlar için teşekkürler, fakat hem burada iletilerde hem de genel ortamlarda dikkatimi çekiyor, bir Konya Türküsü tutturulmuş gidiyor tabiri caizse. Konya Türklük üreten bir bölge değildir, 50 farklı Türk boyuna mensup farklı Türkler hemen bir Konya tutturuveriyor ki hep gülümsüyorum duyunca. Konya Toroslara sınır oluşu, ovasının geniş oluşu ve kısmen de başkentlik yapmış olmasından dolayıdır ki, konaklama yeriydi bilumum Türk boylarının, oymaklarının. Konya Türkü diye bir farklı Türklük olmadığı gibi, Karamanlılar da tek çeşit, tek bir boy veya oymağı belirtmez. Karamanoğulları diye bir büyük beylik vardı, fakat onlar dahi Karaman adlı olmayan bir boyun mensubu değillerdi, Avşar boyuna mensuptu Karamanoğulları Beyliği'nin hanedan soyu. Aynı mevzu Tarsus, Aydın, Erzurum gibi şehir ve ilçelerimiz içinde geçerlidir ki, konaklama yerleri ile soyumuzun detaylarını belirten boy veya oymakları birbirine karıştırmayalım. Atatürk'e bir şükranlık duyulacak konuda O'nun Yörük Türkmenlerindenim ifadesini bu şekilde kullanması. Birçok Türk vatandaşı ve Türk soylu kandaşlar bile galiba bu iki sözcüğün bir kıl kadarlık farktan gayri, eş anlamlı olduğunu bilmiyor. Ovalı-Obalı, yerleşik düzen ve göçebe hayat ile, farklı zamanlarda bu düzenlere geçişten başka aralarında bir fark yok. Bazı yörelerimizde bu sözcüklerden birisinin inancı da ifade etmesi, sadece yöresel bir durumdur. (Alevilik mevzusu).  Aynı durumu kürtlerde de görebiliyoruz li, zilan ve milan diyip, ovalı ve obalı farklarını yaşamışlar veya yaşıyorlar.  Tanrı'nın yarattığı en büyük Türk Atatürk diyorum son olarak.